Bengisu'nun konuğu Tuva, feedback (geri bildirim) kavramını kişisel ve mesleki deneyimleri üzerinden değerlendiriyor. İlk başlarda feedback'i eleştiri olarak algıladığını, ancak zamanla bunun gelişim için vazgeçilmez bir araç haline geldiğini belirtiyor. Özellikle "yüzde iki doğru" kuralını benimsediğini, yani her feedback'te küçük de olsa değerli bir öğe bulmanın önemini vurguluyor. Feedback sürecinde güven ortamının kritik olduğunu, teknik yöntemlerin (örneğin açıklık, durum-davranış-etki-aksiyon modeli) yanı sıra ilişki kurmanın "sanat" tarafının da göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Feedback vermenin zorluklarına da değinen Tuva, çatışma korkusu veya hazırlıksızlık gibi nedenlerle insanların geri bildirim vermekten kaçınabileceğini, ancak hazırlık yaparak ve açık fikirle dinleyerek bu sürecin yönetilebileceğini aktarıyor. Liderlik bağlamında, feedback'in kısa vadeli rahatsızlıklara rağmen uzun vadede bireyin ve ekibin büyümesi için gerekli olduğunu, sorunları ertelemenin daha büyük problemlere yol açabileceğini ekliyor.
Selam ben Bengisu. Bu bir vekap kol. Yani bu uyandırma çağırısı, klişelerin otasına geçip gerçekten konuşmaya geldik. Çünkü bazen gelişmek için önce uyanmak gerekiyor. Kolaya kaçmadan açık açık konuşacağız. Her bölümde trenç yoldaki binden bir konulma olacak. Kendi yolculuğunuz, sorgularını ve dönüşüm anlarını paylaşacak. Eğer buraya kadar dinlediyorsan dinleme devam et. Çünkü asıl şimdi başlıyoruz. Benim hayatımdaki vekap kolum, sanırım. Ya annelikten emimde diyebilirim gerçekten bana çok şey öğretti. Her anda öğretmeye devam ediyor. Her an beni uyandırmaya devam ediyor. Çok dinamıyor, çok canlı. Sonırım, buydu derdim. Hoş geldin Tuva. Hoş bulduk, Bengisu. Seni yakından tanıyarak başlayalım. Kimdir Tuva? Haydi başlayalım. Tuva bir mühendis. Ama yolu iyi kayla kesişti. Yaklaşık 20-20'dır de bu alanda çalışıyorum. Onun dışında iş hayatında, ölümüne bir mükemmel ile yetçidir. Bunun avantajlarını, dez avantajlarını gördüğümü söyleyebilirim. Disiplenimi insanı olduğumu düşünüyorum. Vaya böyle hızlı öğrenip hızlı adapta olup. O konuları sistematik bakış açısı ile ele alma becerisine sahip olduğumu düşünüyorum. Ama iş hayatının dışında da kimliklerim var. Onları da çok önemsiyorum. İbi annem olmaya çalışıyorum. İbi evlat olmaya çalışıyorum. İbi arkadaşı olmaya çalışıyorum. Dolayısıyla hayalde. Kendim ne ilgili bir şey söylesem. Hani bir koltuğu çok kar pusudurmaya çalışan bir reyim diyebilirim. Kolay gelsin Tuva. -Oğuz o evimize. -Süper. Tekrar hoş geldin. Bugün feedback konuşacağız seninle. Ben de Tuva'yla yaklaşık 3 yıldır bir fil çalışıyorum. O yüzden feedback ile ilgili gerçekten doğru bir konumu olduğunu saylayabilirim. O zaman başlayalım. Feedback. Üstürekli feedback rüyoruz. Her yerde feedback rüyoruz. İnanılmaz fazla aşına olduğumuz bir kelima ama ne demek sence sence. Çünkü biz bir takım davranışlarda bulunuyoruz. Günlük hayatıma kararlar veriyoruz. Bir sürü süreçten geçiyoruz. Yani ben tabi skec kıskıdan bir sürü süreçten geçiyoruz. Bunların yansımasını görmek aslında ve başka birinin gözünden bu yansımasını görmek. O nedenle hani tek bir kelime nedir de sen bence yansımadır derdim. Süsüper. Peki yani böyle zaman içerisinde aslında insanın bu kavramlarla ilgili fikirleri çok değişiyor. Senin de çok uzun yıllardır bir iş hayatı deneyim var. Farklı sektörler, farklı insanlar, farklı ekipler. Feedback yolculuğunda senin için feedback nasıl değişti aslında. Feedback nasıl değişti? İtirafla başlayayım o zaman. Ben çok feedback almayı seven bin sani değilmiş hayatını başladım da bu. Hani mükemmel diye çilik tarafından da geliyor olabilir. Hatta böyle o dönem herhalde çalışma hayatımın üçüncü doğruluğunu sensiydi. Fakat bir tek çalıştığım neyi derime şey demişim. Ben feedback almaktan pek de hoşlanmam aslında demişim. Ben hatırlamıyorum. Bunu geçenlerde bana hatırlattı. Veredim ki ya doğru tespetti. Gerçekten zordu benim için başarda feedback almak. Çünkü böyle bir eleştir gibi algılıyordum ya. Yaptığım işi eleştiriyor mu? Biri falan gibi bir al diye kapılıyordu. Ama sonrasında şunu fark ettim o. O kadar doğal bir mekanismaya dönüştük. Zaman içerisinde alıp vererek alıp vererek şimdi şey gibi. Yani onuzuz yaşayamam gibi. Çünkü bir şey gibi. Hani biraz önce da yansımad��im ya. Hani nasıl sabah böyle evden çıkarken bir bakıyoruz üstümüzde. Hani iyi mi kötü mü? Ort da benim için öyle bir şey oldu. Yani feedback almadığım bir ortamda ya da feedback vermediğim bir ortamda. Sanki nefes alamazmışım gibi hissediyorum. Onun için benim için bence büyük bir değişim oldu. İkincisi de hep onu çok yeni bir şeyim. Belki farkındalığım diyebilirim. Ben teknik uymadan çok saygı duyanmayayım sanım ya. Gerçekten bu benim için çok kritikdir. Feedback'da da şöyle bir kavram var. Feedback Source Credible'i diyorlar. Yani feedback aldığın kişinin kredi biletesinin. Sende yüksek olması gerekiyor ki işte o kaynaktan gelen feedback. Daha fazla konsolar edesin. Benim galiba bu teknik tarafının da güçlü olmasından mütevlet. Buraya verdiğim önemi bitik fazla laydı yani. Feedback Source Credible'i benim için çok önemliydi. Ama sonra şöyle bir kavramma karşı karşıya geldim. Bu ne? Diyorlar. Yani diyorlar ki karşındaki insan ne söylüyor olursa olsun. Ne kadar az gözleme olursa olsun. Ya da ne kadar sen kredi biletesisine güvenmiy olursa. Yüzze ikisidir söylediklerinin doğrudur. Ya bu bilmişimi gerçekten karşılaşma anı oldu. Artık şöyle bakıyorum konu ya. Tamam. Yüzze iki doğru ne. Yani bir şey dinlarken. Yani biraz böyle burun kıvırmak yerine şey gözüyle bakıyorum. Yüzze iki doğru ne. Yer kalın yüzü 90-80 doğru olmayabilir ama o yüzde iki doğruyu bulmak ve benim cebime atmak. Yalnız bir kazan çıkıp bir gelmeye başladı. Kendi adıma hem aldığım, yani feedbacklerden aldığım insaitin arttığını düşünüyorum. Hem de aslında böyle kapsayıcılığımı da arttığım bir şey oldu. Herkesi daha dikkatli dinliyorum. Daha beş kulak dinliyorum. Onun için sandırım. Böyle ikinci büyük değişim nedir? Desemde bu yürdeki doğru dur kuralını faydısını görmek, hayatımdaki etkisini görmek oldu diyebilirim. Bunu biraz açmak istiyorum. Yüzde iki şey nasında çünkü bir sana feedback veriyor. O anda çok fazla duyguyla belki hani mücadele etmeye çalışıyorsun. Farklı perspektifler, farklı deneyimler, farklı gözlemler, olabilir. Bu karşındaki insanın yanlış olduğu yanlış feedback verdiği anlamına gelmez. Ama bütün bu deneyimler de acaba doğru gördüğü şeyine. Yani karşındaki reddetmeden onun perspektifini anlamaya çalışıp oradan bir kazanım, o yürde iki kazanımı almaya çalışmak bence game changer burada. Sürpriz. Çok doğru söylüyorsun. Hani burada biraz baktığımızda feedback'i aldın ve aslında bunu nasıl kendine daha verim ne hale getirebilirsin. Kişiden bağımızız olarak aslında biraz onu da görüyoruz. Ama ben bittikten seni biraz öne getireceğim, şeyi soracağım. Yani genel olarak bizi dinleyen arkadaşlarımız. Genel olarak insanlar feedback'ten rahatsız oluyor olabilir. Yani bunu almanın daha ki salleştiriyor olabilir, kendiki sallıdır, eleştir olarak alıyor olabilir. Yani onun sana aslında verim sağlaması için verilmiş bir şey olarak görmüyor olabilir. Biraz bu süreci de açabilir misiniz? Sence insanlar neden bundan bu kadar rahatsız oluyor? Çok basit bir şey söyleyeceğim. İnsan ne oldukları için. Yani bu çok doğal bir insan tepkisi çünkü hepimiz. Yani asırlardır gelen geçmişimizden baktığımızda, aslanlarla savaşıyorduk. Oraya kadar gidelim konuda. Statikolumuz korumaya çalışıyoruz. Aslında biz değişmeyi seven canlılar değiliz. Yani bizim sistemimiz korumak üzerine. Yani işte kalbimiz, korumak üzerine her dakika atıyor. Bizim bütün geneti kayalarımız korumak üzerine, değişmek üzerine ya da gelişmek üzerine değil. Değişmek ve gelişmek genellikle dışarıdan gelen bir tehditle oluyor. Yani aslanın geldiğini görünce kaçıyor atalar. Şimdi dolayısıyla bizim de böyle bir durumda dışarıdan gelen ve bizi değiştirmesi muhtemel bir şeyi, kocaklığa yara karşılamamız çok da beklenen bir şey değil. Çok doğal olduğunu bilerek başlamak gerekiyor. Evet, bana biri bir şey söyledi, bir feedback veriyor ve biraz bir yerime dokundu. Yani şunu bilmek güzel bu çok normal. Bu çok okey. Tamam, burayı geçtim. Bu duygu haline geçtim çünkü bazı şeyleri normalleştirdiğimizde şey gibi oluyor. Tamam, biraz incindim. Okey. Tamam, hadi next'a geçeceğim. Ve bu normal bu doğal. Yani bunu şey yapabildiğimizde, bunun doğal olduğunu, normal olduğunu ve okey olduğunu anladığımızda sonra şey geçebiliyoruz bence. Bir sonraki adıma geçebiliyoruz. Dolayısıyla evet bazen kişisel algılanıyor mu? O algılanıyor okey. E bazen biraz böyle bizi zorluyor mu karımıza aratıyor mu okey. Ama bunun normal olduğunu bildiğimizde yani en azından ben şeyi söyleyebilirim. Ben bunun normalleştirdeyim ama bir sonraki alışamaya geçiyorum. Tamam okey. Biraz üzüldüm ama ne var bunun içinde. Haydi beni değiştirecek beni dönüştürecek beni daha iyiye götürecek ne var? Geçebiliyorum. Dolayısıyla bence biraz kişisel algılanlar biraz üzüldüm. Merhaba karın ağrıları normal ve okey olduğunu anlamak. Zaten süreci kendi başına hızlandırıyor. Bu da hep şey yani bir alma tarafın üzerinden gittik ama bir de verme tarafı da var o zaman. Yani hani kişinin bunun normal bir süreç olması olduğunu hissettirebilmek, onun o karın arasında belki bir tık azaltı bilmek çok hisserleştirmesin önüne geçebilmek. Artık bunu ne diyeceksen çok da merak ediyorum ama fidbeyi nasıl vermek gerekir. Burada eskiden sandviç metodunu falan konuşuluyordu bilmiyorum. Buna baktığına düştü. Ama senin metodunun neyada ne yapılması gerekiyor zaten. Yani bunun neyli sandviç metodunu ben işe başladı bir dil olamlarda konuşuyordu. Kusundan hızın vakit geçti artık. Bunun da doğru olmadığı çok konuşuluyor. Yani buradaki galiba şunu söyleyerek başlamak lazım. Bir sürü metod var bunun neyli. Yani işte reddıklı kendir var o var bu var. Bir sürü feedback vermenin incelikleriyle ilgili metod var. Ben çok da seviyorum yani çok da günü kayıtsa pratikte kullanıyorum işte. dediğimi reddıklı kendir dediğimiz metod var diyor ki çok opun ol. Çok şef faf ol. Çok transparan ol. Ne söylemek istiyors bir sürü bek sırası için çok güzel bir şey. Yani yaklaşım. Hem çok açık olacağım. Çok şef faf olacağım. Gerçekten şey yapacağım. Hani ne düşünüyorsam, ne gözlamıyorsam onu paylaşacağım. Ama bunu da karşımdaki ne önemi istediğimi hissettireerek yapacağım. Harikadın mı? Kulağı ya da işte durum davranış etki aksiyon konuşuyoruz. Dede ağacı çok konuşuyoruz. Yine feedback sürecini çok güzel yapılandırıyor. Diyor ki. Sen önce durumu anlat, kontekste anlat. Sonra o durum içerisindeki davranışı anlat yani. Olay burada geçmek değildi. Olay bir köyde geçmek değildi. Sonra sen böyle davrandın. Tamam, bu da bir gözlam ama bu da yetişmiyor. Diyor ki sana etkisini anlat. Bu da bende bununla neden oldu. Ve aksiyon önerini söyle. Bu da yine feedback sürecini bence hani reddıklı kendir tarafı daha işin böyle duygusunu, tonunu falan ayarlıyor. Ama bu Dede ağa dediğimiz durum davranış etki aksiyon dediğimiz tarafta işin matematiğini veriyor. Harika. Yani ben eğer hani bu podcasti dinleyenlerde mutlaka bu iki kavga.
Ramla tanısının, okusunun bir sürü kaynak var, internette isterim. Bence süreci iyi formulur zaten ikiye aklaşım. Ama bunlar değil. İşin mecik meciyi burası değil. İşin daha sanat kısmı var. Bir de orayı da gözlüğünü an kaçırmamak lazım. Bunlar teknik. -Performans tarafı. -Aynen. Bir de işin sanat var yani. Hep böyle biraz sanat var, biraz teknik var ya. Burada da var insan da uğraşıyoruz günün sonunda. O işin sanatı dediğimiz kısmı da bunun aslında bazını oluşturacak güven ortamı. Yani sen de ben aramda bir güven böyle oluşturamadığımda hangi tekniyi uygularsa mı uygulayım? Ne matematik, koyarsam koyayım. Olmuyor o feedback görüşmesi. Dolayısıyla güven böyle hani bütün sıfırların başındaki biridir diyorlar ya. Ben feedback için de aynı şeyi sorulardım. Gerçekten verimli kaliteli bir feedbackleşebilmek için başta o güven ortamının oluşturulması lazım. Yani ben ben gitsüya feedback veriyorsam ben gitsümün. Tılbadan bana bir zarar gelmez. Bir şey söylüyorsa benim iyiliğim için söylüyor dur duygu sunu yaşamasıyla lazım. Bu da hemen olmuyor işin. Hani şey tarafı, zor tarafı. Bu zaman içerisinde oluyor. Bir takım davranışların karşılıklı etkileşimlerin sonucu oluyor. Dolayısıyla bazen bana şeride de soruyorlar. İçeride de liderlik eğitimleri vesaire veriyorum orada da soruyorlar diyorlar ki nasıl yapacağız? Bu güven ortamı diyorsun. Çok önemli diyorsun. Nasıl oluşuracağız bu güven ortamın? Diyorum ki ilmek ilmek işleyerek bir banka hesabı gibi göreerek. Yani oraya yatırım yaparak. Dolayısıyla özellikle çok uzattı ama söyleyeceğim şey. İşin tonu ve tekniği anlamında reddikl kendir ve durum davranış etki akısını çok öneririm. Ama işin sanatı anlamında da o güven ilişkesinin oluşturulması çok hâldam. O nedenle de buna ben herkesin çok bilinçli yatırım yapması gerektiğini çok önemli istiyorum. Bu güven ilişkesine feedback verdiğim insanla ben nasıl oluşturuyorum? Biraz bunun üzerinde bir ilişli niyet çaba gerektiriyor. Derdim kaliteli bir feedback. Biraz şeyde konuştuk. Alantara için aslında bu böyle stressli bir durumu olabilir. Ama vermek de çok kolay değil. Yani bunun üzerinde de çok çalıştığınıza biliyorum. Daha çok feedback verilsin. İnsanlar birbirine feedback versin. Şimdi bununların metodolojiler var. Evet. Belki bir güven ortamı da kurummuş olabilir. Ama insanlar feedback vermekten çekiniyor. Almaktan daha çok bile olabilir belki. Daha zor gelebilir. Sence neden bunun artısında ne yatıyor? Bunun arkasından ne yatıyor biliyor musun? Ben şöyle düşünüyorum. Ben de kendine de neyimimden yola çıkıp. Hani burada bir gelme yapacağım. Umarım doğru dur ama. Ama sen benim çok geçtiğimiz altı açısını yaşadığım bir örneğin var. Birine bir feedback var. Merakoyim. Roğur da bir feedback. Ve feedback vermekten kaçınıyorum. Yani bu arada bilinçli olarak yapmıyorum. Ayyandam denk gelmiyor, toplantı, iptalya oluyor. Orgal ise ettiydim, edecektim derken baktım üç hafta geçmiş. Ve bir koçlu kalıyorum ben. Bir koçlu görüşmem ne de şey söylemişti. Benim zorlu bir feedback var. Ben bir yerken nasıl vereyim, şöyle mi vereyim? İkinci sevamsın geldi. Üç hafta geçti. Koçum dedik ya verdin mi feedback'ya? Dedim hocam olmadı. De acamdalar. Dedik ki bir dur bir düşün niye vermedin? Yani bu mümkün değil. Üç haftalık bir süreçte. Senin bu kadar da hani benimle konuştum. Mentele olarak hazırlandığın bir süreçte üç haftadır. Bir feedback veremem ben hayatın doğalık içinde mantıklı değil. Ve ben orada şunu keşfettim aslında. Ben feedback verdiğimde alacağım tepkiden enişe ediyorum. Yani oradaki bir konflik yaşayacağım ya bir şey olacak. Yani ben bir şey söyleyeceğim. O başka bir şey söyleyecek. Fembir şey ortamı da olacak. Bir kıvılcım da olacak. Ben bu kıvılcımdan enişe ettim orada fark ettim. Dolayısıyla bazen feedback vermekten çekiniyorum. Aslında karşımdaki ne hep de şöyle diyoruz. Karşımızdaki'nin ince etmekten çekiniyorum. Ya işte motivasyonun bozulursa, ya ilişkiminize bizarer gelirse ya ağzımın tadı bozulursa hep bunları şey yapıyoruz. Önün yüzde söylüyoruz. Ama derinde bence enişe ettiğimiz şey. Bizim o konflikta karşı karşıya kalmakta yaşadığımız enişe. Yani bilmiyorum böyle söylemek doğru mu çok açık konuşacağım ama. Ya bencil değil varlıklarız yani. Karşımızdaki'nin duygularını ince etmek kadar kendimizde o zorluktan nasıl başa çıkacağımızı. Zaman zaman bilemediğimiz için de feedback vermekten kaçınıyoruz. Dolayısıyla ben bazen böyle şeyde öyle işte feedback vermekte zorlanıyorum falan. Düğüm ki bir kendine bak yani acaba senin içindeki enişe ne. Çünkü feedback verdiğinde dediğim gibi karşısı da bazen çok gül bahçesi olmuyor. O da sana bir feedback veriyor. O da başka bir konflikti şey yapıyor. Ya da oğanda kadar senin hiç kıvam edeyim. Konunun başka bir penceresine masaya yatırıyor. Dolayısıyla alan kadar zor olduğu yani alan için zor olduğu kadar veren içinde zor. Ama bununla yüzleşmek lazım yani. Bu korku ile ve bunun şey olduğunu bilmek lazım. Bu karşındaki'nin enişesi ya da korkusu değil. Bu senin korkunu ya da enişen. Bunun üstesinden gelecek insan da sensin. Burası çok güzel gerçekten. Ben de bu taraftan düşünmemiş meraldir hani daha önce. Aslında feedback vermekten çekiniyor olmanın en önemli denilen denen bir tanesi konflik menacımın yapamıyor olman. İşte bu çatışmayı nasıl yöneticiceğini bilmiyor olmak. Belki delikocuğu buna çalışmak mı lazım? Yani bunun için bir metodunum var mı? Ben bu ki şey feedback var ya. Bu tabii ki şey bir şey değil. Bu ki şey feedback var ya da bala şöyle der. Ben de onu öyle derim. Palan gibi bir şey değil ama. Yani buradaki bu konflikti nasıl yönetiyorsun peki? Yönetebiliyor muyum? Tamam, emin değilim. Ama yine de elimden geleni yapıyorum diyebilirim. Bir kere feedback vermek bir hazırlık gerektiriyor. Yani onu çok doğru ya makleğe asım. Gerçekten hani durum davranış etki aksiyonu. Ben önünden bir çalışıyorum yani. Tabii ki günlük verdiğim her feedback de çalışıyorum diye. Ama yani zor bir feedback vereceksem. Sair'e bir bunu çalışıyorum. Önden bir hazırlıklı olmanın da önemli olduğunu düşünüyorum. Ne mesajı vereceğim? Önden bir hazırlık gerektir. Çıkan konfliklerde de benim taktiyemenizinden çok anlamaya çalışıyorum. Çok orada gerçekten ne masaya gelmeye çalışıyor. Hani hem duygu sal. Çünkü bazen duygu sal şeyler de oluyor hani. Bu duygu sal tepkiler, duygu sal patlamalar da oluyor. Yani işi daha da büyütcek olursak. Yani hem masaya hangi duygu gelmeye çalışıyor. Ya da masaya hangi real gerçek gelmeye çalışıyor. Bunu anlamaya çalışıyorum. Dolayısıyla benim o konfliktir yönetmekte en temel taktiyim. Evet hazırlık yapıyorum ama şöyle de gitmiyorum. Hazırlığım var. Bu insanı şunu anlatacağım. Bunu anlatacağım. Bu mesajı vereceğim. Bu değil bence. Yani orada olması gereken mesajı verep sonra bir pağoz alıp. Durup karşındaki dinlemek. İşte sadece dinlemek de değil yani. İşte gösterması, mimiyi, duruşu, oturuşu. Masaya neyi getiriyor yani hangi duygu sunu getiriyor. Bazen o duyguyu anlamak çok kritik o konfliktir yönetmek için. Çünkü söyleyen şey de bazen yaşanan duygu bunun birbirinden de çok fark ediyor. Dolayısıyla yani sen ne yapıyorsun bu konfliktirmenecatmek için dersen şunu söyleyebilirim. Bir hazırlıkla gidiyorum. Bir. İkincisi hazırlıkla gitmem herhâmen çok açık fikirle dinlemeye çalışıyorum. Ve dinlediğim şey sadece gerçek olan biten değil. Ortama gelen duygu, unuda duymaya, unuda anlamaya gayret ediyorum. Üçüncü suda çok iteratif geçiyor süreç yani. Şey gibi değil hani ben hiçbir feedback görüşmesinin, "Den şöyle çıksın, matırlamıyorum." Tamam ya. Düşündüğün planladığın feedback'e de verdim. Mutlu kayı olduğu değişiyor dönüşüyor. Ona da açık oluyorum. Yani özetler açık kafaya gitmek, konflikmenecamantı kolaylaştırıyor diyebilirim. Şey gibi değil mi? Yani bu video ok. Karşındık ki sana cevap verecek. Ve senin planların hiç planladığın gibi gitmeye gitmeyebilir. Aynen ki benim çok kezlerim olmuştur. Hiç planladığım gibi gitmeye. Yani şey özellikle bir lider tarafından baktığımızda kendi ekibiyle ilgili bir performans durumu da var. Yani hani performansı iyi tutmaya çalışıyor, çıktıları, doğru zamanda ortaya koymaya çalışıyor. Ya bir karşı bilmiyor, bunu konudan düştürse, bir iyi hissettirme baskısı da var aslında diye de üzerine ekibi iyi hissettirmeliyim. Ve bu feedbackle böyle bir konflik oluşturuyor olabilir mi sence? Yani bir taraftan iyi hissettirmeye çalışırken, bir taraftan böyle bazen harş geri bildirimler de vermen gerekiyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsun? Liderin işin bitik daha zor. Yani onu bence söylemek lazım. Gerçekten endişe kimin? Ama, endişenin kaynağı kim? Yani karşındakinin demotivı olmasın mı? Yoksa endişenin kaynağı, sen misini ve bu konflikle yüzleşmek istemem, bunu iyi ayırıt etmek lazım. Birinci söyleyeceğim şey oğlurdu. İkinci söyleyeceğim şey, şunu bilmek olur, özellikle lider perspektifinde. Senin gördüğün bir gelişim alanı ne kadar harş olursa olsun. Karşındakina söylememek, aslında onun erken alabileceği bir önlemden mahrum bırakmak demek. Ben kendi unutturur, gülü beslemeye çalışıyorum. Lüyorum ki ben şu anda bunu söylersem, evet, sart olacak, belki biraz motivasyonu düşecek, bir süre düşecek. Ama ben oradayim ve onu kaldırmaya yardım edeceğim. Ve o bunun üzerine aksiyon alma şansına sahip olacak. Ben ona bu fırsatı vereceğim. Ama ben onu hiç söylemediğimde bu sorun kendiliğinden çözülmeyecek. Çünkü farkında değil belki de bu sorunun. Dolayısıyla ben onun farkında olmadı. Ama onun performansını, onun repitasyonunu, onun. Belki de bu şirketlaki kar yerine etkiliyecek bir gerçekle, yüzleşmekten mahrum bırakıyorum. Ve emin olun, sorunun nar konuşulmadığında çözülmüyor. Çözülmeyen sorunları da ileri de daha büyük sorunu olarak çözmek zorunda kalıyorsunuz. Dolayısıyla şey gibi, yani bunu bir şey gibi görmek lazım. Böyle uzun dönemle bir bakış açısı. Evet, belki kısa dönemde, hani mutuslu edeceksin, demotiv olacak, itisalleştirmek de zorlanacak. Ama uzun muadeti, onu katkı sağlayan bir şey yapmış olacaksın. Ve şey gibi bu, belki böyle yirmi biraz aşağı ama sonra yukarı gidecek. Ama sen o geri bildirme vermediğinde o himme aşağıya doğru gitmeye devam edecek. Ve aşağıya giden yirmiyi eninde sonunda lider olarak sani çözüceksin. Aslında şey çok doğru değil mi? Fitbek, gerçekten uyandırma çağırısı. -Hâyan. -Yani, o zaman kıyafetlerine. -Teyfli bir şey olmayabilir. -Ama olsun. -Yasemin bir şeylere hazırlayan daha iyi olma yununda. -Belki de senin önüne fırsatlar çıkaran bir şey. -Evet, başta seni biraz üzücek ama uzun var dedi. -Sana bir şeyleri değiştirmek için fırsat verecek. -Belki değiştirmeye de bilirsin. -O konuda ne düşünüyorsun yani? -Bir feedback evet hani senin bir anlamda gelişimli için verilmiş bir şey ama -Her feedback almak durumundamayız yani. -Bu konu hakkında ne düşünüyorsun? -Bazı feedbackleri almamak değil aslında. -O an aksiyon almayı tarciye etmeyebilirim. -Yani bu benim tarcihim. -Yani bu şey gibi ben feedback almamak demiyorum buna ve en güsü. -Neden çünkü ben onu duymak zorundayım şey gibi. -Aine bakmama gibi bir şansım var mı benim? -Yok. -Şey gibi ben kendimi hiç beğenmiyorum bugün aine bakmadan. -O mu az yani aine bakmak zorundayım ve onunla yüzleşmek zorundayım. -Onun için feedback almamak gibi bir şansım var mı bence yok. -Ama feedback üzerine aksiyon almamak gibi bir şansım var mı bence var. -Çünkü bir şey gibi o da bir tarcih günün sonunda. -Sen aynı adakı bir şeyini görmüşsün, atıyorum saçın. -Eyre. -Bu gününüza atmak istemiyorum dedin. -O senin tarcihin bilinçle tarcihin. -Eğer bir rastlığın eli varsa yani atıyorum bir şey de yıplarsın ya. -Tamam. -Üç farklı konuyla ilgili çalışıyorum şu anda ve bütün mental kapıstem buraya verdim. -Yanına dördüncü şimdi eklemek istemiyorum. -Bu bir tarcihidir. -Bunu da karşındaki da ki insana bence "Chef" al. -Lıkla söylemenizsinde. -Ama şu bir tarcih değildir. -Gelen bir feedbayı almıyorum. -O bir savunma mekanizmasıdır. -Yani özellikle feedbayı almamak gibi bir şey değil. -O bir tarciha bağlı bir şey değil bence. -Duyumalısın ve kendi cebine koyacaklarını kenara koymalısın. -Bugün aksiyonu almamayı tarcih edebilir misin? -Evet, evet. -Bilirsin. -Yani artık feedbayı aldım. -Bir farkındalığım var. -Bunu düzeltip düzeltmemek benim elimde. -Ama konuda aksiyon alıp almamak. -Yani senin tarcihin de. -Ama artık karşılıklı olarak burada bir durum olduğunu biliyoruz. -Ve bu olması gereken şey de bu. -Burada sadece şöyle bir ifkes koyardım galiba. -Ben aksiyon almayı tarcih etmem bana bir feedb ekverildi ve aksiyon hani özgürlükler nereye kadar sorusu var ya. -Öyle bir falsifi bir yere bağlayacağım. -Yani tamam, babana bir feedb ek vardı. -Dedi ki sürekli raporu geç gönderiyorsun ve bu benim hayatımda. -Tamam, aldım ama aksiyonu almıyorum. -Raporu bundan sonra zamanda göndermiş. -Tabii ki böyle bir lüksünüz yok. -Bizim özgürlüklerimiz başkasının aslında hayatına etkilediği anda. -Sınırlığı, bir sınırı var. -Burada da öyle tabii ki yani bu feedbaya tabii ki aksiyon alınmalı. -Benim bahsettiğim biraz daha uzun madde gelişime dönük aksiyonları alıp almamak daha tarciye dayalı olabilir. -Ben birinin işini yapmasına etkiliyorsam ya da birinin ekip olarak bir performans göstermemize engelliyors -Nereye getirmeye çalışıyorum? -Fidbek de bir alışkanlık olabilir mi? -Geliştirilir bilir bir tarafı var gibi hissediyorum. -Kesinlikle bence. -Bu arada sorundan iki şeyi aslında kafamda canlanda dayabilirim. -Bir tanesi kültural bir şey mi? -Evet, kesinlikle. -Burada bir şey var. -Burada bir şey var. -Burada bir şey var. -Evet, kesinlikle. -Bazı külturalarda bu çok daha kolay, bazı külturaları buna çok kapalı. -Ve sen de her ne kadar bunu çok iyi yapsan da çok sevsem de sevme sen de. -Ve sen de o kuruma girdiğinde, o organizasyonun bir parçası olduğunu o kültür de netkileniyorsun. -Çünkü kültürün ne aslında? -O gizasyon kültür dediğimiz şey. -Bir organizasyon da ne yapmanın okey, ne yapmanın na çok iyi olduğunu söylüyor. -Eğer etraf sana feedback vermek okeydir. -Herkes birbirine feedback verir. -Sende olursun, sandı verirsin. -Gelir senden isterim hatta mesajını veriyorsa bunun okey olduğu mesajını veriyorsa. -Tabii ki sen orada daha fazla feedback vermeye başlıyorsun. -Feedback almaya başlıyorsun, aldıkça verdikçe kasların gelişiyor. -Duruysa doğal olarak böyle bir iklimini içerisinde daha iyi bir feedback alan ve veren bir insanı dönüşüyorsun. -Çünkü sana etraf bu okey mesajı veriyor. -Ama bunun olmadığı bir ortamda doğal olarak ne çok iyi bir feedback veren insan olsan da etraf sana bu natokey mesajı verdiğinde yapmamaya başlıyorsun. -Kaslarında güçlenmiyor bu bir alışkanlık haline de dönüşmüyor. -Duruyse içinde bulunduğumuz organizasyonların ikliminin bizim ne kadar iyi feedback aldığımızla ve verdiğimizi ve bu konuda ki kaslarımızın ne kadar güçlendir. -Değil ne de çok ciddi etkisi olduğunu düşünüyorum. -Hani diğer taraftan baktığında da hani sadece iklimle de badaştırmakta doğru değil. -Yani iklimin içerisinde de gelişilebilir. -Yani diyorum ki işin çok teknik bir tarafı var aslında yani bu işte durumda avranışladık. -Bunları biraz okusana biraz kafaya orsan biraz uzayında bilinçle niyet etsana gelişebilecek bir kas olduğunu düşünüyorum. -Çünkü işin matematik kızmın bayaanet. -Dolayısıyla şeye gibi iklimden etkilenirme evet geliştirilebilir mi kesinlikle evet. -Super. -Bu da biraz şey doğru da git gidelim. -Yani feedback kendi içinde kavram olarak aslında hep geliştirici ya da olumsuz bir anlamı yok yani olumlu feedback de verilebilir. -Ama biz böyle hep bunun şeyden negatiften aldığımızda hissediyorum maza. -Yani sana bir feedback vereceğim dediğinde biri bunun olumlu bir şey olduğunu düşünmüyoruz. -Sence ence çoğu zaman neden olumlu feedback gözlerde ediliyor. -Neden ihmal ediyoruz? -Birkaç tane nedeni olabilir. -Birincisi hani içinde yaşadığımız rora fiyanın dinamiklerini gözlerde etmek imkansız. -Yani biz hiçbirimiz çocukluğumuzda hani iyi bir davranış yaptığımızda ödüllendirme karşısında kötü bir davranış yaptığımızda ceza alandırma. -Eytim sistemimizde sadece aile de değil, eğitim sistemimize de baktığımızda. -Hep bizim kültürümüzde ceza büyük dur, ödül. -Yani böyle bir kültüral şeyimiz var işte. -İçinde yaşadığımız toplumun dışında bir şey beklemek de çok mümkün olmuyor bazen. -Doluyoysla bence kültüral şeyimizden gelen, ne diyeyim kültüral mirasımızdan gelen bir ödülün miraz daha aşağıda tutulması, daha el altından yapılması gibi bir şeyimiz var. -Yazgımız var diyeyim. -Diğer tarafta da şöyle bir inanış da oluyor bu yazgının bir şey. -İyi bir şey dersen bir şimarır. -Çocuk da doyurluyum mesela iyi bir şey dersen bir şimarır şimdi. -Ben diyorum benim en büyük öğrenimlerim, liderliye daireyim, yükü öğrenimlerim de çocuklardan geliyor. -Geçenlerde 12 yaşındaki kızın bana şey dedi bir gece, tam yatırdım. -Zerini artım dedi ki ben ne ilgili bir şey söylemek ister misin dedi. -Gözlerimde yaşlar put put, söylemedim. -Söylemedim böyle. -Yok dedi yani bilmiyorum dedi. -Son zamanlarda yaptığım iyi bir şey söylesene senden duymaya ihtiyacım var. -Yani o kadar şey ki bunu o kadar ihmal ediyoruz ki günlük hayatını koşturması içerisinde. -Çünkü hep olmayanı söylüyoruz, hadi diyoruz ders çalışan, düşünün yap hadi bunu yap. -Ama iyi olanı söylemeyi ihmal ediyoruz. -Hal bir ki bunun şöyle bir etkisi var. -Bunu keşfetmek bence önemli. -Positive geri bildirim vermek aslında neyin okey olduğunu, neyi yapmanın niye olduğunu da şey yapıyor, pek iştiriyor. -Yani şu şimartıyor. -Dam, aferin. -Eline sağlık. -Bu uzatak geri bildirim ne değil bu arada yani aferin. -Eline sağlık. -Sın abadan yüze aldın. -Çok güzel. -Gurur duydum. -Bunlar geri bildirim değil ve bunlar şimartıyor da olabilir. -Doğur geri bildirim ne? -Positive geri bildirim verirken davranışı pek iştirmek. -Yani aferin yüz aldığını değil, o sınava çok sıkı hazırlandın. -Bütün eksikliklerine önceden giderdin ve bak bunun karşılığını aldığını demek. -Çünkü bir de aksın aldı şeyi biliyor. -Sıkı çalışmalıyım, eksiklerime önceden teslim edip gidermeleyim. -Ya da bir rapport hazırlamış mesela ekibinizdeki biri. -Ya bu rapport çok güzel olmuş demek değil, pozitif geri bildirim. -Bu başka bir şey. -Bu teşek gür etmek, minnet sunmak falan gibi bir şey. -Ama ya bu rapportdaki şu kırılımları göstermen gerçekten bizi şu karara götürdü. -Ve bizim için geyimçeyinci oldu demek okey. -Bu gerçekten kişi neyi doğru yaptığını gösteriyor. -Dolayısıyla pozitif geri bildirim ile ilgili kültüral mirasımızı kenara koyalım. -Bu şimrir renlişemizi kenara koyalım. -Mutlu kapositive geri bildirim varmediği ama bunu verirken de şuna çok dikkat etmeniz. -Tekrarlanması gerektiğini düşündüğünüz davranışı belir terek. -Çünkü bir daha iyisini yapacak. -Taktıramış okunu da pozitif öyge almış. -Bir daha iyisini yaptığını da inyalıcağını biliyor. -Dolayısıyla neyse o davranış. -Tekrarlanmasını beklediğimiz davranışı neyse onu masaya koyalım. -O zaman işte gerçekten oromlu performansa katkı da sağlar bu. -Bunu yapabilmekte bilinçli bir çaba gerektiriyor yani. -Dediğim gibi o doğalında gelmiyor her zaman. -Bir denge gözetiyor musunuz? -Yani şu anlamda soruyorum. -Geliştirici feedback verdim. -Biraz da işte pozitif feedback vereyim gibi. -Burada böyle bir denge de terazi doğalması gerektiğine inanıyor. -Ki hiç gözetmiyorum. -Yani bunun da çok bir şey siz bir efor olduğunu düşünüyorum. -Sami miyetsiz bir efor olduğunu düşünüyorum. -Yani şey gibi değil bu. -Biraz pozitif verdim. -Biraz da negatif vereyim. -Oğlum bir şey değil. -O zaman ben karşımdaki insanın biraz da böyle kontürkmüşüm gibi hissediyorum yani. -Ben gerçekten oğlunu olduğu haliyle söylemekten yanayım. -Yan burada şeffafı o maktan yanayım. -Öyle bir denge gözetmiyorum. -Gözetmeye çalıştığım daha çok biraz anıca söylediğim şey. -Hali bir de olayları da iyileştirmeye çalışıyoruz. -Negatifini bulayım iyileştireyim. -Mapozitifini bulayım. -O strençin üstüne bir taş da ben koyayım. -Gözünüz çok iyi seçmiyor. -Ben bunu bu mi yapımı gidermek için gözluklarımı takıp pozitifler konsunda daha şey olmaya çalışıyorum. -Positive davranıştırıp bulup bu konuda geri bildirim. -Armak konsunda çaba gösteriyorum. -Bilinç de bir niyet dediğim çaba dediğim şey bu. -On bunun dengede olmasına gerçekten hiç takılmıyorum. -Çünkü o zaman şeye gibi oluyor. -Ben gitsiyor üç tane negatif bir şey söyledim. -Gerçek olmadığını düşündüğüm iki tane de posifte yanına sıkıştırayım falan gibi oluyor. -O bence gerçekten sana. -Burada böyle sona doğru giderken şey geldi aklımıza yazan tanıdık. -Bunla biraz konuştuk ama. -Fidbeke hep böyle işte Fidbeke'ze gift diyoruz. -Değildedik yani Fidbeke bir gift değil aslında. -Fidbek gerçekten bir uyanış çağırışsız. -Sana uyanman için bir fırsat. -Sence bu noktada iyi bir yere gelebilmek için. -Fidbek alabilmek ya da verebilmek fark etmez. -Nasıl bir uyanışa ihtiyacımız var? -Önce bence şuna ihtiyacımız var. -Yani çok dinlemeye ihtiyacımız var. -Çok anlamak bakış açısıyla dinlemeye ihtiyacımız var. -Benim genellikle Fidbeke'yle en tamar gördüğüm dertlerden bir tanesi o. -İnsanlar birilerine dinlemiyorlar. -Çünkü verenin kaygısı varmek, alanın kaygısı defans yapmaya dönüşüyor. -Oursamı gerçekten çok birbirimizi ihlinde diyeyimiz anlamaya çalıştığımızda ne söylüyor? -Ne söylemeye çalışıyor olabilir? -Hem rastörler boyut da hem ruhu boyutunda iyi analiz ettiğimiz bir şey olmadı. -Doğruysa yuvanış çağırın nedir daha sen? -Çok iyi dinlemek, çok açık zihinle dinlemek, paradikmalarını geri tepura karak. -Gerçekten anlamaya çalışarak dinlemektir diyebilirim galiba. -Zaten o olduğunda girisi çorap söküyor gibi geliyor. -Çok teşekkür ederim. -Ben ne aldım bu konuşmadan? -Ya kafamda ne kaldı desem? -Yani aslında şeyi düşünüyorum. -Ben yüzü bir sana Fidbeke verirken, -ya yüzde iki doğruluk payı olduğunu unutma. -Senin faydın için olabilecek bir noktaya getir. -Verirken de gerçekten bu duygu benim duygu mu? -Buldaki şey ne? -Konflikten bir kaçıyorum. -Neyden kaçıyorum aslında karşı tarafa iyi bir şey yapmaya çalışıyorum. -Verim ne olmaya çalışıyorum? -Biraz bunu odaklan. -İkisini ayırt etmeye çalış. -Ben kendime bugün bunları aldım. -Sen bir kişi bir dinleyicimiz bir şey aslında. -Sen bu konuşmadan ne yasınlar? -Aklılarında ne kaz? -Aklılarında şu kağısın galiba. -Niyet. -Önü yani, -Niyet? -İyi olduğu sürece. -Oğlumlu olumsuz, her türlü feedback karşınızdaki hissedecek. -Sadece niyetinize o güven dediğim şey var ya, -onurluyumaya ve anlamaya ihtiyacı var. -Bu da bir anda olmuyor. -Yani siz çok iyi feedback eğitim alarak, -çok feedback taktiklerini bilerek, - güven bana oluşturamadınız mı? -İnsana feedback vermeniz çok zor. -Doluyse ben tek bir şey olsa o sıfırların başındaki bir. -O güven ortamını yaratmaya yatırım yapsın herkes derdim. -Teşekkür ederiz Tuba. -İlk gibi bugün buradaydın. -İlkimizde de neyden eğimlerini aktardım. -Bu gün küveye kapkolumuzun sonuna geldik teşekkür eder. -Ben çok teşekkür ediyorum, çok iyi fili sohbete oldu. -Bu gün küveye kapkol burada sona eriyor. -Ama belki asıl konuşmalar senin kafanda yeni başlıyor. -Dur ki bu harika olur. -Sorguladık, paylaştık, kolayak açmadan konuştuk. -Bir sonraki bölümde yeni bir konukla yeniden görüşmek üzere kendine iyi bak. -Abu arada bizi sosyal medyada da takip etmeye unutma. -Tüm linkleri bölüm açıklamasında bulabilirsin. -Görüşürüz.
Podcast Summary
Key Points:
Feedback, kişisel ve profesyonel gelişim için kritik bir araçtır; başlangıçta eleştiri gibi algılansa da zamanla doğal bir öğrenme mekanizmasına dönüşebilir.
Etkili feedback, güven ortamı, açıklık ve saygı temelinde verilmeli; teknik yaklaşımlar (örneğin "durum-davranış-etki-aksiyon" modeli) süreci yapılandırmaya yardımcı olur.
Feedback almak kadar vermek de zor olabilir; çatışma korkusu, hazırlıksızlık veya karşı tarafın tepkisinden endişe, insanları geri bildirim vermekten alıkoyabilir.
Liderler için feedback, kısa vadeli zorluklara rağmen uzun vadede bireyin ve ekibin gelişimini destekleyen bir yatırımdır; sorunları görmezden gelmek yerine yapıcı şekilde ele almak esastır.
Summary:
Bengisu'nun konuğu Tuva, feedback (geri bildirim) kavramını kişisel ve mesleki deneyimleri üzerinden değerlendiriyor. İlk başlarda feedback'i eleştiri olarak algıladığını, ancak zamanla bunun gelişim için vazgeçilmez bir araç haline geldiğini belirtiyor. Özellikle "yüzde iki doğru" kuralını benimsediğini, yani her feedback'te küçük de olsa değerli bir öğe bulmanın önemini vurguluyor.
Feedback sürecinde güven ortamının kritik olduğunu, teknik yöntemlerin (örneğin açıklık, durum-davranış-etki-aksiyon modeli) yanı sıra ilişki kurmanın "sanat" tarafının da göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Feedback vermenin zorluklarına da değinen Tuva, çatışma korkusu veya hazırlıksızlık gibi nedenlerle insanların geri bildirim vermekten kaçınabileceğini, ancak hazırlık yaparak ve açık fikirle dinleyerek bu sürecin yönetilebileceğini aktarıyor. Liderlik bağlamında, feedback'in kısa vadeli rahatsızlıklara rağmen uzun vadede bireyin ve ekibin büyümesi için gerekli olduğunu, sorunları ertelemenin daha büyük problemlere yol açabileceğini ekliyor.
FAQs
Feedback, davranışlarımızın ve süreçlerimizin başka birinin gözünden yansımasını görmektir. Gelişim ve dönüşüm için kritik bir araçtır, çünkü dışarıdan gelen bu bakış açısı bizi uyandırabilir ve ilerlememize yardımcı olabilir.
Feedback almak, doğal bir insan tepkisi olarak değişim tehdidi gibi algılanabilir ve kişisel eleştiri olarak hissedilebilir. Bu duyguyu aşmak için öncelikle bunun normal olduğunu kabul etmek ve ardından feedback'in içindeki gelişim fırsatlarına odaklanmak önemlidir.
Radical Candor (açık ve şefkatli olma) ile Durum-Davranış-Etki-Aksiyon yöntemleri etkili feedback vermek için önerilir. Bu yöntemler, hem duygusal bağ kurmayı hem de yapılandırılmış bir iletişim sağlamayı hedefler.
Güven ortamı, feedback'in verimli ve kaliteli olmasının temelidir; çünkü karşıdaki kişinin iyiliği için söylendiğine inanılmadıkça feedback etkili olamaz. Bu güven, zamanla ve karşılıklı yatırımla ilmek ilmek oluşturulmalıdır.
Feedback vermekten çekinmenin arkasında genellikle oluşabilecek çatışma veya zorlu bir diyalog korkusu yatar. Bu korku, karşıdakinin duygularını incitme endişesinden çok, kişinin kendisinin bu çatışmayla yüzleşme kaygısından kaynaklanabilir.
Zor feedback verirken ön hazırlık yapmak, açık fikirle dinlemek ve sadece söylenenleri değil, karşıdakinin getirdiği duyguyu da anlamaya çalışmak önemlidir. Süreç iteratif ilerleyebilir, bu nedenle esnek ve anlayışlı olmak gerekir.
Chat with AI
Loading...
Pro features
Go deeper with this episode
Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.