Go back

tüm gemileri yakacak kadar acı çekmiş olmak

21m 3s

tüm gemileri yakacak kadar acı çekmiş olmak

Podcast bölümünde, sunucu Emin ve konuk Ömer, yeni yılın insanlar üzerindeki psikolojik etkisini tartışarak başlıyor. Zamanın doğal bir akışı olduğunu, ancak insanların takvim değişimlerine yeni başlangıçlar ve umutlar yüklediğini belirtiyorlar. Ardından, ikisinin de tutkulu gezginler olduğu vurgulanıyor. Seyahatin günlük rutinden kaçış sağladığı, yeni kültürler keşfettikçe tutkunun arttığı ve bu merakın yaşam boyu sürebileceği ifade ediliyor. Özellikle alışılmışın dışındaki destinasyonların (örneğin Seyşeller) unutulmaz deneyimler kattığı anlatılıyor. Dil öğrenmenin seyahati zenginleştirdiği ve sponsor platform aracılığıyla pratik yapmanın faydalarından bahsediliyor. Son olarak, gelecek seyahat hedefleri (örneğin Asya ve Güney Amerika) ve mikroulkelerin bile benzersiz hikayeler barındırdığı vurgulanarak, dinleyicilere soru ve yorumlarını iletmeleri hatırlatılıyor.

Transcription

2894 Words, 19321 Characters

Turkish
[MÜZİK ÇALIYOR] Herkese merhaba. İzitork'i hiç podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugün ki bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Teşekkür ederim Emin'i iyi misin? Ben deyim teşekkür ederim. Ocak Aynen sonuna doğru geldik artık iyice. Nasıl gidiyor? 2020-2020 altının ilk ayı. Yani 2025'in son ayından çok farklı değil. [MÜZİK ÇALIYOR] Aynen devam ediyoruz. Güzel diyelim. Bugünümüze şükür. Şunu da sormak lazım kendimize. Neyin bu kadar değişmesini bekliyorduk. Bir takvim gününün geçmesiyle. Aynen, aynen. İşte bu tamamen bir aslında hissiyattan ibaret. Yeni bir dönem, yeni kararlar alıyor insanlar. O şeyde yeni yıl başlarken onu bir vesile kılıyor vesaire. Herhalde öyle yerleşmiş bir gelenek gibi yoksa çok anlamıyor gerçekten. Zaman line her akıyor. [MÜZİK ÇALIYOR] Bu hiss güzel bir hiss onu inkâr edemeyeceğim. Yani ben de farklı hissediyorum gerçekten yeni yıla girdim zamanda. Ama bunun mesela hayvanlar ve bitkiler alemindeki karşılığını düşündüğümde çok boş bir şey olduğunu düşünmeye başlıyorum. Yani biz de sorsdu bu dünyanın bir parçasıyiz. Güneş'in doğması ile batması işte arasındaki süre bir gün dediğimize varsayıyoruz. Sadece bizim için bir anlamı faydalı bir bazı şeyler hesapli de bilmemiz. Aslında dünya açısından yani 24 saat öncesi ile 24 saat sonrasının bir farkı yok gerçekten de. Muazzam bir düzen muazzam bir hesap yöntemi diyebiliriz sadece buna. O açıdan etkileyeceğim. Evet, evet kesinlikle öyle çok önemli ve gerektim bir şey tabii ki de sonuçta beyni olan varlıklarız. Yani ihtiyaçımız var böyle bir şey. Ama bir anlamda gerçekten aslında önemli yok yani ama insan farklı hissetmeden de yapamıyor. Tabii tabii. Yani işte biraz da kendimize böyle yeni umutlar, yeni mutlu luklar aramanın derdi içerisinde istabildi insanlar olarak. O yüzden böyle kendimiz ona anlam yüklemekten de memnun oluyoruz belki de. Evet, konumuza geçelim buradan da. İkimiz de şu zamana kadar yani son bir seneyi haric tutuyorum. Görecek gezgin insanlardık. İkimiz de son bir sene biraz farklı tatlı koşturmacalarla geçtiği için. İkimiz de işte ben baba olduğum ömerde, baba olmak üzere eli kulağın tı gibi bir durumdayız. Öyleyken. Hafizden bir frene bastık. Aynen, Hafizden bir frene bastık. Yani bu hiz, asla ve asla bitmeyen bir hiz sürekli olarak yeni yerler görme isteği, yeni şeyler deneme isteği, asla bitmiyor ve yaptıkça daha çok yapası geliyor insanın ve bunun da gerçekten son yok. Ben direk şöyle soracağım sana. Gezgez nereye kadar ömer? Evet. Yani gezmeyi seven insanlarız ama bazen özellikle aynı tip yerleri gezerken bir hafif boşluğa düşme hisside olmuyor değil diye düşünüyorum. Doğru ama mesela şu anda onu da özli diyorum ben açıkçası. Evet, tabii onun şöyle bir yere seyahatı çıktığınız zaman insanın seyahatı çıkmaktan başka günlük ruhtenine, günlük yaşantısını arkada bırakabileceği daha iyi bir aktivite yok. Gerçekten seyahat et gittiğin zaman sanki başka bir hayat yaşıyor musun gibi oluyor. Yani unutuyorsun. Geri de ki her şeyi gibi. Gerek yurt için, gerek yurt dışı seyahatlerinde ben de şöyle bir hiss oluyor. Bütün sorunluluklarımız, trestlerimi, dertlerimi sıkıntılarımı hepsini geride bırakmışım. Ve şu anda sadece bu an var. Evet. Yani bu hiss, ben de çok bağımlılık oluşturdu. Evet, evet, çok keyifli oluyor. Gerçekten çok keyifli oluyor. Geri dönüşüde zaten çok zor oluyor. O açıdan. Tabii, günlük rutinin de değeri, rahatlığı, bambaşka insan onu da çok özlediği yanları oluyor ama. Tabii ki işte günlük yaşantımızda işte işte ilgilik aygılar vesaire olduğu için onlara geri dönüş bakımından da zor oluyor. Seyahat bu açıdan aynı tarz yerlere doğsa güzel tabii ki. Ama nereye kadar hani diyoruz ya? Bir yerden sonra diyorsun ki ben artık daha farklı yerlere mi gitmeliyim acaba? Evet işte oğlun da sonu yok yani. Bu gez gezine veya kadar derken yani gerçekten onu da hesabakatarak söylediğim bir şey. Yani başka kataları görmeye başlayayım diyorsun atıyorum. Bir anda bambaşka bir kilit açılıyor hayatında. Ve diyorsun ki ya bunun da çok farklı bir tadı varmış. İşte oraları geziyorsun, ediyorsun, falan ondan söylüyorsun ki. Ya ben kendi ülkemde bazı yerleri çok iyi gezmedim. Oralarda bir şeyleri deneyim diyorsun. Bir bakıyorsun o bambaşka bir güzel hiss oluşturuyor insan da. Bambaşka şeyler deniyorsun, tecrübe ediyorsun. Bu işin gerçekten bir sonu yok yani. Yok. Gez gez nereye kadar, gez gez mezara kadar aslında yani olması lazım. Aynen ya bu bizim açımızdan acaba ileride değişecek bir şey mi yoksa biz böyle bir hastalığa yakalanlık ve bu geçmeyecek mi? Ben geçecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Sadece bazı tabii insanın nasıl değil mi? Alışkanlıkları değişebiliyor ama gezmeyi bir alışkanlık olarak görmüyorum. O gerçekten bir tutku bizim gibi insanlar için. O gezmenin içerisindeki stilini ancak değiştirebiliyorsun diye düşünüyorum. Hani mesela üniversite öğrencisiken bir yere gittiğimiz zaman müthiş bir enerji. İşte erken kalk, geç saatlere kadar bir sürü şey gez. Tabanak kuvvet vesaire geldiği maşamadı mesela o setili artık biraz terk etmiş durumdayım. Biraz daha rahatını da gözetiyorum vesaire. İçeriğini değiştirerek o tutku aynı şekilde devam ediyor ama. Ya ben ilk gezdiğim zamanlarda hatırlıyorum. Özellikle üniversite öğrencisi olduğum dönemlerde. Günde 25 bin adımdan aşağı atmıyordum. Ata 37.38.000 adım attığım günler oluyordu mesela. Şu anda öyle bir şey denemeyi, hayal bile edemiyorum açıkçası. Şu anda da 20 bin adımı geçmiyorum mesela bir günde. O dediğinde oraya yani. Aynen öyle. Benim de yani o tari aynı şeyi yaşıyorum. Aynı tercibeyi ben de yaşıyorum. Fark diğerlere gideyimce o. Daha farklı kültürlerine olduğu mesela şu an çok Avrupa Odaklı tabii. Bir gezi geçmişim var benim mesela. Ne? Avırlıklı olarak Avrupa'ydı. Onun dışında gittiğim yerleri düşününce. Oralar bana sanki ilk yurt dışına çıkışımdaki heyecanları yaşattı yani hani. Sanki ilk defa gidiyormuşum yeni bir yeri görecekmişim gibi. Dolayısıyla mesela şu anda da Avrupa'dan ziyade başka yerlere odaklanıyorum ve gitmek istiyorum. Senin mesela gittiğin Avrupa dışında en ilginç yer neresiydi? Ya bununla ilgili çok çok farklı yerlere ben de gitmedim zaten da. Bir sey şerler iki Tayland diyebilirim. Bu ikisi de birazcık aslında farklı yerler gerçekten ama bunlar ağırcında çok çok fazla bir yere gitmedim. Avrupa, ağırcında. Bunlar da farklı uzutta iddialı yerler ama. Evet, evet. Sey şerları gidiş hikayemiz biraz ilginç. İngilterebizesine başvuruyoruz. Ailecek. İngilterebizesinden red alıyoruz. Ya ben de diyorum ki buraya gideceğim ben İngiltere'ye başka böyle uç bir yere gidelim diyorum. Ondan sonra araştırdığımda falan dünyanın bir numaralı plajının sey şerlerde olduğunu görüyorum. Ve diyoruz ki hadi buraya gidiyoruz falan. O şekilde gerçekleşiyor yani. Aslında İngilterebizem çıkmış olsaydı belki de sadece Londra'ya gitmiş ya da en fazla İskocaya falan gitmiş yeri gelmiş olacaktım. Bir andan da böyle bir kapa açtı benim hayatımda. Evet, evet. Ve yani bayağı aslında unutulmaz bir şey senin için. Tabii canım hayatımda ilk defa işte güne yarım kürieye geçtim. Hayatımda ilk defa Afrika katasında bir yere gittim. Ve sayere çok farklı hissettir. Yani bana ve o his işte insanla bağımlılık yapıyor. Yani ben daha fazla çok uzak yerlerde bir yerlere gitmeliyim. Aynen öyle. Çok ilginç. Ama ben Sey şerlerde cuma anlamazı kıldım mesela. (Gülüyor) Şuma gidiyor yani düşününce. Aynen. Kultürcüğün bir şey. Aynen ve Sey şerlerde cami var yani. Şimdi bunu da öğrenmiş oluyorsun. Bunu da keşfetmiş oluyorsun. Belki biliyorsunuz barışmançunun Sey şerlerde bir klibi var. Aa hiç hiç bilmiyorum çok da sebebi. Anında çok iyi. Araj struf bölümden sonra. O pideca falan gittik ve sayere. Ya böyle gerçekten çok farklı bir his yani. Bu gezme. Evet, evet. Aynen öyle. Peki bu gittiğin yerlerde insanlarla kendi anadiren haricinde başka bir dille iletişmek nasıl hissettiriyor. O çok güzel bir şey. Gerçekten insanın çok iyi hissettiriyor. Benim yabancı dili olarak iyi akıcı konuşuyorum diyeceğim. Sadece İngilizce onun hani, ben başka kültür der arasındaki insanlarla böyle kurduğu köprüden etkileniyorum. Hani beraber iletişim kurabilmemiz gerçekten müthiş bir şey. Keşke daha fazla dil bilseydim de dediktiriyor bana. Bir dil bir insanlığı çok güzel bir laf bence. Kesinlikle müthiş bir laf. Çünkü sanki o dilliği konuşanların, düşünüş tarzını da alıyorsun. O kerimlele kendi dilindekinden daha farklı bir şekilde düşünüş tarzında benim semiş oluyorsun ve sana farklı pencerelere açıyor. Düşünce anlamında. Evet, kesinlikle. Birazdan dinleyeceğiniz duyuruğu reklam içerimektedir. İnsan Fransızcı öğreniyordu üniversite de, o iş ne oldu? Devam ediyor musun? E diyorum, çok aşırı düzenli olmasa da yine de kendi çapında baktığında düzenli sayılabilecek şekilde çalışıyorum. Şu anda böyle bir B1, B2 bandında olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Ayrıca böyle keyfi pratik yapıp paslanmamaya çalışıyorum. Senin pratiklerini ben de şahit olmuştum. İsvişlerdekan Fransızcı aşağıya yapmıştın bana. Senin o B1, B2 dediğin takip öyle değil gibi geldi bana ama olsun. Bir ortamda diğer insanlar ne konuşulduğunu bilmiyorsa, bir şey biliyor gibi gözünü. çok kolay aslında. (Gülüyor) Yiyim sınırlı şeyi, akıcı bir şekilde kullanabiliyorum yani aslında. Bir yandan da işte bu aldığım derslerde bu akıcılık öğretiliyor bana da. -Doğru. Nasıl canlı tutuyorum? Bu dilip birkaç şey var. Fransızcıyı içerek üreten mesela hesapları takip ediyorum. Kısa kısa her gün mağruz kalmaya çalışıyorum. Ama asıl farkı yaratan şey düzenli ders almak. Aytolki üzerinden haftalık konuşma dersleri yapıyorum genelde. Bazen iki hafta da biri çıkıyor. O pratikler gerçekten çok hızlandırıyor ve benim aktif kalmamıyor yani. -Aa çok iyimiş. Peki dinleyicilerimizin de faydalanabileceği Türkçe öğreten hocalar da var mı aitolki de? -Evet evet Türkçe dahil olmak üzere. Akına gelebilecek neredeyse her dili öğreten bir hoca bulmak mümkün. Tüm dersler bilebile oluyor ve dediğim gibi Türkçe öğreten hocalar da var. Seçenek inanılmaz fazla, seviyene göre, bütçene göre, hatta ilgi alanına göre bile, hoca seçebiliyorsun. Programını sen bedeliyorsun tamamen. Şu gün şu saat diye ayarlıyorsun. Bir de mesela specific bir hedefim varsa günlük konuşma, seyahat, iş Türkçe'si gibi. O konuda uzman birini bulmakta çok çok çok kolay pratik. Gerçekten çok güzelmiş. Çok güzel bir imkan dili öğrenen biri açısından. Yani kendi deneyimlerimden de yola çıkarak söylüyorum. Düzelliği konuşma pratiyi yapmak, çok net ilerleme sağlıyor. Yapmamaktı aslında, dili öğrenmek konusunda. En büyük engellerden bir Türkçe öğrenenler açısından da aitolki, müthiş bir imkan sunuyor diyebiliriz o zaman. Evet. Özet de aitolki, yalnızca aldığında ses kadar ödemi yaptığım bir platform. Kurslar gibi üyelik ücreti falan yok. Ne kadar derse diyorsan o kadarının parasını veriyorsun ve dediğim gibi her bütçeye göre bir hoca bulabiliyorsun. Bu bölümün sponsor olduğu için aitolki de teşekkür ediyoruz. Eğer sizler de Türkçe'nizi ilerletmek ve bir hoca ile çalışmak isterseniz, bölümün açıklamalar kısmındaki linki kullanarak bedava hesap açıp yiyor olabilirsiniz. Yiyor olurken herhangi bir ücret ödemiyorsunuz. Ödem ekranına geldiğinizde de easy Turkish kodunu kullanarak boşluk bırakmadan, easy Turkish kodunu kullanarak da en az 10 yırı olup parçama yaptığınız ilk dersiniz için 5 yuro indirim kazanabilirsiniz. Mesela bir işte meksikaya gittiğimde insanlarla ismanyolacak konuşabilmek ya denebiliyim Afrika'da bir yerde Fransızca konuşabilmek falan, insanı gerçekten çok tatmin eden de bir his aynı zamanda mesela ilk yurt dışına babamla çıktığımda böyle babamın gözünün kabardığını hissetmiştim yani yani insanlarla ilginçliye konuştuğumda ya da ablanlar ilginçliye konuştuğunda işte ben başardım, neyse olan bir baba görmüştüm yani. Döğre, doğre, aynen. Kendine koydum bir hedef var mı peki? Yani ben şu kadar gezdikten sonra artık duracağım ya da şuraları görsem yeter dediğin gibi kendine koydum bir hedef var mı? Yok, yok açıkçası yani hedefim ona bir sınır koymamak hani sağlığım durumum el verdikçe devam etmek bu işe çünkü gerçekten insanı çok geliştiran bir şey işte şimdi sen çocuk sahibi oldun ben de işte inşallah olmak üzereyim. Onun için de hani onu gezdirmek konusunda da bir motivasyonum var eğlenicektir, gelişicektir, o şekilde. Dolayısıyla o konuda koymuş olduğum bir sınır yok dediğim gibi gezgiz bu iş Allah uzun ömürler versin mesela kadar şey. Ha aynı anda ben başta öğrenciyken pekiarken bir avrupa tur yaptım sonra evlendim. Eşimden beraber bir avrupa turu daha yaptım yani avrupa turu dediğimde bütün avrupa ülkelerinin hepsine gittim değil. Yani belli başlayarlarına gittik beraber. Şimdi nasıl yıp olursa da işte çocukla beraber benzer bir rota benzer bir hayalim var. Ama tabii birazcık daha illeri de götürmek istiyorum. Bunun önce benim hayalim şuydu ben dünyadaki bütün ülkede gittim. Ama birkaç ülke de yaşadığım birkaç tatsız tecrüme de sana dedim ki her ülkeye görmesem de olur. Sadece belli başlı yerleri görsem de olur. Hedefim yüz ülke benim. Bu arada. Yani yüz ülkeyi görürsem kendimi böyle tatmin olmuş hissedeceğim. Ya bunu bir skor kasarak değil bu arada yani aaa o işte orada bulunuyim hemen üç saniye bulunuyim bir ülke daha sayasın falan şekli değil. Yani yüz ülkeyi böyle sindir ya sindire. Orada anılarımın bulunu bile bile hatırlı hatırlıya yani yaşam onun artık sonunda gelmiş olmak istiyorum yani yüz ülkeden sonra. Evet güzel bir de. Kaçlasın? Kaçtayım tam sayısını bilmiyorum ama 30-50-30-60 falan olması lazım. Bayağı bir yolunu var. Ama evet ben senin yapacağına inanıyorum onu. Çünkü senin de o o şey gezme tutkusunun motivasyonunu kaybedecek bir insan değilsin gerçekten. Ya şöyle biraz afrika da fazla ülke gezmek lazım. Çünkü asya da çok fazla aslında daha uzun süreli bu işi yapabileyim yani kendine içerisinde. Ben de hedeflerime böyle azimli bir şekilde ulaşmaya çalışan bir insanındır genelde. Bu da beni diri tutuyor açıkçası. Biraz günüya merikada fazla ülke gezmek lazım. Yine aynı şekilde ama işte oralara da gitmek çok kolay değil açıkçası. Uçak biletleri aşırı pahalı oralara ve gittiğinde de işte işin gücünü olduğu için burada uzun süreli kalamıyorsun. Uzun süreli kalman gerekiyor aslında yani şöyle bir iki üç ayın olsa günüya hemen hemen çoğu ülkesini gezersin aslında ama böyle bir imkan yok yani şu anda. Tabii tabii. Ama dediğim gibi belli olmaz yani ileride hayat ne çıkaracak karşımıza. Aynen öyle. Üzülke dediğim gibi aslında şehir anlamında da insan kendine böyle bir hedef koyabilir. Çünkü yüzülke aslında yüzden çok daha fazla farklılık, farklı kültürle karşılaşmak demek işte Türkiye'ye yönek verdiğimiz zaman her tarafı farklı bir şey yansıtıyor. Yer tarafın insan tipi farklı yemesi içmesi farklı dolayısıyla göz ülkeye yazan bir insan rahatlıkla bütün dünya gezdim de diyebilir yani. Aynen aynen. Ya bir de çok fazla mikroyülke var. Belki 30-40 tane mikroyülke vardır. Vatican'ı sayıyor muyuz? Mesela bu listede birçil olarak. Ya sayarım ya Vatican çok farklı bir tecrübe bence yani. Türkiye'dir sonuçta. Vatican'a gitmişsindir sende. Gittim. İki defa, gittim aynen. Gerçekten. Van başka bir şey yani orası. Evet. Yani her ne kadar roman içerisinde bir ufak bir mahalle gibi olsa da. Evet. Evet. Aynen. Evet. Bence o mikroyülkeler arasında yani insanlar işte genel olarak dediğin gibi yani o da sayılıyor mu falan diyor ama benim şu ana kadar yaşadığım en hoşçe cübeler o mikroyülkeler de oluyor. Mesela sanmarinoya gittim. Sanmarino'la ki gördüğüm manzaraları işte bir dağın tepesine kurulmuş bir ülke. Başka bir yerde çok az gördüm yani. Onun dışında lihtein da mesela bir telesiyecebilmiştim. O orada yaşadığım şeyi de unutamıyorum mesela. O yüzden mikroyülkeleri çok küçümsömemek lazım ya. Mikroyülke olmak için zaten çok böyle sensasyonel bir durumunun olması lazım ki biz zaten. Evet. Evet. Bir hikayesi. O soplan yok çünkü. Başka bir şeyin alacak. Evet. Mikroyülke olabildiği yani öyle çok kolay da değil. Mikroyalı, olmak adamı bırakmaz vereyim bu değil ya da. Aynen. Evet. Sanmarino'nun hikayesi mesela zamanında üç beş tane demirci bıkmışlar işte ülkenin durumundan vesaire çıkmışlar bir tane daha. Bu da bizim demişler. O dağda geçinmeyi başarmışlar. Kaleler kurmuşlar kendilerini. Dağın tepesine olduğu için kimse de fethelememiş orayı. Bu zamanda kadar kalmış yani. Mesela. Mesela ne kadar. İngilt. Gerçekten bir hikaye gerekiyor yani. Ay ben ömene. Senin koyduğum var mı bir edef kendine? Benim koyduğum bir edefi yok. Benim sadece hani gitmek istediğim yerler anlamında hedeflerim var. Dediğim gibi biraz daha Avrupa Odaklı gezdim ama işte farklı yere gittiğim zaman yaşadığım heyecanlar ben başka bir mesela işte İyirana gitmiştim. Hani yanı başımızda bir ülke baktığınız zaman ama bomb başka bir yere gitmiş gibi hissettir. Sen bile İyirana boş gitmedin yani. İlber ortalığı ile gitti. Evet evet. Son derece nitelikli bir geziydi. Aynen yani. O gezitek baştan bir 15 geziydi niteliğinde. Ömrüm boyunca unutmayacağım bir şey gerçekten yani İyirber ortalığı ile orayı yan yana gezebilmek. İşte üç tane şehri ne gittik. İsfahan, Yest, Şiras, bomb başka bir deneyimdi. Hani baktığınız zaman işte Avrupa'ya bir noktada gözümüz alışmış gitmişiz, gelmişiz, benim semişiz. Türkiye biraz daha hani yaşam tarzı, itibariyle yakın zaten büyük bir şehirde yaşıyoruz vesaire. İyirana gittiğim zaman bomb başka bir şeyin içine girmiş gibi hissettim. Dolayısıyla böyle daha biraz daha farklı yerlere gitme hedeflerimi var. Nihal mesela, işte bir Moğolistan gezisi yapmıştı, Çine gitmişti, oradan on konuda falan geçmişti. O da onu her zaman çok güzel anlatır. Hani benim de isteğimi böyle biraz ortası yürükelerine işte kaza kistandır, Moğolistandır. Biraz daha uzakta Japonya'ya gitmektir. Güne yamerika dediğin gibi. Afrika da mesela sadece mısırın bir bölümüne gitti mesela. O tarz yerlere gitme hedeflerimi var. Öyle hani sayı olarak değil ama bu tarz bir takıntım oluştu benim de. Evet evet. O da gerçekten bağımılık yapan birisi ya. Aynen öyle. Evet bakalım. Seneyinin böyle oca kayında yaptığımız bölümler de bir geri dönüp bakalım. Ekstra'dan bir yerler gezebilmişmiş ilginç bir yerlere görebilmişmiş diye. Aynen öyle güzel olur değerlendirmesi. Aynen. Sen çocuğa zaten ikinci gün fotoğrafını çekip pasaport çıkarttın onu video. (Gülüyor) Şu an duçu keremin pasaportunlaki fotoğrafı çok komik bir fotoğraf ya. Evet evet. Görmüştüm ben de gerçekten tatlı ve komik. Ya şu anda alakası yok mesela. O hal ile ama yani resmi olarak pasaportu o abi. Yapacak bir şey yok. Onun pasaportunda resim olması gerçekten gerektim ve buradan otoriteleri sesleniyorum. Zor bir şey için ki onu gözü açık yakalamak vesaire yani. Aynen öyle. Evet, bol gezmeli. Bir sene olsun hepimiz için hayırlısıyla inşallah. -İşallah. -İşallah. Güvenli bir şekilde gezilen bir sene olsun. Aynen öyle umarım. Dünyada huzur içerisindir olur. Biz de rahat rahat kezeriz. Aynen öyle. Sizin de yorumlarınızı merak ediyoruz. Siz de düşüncelerinizi podcast et. Easy Talk'un okta ork main adresine gönderbilirsiniz. Ayrıca bize sormak istediğiniz podcasti, de konuşmamızı istediğiniz şeyler varsa yine bu podcast et Easy Talk'un okta ork adresine gönderbilirsiniz. Sebe sebe cevaplarız. Evet bir bölümü mümuzüm daha sonuna geldik. Bizi dinlediğiniz için çok teşekkür ederiz. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşça kalın. Hoşça kalın. [MÜZİK ÇALIYOR]

Podcast Summary

Key Points:

  1. Yeni yılın sembolik anlamı ve zamanın doğal akışıyla insanların ona yüklediği anlam arasındaki fark tartışılıyor.
  2. Seyahat tutkusu, deneyimlerin kişisel gelişime katkısı ve bu tutkunun yaşam boyu sürebileceği vurgulanıyor.
  3. Dil öğrenmenin seyahat deneyimini zenginleştirdiği ve platformlar aracılığıyla pratik yapmanın önemi anlatılıyor.
  4. Gelecekteki seyahat hedefleri, mikroulkelerin değeri ve farklı kültürlere odaklanmanın önemi paylaşılıyor.

Summary:

Podcast bölümünde, sunucu Emin ve konuk Ömer, yeni yılın insanlar üzerindeki psikolojik etkisini tartışarak başlıyor. Zamanın doğal bir akışı olduğunu, ancak insanların takvim değişimlerine yeni başlangıçlar ve umutlar yüklediğini belirtiyorlar. Ardından, ikisinin de tutkulu gezginler olduğu vurgulanıyor.

Seyahatin günlük rutinden kaçış sağladığı, yeni kültürler keşfettikçe tutkunun arttığı ve bu merakın yaşam boyu sürebileceği ifade ediliyor. Özellikle alışılmışın dışındaki destinasyonların (örneğin Seyşeller) unutulmaz deneyimler kattığı anlatılıyor. Dil öğrenmenin seyahati zenginleştirdiği ve sponsor platform aracılığıyla pratik yapmanın faydalarından bahsediliyor.

Son olarak, gelecek seyahat hedefleri (örneğin Asya ve Güney Amerika) ve mikroulkelerin bile benzersiz hikayeler barındırdığı vurgulanarak, dinleyicilere soru ve yorumlarını iletmeleri hatırlatılıyor.

FAQs

Yeni yıl, insanların yeni başlangıçlar ve kararlar için bir vesile olarak kullandığı, yerleşmiş bir gelenektir. Takvim değişimi, umut ve motivasyon sağlayan sembolik bir anlam taşır.

Seyahat, günlük rutin ve sorumluluklardan uzaklaşarak farklı bir hayat yaşama hissi verir. Bu özgürlük ve keşif duygusu, sürekli yeni yerler görme isteğini tetikler.

Birçok gezgin için gezmek, sayısal hedeflerden ziyade sürekli bir tutkudur. Sağlık ve imkanlar el verdiği sürece, farklı kültürleri deneyimleme arzusu devam eder.

Yabancı dil, farklı kültürlerle iletişim kurmayı kolaylaştırarak seyahati zenginleştirir. Ayrıca, o dilin düşünce tarzını anlamaya yardımcı olur ve kişisel gelişimi destekler.

Aitolki, birebir çevrimiçi derslerle dil pratiği yapmayı sağlayan esnek bir platformdur. Türkçe dahil birçok dilde, bütçeye ve seviyeye uygun öğretmenlerle çalışma imkanı sunar.

Mikro ülkeler, benzersiz tarihi ve kültürel hikayeleriyle farklı deneyimler sunar. Küçük olmalarına rağmen, unutulmaz manzaralar ve özgün yaşam tarzları keşfetme fırsatı verirler.

Chat with AI

Loading...

Pro features

Go deeper with this episode

Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.