Podcast programı, Gorkcun Sireni Radyo'nun günlük programına odaklanıyor. Programda müzikler ve konuşmalar yer alıyor ve Vomank adlı bir grup ile konserleri hakkında bilgi veriliyor. Ayrıca Agos Comter'e gelen yayın yönetmeni konuk olarak programa katılıyor ve Kürt meselesi gibi konular ele alınıyor. Programda, toplulukların tarihine ve müzik kültürüne dair detaylar paylaşılıyor. Konuklar, çeşitli konularda görüşlerini belirtiyor ve geçmiş deneyimlerini paylaşıyorlar. Podcast, geniş kapsamı ve farklı konularıyla dinleyicilere zengin bir içerik sunuyor.
Transcription
6696 Words, 46456 Characters
"Dinlediğiniz podcast bir apaç gradio programıdır." Gorkcun Sireni Radyo'nun gündürler, Gorkcun günaydın sevgi de radyoyordun İçileri bu sabah yedi bir civartesini uyandık, yedi bir radyo agos programında apaçık radyoyulan tekrar bildikteyiz. Ben pakaralı estukayan bu hafta yayını sürdüreceğim ve birazdan sevgili yetmaktan çıkanla bağlanacağız. Aksakası gelen yayın yönetmeni sevgili yetmaktan çıkan hatlımızda günaydın yetvaktı parlıyız. Günaydın pakat abi parlıyız. Hemen şarkımızı anonsederim mi? Hemen şarkımızı anonsederim. Evet. Bir tanış gösterildi dedik sen anda tabi kim söyledi? Vomank söyledi. Vomank Ermenici bazıları anlamına geliyor. Kimisi Ermeni toplumundan, kimisi Ermeni toplumlan olmayan Türkiye'yi bir grup Vomank bilenleri iyi biliyor. Artık bilinen bir grup haline geldi epeydir. Onların şeyi çıktı. Çıkıyor çıkmak üzere dağdır. İki minial bin, iki AP, eksenlık preyderler. Bu küçük ardımları artık AP diyorlar. Eskisi long prey uzunluğunda olmayan küçük ardımları. İki minial bin yaptı Vomank. Birinde komidas yorumlarına geldi. Bunları zaten komidasın yüz elli düncü doğum yılının gülünün kutsandı. Aydınlık sabah sesiinde bir kısmını seslendirmişti. İkinci albinde de kendi instrumentler beslederi var. Bu işte bir komitas eseri. Hatta yesaren bu kayı ismini de söyleyeyim. Daha dankilirdim. Albimin ismi de essel menken. Bu da biziz. Hatta diye konuşmaya devam eder ki şunun kasi diyecektim. Bu pazarıda lansman konseri var. Vomankın on dört taralık pazar günü. Beyolunda Neregan Salonunda saat altı buçukta konserin davetiyelerini. Vomankın Instagram hesadından sosyal medyasaklarından bir hafta konser günü salam kapısın. Abide binleyicilerimiz tavsiye ederiz. Evet. Böyle başladık. Ben hızla sana şeyleri söyleyeyim. İkinci bölümde Agos Comter'e gelen yayın yönetmenin aza ne düzen konuğumuz olacak. Sen anlatmam lazımdı da başlamışken. Agos Comter'e gelen yayın yönetmenin aza ne düzen konuğumuz olacak. Agos Comter'e de burada yenillendi okuyuclarını sarkitmişlerdir. Böyle bir yüzünü çevresini değiştirdik. Başka eminitlerimizi olacak aslında. Onlar da şimdiler şeydim. Nazan azıcan bir Agos Comter'in bütün bu operasyonunu yenilenme operasyonun başında içerik olarak da. O geçen hafta İstanbul'da bir kontelans vardı. Onu takip etti. Neydi bu kontelans? Kürt meselesini içerisinde iki gün süren bir kontelanstı. Unusular arası, barış ve demokadik toplum kontelansı. İdi orada bask, ira, günüya fikir, katalan yedene indirin konuşuldu. Oradan gelen temsidir. Onlara anlatacak. Combürüm norerda duruyon bürümü. Orada da yine ermeni takdimini de bir kisinti yapacağız. O kuyudu dinleyicilerini seviyor. Özellik de bu konuyu seviyor. Bizim ortacayet menedi bir hayatını seviyor. Yan konudarımızı seviyor. Nazan da norerda duruyon kısımları. Sen de Ah Parikten burada konuğum. Alışkanlıkla ev sahibi gibi yine akış hamdattım anam. Çok iyi yaptı. Evet. Çok güzel. Toparladın. Toma bir yanarak başlayalım istiyorsan yeter. Toma seni. Çünkü yarın anılacak. Evet. Yerin ölümünün birinci yıldırımı. Tomon'un ve kuru çeşmek ilisesinde onun ruhu için bir ayin düzenlenecek. Akabinde de mezarlık siyareti olacak. Bir sene oldu. Toma oldum. Aramızdan ayrılmasının üzerinden bir sene geçti. Ve eksikliğine hissediyoruz. Hissedeceğiz. Sürekli olarak hissedeceğiz. Toma'yla birlikte Nazar büyüğümü de anıyoruz. Bu hafta geldiğimizde de duyurusunu yaptık ayın 17'sinde Nazar büyüğüm için de bir alma toplantısı düzenlenecek. Büyük kayıplarımız oldu onlar. Herkesi de Türkiye'din yayıncılık hayatına çok önemli bir soluk getirmişlerdi. Nazar büyüğüm ansiklofedi yayınlarıyla ve özellikle de adam yayıncılıklar. Adam yayıncılık. Nazar'ın başında olduğu dönemde Türkiye'nin en önemli yayın evi konumuna girmişti. En çok kitap yayınlayan yayın evi. Çağadaş yazarlarım birçok ilk eseri adamdan çıktı. Çok değerli bir kirliyat bıraktı gerisinde adam yayın evi. Seriler bıraktı. Edebiyat serileri şiir serileri bıraktı. Nazar büyüğümü de anlayacağız. Eee Nazar büyüğüm. Nazar büyüğümle ilgili bir iki detay vereyim istiyorsunuz. Ancazzakken saat altı buçukta avaratılıklılıkçığım binalısında Agos yüzen diyor. Seren gün sömme, sturgaya fışekçi ve Robert Koptaj konuşacak. Ama bizim yer yer gelen Lara Narin vamanktan ki Azeve dinledik. Onlarda çok bir müzik dinletisinin yapacaklar. Azeve ki o güçlü ses Lara Narin değişti. Evet. Şimdi kayıt yaptırmak gerekiyor. Bizim Nazar büyüğüm, Agos komutere girip Nazar büyüğüm anıyoruz. Haberine tıklarlarse oradan kayıt yapabilebilirler. Anceden kayıt yaptırmak da fayda var. Sadece kayıt yaptıracaksınız. Nazar büyüğümün tabii şey. Aslında asktobedileri de önemliydi. Adam yayıncılıktan biraz önce. Annabaritanika ve yurtan asktobediysi. Evet. O asktobesi gerek aramedi tane kadar 1980'de darbiz sonrasında üniversitelerinin kovulan pek çok bilim adamına da bilim insanına da. Daha doğrusu. Bilim adamı bilim kadını bilim insanın diyelimiz buna. Evselki yapmıştı. Onlara böyle bir uçak açmıştı. O açıdan da önemli. Homo habi ise öldüğümüz zaman onu kaybettiğimiz zaman bir maaş etimizi yaptırmak isterim. Bize bir hazine bırakmıştı arası yayıncı. Bize bir hazine bıraktı demiştik. Gerçekten elmeni kültür, elmeni tarihi konusundaki yaratı yayıncılıkta. Tabii ki birçok insan beraber kurdu arası yayıncılıklar, rantikte var daralarında sarkisar, o planda vardı, pahedine tomasyon vardı, mükür diş margasyon vardı. Ardaşes margasyon vardı. Bak bir aşığımada ya Tomah abi. Ardaşes abide beraber aslı yürüdükler kurumunda uzun sürede vettiler. Tomah abi arası yayınların yüzüğüydi. Çalıştı bir ilaveye. Çalıştı bir ilaveye, çalıştı bir ilaveye. Efendim. Lokomotifiydi. Lokomotifiydi. Evet, işte hem yüzüğü, hem çalışan idem, kolita şey anıydı. Her şey her şey. Tabii arasayın çok çalışan herkes söyledi. Bizim eski benden önceki yürütmeyi zurober koptaşı ben. Daha sonra arasayınlar yürütmeni oldu ama agostolunca de o da arasayınlara çalışmıştı. Hrankting zaten arasayınlarında iken arasası, agost gibi bir gasse kurulum deneye başlamıştı. Tomahabilere. Dolayısıyla kimiz aslında kardeş kuruluşlarız. Nazar Büyüm abimiz böyle bir aydayız işte öyle diyelim ben. Alıncaz Tomahabilçi yarın saat ikide balıklığı balıklığı, balıklığı rümdelerden çıktı. Balıklığı rümdelerinde bir yakınımız vardı o kadar balıklığı rümdüyorum ki. Balıklarimi'nin mezarlığında saat ikide bir şey olacak. Herkes anmalı buluşacak. Herkes derken ailesi yakınları dostları. Zadi kide balıklarimi'nin mezarlığında buluşakta. Sen dediğin gibi öncesinde kuru çeşme de bir hukankist aynı rüva aynı doğal sorgulurdu. Evet, sayetlama kuruşu okuyacak da o aynı da. Bu da isabetli olmuş gerçekten. Dolayısıyla Nazar Abili Tomahabili Analım. Karakim Bekçeğem'de anlık zaten geçen hafta o da sırpazan onlayı uzunusun konuşmuştuk. Onu da anladık, o kadar arasayınlarında tüm revan kokulu. Evet ortak noktaları, tıbravan kokulu. Anmalarımız böyle. Yani bir gün almıyoruz zaten. Bu insanları her gün anıyoruz. Onu da söyleyelim. Yani gerek Nazar Abili, gerek Tomahabili, gerek Karakim Bekçeğ'ın eksikliğini biz. Her gün hayatın Ermin toplum olarak biraz sayetler alandı, hissediyoruz. Takı da ben şey de elmi çıkıyorum. Dün netleşti bu. İmama olduğunun yragılanlığı dağlarının duruşma taribeydi olduğu dokuz Mart. Yani Mart da bu yılın Marta'yı'nda tutuklandığın hesabı dersek tam bir yıl son verer. Duruşma tarihi vermiş oluyor. Mahkeme. Bu zaten yetmezmiş gibi yüz küsür kişi tutuklu bir avada ve dört yüz sanık var aşıkları. Ve bunun için özel bir bina inşa ediliyor. Evet, silivindeki mahkeme sonları yetmeyeceğini düşünmüş olsa olarak gerek. Özel bir bina inşa ediliyor. O özel bir bina. Yelde on ikbir yüzü anımsama şimdi. On ikbir yüzü önce ben isterizime yokturmama fotoğraflarden biliyorum. Laksa da duruşmaların insanı atırlıyor. Çünkü sporos alanı da yapılmıştı. Sporos alanı gibi büyük bir salonda yapılmış. Fotoğraflarden ve gülüntüle aşiblerden biliyorum. Ama tabii on ikbir bir mahkeme derdi. Sporos alanlarında yapıyordu. Hattırlı yorumunu çok sanıp da davaları sporos alanlarında alıyorlar. Tabii tabii, bu dev yolda şol davaları yüzlerce sanlıkla. Dün hüseyinler istiyoruz Avukat. Dinliyor dün terevizyonda ve diğer Avukatları dinliyorum. Yani bahkebin hukusu olması, davana hukusu olması, siyasi olması zaten bu konuştuğumuz bir şey. Yani hukusu olması derken bunu siyasi bir davoldu. Acıktan bir taş niye siyasi serifler de içerideyse? Eki benim karatime göre, ekibim ama o da siyasi seriflerle hapsi atıldı. Onlar da beraber onlarca insan da hapsi atıldı. Zaten büyük katma avur etteri yaşıyorlar. Bu zaten işin bir kısmı. Dün Avukatlar konuştuğun terevizyonda derdiler ki ya dokuz martıyı bir tek gün saptanmış. Yani böyle davaları şört gün sürer. Fakat yani ömgürlüğü bilir kaçısından bu davama kaç gün sürecek? Çünkü yani dört yüz tane sanıklar yüz küsürü zaten tutukta bunların sadece ismini saysalar. Ya bir kibrik teşviri diyor. Bir gün dolayacak zaten. Ve bu kadar insan silviye, her gün nasıl gidip verecek. Tamam bir hafta sürdüğünü fazledir. O dair ümesele. Bu kadar insan yani sanıklar. Sanık yakınlar. Her sanın bir tane yakını gelse, her sanın bir tane avukatı gelse. En az. Eee CHP ilgörgütlerinden yani onları tarı gelecekler ama sanıklar alışsan düşünüyorum. Her sanın iki avukat olsa, iki yakın olsa, dört kişiye eder. Zaten bu insanlar silviye sabahın köründe gidecekler. Akşam giridim. Bu bir de saat beş de filan bir ceklü duruşma değil ki. Tabi hak edecek. Yani yakınlara da izleyecektir biliyor. Sadece tabii ki yakınların zaten ya sevdiklerinin aylık halkları için eziyip çekiyorlar. Yakınları da izleyecektir. Gasteci bir arkadaş bağlandı dedik ya biz nasıl gideceğiz bu kadar. Zaten gitmek gelmek bir bütürsü, bir bütürsü alkiliş, bir bütürsü alkiliş. Yani bu artık nasıl bir şeydir. İnsan hakikaten şimdi haddeyesi alıyor ki. İnsanlara çektirilen sıkıntının haddeyesi alıyor ki gerçekten. Duruşmayı bir davayı bile bir ezi, hünkâne onlara açısından, haline bir ve silisi deyim daha duruşur, eziyip silisi haline gittiriyorlar. Ne müziği edilmeye koyduğlar. Başak değil mi taşınıştıkları. Evet. Başak değil mi taşı. Her hafta diğer başına kalın da edilmeye gittiler. Her hafta. Yani bile bizim muhabirimiz, orgasın yakını, turkan karaba yüz bir sili ürda kaldı. O güzel bir okullarımız bulsun, günah sili ürde bir gün diye. Yani gitmekten iş mi uyan bekliyorsun? Oradan sonra gittikten sonra işte orada senin bir minibüs alıyor, kalplar koğuşun girişinde bekliyorsun falan. Buzun bir iş çıkmak, ayrı dert girme, ayrı dert. Demi taş açısından özel gibi. Benlik kapılarından geçiyorsun, aranıyorsun. Özt aramasını bir araması bilmem ne yani. Zaten kalabalık. Yani bu zaten tutupluğular için yakınlarına çektikleri bir eziyet, duruşma, gün daha paylı bir eziyet olacak. Bir daha şöyle bir şey çıktı. Dört bin günü bulacaktır. Dört bin günü açacaktır diye bir not yayınlandım ahkime tarafından. Nasıl yani 12 yıl mı sürecek diye? Haklı olarak herkes zaten aramaya istiyahı sebeple laf sattınız, videonun ki yıllar gılamasını sürecek. Bir yere işirler dün tabii çok yaygındı. Sonra bir avukat dedi ki bu yeni sisteme göre, sistem otomatik olarak yani bu kadar sanık var, bunlarla suçlanıyorlar, doğal olarak bu böyle sürer. Bu kadar sürmesini beklemiyoruz demişlerdi fakat. Bahçeli hede delikleri lafları hakefi sanki böyle bir yutturuyor diye bir laf var. Durum var çünkü tretede imlansın dedi hayır verilir. Bir an önce sonuçlansın dedi ekremin olduğu dağı bası, CP dağı bası. Ona dört bin günliler. Ona da dört bin günliler. Bunların bir kısım ve evet inli olup sürenci konusunda bahçeli gibi gidiyor olabilir bahçeli hakefer ısıtaki iş gidişki ama bir yer konuda daha keperin bahçeli dinliği yok. Öyle anlıyoruz. Son beş dakika bir kendimi soruyorum, kendimi cevap yorum gibi oluyor ama kafamda bir şey vardı. Çok güzel oluyor. Bu benim zaten böyle olması gereken de bir böyle başa yukarı. Dün önlendi bir haber vardı. Eğmeni sana ZB canı ilişkileri açısından, başlayan Almanya'da Avrupa'da daudurusu bazı bir şey girişmeler yapıyor. Bazı iş bildiği belgeleri imzalanıyor. Bu belge imzalanan birindeki bir ifadei Azerbecanı kızdırmış. İfade'de şu abi Ermenistan stratejik ortaktık günlimi belgesinden bahsediyoruz burada. Belge de Azerbecan'ın askeri operasyonlarından sonra mültici durumuna düşen Karaba Ermeniler İfades'in Azerbecanı rahatız olmuş. Orası bizim toplamız diyorlar çünkü biliyorsun. Başlayan da hemen bir açıklam yapmış demiş ki peki o zaman demiş. Siz Batı Azerbecan, Ermenistan için kullandığınız Batı Azerbecan terbini geri çekin, bize Karaba Allar'ın geri dönüşü konusunu geri çekerim bir daha gündeme getirmeyin demiş. Aslında Ermenistan bu konuyu çoktan geri çekti. Şimdi giriş tarafı. Fakat Azerbecan, Ermenistan'ın birbirinden Batı Azerbecan diye vasetmeye, vazgeçmedi. Birbirine, birbirine, bazen birbirin, bazen sevan gününe gökçe görüyorlar. Bazen bütün Ermenistan'ın Batı Azerbecanı denir. Bazen birbirine bazen Azerbecanı denir. Bir toplak talebi olduğu açık yani taris olarak, Türkiye'de de bunu yaparız. Bizim bize yabancı konular değildi. Bazı eskiden Osmanlı toprağıydı filanleri zaman. Buralar hiç Azerbecanı toprağı olmadı. İlan toprağı oldu. İlanın velayetli, velayetlerini topraklar oldu. Durusların velayetlerini topraklar oldu. Tabi daha eskiye gidiyorsak, Ermenistan topraklar oldu. Azerbecan ve tarihin belli aşamalar da belli bölümleri kontrol etmiş olabilir ama zaten İlan, Ermenistan'ın Azerbecanı 1-300lerden sonrasını açıyoruz. Yoruz ya yaiyilen, Osmanlı rakimeti altında geçirirler. Neyse tarih konusuna girmeyelim. Bir de başın yanı köklerin çünkü o konuda azırmayacak. Kendi tarihini yazmaya kalktığında nereye dayandıracak? Azeri kendimesi Azerbaycan ülkesi ne zaman konuşulmaya başladı. Onu konuşmaya başlarsak çok derim bir konu. Bu konu girmeyelim ama başın yan, sonuçta olarak yine alttan alıyor başın yan. Kendine göre sebeplerle şu Azerbecanın yeniden saldırma ihtimhalini artık savuşturayım. Ve işimize bakalım 2020 altı da seçimler var. Trump yolduğu açılsın istiyorlar. Bir taraftan Avrupa bildiğiyle temaslar hızlanıyor onlar dönümlü bir gelişmeyelim en üstünden açısından. Hani Rusya ve Azerbecan'ın gölgesinden kurtulalım. Sınır da açılsın. Trump yolduğu da açılsın. İşimize bakalım noktasındalar. Dolayısıyla başlayan bir kez da aslında şey yapmış. Ama Tim konuda çünkü bu karabağlıların dönüşünden zaten vazgeçti Ermenistan. Fiyli olarak zaten hünkansız biz de biliyoruz. Azerbecan'ın orayı 2003 yılındaki başlık asker operasyonunda kendi topaklarına kalktı. 100 bin Ermenistan tari olarak orada yaşan Ermenistan'ın sığındı. Bunların tekrar. Parabağı dönmeniyeti var mı yok mu? Ben bilmiyorum şu günlerde. Sen geçen sene gittin orada bir ortajlar yaptın ama. Zaten o konu fiilen de fakta. Bitti o konu ha. Bitti o konu ha. Ama Azerbecan bunun lafını bile etmiyor. Yani hani bu orada Ermeniler vardı. Gericekte bir gün belki denerler filan. Biz onları konmadık. Onlar kendileri zaten gitti. Bu konu lafını bile etmiyor. - Evet. - Geri duruyor. Onlar da tabi yapalım. - Yağmurlar hep tabitip zamatik terimler. Hepimiz biliyoruz bunları. Ne yapacak terimler tabi ki gayet doğal bir şekilde onlar da Ermenistan'ın sığında çünkü bir tanklarla uçaklarla gelmiş bir oldu var. Sonuçta başın yanında böyle bir çıkış yaptı. Ama ben Azerbecan'ın Vata Azerbecan. Ermenistan'dan Vata Azerbecan diye bahsetmesin. Vaz gideceğini zannetmiyorum. Ama bu da bence hatırlamaya gelen haftanın gündemi içerisinde önemli gelişmelerden bir tanesiydı. Ama dedim gibi ağabeyle ilişkileri de hızandırmaya çalışıyor Ermenistan. - O ağabeyle ilişkileri tabi o da uzun bir süreç aslında ne kadar da hızlandırsa. Çünkü amaçları içerisinde serbest dolaşım hakk elde etmek var. - Çengin ülkelerinde çok da yanaşmıyor azimler. Avrupa birliği geçen gün çok o sovak yerin bir ülkeçisi yanını çatılamıyorsam şu an için üyelik gündemde değildi. Pardon binotta aktaracağım bu Azerbecan'ı gibi hakkındaydı söyleyecektim. Başın yan bunları söylerken karaba lavidirmiş, karaba hükümetinin temsicilerini kullandığı bir bazı binaları var. Başkenti yere vanda işte evet oralara baskın yapılmış. Ermenistan hükümeti tarafından baskın yani polis baskınları yapılmış. Dolayısıyla Ermenistan bu işi sıkı tutuyor. Vallahi ben biraz böyle makinil tüfek gibi konuştum ama işliyorsam bir şarkı arası verelim ben beden edeyim. Çünkü Nazan özgürlüğün süresinden çalmayalım. Evet bunu da ben semponik kayıtları var Ermenistan Kamur adıyorsunlar şimdi bazıları hoşuma gidiyor. Ya çok hoşuma gidiyor da hem çalmak için söyleyeyim. Bu çalınabilir diyorum. Radioda diyorum diyorum de bunu seçtim. Önce bunu seçeceğiz. Çalacağız sonra bir eklamınızı sonra bir voman şarkısı daha çalacağız. Eğer zaman kalır, sabaman şarkısı için. Ama benden bu haftalık bu kadar bu hafta yayın sende teşekkür ederim. Beni konuk ettin ama ben sordum ben konuşum gibi oldu. Yoksa şimdi heyebemde doluyumuş meğerse daha da konuşasını vardı ama dediğim gibi Nazan özgürlüğünü bakmadan almayalım. El musayet olursan Nazan'la sohbettiler de beraber olalım. El musayet olursan. Oluruzdan bir yolculuk dayım aslında yolculuğu açıkmak üzereyim. O yüzden bir musayet olursam ona da katılırım. Şimdi arık, arıklısın yanım bir beslesi bu. 1907 kaydı. Ermenistan radyusundan, hayrini karın. Yani ana bakarın baharaya gidelim. Evet bunu dinleyelim. Birekt de barası. Sonra sen ve Nazan özcan, konferens bat geçen haftayı konferensi. Katalonya, bask, Ira, Eta, Günefka deneyimleri neyi konuşacaksınız? Düşünüyorum. Evet ben de şimdilik bu kadar duruma göre tekrar geri dönebilirim. Teşekkürler. Ben çok gerekirdim. Ezgi'mizi dinleyelim şimdi. Radyo Agos. Evet ben ayrılıyorum dediğim ama biraz daha vakti varmış. Ben yetvardan pakrata bir gelişi ben yapayım mı? Yapma abi. Tamam. 6-7 aradık da İstanbul'da yatıldı. Umulsularası, barış ve demokratik toplumu konferensi. Bunu daha çok çözüm süreci demiyor hükümet buna. Kimsenin itigene bilemiyor. Ben in yolu süreci diyorum açıkçası şahsen, yazızlarımda da böyle kullanıyorum ama işte bu süreç ile ilgili hem Türkiye Top Akademisyenler konuştuğundu. Yurt dışından gelen insanlar ki çok kıymetliydi. Agos komperi yayın yönetmenin Nazan Özcan'da takip ettik konferensi. Konferensin ismi bu ustalası barış ve demokratik toplumu konferensiydi. 2 gün sürdü. Bu konferensin bir bölümünde diğer bölümünden Nazan yazı zaten akademisyenlerin ve İmralayet'in değer alan isimde konuşmalarını onlar da önemliydi. 2 taraf demek de doğru değil ama sonuçta müzü akilenik tarafa, 2 tarafından kazanacağın formüllerine olabilir türünden ayrıca bir haberimiz zaten geçen pazar günü yayınlanmıştı. Haftar içinde de hem Agos komperi de bizim bu hafta gigasteli. Günü Afrika'yı yırlanda katılıyor ve baskı gibi çatışmalı dönemlerden geçmiş süreçleri de içinde bulmuş isimler geldiler. İllandalı Bekir ve Sinfeyn, Usal Başkin'in deklan Kerni'yi eski katılınya başbakanı Aragon Garcia. Basli Medisi ve Kili Igor Zulayka aynı zamanda günü Afrika içinde eski senatör olukat ve parlamento anayasa komitesi başkanı. Muhabbet, bahpah konuşular ve kendi deneyimlerine anattılar. Nazan hoş geldin yanımıza. Merhaba kolay gelsin. Sen de en son erbili yakınlarında. Evet. Üstü Rahman'ı yaktı olayı tehretmiştim, izlemişti, yerinde izlemiştim. Bu toplantı o zaman bağlanmıştık. Toplantıyı da yerinde izledin. Sağ ol. Yani yazı da çok hem Agos komperi derdim de bu hafta gel gösteriyorlar. Yazı da çok kapsayı ciddi. Paketa bir soruları sen sor. Açılışı ben yaptım. Evet. Sevgili Nazan yıllar önceydi. Herlik ve Stiftung derdineyi benzer bir toplantı düzenlemişti. Güney Afrika'dan iki kişi çağırmıştı. O aparkaya gireceğimi esnasında birbirinin karşısında yer almış. İki insan da bunlar birisi bir polis mümrüydü. Bir diğer iyiler, bir aktivisti. Muhterif çatışmalarda bunlar karışıkar şeye gelmiş kesimleri temsil ediyorlardı. Ve nasıl karıştıkı uzun uzadığa anlattılar. En önemli unsursa herkesin eteklerindeki taşları dökmesine fırsat veren yayınlar olarak tanımladılar. Ayılar gösterdi bu yayınlar. Herkes konuştu ve bunlardan başkada izlenecek hiçbir şey yoktu. Ne televizyon ekranlarında, ne radyo kanallarında, ne de gazetelerde diye anlattılar o süreci. Ve birbirini anlamak üzerine, birbirini şartlarını anlamak birbirinin elinin ruh halini anlamak üzerine yapılmış. Program olarak bulursundular. Pratikte bu sefer neler konuşulduğu ne örneklemeler getirdi. Bunları bize anlatırsan çok makbule geçecek. Ben de o zaman güneyafri kadar başlayayım. Çünkü her ülkenin şartlarının kendine göre farklı olduğunu söyledi zaten bütün katılımçılar. O yüzden siz güneyafri kadar başlayınca ben de orada devam edeyim. Yani bir kere katılımcıların hepsi inanılmaz fikirleri, deneyimleriyle bence Türkiye'de. Bu arada ben Diolok süreci demeyi tercih ediyorum. Çünkü henüz ikinci aşamaya gezsekte ortada bir şey varılmış bir şey kesinleştirmiş bir şey olmadığı için. Diolok en azından bir diolok yola açıldı. Bu da iyi bir şey diye düşünüyorum. En sonrası sonraya bakar. Çünkü ben bu yurt dışı deneyimlerinden anladığım şeylerden bir inatla devam etme kararlığı. Yani ben küstüm oynamıyorum. Sen böyle dedim ben gidiyorum. Bu hakkımı vermedin. Çektim, gittim gibi bir durumunuz olamıyor. Çünkü yine aynı şekilde genel olarak söylenen şey. Yani en olmadık anlarda, en olmadık fırsatlar doğuyor ve siz o an hazır olmalısınız. Yoksa kaçar gider. Siz hani dur şunu bilmem ne diyene kadar. Ben küstüm diyene kadar fırsat kaçar gider ve o tarihi anı değerlendirmezseniz. Sizin için kötü olmayı bırakın halkınız için kötü oluruş. Bu yüzden dikkatli olun, küsmeyin oyuna devam edin gibi böyle hani daha basitçe ifade edebileceğim bir tutumun genel olarak. Bütün konuşmaçlarda. Aptor terklericimiyle ilgili bu konuşma ve diolok meselesi orada aynı zamanda bu görüşmederek katılan mandele ile beraber katılan hukukçu zaten bir dönem parlamento anayasa kompleziyle başkanı olarak çalışmış. Muhammed Bahaba. Yok, enteresan o an bile Allah Allah diye içimden geçirdim. Enteresan bir örnek verdi. Dedi ki düşmanızı o an düşmanız olarak gördüğünüz insanı anlamamız gerektiğini bir noktada düşündük, fark ettik. Hani part artı jimini nasıl anlayabilir insan diye aklımdan geçirdim. Şöyle dedi yani onlar dedi tamam dedi bize hani böyle vahşeyiz işte hiçbir şeyden anlamayız, kafamız çalışmaz. Ya bayağı böyle kelimelerle, hayatta sadece hatta şunu da söyledi tek dürtüler ile hareket eden yaratıklarmışız gibi bize bakıp bizi böyle tanımlıyolardı ve tabii hani biz bundan hoşlanmıyorduk ama bina oktada onları anlamamız gerektiğini düşündük ve öyle bakmaya bakışladık dedi. Ve sonra şunu fark ettim dedi. Onlar da benim karşımdaki düşman da aslında aynı şekilde İngilizler tarafından yıllarca ezilmiş, yıllarca aşağlanmış bir gruptu ve onlar o gücü ele geçirdiği an dönüp kendlerinden daha güçsüz olan bizlere aynı şekilde aşağlı yarak eziyet ederek hayatlarına devam etler. Yani şunu söyledi hani biz bir zulme uğuruyorduk ama bize zulm eden de zulm edilmiştir noktasına getirdi. Mesela ben bunu çok enteresan buldum. Hiç kolay bir şey değil düşmanını anlamak. Elbette bu şey özellinde nasıl da derler. Düney Afrika özellinde bir durum olabilir ama karşı tarafı anlamaya yönelik. Bu çaba çok kıymetli çünkü masada iki taraf var. Yani mecbur an bir noktada anlamak durumundasınız. Sonra bütün şeyler katıldımcılar ya da sunum yapanlar diyeyim. Masada olmayı, konuşmayı ve sürekli bir netlik isteğini dile getirdiler. Sürekli umudu diri tutmayı dile getirdiler kararlı olmayı, şeffaf olmayı. Yani biz de kendi sürecimizde diyoruz ya şeffaf değil, şeffaf değil. Ama benim anladığım şu oldu. Traflar korunuşurken birbirine karşı şeffaf olmalı. Hatta yine Muhammed Bahaba şey dedim. Hatta şimferenin başkanı da aynı şeyi söyledi. Tamam, şeffaf olalım. Anlatalım fakat kapalı kapılar ardında yapılan konuşmaları da hiç hafife almayalım. Bu da enteresan bir şeydi benim için hani bir sürekli hiç şeffaf diye bize anlatılmıyor, ne olacağını bilmiyoruz diye şikayet ediyoruz ama galiba sürecim bir parçası da bu kapalı kapılar ardında yapılan Hazırlık demeyeceğim ama hani İngilizce'de negociye işin denilen şeye Türkçe'de tam bir kelime bulamıyorum. O da tam değil aslında bence ama biz hakiklet ededir. Dolayısıyla mesela bir ara benim için çok önemli çıktılardır. Sonra mesela şu çok önemliydi yani bütün de o bir şeyin olmasını beklemeyin. Mesela şimfenin başlığına tekrar her şey dedi. 27 yıl oldu dedi ve biz nihayete erdiremedik dedi ama bundan vazgeçmiş de değiller. Hani Dolayısıyla bu uzun uzun ve çok zor bir süreç. Dolayısıyla yine bask ve killi yani şunu söyledi. Evet çok uzun, çok can sıkıcı, çok tatsız olabiliyor ama kendinizi çok kötü istediğinizde yine halkınızın yanına dönün onlarla konuşun. Onların bilgeliğinden, onların fikirlerinden yararlanan çıkmaza girdiğinizde bence bu da önemli bir nasıl şey dedi yani. Çünkü böyle süreçler sürekli bir adam ileri iki adım geri, beş adım geri belki gibi gidiyor bunu biliyorduk ama bu dört kişiyi bir, dört beş kişiyi bir anda bir arada görüp ayrıca da kendi sürecinizi birinci. Mesela Türkiye'de bir yıl da çok şey olduğunu söyleyebiliyorum ben. Ama bunun geri gitmeyeceği garantisi asla yok. Geri gittiğinde de panik olmamamız gerektiğini anladım bütün toplamda. Senin yazından alıntı, bask, igoruzluayka, bask ve killi ve bildi uluslara silişler koordinatürü. Bask sürecinde on dört yıldır, birileri bir geri adımlara tarak ilerlemeye çalışıyoruz. Diyor, şöyle atlayarak okuyorum. Merak ediyorlardı dinleyicilerimiz. Gagos Kasisini ve Agos Komteri alsınlar. Kusunu söylüyor. Siyasi bir örgüt kurmak istedik. Çünkü müzekerimasasında sadece silahlı gücün olması iyi bir yöntem değil. Siyasi rehinilerin kullanılması da öyle. Diyetmişler, bunun altını çizim şahsin. Yasal düzenlemelerin yapılması şart. Sabır müzekeri süreçlerine çok önemli hatta sabır süreçleri en el ünlik kısmı olabiliyor. Çünkü seneler alabiliyor. Sürek istediğimiz kadar hızlı ilerlemiyor. Yani süreç başlayınca ne ayetiyemiş olmuyor, bitmiyor, tamamlanmıyor. Sürekli bir şekilde o sürekli canlı tutmamız gerekiyor. Sonların sorunların tek tek erialılması ve onlar da yüzleşmek gerekiyor. Herkes farklı bir korku yaşıyor. Evet, hayatını kaybedenler. Unutulmamalı, evet. Ama halkımızı daha iyi bir gelecek hak ediyor. Bu notları ben altını çizdim. Yani bütün haber senin kaynağı sağladık. Yani katalan bölgesinden, deneyimler, yıllanda deneyimleri hepsi. Sadır Sadır Meraklı Okudum. Yani kendi yazımızın kendimi söylüyormuş gibi oluyor ama hak ediyor gerçekten. O yüzden övenelim birazcık herkeste bizimle hani niye durduğunun keyfini çıkarsın. Evet. Evet. Ben, özellikle kapanı bırakıyorum. Hayır lukumayla ilgili çünkü enteresan sürezerga ilerle deneyimler. Evet. Ben şi özellikle vurgulamak için not almıştım. Yine güne Afrika konuşmacısı, senator. Dedik ki, bu süreçte dedi bir şeyin distan anayasasını yapan o dönemini tırnak içinde söylüyorum. Bu böyle herkek oldukları için kurucu vavalarıyla onlar da bir deneyim paylaşmışlar, bir birlerinle. Demek ki hayat böyle bir şey, kendini tekrar ediyor. Hindistan anayasasını yazanlar demişler ki, onları üç ders söylemişler. Birincisi demişler, özgür basınız olsun. Balamsız bir yargınız olsun ve umut etmekten asla vazgeçmeyi bu. Balamsız yargı meseresi dönüp dönüp tabii çok konuşuldu. Çünkü yine şeyde güne Afrika deneyiminde şu oluyor. Ve etrafındaki kişiler, örgütün tamamını bilemem de etrafında, yani tırnak içinde terörist olarak o ülkenin yazasına geçmiş kişiler, terörist listesinden çıkıldıktan sonra gerçek anlamda konuşmaya başladık, eşit konuşmaya başladık. Biz dedi. Bu da enteresan bir nokta çünkü burada orada anıyasal düzenlemeler yapılmış ve ondan sonra eşit olarak konuştuklarını söylediler. Şimdi dönüp hemen Türkiye deneyimine bakınca şuna görüyoruz. İşte en son parvin hanımın yaptığı açıklamadan ikinci aşamaya geçtiğimiz evi bundan sonra yasal düzenlemeler. Aynı zamanda parvin hanımın, bir tek parvin hanımın değil ama diye söylediklerine bakarsak şimdi hukuk çalışmaları başlayacak, komisyon işini birkenin. Komisyonun en azından dinlemeleri bitti. Dolayısıyla evet hızlıca başka bir noktaya geliyor. Olabiliriz ama yine ben aynı şeyi söyleyeceğim. Kimi olmak lazım. Ve şey yapmamak lazım yani. Olmadı diye karalar bağlamamak lazım. Bunu anlıyorum. Evet. Bahçeli de bense bütün bu söylediklerin içerisinde hep gazi düşündüm. İsrailin ve Filistin'in nasıl videoluk kurabil edeceklerin meselesini düşündüm. Çünkü hep onları çağırıştırdı. Bana ötekileştirme özellikle de dünün madrılarının bugünün zalimler haline gelme pratikleri hemen on çağırıştırdı. Benim aklımda da şu anda bunlar çok uzak olduğumuzu farkındayım ama Filistin ile İsrail nasıl barışacaklar? Halkları nasıl barışacaklar? Halkların algıları nasıl şekillenecek? Bütün bunlar onların da gündeminde olması gereken konular deneyimler. Belki de yarın öbür gün onlar da Türkiye'den insanları çağıracaklar. Siz bu işleri nasıl yaptınız diye soracaklardır? Bunlar aklıma takıldım. Bir parante içinde söylemek istedim. Ya tabii ki işte zaten o yüzden ben Hindistan örneğini vermek istedim. Yani her zaman bir basamak oluyor. O basama basıp yükselmek daha kolaylıkla giden. Yani Amerika'yı sekizinceye keşfretmek gereksiz. Daha önce yapılmış bir bakıl. O yapılmışın hangi kısmı size uyuyorsa çünkü dediğim gibi en başta bütün ülkelerin deneyimi şartları toplumu farklı dolayı ise her şey uymayabilir. Ama oradan alacağınız ve sizi hızlıca dört basamak götürecek bir şey mutlaka olabilir diye düşünüyorum. Hazret-i Pervin buldan yani nökyü görüşme bence önemliydi. Değen partiyetiyle bahçenin görüşmesi. Pervin buldan yasal fasla geçmemiz lazım artık delikten sonra. Bahçeli de bu sözlerin altını imzama atarım. Demek bu da ilginç. Evet evet. Bu tabii Türkiye kısmı ama biz toplantıyı konuşuyoruz. Toplantı'dan bir iki notta aktaracağım. Şöyle bir şey söylüyor. Katalan yani senin izlerin toplantıyı sana anlatırmış gibi oluyorum ama. Benim seçtiğim cünedere. Benimse altın çizim cünedere okuyorum. Katalan dediğin resmi zil olmasını istedik mi, niyetinde bu kabul edildi. 2020-24 taf karnının tartışık. Şu an lafın tamamen ökülandığını söyleyemeyiz. Zerkele sürediğini uzun dönemli bir bir izyon ihtiyaç var. Yüzelerde yıllık bir çalışma birkaç yılda çözeceğin senin dediğine geliyor yine. Yüzeler yıldır, birkaç yılda çözeceğiniz bir şey değil. Yıldır kelimeleri bulmanın önüyüm var. Ama katalan dilinin resmi dil olmasını istedik mi, niyetinde bu kabul edildi ve mesininde ben altını çizdim. Yani burada işimi söylemek istiyorum. Diyet var. Şimdi öyle bir duruma giriyor ki bazen demek görüşmeciler bir sene zaman zaman çok taraflara kızıyoruz, sinirleniyoruz, canımız sıkılıyor. Ama söylemediniz diye filan böyle. Nasıl bunu kabul ettiniz diye. Yani şu an hatırlamıyorum. Kimseyi yanlış yönlendirmek istemiyorum ama şey demişti konuşmaya cadardan biri. Yani öyle bazen öyle bir noktaya geliyoruz ki şöyle yani çok basip örnek vereyim. Sevmelerini istiyoruz. Yani bir şey diyeceği sevmelerini istiyoruz mesela. Ondan sonra hani bu yiyeceği denel misiniz demiyoruz da şu yiyeceği acaba denemek isterseniz diye düşünüyoruz ama bu mümkün mü gibi böyle nefremeler yeni bir deli oluşturduktu zaman zaman dediler. Hani siz yapar mısınız sizden gelse hoş olur noktasına. Onlara atarak ama bunu kibarca yaparak yani çok zor belli ki çok zor. Evet, gün fanıyorum katalan ya eski katalan ya başbakanı Aragon Garcia'nın lafları olabilir çünkü haberimize şöyle sen özettin misin? Evet çünkü ben bunları okuyucu da aramızda ya da dinleyicilerimiz de hani biliyorlar ki neredeyse tam beş yirmi binlik bıraksak olabilecek haberleri birdenden bazı nedenlerden bu asla siyasi değil. Zatenin Seyfas'la sırmadığı için kısaltı kısaltı anlamın bütün haline getirmeye çalışıyor. Zaten Seyfas'larının biz sınıra var evet Aragon Aragon Garcia diyor ki doğru kerimeleri bulmanın önemi var. Müzakere sürecinde kimse kaybet iş gibi gözükmek istemez bu çok önemli bence ben bunun dağıtını çizdim. Anlatınız Hedef olarak karşı tarafı küçük görürse yol kat edemezdiniz bunun dağıtını çizdim. Çok süreçten farklı kelimeler buluyorduk. Tabii ki en önemlisi halkınızla yapkını sözleşmedir. Gerçekten bütün kelimenin altını çizdim desem yirdir Nazan. Çok ilginç bir toplantıymış hakikaten. Evet evet. Yani şurada söyleyeyim şimdi biz barış. Yani uluslarısı barış deneyimleri hısımını konuşuyoruz ama şunu da söylemekte yarar var. Dem parti bu programı hazırlayan arkadaşlar gerçekten başarılı bir iş çıkarmışlar. Çünkü ilk bölümde yazdığım burada konuşamadığımız arzu yılmazlığın konuşması ilk gün. Ondan sonra aynı zamanda imralı heyeti olan Özgür Erol'un hukurki. Yani hukurki, durum ve hukurki, gidişat tarafların hukurka, riyayet etmesi, mihvalinde anlattıkları. Yani inanılmaz iyi değil. İkinci gün gidemedim ancak hani konuyla ilgili olunca dayanamıyorsunuz. YouTube'ya innisel ettim. İşte ilki TV verdi. Bazı konular da hani oraya kaçırmak istemediğim için onları izledim o gün. Şey inanılmaz iyiydi daha önce de bizim de söyleşe yaptığımız Orhan Gazi Ertekin'in yine an. Nasıl diyeyim? Anla yasa yapıcılık hukuk. Özellikle kürt avukatlar üzerine söyledi. Anlattığı barış süreçleri üzerine özellikle de hukuki, yasal düzenlemeden üzerine söyledikleri anlattıkları acayip nasıl diyeyim. Bir gazete olarak beni bayağı heyecanlandırdı ve bayağı da kafama açtı. Ağa bir dakika ya, bir dakika böyle düşünmemiştim. Dedim bir sürü panel bir sürü oturum gerçekten böyleydi. Ya başarılı bir nasıl değilim planlama ve program yapılmıştı. O yüzden umarım böyle şeyler daha da devam eder. İstiyacımız var çünkü. Evet. Füremize bitti. Füremiz. Bakın şimdi onu atımlatacaktım ki. Füremize bitiyor. Çok teşekkürler. Nazan Özcan, Agos Comter'e yayın yönetmeni yayının içindere söyledik. Agos Comter'e burada yeniden de başka ilmiklerde olacak, gözetmeyi kaçırmayın. Bu arada Radio Goza da podcast servislerimize de abone olmayı unutmayın. Spotify'da varız. Apple iTunes, podcastlerde varız. Açık radio'nun sesi de zaten varız. Her program iki gün sonra ekleniyor işte hem kaçırdığınız programları hem de tekrar dinlemek istediğiniz programları podcast servislerimize dinleyebilirsin. Bu da patates günü Spotify'da Radio Goza eklenecek. Herman Arthuç'un bir projesi var, bir YouTube sayfası var. Herman Arthuç bizim atık dediğimiz ürünlerden en sürmanlar "İnir dönüşün" diyor buna. Sadece en sürmanlar değil de başka şeyler de yapıyor ama kendisi bir müzisyen olduğu için daha çok en sürmanlar yapıyor. Şişelerden bir düdük yaptı. Rafi derke vorkyan da ona gerçek bir duydukla eşlik etti. Bir Ermeni Halk şarkısını birazdan ses endirecekler. Nazan çok teşekkür ederiz. Senin böyle yerinde izlediğin etkinlikleri genişmeleri senden dinlemek ayrı bir keyif oluyor bizim için yazıyorsun gayet güzel. Radio Goz dinliciler de bundan mahrum kalmasınlar hem de podcast olarak da kayda gitsin. Ben çepeş davet ettiğiniz için çok teşekkür ederim yine gelirim. Tabii ki. Ben Güya konuktum bu hafta şey dikeni ben sürüyordum ama şimdi gerçekten. Bizim her işimiz gibi bunu da imedici usulü yaptık. Evet şimdi gerçekten, şimdi gerçekten yola çıkmam lazım problemi artık pakrı tabi kesinlikle devrediyorum ama şakından olsun yapayım ondan sonra. Rafi derke vorkyan ve Harem'in artıştan gelinneksilerin beni alkışakası diyoruz. Teşekkürler Nazan. Benden bu kadar pakrı tabi iyi yayınlar. Teşekkürler. Pakrı tabi sırasında sonra nasıl? -Noray da duruyonla berabersiniz yine takıp konuşuyoruz. Evet bir şarkı Radio Goz dinlice devam ediyor. -Radio Agos. -Evet. Noray da duruyonla buluşmamızı şimdi gerçekleştirdik. Noray'ı fattığımızda. Günaydın Noray. Merhaba. -Günaydın İstemluğda. Bu hala bizi iyice nasıl? Her şey yolunda mümürlerdir. Her şey yolunda. Az önce belki izlediğinizin hoşuna gider. Okulumuzda beş yıl öncediktiğimiz genç binler ağacı var. Bugün onu süsterik çamacını yetine. Süst ürençli bezler kağıtlar asık 2026 çok daha güzel bir ronsum dileyle fotoğraf çektik. Böyle bir sevinçli günümüz olduğu kuda. -Ne güzel. Ne güzel. İnşallah şey dilediğiniz gibi olur. -Bu hafta yine biz galiba takdün gündemindeyiz. Önü mü Noray da? -Evet. Takdün gündemindeyiz. Çünkü bir sıkıntımız var. Erminiler bir şekilde nasıl olduğunu şimdi açıklayacağız. Ocak ayında biz yılbaşı kutlıyoruz. Halbuki hepimiz biliyoruz. Biz navasak denem bir ayımız vardı. Ne güzel. Şimdi Aslısa denk geliyor. Aslısın on birinde mevsimde sıcakken aşağıya kadar bir dört bin yıl, yılbaşını kutlamışız zaten. Fakat ne oldu da biz karda köşte ocak denen ayda yılbaşı kutlamaya başladık. İsmi de zaten bize de ay ettik. Adet bize ay ettik. İsmi de Erminceliğim. Dışarıdan nereden geldi bu isim? Nerede kökü nedir? Anlamınidir. Biraz ocak ayı hakkında. Hun var. Hun var ayı hakkında konuşalım dedik. Evet. Bu yamanca bir isim Ermeni. Bugün ki Ermeni takbimindeki birçok ayın ismi gibi. Hatta Türkiye takbimde de benzer şeyleri görüyoruz. Maişma isim birçok yerde mesela. -Avustos mesela. -Avustos her yerde Avgustos. Evet. Evet. O Ermeniceli okostos diyoruz. Tabii evet. Şöyle şimdi dediğin gibi İsa'dan önce 2004-1992'den beri. Bizim kullandığımız bir takbim vardı. 1750'lere kadar. Ve biz Avgustos 11'de Navasarp ayında yılın ilk ayımız. Hem de Aradzani yani Murat suyun başında yeni yılımızı kutluyorduk. Fakat 1750'lerde bir şey oldu. Bir batırlılaşma hareketi var. Ve bizim dini liderlerimiz, katoya gösteriğimiz kişi bir karar veriyor. Biz bu Avrupa takbimine, Batı takbimine geçmeye karar veriyor. Ve 250 yıldır da biz bu takbimi kullanıyoruz. Hem bizim yıl başı geldi. Ocak biri oturdu. Bir de isimlerde yabancı oldu. Biz bütün o isimleri latinceden ya da o şeyden dilinden aldık. Bazıları Yunanca, bazıları latincı. İlk ayımızda olduğu fun var. Aslında Romada da fun var ilk ay değildi. Ufak bir tarif vereyim. Romalılar. 10 ay sayıyorlar. 11. ve 12. bize göre. 11. ve 12. sayılmıyor. Boş geçiyor çünkü. Kış ayları yatıyorlar. Yani bir affedersiniz ayıların böyle bir kaşığı kusu vardır. Bunların da orduları kışığı kusuna yatıyor. Marta tekrar rüyamıyorlar. Mart ilk ayları. Mart da bunların zaten savaşlanırsın. Çünkü Roma ve çevresini karlar eriyince Roma orduları karargahlarından çıkıp tekrar değişik ülkelere biri kuzuya biri güneye sepere çıkıyorlar. İşte o yüzden bunların ilk ayı yeni yılı Marta başlıyor. Fakat Sezar yeni bir takım getiriyor. 2 ay ekliyorlar arkasına. Marttan sonra yani ocak ve şubat olacak aylar ekleniyor. Ocak ayının da ismi İngilizce de ceniveri ya da bun var idenen şey. Biz de de bun var ismiyle geliyor. Bu aslında bir tanrı. Kapıların girişlerin çıkışların yolların tanrısı. Resminle de iki kapalı bir erkek bir yüzü sola bakıyor, bir yüzü sağa bakıyor. İsmit Yalnız geçmişim ve geleceğin tanrısı. Sola bakan yüzü yaşlı bir adam, sağa bakan yüzü genç bir adam. Eski yıl, yeni yıl. Giden eski gelen yeni. Başlangıçların tanrısı ve bu bun var ya da Yalnız ya da camus oluyor. Yılın ilk ayı. Biz de buna ayak uydurduk. Bunları aldık. Sonra pedır varımız geldi. Pedır var da bunların temizlik ve arınma tanrısı. Sonra Mart geldi o da savaş tanrısı. Fakat sonlara doğru rakamları geliyor. Biz de tuttuk bu isimleri. Isim yerine rakam vermişler. Mesela septemper, hog demper, noyanper ve tek demper diyoruz. Tek demper, tek dem on demek. Onunca ay, fakat şimdi on ikinci ay. Oktober, hog demper, sekiz olması lazım. Fakat onunca ay. Bunlar da iki ay kayma yaptı. Aslında isim olarak, yani tam etim olarak 7.8.9. ve onunca ay demek. Septemper, hog demper, noyanper ve tek demper. Fakat, takbimin üstüne koyduğun zaman 7.9, sekiz oluyor. On, on bir oluyor, on yemen. Bunun da sebebi, ocağı bir şubadı ekleyince bütün aylar iki ay sağ doğru kayma yaptı. Peri değişti, fakat ismi değişmedi. Biz de hala, serptemper, hog demper, noyanper, tek demper diyoruz. Bize yabancı gelmiyor, garip gelmiyor. Fakat bu keliminin ne anlama geldiğini bilen, hog demperin sekiz olduğunu, noyanperin dokuz olduğunu, tek demperin de on olduğunu dili olarak bilen birine tabii komik geliyor. Çünkü doğru yerinde değil. 2 rakam sağ doğru kaymış durumda. Ve böylece biz 1750'lerden bu yana humbar ismi altında yeni yılı kutluyoruz ve yılımızın da yeni takmımızın da ilk ay olarak bizim takmımıza girdi, 30 bir gün çeken bir ay. Hatırlıyorsun bizim orijinal takmında bütün aylar 30 çeker. 12 ay 30 çeker, 5 günlük küçük bir ay vardır. Haveliyat istenen ve 365'e tamamlanır. Sonra tekrar sıfırlanır takmımı. Fakat bu takmımı bize biraz garip geliyor. 30, 30, 30, 30, 30 biraz karmaşık geliyor bizim yapımıza göre. Çünkü bizim takmım çok düzenli. 30, 30, 30, 30, hepsi her bir gün ismi var vesaire. Fakat yeni takmımı geçince tabii ayların ismi yerine biz rakam vermeye başladık. Ocak bir, ocak iki, ocak üç diyoruz. Halbuki orijinal Ermeni takmında hepsinin kendi özel ismi vardı. Bunlar da tanrılar, tanrı çalar, eski krallar bir isimleriydi. Şimdi rakamlarla biz evet takmımızı kullanıyoruz. Humbarın, humbarın şey bu hikâyesi bu. Bunu çok ilginç bir şey ve şunu da söyleyeyim. Ben insanlarla temas ettikçe senin bu anlatırlarının ne kadar ilginç bulunduğuna da çok tanık oluyorum. Pek çok insan, radio agosu takip eden, apaçık radioyu takip eden pek çok insan büyük bir ilgin ediliyor. Bu sohbetlerimizi onu da bir parante salinde sana aktarmak isir eder. Çok büyük bir ilgi var. Bu arada bir şöyle edebiyatımızda elmin edebiyetini biraz araştırma yaptım. Acaba bir ocak günü. Bizim İstanbul'da yazar ve şairlerimiz ne yapıyordu? Çok sevdiğimiz, çok saydığımız 1800lerden, 1900'lerden birkaç büyük isim var. Bunların yazda 1-2 şiiri buldum. Tanyel var ujan. Tanyel var ujan, 1 ocak günü, 1915 yılında "Keyron Ali'sin". Yani Ali'si hediye isimli çok güzel duygu sal bir şiir yazmış. Sanki öz kızına yazılmış gibi bir şiir. Tun Gogonye'yı, Meyrikat Cajan, Irham Poyrindak, Patlet Sargagac, böyle başlayan güzel bir şiir. Ondan sonra doktorumuz var. Bize bak, o da boşturmamış. Bir ocak günü 1910 yılında "Nudar Amanori, yılbaşa hediyesi" diye güzel bir şiiri yazmış. O da diyor ki bahçendeki bütün çektiri ben sana hediye etmek isterdim. Gürler ben, nergizler hediye etmek isterdim. Ve senin aşkınla dolmak isterdim ya da koklamak isterdim. Böyle güzel bir şiiri yazmış. Yerya Demirci başlayan bu filozof dil bilimci biraz çılgın bir yazarımız değil mi? Bir ocak 1908'de böyle şeylere hük dalgalara göğüs veren bir kayağı anlatmış. Ornipun Gurskin Gogunu Jagadin, Jarl Muntunetsav Harvaz Gohaden, bir insanına kadar dağımıklı olabileceğini bu kaya ya da büyük bir kaya örneğiyle vermiş. Büyük dalgalar ne kadar da vurursa vursun. Dalgalar sonunda onun önünde eğilip geri çekiliyor ve bu kaya yerinde oynamadan duruyor. Böyle ilginç bir koleksiyonunda olmuş. Mesela misak mezaren tübergül ozdan ya da beremden kaybettiğimiz uşağırımız bir ocakta 1903 yılında bir gece hayalini yazmış. Öşük ve sıcaklığı hayal ediyor. Biliyorsun, misak mezarın sen şiirlerinde hep böyle ölüm bekletesi var. Özekle son yıllarında yani 23-24 yaşında beremden ölüceğini bilen bir çocuktan tabii ne bekleyebilirsin. Aslında hepsi sevgi şeyleri sevgi doluç şiirler sıcak şiirler. Yani okurken itimiz parçalanıyor. Üzülüyorsun, bir şey de yapılmıyorsun çünkü o hastalığında tedavisi yok. O zaman tedavisi yok. O zaman yok ve bu çocuk güneşi sıcaklığı böyle hasretle anlatan. Fakat bir anlamda gözyaşları döken bir şiir yazmış ve son satırında demiş ki ansirebi Hort Artuk Neregatori'ni. Yamur gözyaşları gibi. Ya da tam tersi. Gözyaşlarım yamur gibi akıyor. Bir ocak 1903. Bu da ocak ayımızın ya da bir ocak özel bir tarif. Tabii onun edebiyatlaki yansımaları. O zaman acaba ocak ayında doğmuş insanlar olabilir. Çok ünlü insanlar saydığımız için. Evet insanlardan bir vazgeçmiştim. Ocak layalım mı bunların doğum gününe? Evet. Biraz da bahsediğim kim bunlar aslında? Mesela ocak doğumlardan biri. Bahan tekeyan. Bahan tekeyanın eğer ismini bilen yoksa. En basit açıklaması. Ermini son esinin ya da erminişinin prensi. Haygakan hınçaki işhan. Mesela aşk şirleriyle tanıyoruz bunu. Kuhishada kadar skeşer, zistalı çapkı hose. Bu dizeler tekeyanın. Ya da düşünsel pezeki şirleri var. İnç mınatkan, keninci, inç mınat, inç vurduvi orişin. Evet anlayan ne kaldı hayattan bana ne kaldı? Başkasından ne verdimse ilimde o kaldı. Bunlar bahan tekeyanın dizeleri. Mateo Serifyan, romantik şiirinin en büyük temsicilerinden biri ocak doğumdu. Mesela Rupen Zartaryanımız verdi mi? Harputlu. Harputla öğretmenlik yapmış mesela. Onun oğlu. Harputlu. Sonra Erzurum'a gidiyor orada. Sana Seryan koleginde itim alıyor. İstanbul'a geliyor. Tip liste itim alıyor. Sor bunun reslisini gidiyor. Ve babasının izinde hayatımız isimli bir romanı var. Yetimli isimli bir romanı var. Ve yazar, şair, tercihman gazete yayıncısı sevdiğimiz saydığımız hırar, Zartaryan. Krikorsovra'nın kızı, dolar es büyük kızı. Krikorsovra'nın hep kucağına alıp yazdığı hikayeleri ilk okuduğu kişi kızı. Bu Ayas Paşa'daki evin balkonunda. Bu ağzı seyrederek yazdığı hikayeleri bu kızına okuyor. Kızının dikri ne alıyor. İşte bu dolu orası büyük kızı ocak doğumdu. Zabeli yeseyanımız var. Eşini hatırlıyor musun? Dikran yeseyan. Evet. Dikran bey bir ressam. İzlenimci bir ressam. Ocak ayında doğmuş oda 1774. Ve çok sevdiğimiz tabulları var. Mesela bizans mezarlı. Üstüdar manzarası. Eski İstanbul sokağı. Kendisi de ocak doğumdu. Ve doğum gününü kutluyoruz. Evet. Gidelim tifrize. Çok ünlü film yönetmenimiz var. Biraz çıldım bir adam. Mer ağacın'ıma film etmedi. Sayat Nova'yıma film çevirmedi. Sergay paracağına bir de paracağın yan. Ocak doğumdu. 1924. Yakın 70 son nakında da konuştuk. Çünkü bir tifrize gitmiştik. Sayat Nova'ya gitmiştik. Ve Sayat Nova hakkında da film çevirmişti. Sergay paracağın yan. Ve son olarak bakrât. Tabii biz. Edebiyatçıyız. Dil bilimci. Yani dili seviyoruz. En büyük filolotlarımızdan biri. Dil bilimci. Aynı zamanda tabii bir keşiş. Manastır adamı. Arsen aydın yan. Niye ünlü? Çünkü öncelikle latince biliyor. İtalyanca Fransa Türkçe Arabca. İngilizce almanca. Farça, Yunanca ve Sanskritilerini biliyor. Fakat bununla da yetimmemiş. Matva karakterleri. Yani matva da kullanılan bu şeyler vardır. Harifler vardır. Basgıla. Evet. Evet. O tarifte yok. 10 kadar. Çok zevkli. Bugüne kadar da kullandığımız. O verdiğin isimleri yaratıcısı bu. Aynı zamanda. Bugün konuştuğumuz Ermencen'in yani. Nasıl diyelim? Batırmencesi. Fakat aşk araba. Yani modern Ermencen'in ilk gram edil bilgisi. Kitabının yazarı 1866. Bu kitabında yazarı. Arsen aydın yan. Mahitaryan manastırından. Diyana'dan ünlü bir filolok dil bilimci. Bekeşiş. Onun da doğum gününü kutluyorsun. O hala güzer mi dişte? Hala güzer mi dişte? Hala güzer mi dişte? Hala güzer mi dişte? Hala güzer mi dişte? [. müzik çalıyor. ]
Podcast Summary
Key Points:
Gorkcun Sireni Radyo'nun günlük programına dair bir podcast dinleniyor.
Programda müzik ve konuşmalar yer alıyor, Vomank adlı bir grup ve konserleri hakkında bilgi veriliyor.
Agos Comter'e gelen yayın yönetmeni konuk olarak programa katılıyor ve Kürt meselesi gibi konular ele alınıyor.
Summary:
Podcast programı, Gorkcun Sireni Radyo'nun günlük programına odaklanıyor. Programda müzikler ve konuşmalar yer alıyor ve Vomank adlı bir grup ile konserleri hakkında bilgi veriliyor. Ayrıca Agos Comter'e gelen yayın yönetmeni konuk olarak programa katılıyor ve Kürt meselesi gibi konular ele alınıyor.
Programda, toplulukların tarihine ve müzik kültürüne dair detaylar paylaşılıyor. Konuklar, çeşitli konularda görüşlerini belirtiyor ve geçmiş deneyimlerini paylaşıyorlar. Podcast, geniş kapsamı ve farklı konularıyla dinleyicilere zengin bir içerik sunuyor.
FAQs
Barış ve demokratik toplumu konferansı düzenlenmiştir.
Akademisyenler ve İmralı'dan gelen isimler konuşmacı olarak yer almıştır.
Güney Afrika'dan gelen iki konuşmacı aktivist ve polis müfettişini temsil etmiştir.
Güney Afrika'dan konuşmacılar davet edilmiştir.
Çatışmalı dönemler, deneyimler ve barışa yönelik formüller üzerine detaylı tartışmalar içermiştir.
Chat with AI
Loading...
Pro features
Go deeper with this episode
Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.