Go back

Test 101 #2 – Agile Tiyatrosu ve Yeşil Metrik Yalanı

48m 3s

Test 101 #2 – Agile Tiyatrosu ve Yeşil Metrik Yalanı

Bu podcast bölümünde, yazılım geliştirme süreçlerinde kullanılan iki temel proje yönetim metodolojisi olan Waterfall ve Çevik (Agile) yaklaşımları detaylıca karşılaştırılmaktadır. Konuşmacılar, Waterfall metodolojisinin kökenlerinin inşaat gibi geleneksel sektörlere dayandığını, doğrusal ve katı aşamalardan oluştuğunu belirtmektedir. Bu yöntem, özellikle kapsamı net ve değişim ihtimali düşük projelerde hala kullanılabilir olarak değerlendirilir. Diğer yandan, Çevik metodolojinin 2000'lerin başındaki manifestosuyla daha esnek, hızlı ve müşteri işbirliğine dayalı bir paradigmayı temsil ettiği vurgulanır. Ancak, Çevik'in de her durum için sihirli bir çözüm olmadığı, ekibin yapısı, projenin doğası ve organizasyonel ihtiyaçlara uygun olması gerektiği tartışılır. Temel vurgu, popülerlik yerine projenin gerçek gereksinimlerine, sürekli geri bildirime ve bağlama uygun metodoloji seçiminin kritik önemine yapılır. Konuşmada, Scrum ve Kanban gibi spesifik çerçevelere de kısaca değinilerek, doğru metodoloji seçiminin başarı için hayati olduğu sonucuna varılır.

Transcription

5506 Words, 37557 Characters

Turkish
[MÜZİK ÇALIYOR] Sevgili Dimeci hoş geldiniz. Tess Diyözler Köşemiz'in ikinci bölümü. İki tabi ve şiir salle veremeziz. Selamlar hoş geldiniz sevgi. Bu arlayı söz vereyim mi? Selamlar hoş geldiniz. Alper, ben sana tekrar vereyim. Avis, Sevgili Dimeci'nin neyince dedin de. Eyvallah, Sevgili Dimeci'nin neyince de. Şuan bir şey öğrenciler var. Şu anlıkla dinleyecekler, üniversitede. Sen buraya bir tane kulağın içine düşünmüştün. İşte kampüs kafesine bir şey demiştin. -İniversitede kulağın içine. -Abi kulağın içine. -Abi kulağın falan diye mi gireceksin yoksa. Alper, tabi sendik şey olur mu? Ocağım, abi kulağın içine. -Şikayeyin, biz yok falan gördüğünüz hocayla pop-kesteki o yarısını çok büyük. -Abi, o yarısını da yakın da bulalım ya. Üniversitede, kamp, kantin mi? Ölüm bir şey kampüs kantin mi? O güzel olur ya. Oğlum, o başka bir köşe tasarısız. Sen onu bunun için yapmayacak mıydı? -Bu köşe isim. -Böyle bir şey geldi aklıma dedim. Sonra test 101 kalsın dedik yani. -Hah onu yetleştirdik. -Okey tamam. -Çünkü bölümüne de test 101 demişizdir muhtemel. -Hı. -Ben ilk yönünde çok karar vermedik olarak hakkında. -Ama yani şu podcasti üniversite kantinde çevirdim yani. -Aynen, bence güzel oldu üniversite kantina iyi kan kim yani. -Yusuf, testen çıkan insanlar kantine gider. Bizim çocuklar da öğrencilerde testen çıktan sonra ne olacak? -Potkest de gelecek. Baktığım zaman çok da farklı bir konul değil yani. -Evet. -Bugün ne konuşuyorsunuz? -Bugün, şimdi geçen bölümde gereksinleri konuştuk gereksiniden neden önemli olduğunu konuştuk. Çünkü herkesin tabii muazzam vereyim dedi var. Benimle nacizane kendi derimlerimden yola çıktığım zaman. Loprolur kendi, hani istamağın içi olarak çöğesirken de, test müğeni çöğesirken de. Kimse gereksinlerden bahsetmedi. Bu arkadan inanılmaz bir şeyden. İçikim sen gereksinlerin nasıl olması gerektiğinden bahsedin iç görmedim. O yüzden ilk başta oradan başlamanın önemli olduğunu düşündüğüm için, bir bölümü gereksinli bir dine çektik. İkinci bölüm, isterseniz, "Boturfol" ve "Ejjal" karanlarını konuşalım. Neden "Ejjal" o zaman görüşürüz. Sevgiler saygılar seni düşün kapatın. Çünkü öyle istediler. Ejjal dediler. Aynı ne abi yani? Ama ben yine sen ne aynı fikirini duymamıyorum. Niye abi daha bir şey fikirini? Tamam, benim şey. O az ya. Yani daha fikirini. Ama duruyor. Aynı fikirini olamayacağımızı düşünüyorum. Hiss ediyorum. Başlarmış değil mi aynı deliz onu? Çok basit abi. Çok basit. Konu başlığına bir daha söylermişsin bana. Konu başlığı "Ejjal" o "Boturfol" farkleri. Diyeyim ki başlayabiliriz yani. Diyor yani burada aslında anlatmak istediğimiz şey. Evet. Yazalım yaşam döngüsü içerisinde test. Yazalım yaşam döngüsü içinde test. Doğru. O yüzden yani "Boturfol" ve "Ejjal"ın arasındaki farklar diye konu başlığı bence. Ya burada şöyle. Bence ilk başta generik olarak yani "Estasi" süreçlerinde başlayıp son obunu yazılım yaşam dönüşüne iddilemek. Çok daha iyi olabilir yani. "Estasi" de "Boturfol" nasıldı? "Estasi" süreçlerinde "Ejjal" yöntemler nasıldı? Bunların içinde de bir aşağıda derinlemeyelim. Teş süreçlerini konuşabiliriz. Çünkü yazın geliştirilmiş süreçlerinde de ikisi bambaşka. Etkileri yani çıktılar da bambaşka. Onların içindeki test süreçleri de bambaşka. Yani bende şahı daha genelikten deneyin elim diye düşünmüştüm ama. Sen bilirsin. Farkımızı anladık en azından şu anda. Geldiğimiz farklı baktığımız noktaları şey yap. Belki çok kısa şeyden bahsedelim mi? Eğer gerçekten "Ejjal" ilk defa duyan veya en azından "Ejjal" duymuş ama belli bir noktada. çok temel bilgesi, sahip olan arkadaşlar. yani bu podcasti dinlediğini varsa. biraz şeyden bahsedelim belki iyi olur. Hep tariçaya gidiyoruz ya. Güvey'e de gitmiştik. Ataları konuşurken. Evet, biraz o kısımlarda birazcık bahsederim. Ski biraz bizim konumuzun içerisindedir. Böyle rot pepe daha iyi yönlendirir diye düşünüyorum. "Ejjal" dediğim bir şey hep böyle daha. trend daha yeni bir şey gibi geliyor ama. aslında "Ejjal" 19. eylilerden yani böyle. yeni minci yüz yılın ortalarından böyle. beri konuşulan bir aslında metodolojim. Biraz oradan bahsedebiliriz. İşte bu ay bir am zamanlarından. işte o yazılım geliştirme süreçtenin. temellerinin atıldığı noktalarda. aslında bu "Ejjal" dediğimiz. çevik metodoloji. belli bir noktada kendisine yer buluyor. Birçok bununla ilgili yine işte makaleler ve şeyler var. Yazılar var. Hatta bunu hatırladığım kadarıyla birazcık tabii. işin tariç ser kısmını. benen geçmeyle bayağı oldu ama. bunu deneyse olarak zaten birazcık yapıyorlar. Sonrasında işte bunu farklı projeler. değişti en üstüde uygulamaya pilot olarak. bunları denemeye başlıyorlar. Sonra aslında hani çok kızlı şeylere geldiğimizde. birazdan muhtemelen "Votur Fold" çünkü konunun içerisinde olduğu için. genelde "Ejjal" ve "Votur Fold"'un çarpıştırılması. noktasında hep benim aklıma işte şey geliyor. Bu 2000'lerde "Ejjal"'ın biraz daha. gün yüzüne daha böyle sovut bir şekilde çıkması. işte "Manifeston"'ın ortaya çıkması. on okta da biraz önemli şey konuşmak önemli. Yani bu böyle 10 senelik aslında 15 senelik bir kavram veya. metadorucudan bahsetmiyoruz. Bu ihtiyac. manifestonu yuviyemdellik. -İki bin bir de aslında. Manifestu yayınlıyorum ama. -Tı da hoş yükseler değiliz. Öncesinde de var. Yani işte 90'larda da yine. cef satırlendin Kenşah Berin. bu iterative incremental geliştirme süreçte rüzgününe. yine bazı çalışmaları var. Neden bundan bahsettim? Dediğin gibi. Tunç'un iki bin bir de yanlış hatırlamıyorsam. Yutah'ta. böyle bir kış. -Eyv mi arttırıyoruz? -Di her detayda. Yok yok. Bunu ben çünkü şeyde hep eğitimlerde bahsediyordum. Biraz gözümüzle canlandırmak için güzel oluyor. Böyle bu kavramlar. yukardan inmiş şeyler gibi değil ya. biriden karşımıza yazılı kural gibi çıkmıyor ya. Bildiğin böyle bir kayak merkezinde. ben ona eğitimlerde çünkü hep anlatırım. Böyle bir kaç yazılım gurusu olarak. litelendirebileceğimiz insanlar. Bir araya gelmişler değil mi? Bunu böyle Türkiye versiyonunu çevirdiğinde. işte kışını bulu dağıda. toglanıp böyle bir üzerinde. yani semeler. kendi aramızda hem dinle nele. yelim içelim hem de. şu bizim yazılım projeleri süreçleri. estiye, hasilere hakkında şöyle bir. konuşalım aslında bizim buradaki. konuştuklarımıza. şeye olarak konu olarak bile bir benzer değildir de. aslında şey aynı. Bak dinda. bizde bazı süreçlerden yakınıyoruz. nasıl iyileştirebiliriz. bunları konuşuyoruz ya. Orada aslında gündeme gelmiş bir. manifesto ile beraber. bu ecail konuşmaya başlıyoruz. Değilim biraz daha. şimdi bunun üzerine konuşalım isterseniz. Yani şöyle ben size ortayı açayım. Neden? 2001'de böyle bir. manifesto ihtiyacı ortaya çıkmıştır. 2001'in öncesindeki yazılım projelerinden. elini görmüşlerdir ki. eğer bir gündem. trenç haline gelmeye başlamıştır bu ihtiyacı. Bu konuda belki birazcık. sizinle fikirlerinizi. alıp öyle ilerleyebiliriz ne dersiniz? Yani. bu kadar. kita bir ilerlemeye. tabii senin ruhunda alıyorum çok şey yok. Şey var mı? Onu bilmiyorum. Ben. şöyle düşünüyorum. Bu konuda. takım içerisinde. harmoniyi oluşturmak için yardımcı elevanlardan biri. proje yönetim. Sistemi. baktınız ama. Bir de tabii. şeyi de anlamış değilim. Böyle kolca koca şirketler. şeyi takip etmeye çalışıyorlar. Kaç gün kaç kişi çalıştı? Bunun karşılığında. biz ne kazandık? Kârladık oranınızı. Hâlâ adam gün üzerinden hesaplanar çalışıyoruz. Fahal gibi bir durum var. Yani. matama tikseri olarak doğru olabilir ama. oradaki. hesaplanamayan temininde çok doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü. bayağı. hani. oydurma geliyor bana. Şu kadar gün harcadık. Adam gün harcadık. Karşılığında bunu ürettik. Ben. o karşılığında bunu ürettiğin ne kadar. yani değer ölçmeyi bilmiyoruz. Onu anlatmaya çalışıyorum. Müştirdeki etkisini. bilmiyoruz mesela. Gerçekten. Yani para olarak bakarsan, evet parayı hesaplayabilirsin belki bir kısım. Sonuçta gedirler ortada, banka gedirler ama değer olarak baktığın zaman bazı şeyler sadece paradıği ya. O haricinde de aslında ben proje yönetim sistemlerine işte o oturfol olsun, spirali olsun, eciayli olsun, neyse ne dersen yani. Ve v vardı değil mi bir ara? Senin üretim sistemine hangisi daha çok katkı yapacaksa onun takım cebulunması gerektiğini düşünüyorum. -Altıları çizdin. -Aynen. -Aynen cebulunması gerektiği kısmı. -Aynen. -Ya ben doğruyu söyleyeyim şimdi o oturfol. -1970 zamanlarda ortaya çıkıyor yani kabul ediyor. Bir de eleştirilen bir makale üzerinden kabul ediliyor. Aslında zaten başlangıcı eleştirilen bir proje yönetim sistemler. Şimdi ben geleni söyle anlatacağım. Bunu ben de yaşadığım için anlatıyorum. Ve yaşadığım için de önemli bulun. Ben vaturfol ile yürütülen projelerde de çalıştım. Sonrasında eciayla yönetilen projelerde de çalıştım. Yani vaturfol da ki kals ortamını da yaşadım. Eciayel tarafındaki yarı zamanda yarı kaynakla iki katı iştenin. Yani ne diyeyim o isken mi diyeyim yani yanlış şeyde yaşadığım için. Şimdi şöyle bir kere vaturfol başarısınız kılar şey şu. Bu ilginçinin sonrasında ЧKF-1994.2015 arası, Kals ve yanından dağıtlarına göre büyük köşekti projelerde %27.30 civarı başladılır. Yani bu bir şey vardır, bir meşhur üç kevm vardır. Zamanında büyük içerisinde ve kapslamında. %40 ile 50 arası çalanç, yani geç kalmış, 3 aşılmış demek %27 ile 30 arasında fel İp tal edilmiş veya hiç kullanılmamış. Yani bunu da işte zaten projelerin tamamlanmamaya. Bazı insanlar bunu bazı kaynaklarla yanlış söylenmiş. Yüzde getim. Otur folla ilgiltilen projelerin %70'i başarısız olurdu. Öyle bir şey de yok aslında ama. Genelde projeler, bütçesinden çok daha yukarıda tamamlanıyordu. Bu da ciddiğini başarısız ki arası o da değilim. Aynı zamanda da, yani otur folla benim gözümde ben de deneyimlediğim için sıkıntılı yapan şey söyledi. Ben kendi yani otur folla çarıştım projelerin zamanda da. Abi müşterin ile bir arif alan projik konuşuyordum. İşte gereksinimleri konuşuyordum, listaha hazırlıyordum, gereksinleri kırıyordum, de tüm anda. Yani bir döküm an hazırlıyordum, 300 sayfa. Sonra zaten bu benim analiz işlemim 3-4 ay sürüyor. Yani şu anda mesela hangi müşterinin gereksinimi 3-4 ay ne kadar ki böyle bir ihtimalle var mı yok? O zaman da kısmen öyleydi ve ondan sonra da da, işte de valla projik odlamaya başlıyordu. Böyle ne kadar filan nasanda bir şeyi, adı günün sonunda gerçekten testi çok komik bir zaman kalıyordu. Müşterin önünde test yapmın kıyam zaten benim biraz da orban geliyor. Yani o kadar zaman kalmıyorduk, testi çünkü biz o kadar, yani koda vakit ayırıyorduk, kod geliştirmeye. Gerçekten müşterinin önünde test yaptığımız zamanlar oluyordu. Yani böyle böyle bütün bu süreçiler tabii otur folla aslında biraz daha başarısızlığı doğru iten ve insanların yeni bir projik yönetim metodolojisi araştırmasını olanağı sağlayan bir durum benim gözümde. Yani ben gücünü de konuşmak çok kıymetli. Ama bu düşüle değil bak. Yani mesela şu anda kendi deneyimlerinden yola çıkıyorum. İşte müşterinin ile konuştuğumuz zaman bir şey. Sırasan bir projik yönetim metodolojisi kullanıyorsunuz vs. Ben insanlardan şu anda duydum. Yani abi zecal kullanıyoruz ya. O tufol falan bunlar artık yani. Fuk kötü yani. Abi insanlar da böyle bir yanlış da var yani bir şey şu an çok popüler diye insanlar hemen kendi ölçeklerini kendi sistemlerine kendi alkoplarına kullandıkları, böyle böyle böyle kaynaklarını vesaire kendi durumlarını incelemeden hep o yeni kullanma peşindeler ya. Ve şu anda şu kime sorusan eminim. 10 kişiden sekizler ki abi bu otur foch çok saçma. Ama hala şu an havacılık, uzay sistemleri buralarda hala otur foch kullanıyor. Yani bunun da söylemek istiyorum. Votu foch kötü değil abi. Yani neye göre kime göre? Yani hangi kontekse göre. Yola isiyle bunda böyle belitmek isterim. Yani birazdan ecel kavramına girmeden önce de. Hani votu foll nedir ne değildir, neden kullanılmıyor, neden vazgeçildi. Neden hala önemli hala bunu çok sık kullanan yerler var mesela. Belki isim insan veremeyeceğim. Hala bu çünkü neden. Abi yaptığın bir şey tekrar çok benzer aşamalardan geçirip yapacağın zaman. Ama burada senin baştan bir şeyleri inşa etmene. Yani scramp freymur ki kullanmana başkayla gerek yok. O yüzden ben burada bu noktanın doğru anlaşılmasını çok kıymetli buluyorum. Yani neden ihtiyacımız var, ecağıyla. Ya da ecağıyla neden ihtiyacılıyormuş. Böyle. Ben de bu noktada şeyi pestekliyorum. Hatta onu metafor olarak şey benzetememiz. Salkıp tutar gibi. Estiyasi modeli sahiplenmek. Hani dediği yazınca abi. Ecağıyla, votu foll böyle. Niye? İyi de niye ecağıyorsun? Niye? Sormak isterim. Ya bunu sorguladım. Hani niye içine ecağ etsin? Bizi ecağıyla olacaksın. Dendi için mi? Birisi gelip size. İşte bunu böyle böyle ecağıyla yapabilirsiniz dediği için mi? Az önce Tuncun'la mesela o bahsettiği şeye referans gösteriyor ve veri vermek istiyor muyuz? Hani takımın bulması konusundan bahsettik ya. Çünkü dikkat edersen daha ecağıyla bile votu follup. İkisini bile tam açmadan. İkisini birbiriyle çatışmasını öncelikle konuşmaya başladık. Çünkü böyle bir algı var. Eğer kapsam dediğin gibi netse az önce bahsettiği konular da kapsam netse sapma assa. Yani seni kompleks bir süreç beklemiyorsa bu kadar. Votur follup senin için belki de zaten doğru bir ecağıyla göre daha doğru bir yol olacaktır. Yani ecağıyla böyle nihayi bir çözüm gibi bir metodörüc olarak yansıtılmasını ben de kesekle doğru bulmuyorum. Neden? Çünkü projist süreci dediğimiz şey dinlemi coldu için. Az önce konuştumuz gibi kapsam, maliyet, yine kaynak. Yani bir ekipten bir organizasyondan bağımsız, bu bir çözüm diyip reçete edebileceğiniz bir şey değil bana sorarsa. Eğer ekipte gerçekten takım olarak geliştirdiği ürünün hedefi, işselleştirilmemişse, ekipte pull mantığı yoksa yani ekibüyesinin de vulopur üyenin işi alma, o işi uygulama ve beraber ekip olarak sahiplenme noktasında bu manteleti oluşma değilse zaten ecağıyla dediğin gibi çözümden ziyade, aksine daha çok günün sonunda süreçleri de daha da karmaşık hale getiren bir noktaya bizi sürükliyor. Benim gördüğü bu genelçe açabede. Ya şöyle bu söyleyiniz şey sadece projeler için değil genel olarak hayatın içinde bir problem ya. İnsanlar ne popüler sorun takip etmek diyorlar. Asıl problem o. Bazen hatta şey bile yaşam çok büyük şirketlerde bile şey yaşamıştım, oldu benim yani. Abi işte. Şey, databeyizli değiştireceğiz. Neden? İşte genel bir tür çok büyük firmalardan bir tanesi. Bu databeyiz teknoloji kullanılacak dedi diye databeyizli değiştireceğiz. Yani bırak projeyi yönetim sersifesini databeyiz değiştirmeye kalkıyor. Çalışan ürünün databeyizini değiştirmeye kalkıyorlar. Yani şey gibi düşün. Releşin ol databeyizden no eskoyla geçiyor gibi düşün yani. Anladın mı? Abi releşin ol databeyiz oraya ne kuruldu belli ki bir ihtiyaç var değil mi yani. Sonuçta günün sonunda en önemli şey, yine dönüp de oluştuk söyleyeceğim ihtiyaç analiz. İhtiyaç da ekip hep beraber oturup, diyecek ki biz bu projeyi için bu almak için, en iyi bu şekilde çoğuzacağız. Ve burada yanlış tahmini de koyabilirler. Önemli olan belli çıkış kriterleri koyup, bunları yaklaşıyor muyuz bu metotla? Yok yaklaşamıyoruz. O zaman değiştireceğiz. Sıkram seçtin bir hayatınız, onunla kadar sıkram seçecek değilsin yani. Anlatabiliyor muyum? Yani bugün insanlar hani değişmez denen her şeyi ya olur mu? Biz değiştirdikliği, değiştiriyorlar yani. Günün sonunda o yüzden önemli olan ölçüm yapmak, feedback toplaymak ve bu feedback doğrultusunda onların okumasını yapıp ya biz bunu değiştirmek iyi olacak galiba diyebilmek. Orada gereksinimleri de çok iyi anlamak. Yani dediğinle beraber gereksinimleri de çok iyi anlamak lazım. O yüzden ilk şey hep gereksininlerden bahsediyor. Harmonid yorumu yüzden işte erbaşmaları. Yani iş birimi ve teknoloji ekip. gibi iş birimi işin ne olduğunu değerleri anlatacak. Teknoloji ekibide diyecek ki biz bu neyini bu şekilde çözeriz. Anlatabiliyor mu? Eğer sen bu ikisini öbür türlü ne kullanırsan kullanır. Bir tanesi meşhur ediyor. Mesela doramatıksız. Ve ya ne olabilir? Mesela kübernetiz. Ya işleriz kübernetiz kullanır. Al abi, yani dur bakalım senin. çin doğru olan şey bu ürünme yani. O yüzden. Yani şimdi bu iş neden votur folla başladı? Ticari platformla. Çünkü insanlar yazalından önce. en büyük yanlış bilmiyorsa bir kere sebebiyle girdi. En büyük sektör, inşaat sektörü. Ve inşaat sektörü votur folla çalışıyor. Ya zaten orada şeyi böyleyim abi. Birazcık benim de alanıma girdiği işi. bizim ve çin davanda görmem. Faktudu temel mühendisi kisiklilerinden ve aslında barın insanlığın barınmasına kadar gittiğin nokta da zaten başlıyor. İlk yerleşik ayada geçilince gerçekten evaya ağlaya gidiyorsun. Kesinlikle zaten sadece votur foldi. Aslında proje yönetiminin de zaten doğması. Yani proje mantı da zaten. Yani o bil. Yani hep bil dediğimiz şey var ya yazılımda da aslında bildik dediğimiz. ya zaten yapıdan geliyor. Bir çok noktada zaten. Yapı temnolojisi hala kullanılıyor. Strakçırlar, infrastraktırlar. Gerçekten işte yatıyorum. Yer altındaki yapıl materyaller gibi. Baktığında dediğin gibi temeliğin diğimizde proje yönetimin sürecinde. votur foldu. Oradan da temelde zaten inşaat yönetimi, inşaat mühendisi tarafındaki temel disiplinlere gidiyor. Orada çok kısa bir araya girmek istedim. Tunç umarım şey yapmamışımdır. Biraz daha desteklenlitirlikti yani. Yok yok. Hiç eskakla. Ne olacak abi? Şurada muhabbet ediyoruz. Yani günün sonunda. insandan onu biliyordu. Bunu uygun oldu. Sonra bir grup insan altı kişi müydü bunlar. Öyle atılıyorum. Cef abi ve grubu ekibi. Manifestoyla 12 kişi. -Bilmez daha kavladık. -Kavladık. Onun üzerinde diye. Önce altı da sonra işte biz bunu yazdık diye çıkıp. onun daha sonra biraz daha genişliği, biraz daha mı büyüksüyorlar? Öyle bir şeyde hatırlamıyorum şimdi. Onu temin ayrıldım aranızdan. Cef sadırlendin kitabı vardı. Bulamadım. Ona bakacaktım. Yani neyse, günün sonunda işte. bir şeyleri takip etmek için. bir frame work içinde çalışıyorsun. Önemli olan senin projen. bunun hangisini talebedecek? Onu belirliyeceksin yani. Waterfall için de de gayet güzel çalışabilirsin. Waterfallu. kırıp estet edebilirsin kendince yani. İlla bir sıraya göre takip etmene gerek yok yani. Ve ya işte, scram frame work. Adam bir frame work koymuş ama. kır esnet yani. Adam, waterfallu kırıp. ecayal diye bir şey üretip, manifesto çıkarmış. Sen de. ben scramı uyguluyorum ama şu şaşırılıyor kendime göre adaptı ettim de. Neyse, en son şeyi bahsedip bence yavaş yavaş kapatalım. Bilmiyorum sizin fikriniz ne de. Hangi ecayal frame work nasıl açacaksın? Yani. Yine, scram, scram gibi. kamban. Bunları biraz daha. Çünkü onu da çok kısa bir kitabı hız hatırlatma yapalım. Evet. Dediğin gibi. Aslında bir metodoloji olarak yeliyorduruz yani ecayal. Yani o çevik yaklaşımı. Ve genelde projelerde o da ilginçeni. Biz ecayallı sıfıya işte, biz scrambü yapmıyoruz. Biz işte yok veya kambanız biz ecağı değiliz. Yani o kumediyi çizmek lazım. Aslında ecaal metodoloji altındaki frame work da scramblar, kambanlar, xp'ler, xnin programikler. Baktığında. Bunların tabii ki, birbirlerıyla ilişkisi de yine önemli. Bu arada bence hepsini yine ayrı ayrı hani biz burada üzerinden geçemeyiz ama. birbirinden farklıklıklarını. benci yazılım dünyası içerislik herkesin hakim olması lazım. Çünkü temelde teoride çoktu uzun şeyler diliyen scrambü ayat dediğimiz. 15-20 sayfalık mesela temelde bir şey döküman. Yine bunların üzerinde bence temel bilgi sahibi herkesin olması faydalı olur. Benim bu seçmen noktasında ekip kendini eses ederken. biz nasıl aslında bir estiyasi içerisinde olmalıyız. Oklusuna varsa yönlendirmeler veya tecrübeleriniz. Onları böyle konuşabiliriz. Neye göre çelik olduğunu seçmek lazım. Yani neye çelik diye ihtiyacın var. İşin yapımınlar karşı mı yoksa. gereksininlere karşı mı içerik olmandan lazım. Yani her ikisinden de bahsetmek lazım. Günün sonunda eğer biznıs valiye yakarşıyor. Yani biznıs. sı değiştirmeye karşı bir içerik bir ihtiyacın varsa. yanış hatırlamıyorsam, kırafsaya çöven gerekiyor. Ama yok, deliviriye karşı bir içerik diye ihtiyacın varsa. teslimata o zaman kanman kullanman gerekiyor. Yani zaten bu da yanlış hatırlamıyorsam yine toyata da çıkma. Kayzan kanban, değil mi? Bir şey. Birbirinde onu mu konuşsak, sadece ona bir bölüm mülayırsak. Çok güzel olur. Tamam, şu şey olarak ben de kendi düşündüklerimi söyleyeyim. Bu Frem-i Böks'e çiminde. şöyle bilirsizlik seyfretli çok önemli. Çalışacağınız Frem-i Böks'e çayken bana göre. Eğer zaten. ecellimetri dilemişir ortaya koyan şey de bu abi. Yani yapacağım projinin. ya projiyada operasyonal işlerdir. Yani proje dediğim gibi beli bilirsizlik seyfesi çok yüksek. Kademe kademe ilerleyip aslında aldığımız fit beklerle ilerlediğimiz bir yapıtı dedi. Buralarda sıkram, daha önemli. Eğer belirsizlik seyfesi biraz daha düşüp ama operasyonel bir süreçse. burada daha planlı yaklaşım. Yani belki kanban da kullanılır. Ya da bu tüf ortam eto da ve izlerle de ilerledir. Yani iştürü belirsizlik seyfesi bunlar çok önemli. Yani bir ürünsiz sıkram ama bir operasyonel süreçse kanma. Ekip büyükleri de çok önemli. 10 kişinin altındaysa sıkram ama 50 kişinin üstünde ise ve bir çok takım bir bir değil de. balantılı çalışacaksa seyf kullanılabilir. Regulasyonuz da çok önemli bu burada. Yüksek ise yine seyf önemli. Teknik olgunluk eğer mesela İxp kötü dediği bağlı ilerleyeceksen. ama ama teknik konsolanların da çok yüksek ise. Teknik olgunluk seviyen de çok çok kritik ise. Burada İxp'i metodolojisiyle de ilerlenebilir. Artı skramlular ilerlenebilir. Ama burada en önemli bir şeyde organizasyon kültürü. Yani biz bu buraya kadar saydıkların ne kadar belirleriyeceği önemli olsa da. yani organizasyon kültürü gerçekten buna uygun değilse. hiyel erşik bir organizasyon kültürülün varsa ve bunu yıkamıyorsan. yani ister sıkram uygunla ister kanban, ister otur kendini bir şey yaz. Çok zor. Ama dağıtık yetkile yani biraylere ve takımlara yetki verilmiş ve. yani yönetebilir bir yapıdaysan, ki biraz daha start-up arı diyorum ben buna. Buralar da Ej Halmeti düzgahizler ve sıkım çok çok daha rahat uygunla evlirsin ki. benim de günümüzde aslında hem çalıştığın hem gördüğüm ve örneklerden bir tanesi. hiyel erşinin çok kötü olduğu yerlerde Ej Halim'in uygulanması çok. yani. zor. yıldırıcı, yani yapmasan daha iyi. Yediptebilecek bir noktaya gittiğimi de veririm ama onun türlü yani start-up varıyı olan. ya da o kültür yani. O arada çok kurumsal bir şirket de olabilir ama o start-up ruhunu korumuştur. gereken kişilerde, gereken yetkiler vardır. Takım her sefisi vardır. Buralar da Ej Halmeti sıkraman uygunlanması ya da herhangi bir metodar yücünün uygunlanması Ej Halmeti'nin altında. çok çok daha etkile olduğunu ben gözemledim. En sonunda bundan bahsede gidelim. Söyle şöyle bırakabilirim. Ya orada iki tane şey var benim. Sana. ek yapmak istediğim. Bir de kaç görüşmek. -Tamam ben direkt böyle yap. -Yine bir şey geliyor delişim. Cisi bu proje metodolojilerinin. hiç bir zaman tam çalışmamalsın sebebi. İnsan geleceği çok planlayabilen bir şey değil. İnsan dovası gereği yani. Ona yapacak bir şey yok. O yüzden zaten çevir kavramı biraz daha iyi oturuyor çünkü bir şeyleri yönetebiliyorsun. Önüne bir şey çıktığı zaman "Hazon biz onu öyle değil de böyle çevirelim." diye biliyorsun. Bir diğer noktada da şu 50-60 kişi bilmem nefala falan dediğin ya. Ben bunları insan sayısına bağlayınca. insan sayısına göre bir şey bağlayınca. bir yani 50 kişiyse bu. 60 kişiyse bu 100 kişiyse bu diye bir şey bağlayınca. insanların kafasında o çok geretmeye meyilli. Onu çok katılmıyorum yani o olsayıları beletmek çok önemli değil. Baktın ki takip ettiği metrikler seni sınıfta bırakmaya başladı. Bir şeyleri değiştirme baktı geliyor. Gönet ilemez ha yani yönetmeye çalıştığın kağoz. ece yönetilemez noktaya geliyor. Doktasındaki metrikleri bilmen lazım ki. Ona göre metodolojini değiştir. -Tabii. -Baya genişleti veya küçült. Neyse. Burada benim gözümde tek değerli olan şey. ekilin çalışma matematikin diki. tahkibetmen geri. Metican, metrikler. Ama her zaman söyleyeyim gibi, metrik takip etmenin de bir tane çok kıymekli problemi var. Bu sefer insanlar metriklerin yeşil yapmaya çalışıyorlar. O da ben başka bir kağıt su sebeb oluyor. Burada yine verimli metrikleri seçmek takımın işi. Arbanın o kalı çok güzel hikayeleri vardır diye düşünüyorum. Kesinlikle o yani hatta şeye düşünüyorum. Bu, evl metriklerden de bahsettik ya Emre ile OBE'yi konuştuğumuz zamanı gerçekten. Ben özellikle bankacılık domayının da çok fazla metriklerin ön planı da olduğu bir şey olduğunu söyleyebilirim. Nasında, mansiyetini oturduğunu söyleyebilirim. Siz daha az çok tahmin edebilirsiniz tabii ki. Özellikle ben şeyi çok görüyorum. Bu içinde o asıda böyle metrikler, ekiplerden yukarıya doğru yani işte yer aşık olarak. Yukarıya doğru gitti, gittikçe yalnızlaşıyorlar. Yani aşağıda çok da metrik üzerinde hikayeler konuşuyorsunuz. Metri il deliyorsunuz, metriyi sorguluyorsunuz, çıktaları konuşuyorsunuz ama yukarıya doğru gittikçe artık bütün bunlardan böyle bir uzay roketi gibi, bunlardan sıyrılarak gidiyor, yukarı gittiğinde, az önce bahsettiğin gibi bir bar veya işte bir çart veya bir oran her bir yanında bir cümle genelde böyle oluyor ya. O yüzden metrikler çok noktada, şey kullanımına bağlı, tehlikeli bence araçlar. Ben çok sea level toplantıza girdim, sizde biliyorsunuz. Bunun sonunda bu sayı böyle değil miydi ya tartıştı ya, yönetim tarafında ya o sayı öyleydi de bizim yani takip etmemiz gereken sayı o muydur ya sorunca ben balmsız bir danışman olarak insanlar bana çok kötü bakıyorlar mesela. Ben çünkü orada o esnada mufitte falan, o odadakileri veya hemen o odanın yanadakileri şey yaptığın için o kucamirdiğin için bir dert. Ondan sonra yani bak şöyle bir şey o en son çekteyim, bize böyle anlatmıyorlar serisini, o ortakinle olan seriyi, bölümü dinleyin tavsiye ediyorum. Orada da işte çok fazla feedback'ten, ıptan zırtdan konuşuyoruz, ben ola şey dedim. Tess camiası olarak, biz şeyin değerini anlatamadık diye bir ulafım var orada söyleyeceğim. Bu geri bildirilmenin ve müşterinin üzerindeki değerin nasıl toplantığını veya buradaki esas değerin bu müşterde oluşan ürünün öğrettiği değerin kıymetini anlatamadık ki bir laf ettim. Yanlış kişi anlatıyorsun da o yüzden de geldi konu. Ya da biliyor mu? veya problemlerden bahsederken arayın ötecilerle konuşunca ilk reflex arayın öteciler, rün arası üstündeki baskıdan dolayı mektrikleri düzeltmek veya geçil göstermek ki ola. Doğru konuyu doğru kişiyle konuşmak gerekiyor. Tabi bu her zaman senin elinde olan bir kudret olmayabilir ama bir şekilde de bunları cesurca dile getirmek gerekiyor. Yoksa konu salla başı alma aşık. Bundan sonra böyle re'i yok. Evet o zaman Alperş, Sersan Kaponuş için sanatalım topu biz biraz ejer bol turf olduğu üzerinde konuştuk çevirdik topu ama sonunda bizim podcastinde artık genel nasıl diyeyim kendi jargonu oldu. Konunun götürdüğü bir noktada gelince orta açılınca şey yapıyoruz orada fırsatı da erlendiriyoruz. Bir kere kısmına konuştuk ama günün sonunda bunların hepsi aslında şu an bu mektrik konusu bile günün sonunda zaten bir estiyasi modelin seçimini uygulanmasını ve içeride eceli yapılmasını dolaylı olarak bir çok noktada etkileyen bir faktör olduğu için biraz daha sorunun temeline aslında dokunmuş olduk. Ve son olarak şey yapalım. Sanda bırakalım abi kapatmak için söz. Son olarak bana göre bu sizinle beraber çalıştığım sürek, danışmanlık sürekleri siz de olup uydurduk, sistemin etsi şu anda günücelt test ya da yapayacak diyelim. Bence geleceğin kazanan ekipleri ecel ya da votufol ya da ikisiye izleyi seçen değil abi. Bir öğrenme hızını attıran iki belir sizliği yönetebilen üç değeri ne kadar erken üreteceğini hesaplayan ve bunu gösterebilen ekipler olacaktır. Artık ben de çok uzun zamandır böyle metodolojileri tartışıyordum, metriklerle ben de ölçümeye çalışıyordum mesela ama ben de artık kendi süreçliğinde bunu yavaştan yavaş yavaş delik bıraktığımı hissediyorum. O yüzden yani sürekli öğrenme belir sizliği bir yönetme ve o da yeri mümkün mertebe de erken üretme. Daha da ünemiyle olacak diye düşünüyorum özellikle bu zamandan sonrası için. Bak. Çok özür dilerim. Bak, çok canım. Artık sen bak dedin, konuştular sen yaparsın kardeşim. Buyr. Bazı börek kapanış yapacağım sana. Cemina'ya şöyle bir şey sorduk. Günümüzdeki ekiplerin kullandıkları proje yöneti metodolojileri ne kadar verimli kullandıklarını, yüz desel veya orası olarak anlatabilir miyiz dedik ki bana. Metodolojiyi uygulamakla metodolojiyi verimli kullanmak arasında büyük uçurum var. Çok güzel ayırmamışım. Çok güzel, çok mantıklı. Dört tane metrik vermiş, ilk metrik metodoloji adaptasyonu oransal değer olarak yüzde yetmiş bir vermiş buna. Yani yüzde yetmiş ekiplerin yüzde yetmiş biri. Ben bu arada Türkiye'ye sormadım. Dünya olarak bakıyor yani. Şirketlerin büyük çoğunluğu bir metodolojiye sahip olduğunu belirtiyor. Tamam mı? Olduğu gibi verimlilik yüzde otuz kırk arasında metodolojiyi sadece bir şablon olarak gören itselleştirmeyen ekiplerin verimlilik oranı. Yani metrikleri yeşil yapıyoruz oranı. Olgunlaşmış ekipler yüzde on beş girimi arası demiş. Metodolojiyi üç gültürüne en tegret, üç yüksek performanslı ekiplerin orada. Ben bugüne kadar en fazla iki ekipte gördüm bunu bütün iş karı yerinde. Üçce ve zaman aşımı yüzde kırk beş dönüş metodoloji kullanmasına rağmen halen heyeften sapan projelerin oranı. Ve demiş ki verimliliği etkiliyen üç tane temel faktör var. Birincisi fake ecail pek çok ekip, sıkıram uyguladığını söyler ancak sadece sabah toplantıda bir yapar. Arkadaki hierarşıyı başka planlamaları takip etmez. İkincisi araç yolunu yani kullanılan tuğuların ovurluğu dolması. Ekipler bazen iş yapmaktan çok şira, mandey ve yatreyle gibi ürünleri güncellemekle vakit alcıyor. Araç yanlış yapılandırması iki yüzde yüzde yirmi lirik bir idari yük oluşturuyor. Ve son olarak bu üstü en çok benim savaştım şey bugüne kadar. Alper'de pek çok yaşay ettir. Kultureldirenç metodoloji yukarıdan aşağıya dayatıldığında ekipler bunu bir destek mekanizması değil. Bir denetim aracı olarak görüyor. Bu psikolojik bari yer metodoloji'ni sunduğu hızı doğrudan baltılıyor. Ben ne deliştim? İlk girişte takımın karar verdiği projü çalışma metodolojisini kullanmak lazım demiştim. Öyle değil mi? Bakrı çok doğru. Zaten kitabı yalnızsan beni güzel tecan. Şeyde de planlamada da. Abi zaten şeyde literitörde şu vardı. İşi takım seçer. Yani prodakta onları açar abi beklegu, öngelikler dinlemiş bir şekilde yapılacak işleri takım seçer. Oğlum ben bunu hayatımda yapan takım görür mü? Prodakta onları diyor ki içler bu, bu, bu, bu, bu. Devolah kurdu diyor ki 8-15-13-15. O, parvittim. Orada şöyle bir şey var yalnız. Orada yanlış anlendirme yapmıyor. Prodakta onların öncelikten dönemde şey. Ama takımın onu alacak kapasitesi yoksa o zaman takıma geçiyorsunuz. Splint bekle, prodak bekle, karasındaki fark biraz daha orası. Prodak bekle, evet. Çok evet. Tonçusiyin dedi ki abi. Prodakta onların soru, duvunduğunda ve proayortisini onun yönettiği ve ekipleri, refayment ile beraber hani üzerinde konuştuğun nokta. Ama alplerinde muhtemelen biraz daha denburduğun nokta. Bizim edepimiz belli isi. Splint bek doktorlar. Ben zaten burada neyi nasıl diyebiliyor. -Bunlar nasıl gerçekleştirebilirim? -Aynen. -Abi benim de orada vurguladı, "Süpün pek doku" da aslında burda veren produkta onların böyle puşa derken şey yaptığı esain ettiği bir yapıdan bahsediyor ki öyle bir çok ekipte de bu şeyle karşılaşıyoruz baktığında. -Evet abi ben olmadan bahsedeyim. Süpün planlamada takımın hiçbir şekilde bir söz hakkı yok yani. Çekilecek bir bir aile ilgili. Produkta onları diyor ki işler 4 tane iş çıkarıyor zaten. Bunu aldım diyor. Bunları puanlığıyla diyor. Yani normal değil zaten bu işin böyle olması gerekiyor. Günün sonunda bence ekip, betadolojiden bağımsız zaten bu noktada iyi koordin olan ve bu noktada form olmuş yani bu formin kaçamasını geçmiş bir ekip. Bu mindsetlik bir ekip, water fold'a da çalıştı. Bence Ejay'da da çalıştı. Geliştirici ekip bazında ben cüzlerine zaten düşeni yapar yani betadoloj. Onun önünü kesme veya işini kolaylaştığım an okkasında bence bize viyaya destek olur. Günün sonunda gerçekten evet. Yani mesela bu şekilde dediğin gibi ne yapmalıyız noktasında. İki bin kendisi self manage'i, sıkramdaki gibi. Self manage'i olarak planlamayı kendisinin, spin planlamasını kendisinin yapabildiği bir ekip. Biz bunu kanban yapıyoruz dediğinde veya water fold'a yapıyoruz dediğinde bence yine orada bir şey görmüyorum. Risk görmüyorum çok açıkçası. Bir de son olarak şey eklemek istiyorum. Hani bir tane filmi esmilermeyeceğim ama Amerika'da çalıştığım bir filma vardı. Teskülçüde yoktu. Buradan test ekiplerini kurduk. Teskülçüde ne oturduk. Ama bu bizim konuştuğumuz, olumlu örnetler hani diyoruz. İyiyeler şi zaten yoktu. Yani sitiyor, siyor. Hepsi birbirimiz beraber çalışıyorduk. Ve hemen hemen iki üç günde bir toplantıya gidiyorduk. Sohbet ediyorduk. Onlar bize işini çok aşırı derece. Şefaflık çok ön plandayı da öyle söyleyeyim zaten. Ve onları sunumlu yaparken ilk slaikta bir şefaflık üzerineydi. Adam sityor da ben de bunu istemiştim. Böyle bir projeden bahsediyorum. Biz ilk başta test külçüde ne oturduk. Ve içeri de ki herkes ramastırımız da vardı. Sıkramı ve ecel külçüde de o kadar çok benimseydi ki. Yani içerik devolu pularda analistler de hak eden bu mindset de insanlardı. Ve o kadar kolay oldu ki bak. Yani biz o kadar ileri gittik. O kadar yaptığımız kayıf aldık. Yazdığımız o tamat yondan kayıf aldık. Ve yine ilk başta benim takıntım şudur abi. O tamasyona da test süreçlerini kuruladık vesaire evallah. Metrikleri ölçümeye başladık. O tamasyona işte servis tarafından başladık. Vesaire veritabanların hüay tarafı. Bütün bunları kapıldıktan sonrasında da dedik ki, eki beşi soruyu sorduk. Biz karakteri daha iyi nasıl arttırabiliriz. Daha doğru nasıl arttırabiliriz. Bir tane ekli bir arkadaş daha hillettik. Ve unit testleri nasıl yazarız. Yani artık sistem sevesinden unit test tarafına geri geldik. Takımca simprintlere yani müşahaldık abi. Repoların analiz edilmesi, refaktör edilmesi, unit testlerin yazılması. Ve yani geldiğimiz noktada hiç yokken abi test de. Teskiltürü kuruldu. Yüay tarafında sistem sevesi, essem sevesi tarafında çok doğru bir kavruç elde edildi. Cinemik yönetilen bir regressiyon stratejisi oldu. Bak hiç klasik bir regressiyonumuz yok. Regressiyonu bir stratejisi vardı abi. İnan yani regressiyon stresisi dinamik olarak geçmiş siprintleri bağlı olarak değişiyordu. Oradan bahşeyi abi. Yani ben en son bıraktığımda ne kadar denemiyorum ama çok ciddi bir seveyde unit test kavrucunu elde ettiler. Ve metriklerle ilerliyorlardı. Yani bahsetmek istedim şey şu, bu benim hep hayatımdan anlattığım bir projedi. Benim baştan iki ay derinlerinden biridir. Buradaki konu sadece şey değildir. Açıyorum benim testi anlatmam ya da işte işimiz iyi yapıyor olmamız değildir. Buradaki konu her bir takım yesinin gerçekten bunu yapmak istemesiydi. Ve araştırmak istemesiydi. Yani buna hevesli olmasıydı. Ben bunu orada görmedim. Orada çok net bir şekilde öğrenmiş olmayan. Kalkalite gerçekten kişiye ya da birime bağlı bir şey diler. Takımın bunu istemesi uğraşması gerekiyor. Çünkü günün sonunda o adamlarda yaptığı işi belki bir buçuk iki kadar uzattı yani. Efor arcamaya başladı ama herkes günün sonunda bir edefimiz var. O hedef ekipmek istiyoruz. Herkes bunun için hevesliydi. Tabii yönetimde bunu da istekliyordu. Çünkü o kafada insanlarda. Öyle. Bundan da kayıtına kişiden bir bu. Zaten temel olarak şeyin örneği gibi oldu. İşte yukarıdan indirilmesi ekibi. Bunu bir extra yük veya bir extra efor gibi ekibi dayatılması ile. Yani ekibin bunun faydasını bilip buna yönettiğimse, bakış açısıyla da buna zaman ayırması için desteği orada bulması. Ki genelde en büyük sıkıntı şu oluyor ya. Bunları yapmanız gerekiyor ama ekibin bambaşka bir odağı var. Yani ekibin bambaşka bir omuzlarında yukvar. Zaten burada baştan iki sıfır, üç sıfır geride başlıyorsun. Hani sen gerçekten üzerinde ovurlu ot olmuş birisine. Nasıl işte bu bainseti, nasıl işte bu hem metadoloji tarafında, hem de tes ve kayıt tarafında şey yapabilirsin. Nasıl verimli bir efor veya zaman ayırmasını bekleyebilirsin. Yani bunu yapmak veya istemek şey midir? Çok doğrum olur. O da bir işin bir noktasını çünkü diğer tarafta böyle bir şey var. Çeken bir ip var yani onu diğer tarafa. Sen o yüzden orada biraz daha şeyin çok güzel bir örneği oldu. Bu tarz test kalite ecel. Geliştirme süreci metadoloji. Bunlar hadi dışarıdan böyle bir şey geldi. Yukarıdan böyle bir baskıyla bunu yapacak bir şey yapalım madem. Diye gittiğinde, fişi çektiğin zaman duran şeyler oluyor ya genelde. Yapalım madem değil. Hadi bir de bunu yapalım. Bir bu eksikti. Tamam bunu da yapalım. Çıkınca geldiğine. Bunu da evden geldi. Yani orada gerçekten içinden geldi gibi. İlk filtresiz tepkiyi. Çünkü tek sevimiz bu ya. Hadi bunu da yapalım. Evet, bu arada sen de bunu görüyorsun ya mesela. İki be. Hak verdiğin noktalar oluyor bu noktada. Sonuçta yani. Orada da farklı bir 2 lam var. Peki. Hadi kapat. Tün çocuğa. Sen kapat. Yok. İlk sen kapat. İyi bakalım. Peki. Ne deniz için teşekkürler. Kinci bölümümüzde tamamlamış olduk. Bir sonraki bölümde tekrardan yeni konularlar şirse. Bu arada iki bölümde 3. yırslar bakış açısı yaptığını düşünüyorum yani. Olsunum problemi. O benim köşenin de etkisinden durdur. Peki biraz daha pul köşe şey olacak demiştik ya. Daha. Afif. Bilgi. Bilgi şeyi terazisi daha yüksek olacak. Ne? Ne? Kitabıyı bakış açısı ile ve tabii ki de yöneticelim. Bizi zor balama seyirle. Biz sonraki bölümde görüşmek üzere. Diğerli. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Bay bay. Çal be la. İsyanker ve bölüm olduğu yavuzdan öyle dedim. Aynen.

Podcast Summary

Key Points:

  1. Yazılım geliştirme süreçlerinde "Waterfall" ve "Çevik (Agile)" metodolojileri karşılaştırılmaktadır.
  2. Waterfall'ın tarihsel bağlamda (özellikle inşaat sektöründen esinlenerek) doğduğu, daha katı ve sıralı bir yapıya sahip olduğu, ancak bazı projelerde hala geçerli olabileceği vurgulanır.
  3. Çevik metodolojinin (özellikle 2001 Manifestosu ile) daha esnek, iteratif ve müşteri geri bildirim odaklı bir yaklaşım getirdiği, ancak her proje veya ekip için otomatik olarak en iyi çözüm olmayabileceği tartışılır.
  4. Proje yönetim metodolojisi seçiminin, projenin kapsamı, ekibin yapısı ve gerçek ihtiyaçlar gibi bağlamsal faktörlere dayanması gerektiği üzerinde durulur.
  5. Popüler trendleri körü körüne takip etmek yerine, ölçüm, geri bildirim ve ihtiyaç analizi ile sürekli değerlendirme yapmanın önemi vurgulanır.

Summary:

Bu podcast bölümünde, yazılım geliştirme süreçlerinde kullanılan iki temel proje yönetim metodolojisi olan Waterfall ve Çevik (Agile) yaklaşımları detaylıca karşılaştırılmaktadır. Konuşmacılar, Waterfall metodolojisinin kökenlerinin inşaat gibi geleneksel sektörlere dayandığını, doğrusal ve katı aşamalardan oluştuğunu belirtmektedir. Bu yöntem, özellikle kapsamı net ve değişim ihtimali düşük projelerde hala kullanılabilir olarak değerlendirilir.

Diğer yandan, Çevik metodolojinin 2000'lerin başındaki manifestosuyla daha esnek, hızlı ve müşteri işbirliğine dayalı bir paradigmayı temsil ettiği vurgulanır. Ancak, Çevik'in de her durum için sihirli bir çözüm olmadığı, ekibin yapısı, projenin doğası ve organizasyonel ihtiyaçlara uygun olması gerektiği tartışılır. Temel vurgu, popülerlik yerine projenin gerçek gereksinimlerine, sürekli geri bildirime ve bağlama uygun metodoloji seçiminin kritik önemine yapılır.

Konuşmada, Scrum ve Kanban gibi spesifik çerçevelere de kısaca değinilerek, doğru metodoloji seçiminin başarı için hayati olduğu sonucuna varılır.

FAQs

Waterfall, doğrusal ve ardışık aşamalardan oluşan, gereksinimlerin baştan net belirlendiği bir proje yönetim metodolojisidir. Agile ise esnek, iteratif ve artımlı bir yaklaşımla değişen gereksinimlere hızlı uyum sağlamayı hedefler.

Agile, 1990'larda iteratif ve artımlı geliştirme süreçleri üzerine yapılan çalışmaların ardından, 2001'de Agile Manifesto'nun yayınlanmasıyla resmiyet kazanmıştır. Geleneksel metodolojilerin katılığına ve değişime ayak uyduramamasına bir tepki olarak doğmuştur.

Waterfall, kapsamı net, değişim riski düşük ve tekrarlanan benzer aşamalara sahip projelerde (örneğin havacılık, uzay, inşaat) etkili olabilir. Bu tür projelerde karmaşık bir çevik çerçeveye gerek duyulmayabilir.

Projenin kapsamı, karmaşıklığı, ekibin yapısı ve değişim ihtiyacı gibi faktörler değerlendirilmelidir. Önemli olan, ekibin ve organizasyonun ihtiyaçlarına en uygun, ölçülebilir çıktılar sağlayan metodolojiyi seçmek ve gerektiğinde adapte etmektir.

Evet, Scrum ve Kanban, Agile yaklaşımını uygulamak için kullanılan popüler çerçevelerdir (framework). Agile bir üst felsefe veya metodoloji iken, Scrum ve Kanban bu felsefeyi pratiğe dökmek için belirli rolleri, araçları ve süreçleri tanımlar.

Hayır, yeterli değildir. Adam-gün, kaynak kullanımını gösterir ancak üretilen değeri veya müşteri üzerindeki etkiyi ölçmez. Başarıyı ölçmek için çıktının değeri, müşteri memnuniyeti ve iş hedeflerine ulaşma gibi metrikler de dikkate alınmalıdır.

Chat with AI

Loading...

Pro features

Go deeper with this episode

Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.