Bu metin, travmanın psikolojik tanımını, tarihsel gelişimini, türlerini, etkilerini ve iyileşme süreçlerini ele almaktadır. Travma, kişinin başa çıkma kapasitesini aşan, güvenlik duygusunu zedeleyen ve dehşet, kaygı veya panik yaratan olaylar sonucu oluşur. Tarihsel olarak, Freud gibi isimlerin çalışmalarıyla psikoloji alanındaki yerini almıştır. Travmatik olaylar akut (tek seferlik), kronik (tekrarlayan), karmaşık (kaçışsız) veya ikincil (başkalarının acısına maruz kalma) şekillerde görülebilir. Etkileri arasında şok, aşırı tetikte olma, duygusal uyuşma, kabuslar ve uzun vadede travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlar bulunur. İyileşme sürecinde sosyal destek, sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları ve gerektiğinde profesyonel psikolojik yardım büyük önem taşır. Metinde ayrıca, toplumsal felaketlerin kitlesel travma yaratabileceği ve günlük dilde "travma" teriminin gereğinden fazla kullanımının kavramın özgün anlamını zayıflatabileceği vurgulanmaktadır.
[MÜZİK ÇALIYOR] [MÜZİK ÇALIYOR] [MÜZİK ÇALIYOR] Yep yeni bir bank acılık deneyimi. İş black. Vay iş black. Hayatına değer katacak ayrıcalıklar buradan. Kişisel bank acılık hizmeti ve iş portfoy yatırım fome uzman desteğiyle. Varlık bir ikimine özel ayrıcalıklar her zaman yanında. Güzel. Başka? Ücretsiz para transferinden avantajlı faiz oranlarına kültür sanaptan restoran ayrıcalıklarına sana özel fırsatlar için iş black et davetlisin. Ayrıntılı bilgi, iş cep ve iş bank komperede. [MÜZİK ÇALIYOR] Kızılayın 81'de 81 aşağı bir frıcısıyla Türkiye'nin mutfağını birlikte büyütüyoruz. Yafacağım başlarla kendi başına yemek yapamayan engelli, hasta ve yaşlarımızın iyilik yladılı sofralarında senin de tuzun olsun. Detaylı bilgi almak ve bağış yapmak için kızılay ork teyrev. [MÜZİK ÇALIYOR] İnsanın kendini anlaması bir ormanın içinde yürümek gibi. Kendi adımlarımızla açacağımız patikalarla kendi yolumuzu çizmemiz gerek. Ben punar sabancı. Podbimedi'yle beraber hazırladığımız psikopatika da bu yolları beraber keşfediyoruz. [MÜZİK ÇALIYOR] Mevba, nasılsın? Kendinle mücadelen var oluşsa asancılarına benzele hayatı odutan nasıl gidiyor? Çığımız ursa sorunları keşfetme ele alma. Kendinin daha iyi bir versiyonu ulaşmak için yöntemler arama çığı. Bazlarınız tehepiye gidiyoruz. Bazlarınız daha spiritual yollar seçiyor. Hepimizin niyeti içimizdeki düğümleri çözmek ve ailelerimizden bizi aktarılan davranış kalplarından sarılmak. Bu çok güzel. Belki de bu yolları böyle bir hevesle yürümeye kalkışan üsserik bunu açık açık konuşan ilk generasyon bizleriz. Ama bu farkındalıklar bazen günlük yaşamda dilimize yerleşen kalıplara sebep oluyor. Yaşadığımız sıkıntıyı ve az orlamayı tek bir kelime ele. Hatta bazen bir tanıya indirgeme meyilli olabiliyoruz. A farkındasındır. Hatta bunun paradesi dönüyordu Instagram'da bir ara. Herkes psikolojik tespitler yapıyor karşısındaki insanlara Narcist, Borderline, kaçın kan bağlanan gibi tanılar koyuyor. A bazıları doğru tabii bunları. Ama bir çoğuda büyük bir genelleme. Birkaç bölüm önceden sözüne etmiştim. Hatta atılarsın. Belki dikkati kolay daralan herkes. Aynı zamanda kendine ben de iyi değiştiği var deme. Başladı. Ama mesela iyi değiştiği çok ciddi bir davranış bozukluğu. İnsanın kendi kendine koyabileceği bir tanı değil. Buna bir örnekle travma kelimesi. Sık sık duyuyorum bunu bu arada. Ya çevremdeki birçok insan nazından bu benim travmam gibi kalıp cümleler çıkıyor. E neredeyse artık istersizce bu oluyor bence. Bir çoğumuz içine düştüğümüz irili ufakta her stresurumda travma kelimesini kullanmaya başladık. Peki biliyor musun aslında ne demek travma? Psikoloji jargonunda ne anlama geliyor? Nasıl oluşuyor? Nasıl dinlemikler içeriyor? İşte bu bölümde konumuz travma. Tam olarak bunları konuşacağız. Bence işe travmanın tanımını yaparak başlayalım. travma nedir? travma kelimesinin kök keni antik yunancı. Antik yunancı da 17. yüzyıldığı ortaya çıkan yara beri anlamına gelen çağılma sözcüğünden günümüzü alışmış. Psikoloji jargonunda girişiyse eşçe bin sekiz yüzleriniz ona denk geliyor. Psikoloji travma işe öyle özetleyebilirim. Bek işinin duygusu olarak sindirme kapasitesini zorlayan bir olaydan kaynaklanan deneyin. Beklenmedik bir şekilde gelişen dehşet, kaygı, panik yaratan keşinin güvenlik duygusunu kaybetmesine yol açan. Bunları olurken keşinin anlandırma süresini bozan olaylara traumatik olaylar deniyor. Biz terapistlerin kullandığı DCM5'de yani Amerikan psikiatibirliğinin russal buzluklukların tanısal ve sayımsal el kitafe atlısı özdüğünde trauma şöyle tanımlamıyor. Fiziksel ya da psikolojik bütünlüğümüze bir tehdit verecek olay, bir yer alanmaya yolaşacak olay, cinsel saldırı. Yani bu üç gruba traumatik olay olarak isim veriliyor. Trauma kavrema aynı zamanda uzun yıllardan beri psikoloji alanın içinde sürekelen kökrü bir geçmişe sahip. Foyton hocalını yapmış ve psikolojiz üzerine ona ilham vermiş. Fransız nörabilince Jan Martin şarko o alan da çalışmış ilk isem. Şarko bin sekiz yüzülerin ortalarında hysteri rahatsızlığı olan hastalarla bir çakım çalışmalar yapıyor. Ama şarko'dan önce hysteri kastalarının belirtileri isteyerek yaptıkları ya da doğa üstü bir gücün belirtilere sebep olduğu kabul ediliyordu. Hani insanların o psikolojik trauma malarının farkında varılmıyor o da aslında bir anlamda. 19. yüzyıl sonuna kadar da bu inanışıp geçerliğini korudu. Bu kabule göre hislerin mistik bir olay olduğu ve yalnızca kadınlarda görürlüğü düşünülüyordu. Ama işte gel gelelim Fransa da 19. yüzyıl sonunda cumburiyetçi ve kilise karşı bir siyasal hareket başladı. Burada da tabi bir düşünce özgürlüğü geldi. O dönemin hekimleri daha rahat çalışmalarına buldum. İşte bu dönemde şarko'nun hysteri ve sinir krizi bir belirtilerin nedenlerini araması o dönem peşte açıklamaya çalışması. Tragaman'ın psikata ilk el alınış olarak kabul ediliyor. Şarko'ya hysterik belirtiler görsen hastaların şiddet, tecavüz ve işkence gibi trahmatik deneyimler yaşımış olduklarını anlatı. Ve bu deneyimlerle hysterik tepler arasında bir bal kurmuş oldu. İşte sonrasında zaten bildiğimizik bir Freud geliyor. O da trahamanın psikolojik etkilerini anlamak için bilinç dışının roluna odaklanıyor her şeyde olduğu gibi. Yani trahmatik bir olay birayın zihinsel yapısında derin izler bırakır ve bu izler psikolojik yaklaşıma göre bu izler bilinç üzerinde ortaya çıkmaya bilir. Ama bilinç dışında etkilerini sürdürürler. E peki hergelelim günümüzdeki trahama kavramına bu modern psikolojideki yükselişte. Dünyaza başlarından sonra askerlerinin yaşadığı belirtiler. Bu süreçler ruh sağlı uzmanların radağına girmesiyle oluyor. Özellikle filmlerde falan çok görmüşsündür bence. Çok popülerde o trahmalar, askerlerine yaşadığı trahmaların gösterilmesi. Özellikle viyet nam savaşının Amerika'nın askeri olarak kayıplarıyla yüzleşmesi süre içinde bir patolojik olarak ortaya çıktı aslında trahmaların kavramına. Şimdi psikolojik puramları içinde çok dağılmak istemiyorum. O yüzden konuya geri dönüyorum. Kişinin duygusal, sosal, fiziksel açıdan işlerisizleşmesine yol açan. Fiziksel ve duygusal açıdan tehdit edici tehlikeli ve zararı olarak algıldığı olaylara trahmalarız bizkısaca psikolojide. Trahmalar benim eski düvenlik halimi kaybetmem. Eskisi kadar güvenle gitmemem demek. Yani dünyayı artık güvenli bir yer olarak görmememem. Demek. Benleğimin gelişimini bozan veya başlatan eylemlerde bu nasıl bebre an şeyler? Bu bahsettiğim şey tek seferlik bir olay da olabilir. Ya da kendime veya sevdiklerime ciddi şekilde zarar veren veya hayatımı tehdit eden bir dizi olay da olabilir. İnsanlar deneyimleri farklı şekilde işler bu arada. Yani herkes her olaya aynı tepkiyi vermez tamya edebileceğin gibi. Bir kişinin trahmalarak deneyimlediği ben olmayabilir. Bu kişinin geçmiş deneyimleriyle, mizadriyle, yatkınıyla, ihtiyaçlarıyla birçok şeyle şekillenen bir konu. Şimdi. Traumatik deneyimler insanı savunmasız bırakır. Dünyadaki güvenlik işsiniz ayıflıdır. Her an bir felaketle karşılaşabileceği isini yaratır dedim. Bu yüzden trahmalar. İnsanlar regrasyona zorlar. E yaşadığım sarısıcı olaydan dolayı kazanmış oldum yaşam sağ sosyal beceleri. İsten dışı olarak kaybetmeye başladım yani. Ve yaşamımda olmaya. Daha basit bir değişe çocuklaşmaya başlarım. Tanımını yaptım ama trahmaların ne olduğuna daha iyi biraz da gerçek örnekler üzerinden ilerli. Mesela çocukta ebebeğin kaybı. Ölümcül trafik kazaaları. Büyük yaralanmalar. Fiziksel şiddete yada cinsel saldırıya maruz kalmak. Sevilen birinin beklenmedik kaybı askeri deneyimler ya da savaş deneyimleri doğal afetler. Bunların hepsi trahmalı sebebe. Bunları yaşayan insan, kenarlikle o anları zihninde tekrar tekrar canlandırır. Ve sürekli tam olarak ne olduğunu düşündür? Anlamlandıramaz. Yaşadığı olumsuz deneyim. Beyim fonksiyonlarda tehditlere karşı aşırı duyardığı
lıkla işaretlenden değişikliklere yol açar. Yetişkinler gibi çocuklar da trahmalaya karşı çok hassas. Bu arada. Zaten trahmalaya anında verilen tepki çocuklarda yetişkinler de aynı. Çok korku, öfke, üzüntü, konsantasyon güçlü bir çaresizlik gibi sayışık ediyor bu durma. Çocuklar mesela yapışkanlık sergileyebilir. Ama tabii şu da var. Bu etkiler genellikle zamanla azalıyor. Ve insanların büyük çoğunu trahmalaya atlatabiliyorlar. O yüzden mesela böyle bir durumda bizim olaylarla başa çıkma becerilerimiz. Ya da etrafımızdaki insanların bize karşı desteği, bizim semtonlarımızın hafiflemesine sebep oluyor. Ve bu da tabii trahmalının Rus sağlamız üzerinde uzun vadil etkili olması hiç çok önemli. Yani onun önlenmesi için daha doğrusu, çok önemli. Sadece üçüyle yüzde onunun trahma sonrasında esposluklu oluyor. Yani o kadar kişide gerçekten kalıcı anlamda böyle fonksiyonları bozan bir şey oluşmuş oluyor. Bir de hazır bundan bahsettmişken trahmalakında yanlış bilmem birkaç şey daha değinmek istiyorum. Çünkü on hakkında çok mit var. Şimdi son zamanlarda tüm çocuklukların trahmetika olduğuna dair popüler bir varsayım. Tutuyoruz bence. Bu da insanların çocuklukta yaşadıkları o sıradan zorlukları ya da sıkıntları ve sıradan çocukluk deneyimlerini trahma örnekler olarak görmek, deneyimin doğasının yanlışlarımlanmasına da sebep oluyor. Tabi ki her birimiz yeri geldi, çok üzüldüğük yeri geldi, zorluklar çektik. Bazanlar hafızamıza kazındı ve algımızı sonsuza dek değiştirdi. Ama her şey trahmaladığını düşünmek de doğru değil. Bunda insan olmanın getirleri, yani hayat yolculuğunda yaşayacağımız zorluklar. Böyle bir düşünce aynı zamanda çok insanın sahip olduğu dayanıklılık kapasitesinde bana açtığımlar bize gösteriyor ki insanın çocukluğuna dahil hafızasına taşıdı her olduğu zana trahma değil. Bu dikkat edilmesi keken önemli bir ayrım bence. Bir de şunu unutmamak gerek. Ya dediğim gibi bir kişiyi için trahmet isiratan bir şey, bir başkası için aynı etki hesa yapı olmaya biliyor. Bir olayin trahmatik kabul edilmesi için o olayı yaşayan kişi tarafından öyle algılanması gerekiyor. Trahma ile ilgili bir başka yaygın yanlış kanıda kurban kimliğine birimi seviyorlar bu doğru aslında. Orta da hiçbir haksızlık yok gel kendilerini mütemadiyen mağduru ilanede biliyorlar. Orta da haksızlıkta olabilir çünkü herkese göreb, yani herkese yönelik. Haksızlıklar var hayatta. Ama hep o mağdur kimliğine birimmekti. O üste bir insanların zorluklarla mücadele ederek büyüme kapasitilerini göz aradan bir durum. Ve yarardan çok zarar veren bir kurban kültürü oluşturuyor. Yani kendisini bir hayatta kalan yani işte survivors olarak görmesini sağlıyor. Ve büyümesine ve gelece imsar bir penceden bakmasına olanak tanıyor böylelikle. Yani bakış açısı çok önemli burada aslında. Bir de tabi şu var. Genelde olumsuz duygular ve sarsacı deneyimde hakkında açık açık konuşmanın ya içini dökümenin anlatmanı iyileşmeye ulaştığı var sayılıyor. Bu tabii ki kısmende doğru zaten psikotepi dediğimiz şeyde teknik olarak konuşulması tamleti sonmuş kişi daha kötü etkileyebiliyor. Özellikle de böyle işte binlerce insanı etkileyen büyük ölçetli felaketler de veya savaşlarda. Ve ilerbize ücüveyece anların tekrarlanmasını tehlikeli olabileceğini gösteriyor. İşin doğru suçu ki herkesin travma yolculuğu farklı bu yolculuğa yeni bir uzman eşlik edebiliyor. Peki. travmanına kadar yaygın. Dersen dünya ruh sağlığa araştırması konsoresiyomu 24 ülkede yaklaşık 69 bin yetişkin üzerinde bir an kets yapıyor. Ve sonuç olarak yetişkinlerin yüzde yetmişinin hayatlarında en az bir travma deneyimi yaşadığını tesbirebiyorlar. Burada travmaya maruz kalma bu kalarının yöresinden fazlasını oluşturan beş olay saptanıyor. Bir, ölüme ya da ciddiyi aralanmaya tanıklık etmek. İki, sevlen birinin beklenmedik ölümünü yaşaman. Bu arada fizikse olarak hayatı olabilir bir kuşlar ama beyin kanaması felçle benliğin kayboluşu demans gibi kayıplar daha bile travmatı sonuçlanabiliyor. Ya sonuçta o kişi artık bildiğiniz anlamda olmamış oluyor o yüzden o da sayılıyor. Üç saldırıya uğramak. Dört hayatı tehlikeçiren bir utamıbiliyada yol kazası geçirme. Beş hayatı tehlike arzeden bir hastalık ya da yaranma yaşamak. Ama dediğim gibi tekrar yeniliyorum. travma özner bir durum. İnsanlar aynı olayı yaşayabilir. Ama bu olayın travmatı koyup olmadığı insanların başı çıkmak aynaklarına bağlı oluyor. Yep yeni bir bank acılık deneyimi işblek. Vay işblek. Kişisel bank acılık hizmeti ve iş portfoy yatırım fomu uzman desteğiyle varlık bir ikimine özel ayrıcalıklar her zaman yanında. Cahit başka. Ücretsiz para transferinden avantajlı faiz oranlarına kültür sanaptan restoran ayrıcalıklarına sana özel fırsatlar için işblek davetlisin. Ayrıntılı bilgi işceb ve iş bank komferede. ♪ Ede bankam ♪ Eşk, eşk bankası ♪ Bazı aşklar yakıcıdır. Jennifer Laurence beraber patonsun. Tutkunun sınırlarına zorlayan mıyakaya da buluşuyor. Altın külüya da iyigeber aşkım. Aşk ve öfkenin arasındaki ince çizgi de dolaşan soluksuz bir film. Yakınını çatışma ve iksel yerilim. Alışınmış romantik kalıplarına kısında yoğun gitsin hemadeniyimi. Geber aşkım şimdi sadece mubide izlemek için hemen yoğun. İş sanat sahnisi şubat ayında gremi ödüllü kremara atabaltika ve stradaşı pianist Luka de barga ağırlıyor. Baktan mozartı uzanan büyüleyici müzik yolculuğu 19 şubat perşemba akşamı iş kuleleri salonunda. Biletler biletikse. Şimdi gelelim farklı trauma türlerine. Aslında birkaç tür var bunun içinde. Elke çok bildiğiniz akıt trauma. Bu tek seferin mahlosa olsa da ırtramatik tepkileri yolaşılabilen durum. Mesela işte ölümle yüzleşmek. Ölüme şahit olmak. Çinsel taiciz veya saldırı yıkıcı dualı afetler işkence çok sevilen birinin aynı ölümü ya da uzun süreli ağır hastalıklar gibi gibi birçok sebepli olabiliyor. Az en oğlan nasıl nırlı kalıyor? Bu bazen de trauma sonrası stres bozukuna dönüşüyor. Bütün hayatımız etkileyebiliyor. Bir de konik trauma var. Bu da tekarlanan olaylar oluyor aslında ve uzun süreli şeyler oluyor. Mesela işte kişiler ise çatışmalar yakın işkilerimiz de şiddet sadakat sizlik istismar. Bu da istismar dediğim şey duygusal fiziksel ya da cinsel olabilir tepe. Ama bunların içinde de tekarlanan doğası ve kaçınılmazlığı sebebiyle konik trauma bayağı ruhsala açısından kötü bir şey yani. Bütün traumaları öyle ama bayağı etkileyeceği bir şey. Çok ciddi ruhsala sonuçları oluşabiliyor bu konik trauma sonucunda da. Bir de karnışık trauma var. Kutu da aslında bir nevi kapanak kısılma hisse var. Bunun en net özelliği bu kutu ramanı. İşte mesela tekarlanan çocuk istismar gibi hiçbir kaçış olmayan durum vardı olabiliyor. Ve bu da yine diğer trauma türlere gibi dünyaya karşı güvenlik istimiz zayıflıyor. Sürekli aşırı tetikte oluyoruz. Sürekli çevreden gelecek tehlikelere karşı alarm halinde oluyoruz bu durumda. Bu da tabii tahmin edersen ki çok yorucu yıpratıcı bir şey. Ve diğer fonksiyonlarımız da bağıt oluyor bu hal diyken. Bir de çocukluk dönümü değil mi? Bütün hayatınızı şekillendirme de. Çocuklukta yaşanan karmaşık trauma da trauma sonsuz ces pozlukluğuna da sonuç verebiliyor ama bunun yanı sıra borderline kişilik pozlukluğunun gelişim ile de ilişkili aslında. Gelelim ikinci il veya üstlenilmiş trauma ya. Burada da başkalarının acılarına maruz kalmaktan kaynaklanan bir çama var. Mesela işte doktorlar, ilk müdahale ekipleri, kolluk kuvvetleri, yani yaralama ve karkaşı müdahale eden birçok meslekte etkilerine biliyorlar. Zamanla da bu kişiler, bir nevi merhamet ordunu yaşıyorlar. ve kendilerini bu sıkıntı yaşamaktan korumakamacı ile diğer insanların uzaklaşabiliyorlar. Onlara duygus olarak yakınlaşmaktan kaçınmaya başlıyorlar. Bu arada burada bir payan tez açmak istiyorum. Biz de malesef toplum olarak bu başımıza gelen afetler ve tabii o afetlerin bir türlü önlemleneme işi ile ilgili. Yani yaralarımız doğru sarılamadığında sürekli bir üf senelmiş trauma halindeyiz. Yani yakın geçmişten iki örnekta açıklayabilirim bunu. 2020 yazında yaşadığımız o muhula ve antaliyet kisi altına alanın. Günlerce kontrol edilemeden yanan ormanlarımız. O yangınları hatırlıyorsan o türlümüz yerden izlemek hepimizi travmeti sevdiyordu. Ve daha geçen sene yaşadığımız altışı bat deprimi. Yani korkunç günlerdi gerçekten. Ve deprimin etkilediği bölgeyi hepimiz izledik. Pornaki dönemde gelemeyen yardımlara işte yardım beklenin insanların haline şahit olduk. Kimiz uzaktan ekranlardan izletir bazılarımız bölgeyi indi yardım edebilme umuduyla. Yani bu olay, bizim yakın tarihimizden toplumsa olarak çok ciddi bir trauma. Yani bir istemilmiş trauma örneği. Peki. Kozaman. Gelelim traumaların etkilerin eler üzerimizde. Trauma evvelen ilk tepki genelde şok ve ne yapacağını bilemem ve haline. Trauma karşısına hayatta kalabilmek için sinir sistemiz mücadele vermeye başlıyor. Bu mekanizm aktive olduğunda da biz de bazı fizyolojik belirtler görüyoruz. Mesela kalpatışlarımız sızlanıyor. Titreme ve terleme yaşıyoruz. Başımız dönüyor. Bayılacakmış gibi hissedebiliyoruz. Göz bebeklerimiz genişliyor. Salgı bezlerimizdeki salgı üretim az alıyor. Neyde sinirin işlebilerimizin çok durma noktasında geliyor. Hani streste de hemen mideyi vurur ya. Mideyi aslında çok ilginç bir organımız hakikaten her sıçesti üzüntüde şetra almadı. İlk etkilenen yerlerimizden bir oluyor. Mideyi bu tabi anlık tepkileri söyledim travme yaşandığında. Bu denemleri sonucunda orta uzun vadede sonuçta çıkıyor. Ne gibi? Mesela. Urkusuzluk kabusiyada karabasanlar görmek kendinden ve çevirdim uzaklaşma. Hisizleşme. Dikkatda ınıklı, keyifsizlik hayatlanış bir keyif alamama. Aşırı uyarılma, sürekli tedikte olma hali, öfke, kontrol problemleri. Bunlar hepsi travmanın yan etkileri oluyor. Uzun vadede etkileri oluyor. Biz böyle etkilen değil mi? Bu da kısasoyla korku, endişe, öfke, saldırıga bir tepkiler verebiliriz. Bunlar travme evvelen normal tepkiler. Bu tuğulumsuz duygular kriz azaldıkça deneyim, hafızadan yavaş yavaş silindikçe dağılır aslında. Ama bazı insanla için sıkıntı veşi duygular devam edebilir ve onların günün keşemini etkileyip bilir. Uzun süreli travlamaduları aşırı, kaygı, öfke, üzüntü, hatta hayatta kaldıkları için suçuluk duygusu zevk alamama donidiyoruz buna veya trauma sonra süres pozitoklu gibi bir çok dülgusal rahatsızlık gelişirebiliyorlar. Buradaki sistem şu aslında. Benimize amikdala hiperaktif aile gelebiliyor. Bu durumda ve küçük tedirginitliere verdi. Aşırı tepkisi de sorma onlarımızın salgılanmasına yol açıyor. Ve sabunma modunda yaşadığımızda sürekli tepkisi de olduğumuzda uyku veya fiziksel arayıyla ilgili sürekli sorunlar da yaşamaya başlıyoruz. Ve haliyle tabii bunun bütün profesyonel ilgiklemize de çalkantılar başlıyor bunun sonuçunda özel duygumu azalıyor gitkide. Peki trauma tedavisi nasıl oluyor? Şunu söylemek lazım aslında çoğu insan trahumatik bir deneyimi eşlik eden sıkıntı duygularından kurtulabiliyor. Hani belirtiler zamanla azalıyor. Bazılar için bu günler olabilir. Bazı için haftalar, bazılar için ailer hatta yıllar bile sürebilir. Ve iyileşmeyi teşvik eden en önemli 2 sosyal eski insalamız yani bağlar insan bağlarımız burada ne konuşacağım konuşayım zaten karşımıza çıkan bir konu. İnsanlarla bağlarımız bizi bu tarz durumlarda da bize çok iyi gelen bir şey. A buna ek olarak bu arada yaşam tarzı faktörlerde ilişmeyi destekleyebiliyor. Anne gibi mesela sağlıklı beslenmek, egzersiz yapmak, eterince uyumak, sevdiklerini güzel ne olarak görmek dediğim gibi bağlarımız. Peki ister bakalımıza ilgilenmek de aslında trauma semtonlarımıza olabiliyor. Bu saydıklarım da aslında her alan da yani psikolojik olarak neyle ilgilen zorluk çekersek çekelim. hayatımızı düzenlemeye yardımcı bizi iyi setmeye yönelcen hareketler davranışlar. O yüzden bunları da aslında her zaman uygulamak lazım hayatımıza. Yapabildiğimiz kadar elimizden geldiği kadar. Peki o zaman ne zaman profesörler yardımı almak kılıcı olur? Şöyle diyeceğim evet bu durumlar düzellebilir ama bazı durumlar uzman desteği ya da psikolojik müdahale almadan düzelmiyor aslında. Mesela yaşadığı traumatik deneyim üzerinden birkaç ay geçmiş olmasına rağmen stres semtonlar azalma belirtisi göstermeyen biri diyelim. Ve bu belirtiler günlük işlevlerini engellice hale gelmiş yani o kadar şiddetliler. O zaman gerçekten bir uzman desteği almak gerekiyor. Psikolojik birçok değerli bir şey. Bence yani bir trauma yaşamayan birinin de bir uzman desteği almasında fayda var. Herkese için terapi çok faydalı kendimizi keşfetmek için her şeyden önce şemalarımıza öğrenmek, algımızın harfıklarını farkına varmak için çok önemli. Ama bu durumda da aynı zamanda bu trauma yaşayan kişinin dayanık bulık kazanmasına başa çıkma belirtilerini geliştirmesine işte o sıkışıp kaldığı yerden bu çözülmemiş bir göre ele almasına da yardımcı olabiliyor. Peki diyelim ki hayatımıza biri var trauma yaşayan. Trauma demeyim de traumatik bir tecrübe yaşayan bir yakınım var. Ona nasıl destek olabilere? Şimdi şöyle ben bu konuyu çok önemsiyorum. Çünkü bazen yakınlarımıza yardımcı olmak istememize rağmen ağırlığa ya da başka korkular bizim elimizi kolumuzu bağlayabiliyor. Yardımcı olalım derken yani daha kötü etkilebiliyoruz o insana aslında. Trauma yaşamış birini desteklemenin en iyi olarından biri kesinlikle ondan uzak durmak değil, onun yerine onunla vakit geçirmek. Çünkü arkadaşın kaitsız şartsız iyileştece bir gücü var. İnsan ilişkiler tekrar tekrar önümüza çıkıyor bu konuda. Ama şunları da asla hakkınızdan çıkarmamak gerek. Şimdi nasıl davranmalıyız ona dersen olayı ve olaya verdiği tepkileri yani bu konuda bizle konuşmak istersen ayrıntıları defalarca tekrarlamak istese bile onu yargılamadan sessiz bir kabulle dinlemeliyiz. Ama tabii onun bir konuda konuşmaya asla zorlamayacağız. Onun duygularında yargılamadan kabul edeceğiz. Ve tabii onu bir daha hayata döndürmek ve yeniden keyif almasın sağlamak için ama eğlenceli faaliyelerde güzel günlerde sana katılması için teşvik edebilirsin. Tabii ki hiç zorlamada. Ama bir konser olur, belki çok kalabalığa çıkmak istemiyorsa asla kim programlar olur, dışarıya yemeğe gitmek olur. Ne öyle aktiviteler içinde çarebilirsin. Peki böyle biriyle neyi asla yapmayacağız? Onu asla konuşmaya zorlamayacağız. müdahaleci sorular sorumayacağız. Nedenle başlayan sorular sormakta hep kaçınacağız? Çünkü bunlar mağduru suçlayıcı görnebilirler ve yaralayıcı olabilirler. Özellikle sorulmadıkça vermemeli bence. Her şeyin bir sebebi vardır. Fayaşı nasıl hissettiğini biliyorum gibi böyle. Önem siz leştirecek krişelere asla başvurmayacağız. Peki bölümü sonuna gelmişken tarifi zor olan bir kavramı anlatmaya çalıştım bugün. Türü ne olursa olsun. Trauma zorlayıcı bir deneyi. Teklilerin aylarca devam etmesi çok normal. Trauma'ın iyileşmesi tramatik kanıyı unutmakla değil. Trauma'ın eskisi kadar rahsız etmemesi ile mümkün olabilen bir şey. Biz sorsel varlıklarız ve bağlanma bizler için çok önemli. Hayatta kalmak için diğer insanların sevgisi desteği bizler için aslında çok her zaman. O yüzden zor günler geçen bisik yakınlarımızdan destek alacağız. Bayağı bir sevdiğim ise biz ona destek vereceğiz. Bir sonraki patikada beraber yürüyene de sevgi, anlayışta yanışma ve paylaşımda oluyor günlerdilerim. Görüşmek üzere. Kızılayın 81'de 81 aşağı bir projisi ile Türkiye'nin mutfağını birlikte büyütüyoruz. Yafacağım başlarla kendi başına yemek yapamayan engelli hasta ve yaşlarımızın iyilik lidonu sofralarında senin de tuzun olsun. Detaylı bilgi almak ve bağış yapmak için Kızılayin Ork teyerem.
Podcast Summary
Key Points:
Travma, kişinin duygusal sindirme kapasitesini aşan, güvenlik duygusunu sarsan ve beklenmedik dehşet, kaygı veya panik yaratan olayların yol açtığı bir deneyimdir.
Travmatik olaylar tek seferlik (akut), tekrarlayan (kronik) veya kaçışın olmadığı (karmaşık) olabilir; ayrıca başkalarının acısına maruz kalmaktan kaynaklanan "ikincil travma" da vardır.
Travmanın etkileri şok, aşırı uyarılma, duygusal uyuşma, kabuslar ve uzun vadede anksiyete veya TSSB gibi bozukluklar şeklinde ortaya çıkabilir; iyileşmede sosyal bağlar, sağlıklı yaşam tarzı ve gerektiğinde profesyonel destek kritik öneme sahiptir.
Toplumsal felaketler (orman yangınları, depremler) kitlesel travmalara yol açabilir ve travma kavramının günlük dilde yaygınlaşması, bazen gerçek klinik anlamının sulandırılmasına neden olabilir.
Summary:
Bu metin, travmanın psikolojik tanımını, tarihsel gelişimini, türlerini, etkilerini ve iyileşme süreçlerini ele almaktadır. Travma, kişinin başa çıkma kapasitesini aşan, güvenlik duygusunu zedeleyen ve dehşet, kaygı veya panik yaratan olaylar sonucu oluşur. Tarihsel olarak, Freud gibi isimlerin çalışmalarıyla psikoloji alanındaki yerini almıştır.
Travmatik olaylar akut (tek seferlik), kronik (tekrarlayan), karmaşık (kaçışsız) veya ikincil (başkalarının acısına maruz kalma) şekillerde görülebilir. Etkileri arasında şok, aşırı tetikte olma, duygusal uyuşma, kabuslar ve uzun vadede travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlar bulunur. İyileşme sürecinde sosyal destek, sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları ve gerektiğinde profesyonel psikolojik yardım büyük önem taşır.
Metinde ayrıca, toplumsal felaketlerin kitlesel travma yaratabileceği ve günlük dilde "travma" teriminin gereğinden fazla kullanımının kavramın özgün anlamını zayıflatabileceği vurgulanmaktadır.
FAQs
Travma, kişinin duygusal olarak sindirme kapasitesini zorlayan, beklenmedik şekilde gelişen dehşet, kaygı veya panik yaratan, güvenlik duygusunu kaybettiren olaylardan kaynaklanan bir deneyimdir. Psikolojide fiziksel veya psikolojik bütünlüğe tehdit oluşturan olaylar olarak tanımlanır.
Travmatik olaylara örnek olarak çocuklukta ebeveyn kaybı, ölümcül trafik kazaları, fiziksel veya cinsel saldırı, sevilen birinin beklenmedik kaybı, askeri deneyimler ve doğal afetler verilebilir. Bu olaylar kişinin güvenlik duygusunu sarsar ve uzun vadeli etkiler yaratabilir.
Travma türleri arasında akut travma (tek seferlik olaylar), kronik travma (tekrarlanan uzun süreli olaylar), karmaşık travma (kaçış olmayan durumlar) ve ikincil veya üstlenilmiş travma (başkalarının acılarına maruz kalma) bulunur. Her biri farklı psikolojik sonuçlara yol açabilir.
Dünya Ruh Sağlığı Araştırması Konsorsiyumu'na göre yetişkinlerin yaklaşık %70'i hayatlarında en az bir travma deneyimi yaşamaktadır. En yaygın travmatik olaylar arasında ölüm veya ciddi yaralanmaya tanıklık etmek, sevilen birinin beklenmedik ölümü ve saldırıya uğramak yer alır.
Travma, ilk etapta şok, kalp çarpıntısı, titreme gibi fizyolojik belirtilere yol açabilir. Uzun vadede ise uykusuzluk, kabuslar, hissizleşme, dikkat dağınıklığı, aşırı uyarılma ve öfke gibi etkiler görülebilir. Bu belirtiler zamanla azalabilir veya kalıcı hale gelebilir.
Çoğu insan travmatik deneyimlerden zamanla kurtulabilir, ancak bazı durumlarda uzman desteği gerekebilir. Tedavide psikoterapi, sosyal bağların güçlendirilmesi ve sağlıklı yaşam tarzı (beslenme, egzersiz, uyku) önemli rol oynar. Belirtiler şiddetliyse veya azalmıyorsa profesyonel yardım alınmalıdır.
Chat with AI
Loading...
Pro features
Go deeper with this episode
Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.