Podcastin bu bölümünde, "sınıf atlamaya mecbur muyum?" sorusu etrafında günümüz toplumundaki sınıfsal hareketlilik krizi derinlemesine ele alınıyor. Konuşmacılar, mevcut ekonomik sistemin insanları sürekli olarak daha fazla efor sarf etmeye zorladığını, ancak bu çabaların çoğu zaman sadece mevcut pozisyonu korumaya yettiğini belirtiyor. Özellikle 2008 ekonomik krizinden sonra, eğitim ve çalışma yoluyla sınıf atlama vaadinin geçerliliğini yitirdiği, insanların kendilerini ebeveynlerinden daha kötü koşullarda bulduğu ifade ediliyor. Teknoloji devlerinin ve yapay zekanın yükselişiyle birlikte istihdam yapısının kökten değiştiği, devletlerin bile vatandaşlarına net bir yol haritası sunamaz hale geldiği vurgulanıyor. Bu bağlamda, bireysel rekabetçiliği teşvik eden fırsat eşitliği ile toplumsal dayanışma ve kriz anlarında koruma sağlayan bir sosyal devlet anlayışı arasında bir denge kurulması gerektiği sonucuna varılıyor. Aksi takdirde, insanların karamsarlığa kapılıp iradelerinin hiçbir şeyi değiştiremeyeceğine inanma tehlikesiyle karşı karşıya kalındığı belirtiliyor.
[MÜZİK ÇALIYOR] Merhabalar, arkadaşlar. Mecbur Müm'ün yeni bölümüne hoş geldiniz. Bugün yanımda sevgili partnerin Mehmet Eşer altında oturuyor. Hoş geldiniz Eşer Bey. Hoş bulduk. Ben sandun önce çekim yapacaktım ama bazı ak saklıklar oldu ve. yan da buradayız. -Hadi böyle gir. -Hadi. Hayat biz plan yaparken başımıza gelenlerdir. Kesinlikle. Tanrı'yı gildirmek için sana planlarından basın. Bir gün tanrıya dua ediyordum. Sonra bana bisiklet versin diye. Sonra anladım ki tanrı böyle çalışmıyor. Bisiklet çaldım ve beni affetisinde dua etmeye başladım. Bütün Facebook sızlı. -Aşkı. -Aşkı. -Çok iyi. -Verdim. Eskiden atlas pasajı diye bir yer vardı. Ya hala vardı atlas pasajı. Atlas pasajının içinde liman mı ne? Liman mı? Limon mı? Bir yer vardı. Böyle özü sözler yazılı şey. Ne bi duvar plekası. İşte rozet falan böyle şeyler satırdı. Ve tam senin bu sözlerin. dan rozetler anlamlı bir şekilde alıp. -Peki şanı yiymiş. -Şan da malikasına koyardım. İşte bu esap 2020-06 tariili bilmem neyse sana karşıdır. Eğer profilim çalındırsa herhangi bir sorunluk anlıyor musun? Öyle şeyler paylaşırlar da yiymiş insanlar. Hani. -Siz hangi Facebook'da o postu paylaşınca herhangi bir sorunluk aldı. -Evet. WhatsApp ücret de olay yapmış. Linka tıkla ve engelle bunu falan. Bu arada Yaşar Bey'in Ankara'yı gitti ki. Geçen gün Yaşar Bey ile Yıray'ın oturuyoruz işte. Böyle mahabete diyoruz falan. Yaşar Bey'in bir tane pirif hesabı varmış. Gizli hesap ve orada bu tarz. Özü sözlerim vardı böyle. Özü sözlerle dalga geçtiği tiye aldığı bir pirif hesabı vardı. Çok güldük bakarken Yaşar Bey ile Ankara töreninde. -Ya keşke? -Ne dedik ki eskiden ne kadar komik bir insanmışsın? Evet ya. -Şöyle? -Bu mizahı yeniden açman lazım. Mizah sekşin anıze şimdi demek ki var bir yetenek. Vallahi tekrar onu kabullenmem gerekiyor. Şöyle onlardan bir tanesi sanki ölmüşümde. -Ne? -Bir cenaze postu var ya. Kendine eklene. Ne yazıyordu ya? Çok iyi bir iyide. -Bize buna nasıl yaptı? -Bunu nasıl yaptı? -Bunu nasıl yaptı? -Yazı. -Kendin fotoğrafı. -Ya ölü post görmüşüm. Aslında oradaki her bir post gördüğün postların taknidi gibi oluyor. Evet, evet ama yine de çok komikti. Analiz yapar mısın? Yer araba işte öyle. Analiz yap lütfen. -Elli de. -Elli. -Aşırı kanitte. -Oradan ben de Instagram'ımla paylaştım. Belki yener yeniden bu komik tarafını açığa çıkarmalısın yaşar ya. Sürekli, Çin, Bataryalar, Savaşı. Nadir elemetler nereye kadar be kardeşim? -Ben bir tane mecbur muymuk konusu buldum şuan. -Ne? Komik olmayan mecbur muyim? Ne diyorsun? Güzel. Güzel. Bunu bir dinlediğimiz önermişti bu arada ama. Ben biraz daha komik olmaya mecburuz bu hayatı çekilebildir, kılmak için gibi bir yerden. direk benim için bitiyor yani tartışma. Ya sen de başlayan kuşakta bizim kuşa da daire diyorum. Yani komik olmak böyle kul, zeki ve aslında problemleri çözebilen insan. prototepiyle özeşleşmeye başladı. O yüzden komikliklikli değer kazanan bir özellik mesela. Öncesinde ağırı başlı olmak, az konuşmak, öz konuşmak. Bunlar da önemli olurken, şuan mesela insanlar komik olmayı çok önemli görüze. -Senden bir stand-up gibi çok büyük şeyler falan da var. Bir enbüstü oldu. O zaman gibi bölümüne konuşabiliriz. -Olur konuşalım. Konumuza girelim. -Aynen. Konumuz biz mahalle yanarken diye bir gösteri yapıyoruz. Onur sevgili yaşarla beraber bir sahne şofu denk gelirseniz. bekleriz canına interaktif bir şov, eğlenceli orada bu konuyu tartışsın. -İnsanlar nedir diye soruyor? Allah konuşanların enterlikler versiyordun. Güzel bence bu arada. Şey bizim yapımcımız sercan da şey diyeyim. -Sosuz şu ol. -Sosuz şu ol. -Biz bir şey canlanmayız, anladık ama. -Sosuz şu ol. -Ne yazı? -Abi biz de sosuz şu. Gideceğim en son beş şeyden falan bir oyun. -Ben canını sosyal bilimler şovu diyorum ama onada da bir şey canlanmıyor. Canlı podcast gibi görenler olmuş ama çok daha interaktif bence podcast klasmanında diyeyim. -Tabii. -Bayağı seyircimizle beraber ilerlediğimiz zevkli bir format. Yolunuz düşerse bekleriz. Ve bu konuyu konuştuk. Konuştuk. Bir torda mecrüm mühim de biraz da bir yan paralel konusunu konuşmak istedi. Kazır. Bu konuda çok fazla okumalar yapmışken zihnimize tağzayken argümanlar. Sınıf atlamaya mecrüm mühim konusunu konuşacağız. Bu bayram da yeni el öpelerin çok olması, hediyelerin harçlıkların yolunlaşması bekleniyor. Gelem nedilere göre bayram avası için yurtta hissedilmekte. Bu sesle ara veriyoruz. Güne bu seslerle başlıyoruz. İyine adalongosferde doğa ile içiçe yürüüş türlövi, safarı etkinlikleri, ateş başında müzik keyfi, özgün gastronomi deneyimiyle, şimdi sıcak avuz, hamam ve saluna eşlik ediyor. Sen de longosferle doğanın keyfini çıkar. Bu konuda ile yüzde on indirimden yararlanmak için longosfer noktakamız iaretet. Sevgili yaşar kendi ailesinin yüksek lisanz mezunu tekiyesi. Lisanz mezunu tekiyesi. Bu arada kardeşim, şimdi tıpokuldu için. Aynen. O tahta elinden alacak gibi gözüküyor. Doktor yaptığı için. Hatta aramızda şey yer işi var. İlk kim? Doktor yumağın alacak ama o benden önce aldı. Senden al, neneca aldı. Boyunuz kulağa geçiyor. Sen tatlı, haklı bir gurur yaşarsın. Tatlı. Kardeşin arak hafif edecek bir karakter değil, yaşar çok yufka yufka yürekli. Ben de ailemin tek doktorası olmayan iyisi. (Gülüyor) -Ali kof. -Luluğudur. Aile na Luluğudur. Dolayısıyla böyle bir şey aramızda geldi. Ve beraberiz bir çok partnerlik yapıyoruz. Vara bir işler yapıyoruz falan filan. Böyle içinde bulunduğumuz sınufun, sınuf trait, klas traitir diye de bir şey var. Öyle bir kavram var işte. Kendi sınufuna ihanet edendik falan. Sosu yüzden. Sınuf atlamak, gel çalışmalı muyuz diye. Ve benim aklıma ilk şey öyle bir şey canlanıyor. Ben üstü ortasını bularak kendimi görüyorum. Neredeyse üst sınufa mevcut sınufunda kalma çabası. Belki bir generation önceden buğumurların altmış kuşağının. Sınuf atlamak çabası ile eş değer yani. Şu an biz şey düşmemeye çalışıyoruz. Sınuf düşmemeye çalışıyorum ben şahsana. Ama o bile çok efor sarf ettiriyor. Bu eforle 1970'lerde sınuf atlamıştım. -Tamam. -Tamam. -Düşünüyorum. -Tamam. Hatta içeride pod bir deki çalışanlardan sevgilir. Fırat çok güzel bir şey benzetme yaptı bunu konuşurken. Ali sahrikalar diğerindaki kırmızı kreliçe gibi de o da. Olduğu yerde kalabilmek için sürekli koşması gerekiyor. Onun gibi bir şey artık mevcut durumuza tutunabilmek için bile çok insan üstü bir efor sarf etmemiz gerekiyor. Sen ne düşünüyorsun bu konuda mevcut vermiyor sence sınuf atlamaya. Vallahi ben içinde olduğumuz toplumu gittikçe hızlanan bir koşu bandına mezit ediyorum. Yani koşu bandının zorluğu, hatta eğime gittikçe artıyor ve tam da dediğin gibi insanlar. Yani sadece olduğu sınufla kalabilmek için bile her geçen gün daha fazla efor arcamak zorundular. Bırak ileri gitmeyi. Bence bunun herkesi seviyor şu an. Yani insanlar kendi anne babalarının refak koşullarını erişebilmek için şu an lisan, yüksek lisan, zereceleri yapıyorlar. -Bola yeterli olmuyor. -Evet ve yirmilerinde böyle 40.000 art soğdak soğuk. O da şanslıysa böyle şartlara işleri kabul ediyorlar ve bir kaç sene ancak belki kirayı ödeyebilir oluyorlar. Benim bazı arkadaşlarım var. Ailesinden destek alarak yani hayatını idam etirebiliyor. Bir yandan çalışıyor, bir yandan da ailesinden destek alıyor. Ve hatta şimdi de dünyanın çok geniş bir istizlik dalgası var. Yani ya payzakayla başlayan savaşlarla devam eden işte fedin faiz indirmemesiyle süre gelen ve şimdi de Türkiye'nin sana hizisizleşmesiyle devam eden çok büyük bir istizlik dalgası, hatta bir iş durgunlu. Geçenlerde Almanya'dan bir arkadaşla görüştüm. 8 ayı dışarıya Almanya'da. Yani Almanya'da bile durum böyle dolayısıyla düğün her yerinde bir kriz var. -O, bugünde bu sabata Metaba'ya bir insan. -Sekiz binçliği işten çıkardı. -Evet yani ben çok geçen sene yazmıştım onu. Büyük bir sitam krizi bekliyorum diye. Ve anızahtan artık bizim analizar. Yani böyle 3-6'a yende öyle düşün. O kadar rızlandığı kersiyedin ya da gerçekten 3-6'a yeder şey gerçekleşiyor. Şimdi ben asıl konuyusuna getirmek istiyorum. Sınıf saldır ifadesi gitti ki karşılaştığımız daha çok duydumuz bir ifade oldu. Ya 2000'lerde 90'larında sonuna çok sık duydumuz bir ifade değil de aslında sınıf saldır. Daha sonra Sınıf Perspektif'i dünyadan biraz silinmişti. Niye? Yani sovader yıkılmış ABD, kazanmış kapitalizmıza, ferinle ilan etmiş ve sana çok güzel bir vat var. Yani biz birbiriyle çelişkili içerisinde olan, birbiri lezzıtlık içerisinde olan, çıkarların, aksin olan bir toplumda yaşamıyoruz. Oyunun kuralları var. E itim gör. Çalış. Sen de çabala. Disiptin göster. İrada göster. Sen de sistemi kazananlarından biri oldu. Ve bu 15-20 yıl boyunca bu hikaye satıldı. Ve bu dönemde doğal olarak Sınıf anlatılır. Zahşeh'i kaybetti. Zemin kaybetti. Niye? Çünkü sana bir iddia var. Ve bu iddia gerçekleştirdiğini sınıf atlayabilirsin. Ama özellikle 2008 krizinden sonra. Yani dünyada ekonomik kriz ve akabin de işte veya refat devletlerin çözülmesi, göç kriz, savaşların artması, bence çiğnin yükselişi, Aslında de konum kılıklı. korektaha büyük paya kazanmasıyla insanlar bu hikayenin doğru olmadığını fark etti. Yani artık bu hikaye doğru değil, üniversite okuyorsun, sana vadedilerine er tutmuyor. Sen kendine babandan daha kötü koşularda yaşıyorsun ve sınıf çelişkileri çok görünür oldu. Ya bir yandan iş krizif alan var diyorum, bir yandan neredeyse ilamaz trillioner olacak. Yani böyle milyar derler, yüz milyar derler. Sen hani bugün seninle her gün milyon dolar arcazak ömrümüz boncu bir tremiyeceğimiz paradan bahsediyorum. Bunun kendisi bence sınıf tartışmalarını tekrar gün yüzüne getirdiler. Evet, bütün dünyadaki nüfusun, tüm geliri, dünyadaki en zengin 40'ye tekabili döngüsü de bir bile değil yani daha daha. Ve bu da artık böyle giyotin mi çağırıyor falan gibi. İnsanlarda giderek de böyle bir kin, sınıf kinini de oluşturmaya başladı. Bu sınıf saldır. Muhabbetinin de çok yüve kazanmasının da sebeplerinden biri bu. Tiktok da bile her şey size kullandığın kelilmeler sınıf sal, işte yok, diş fırçalamak bile artık sınıstala geliyor falan filan gibi şeyler var. Ama düşündüğün zaman öyle mesela, Covid zamanı, işte bütün ülkeler böyle nasıl işte Covid ile baş ediyorlar falan gibi şeyler vardı, haberler vardı, CNN'de izliyordum. Şey diyor da adam ya. Ne bir bir adamı, Nijari adamı bir Afrika ülkesi tam hatta. En son ne, bir bir bir, orda 10 sene önce duymuş olabilirim. Ben de dün duydum, acaba zihnimi oradan mı geldi? Almanslar soykırım yapmış, namibiyoda. Evet, evet, tam sömürgellerinden. Ne o koyuyor? Afalandı diye düştünürken, çünkü namibiye bundan ufusu çok azmış. Falan filan böyle bir görsel paylaşmış. Altında da ilgili ziyabı gönderiyor. Altında da Almanslar soykırım yaptı falan diye. Ulan dedim, ne kadar bilmediğim soykron, niç soykırımlar var falan. Neyse, öyle bir yerde, Afrika ülkesi tam asak Covid'e şey diyorlar. Ellerinizi yıkayım, bol bol ellerinizi yıkayın. Çin de bulunduğumuz odanın pencelerini açın, havalandırın falan filan gibi tavsiyelarda bulunuyor. Bu Afrika'daki adam da şey diyor. Yani ben işte diyor, "Batan başlarıma böyle tavsiyede bulunamam, sabun çok pahalı." Herkese elini yıkadı yamam hani. Bize ne kadar. -Bakıştık. -Bakıştık. Yani çok temel gelen herkesinde sabun nasuyu erişimi vardır herhalde canım. Bu da sınlumsal değil dediğin şey. Başka bir ülkenin lüksi olduğu ya da benzer şekilde. Belki ne bileyim işte herkesin arabası olması burada çok ekstra ama başka bir yerde. Normal falan filan işte. Balkan, Amerika'da herkesin 1000 dolara, 500 dolara ara bağlı biliyorsun yani. Kılıçtırdı olsa gibi bir haklılık payı da var yani. Ama bir anda böyle yenilmeci, yenilgici bir tarafı doldu ya. Bu sallılık söyleminin. Difi testi çevirmeye çalışıyorum bu arada. İşte bu böyle ve karamsarız ve böyle sinik iyice, sinik olalım iyice dolduğunu ev kaderini diri hiçbir şey değiştiremezsin. Anlatısına da kayabiliyor. O da belki biraz tehlikeli yani insanın iradesinin hayatını değiştime gücünün olmadığını düşünmek ama. Aradaki sanki devletler bile bilmiyor. Hani mesela sen şey dediğine. İşte şöyle bir talef vardı. Üniversite o kuşta gel bankacı ol. Gel işte kamu da memur ol. Bilmem ne. Şu an devletler bile vatandaşının ne yapması gerektiğini bilmediği. Ve buna böyle tekno feyudal dörtlerin, teknoloji şirketlerinin neredeyse istihdamın ve neyi ihtiyaç duyulacağını ve neyin iskartaya çıkacağının ne taz becerilerin. Karar verdiği bir durumdayız yani. Devlet bile yol gösteremiyor artık. Artık hani şey gibi yani. Çaray işte ben ne bileyim. Şehleri ahlaki olarak yargılayamıyorum yani. İşte yok. Tik Tokda. Bilmem ne yalayı para kazanan ya da. Çorabını satan, çorab fetişine falan. Yani artık ne yapsın ki insanlar yani. Yol yok falan gibi gelmeye başladı. Şimdi sen demin bahsettiğinden devletler bile bilmiyor diye geçenlerle Galatasaray'ın her sesi de bir konferansızaydım. Konferansız konusu da içinde yaşadığımız çan krizleriydı. Şöyle başlamak istedim kendi yaptığınız sunuma. İki binleri sordum. Yani zaten oradaki gelen öğrencinin önemli bölümü iki binlerden sonra doğmuş. İki binleri nasıl hatırlıyorsunuz ya sordum. Şimdi bir tanesi bir dinşis bir istedi. Sen belki hatırlarsın onu. -Aa, evet. -Efeküleysin önünde girmişti falan falan. -Tamam, ilan gün başarı bir heyecan var. -Tacına kaldı. -İşte bana kot pant olan diyen var, pop diyen var, Amerika diyen var falan. Bu cevaplar çok hoşuma gitti çünkü tabi anlatmak istediğim yere geldiler. Şimdi aslında iki binler, şu an bizim tarafımızdan ya da en azdan tarih yazımı tarafından. Böyle eğlenceli süsünün yükselişi, internetin altınça, ekonominin büyüdüğü. İşte dünyada böyle ilan gün heyecanlı olduğu bir dönem gibi hatırlanıyor. Halbuki 2012-2022 2003'e gitsen bir kere 11-11'le yeni olmuş. Üzerine datkan babul olmuş. Yani bugün ki yapay zekaya tartışmaları gibi internet, hızlı bir şekil Amerikan borcası'nın yükselmiş ve sonra çökmüş. Üzerine çok büyük bir ekolojik tartışması var işte. O zaman o zaman o zaman tabakası delini yolda hatırlıyorum çünkü ben anlatılıyorum. -Leyodur Antuku'lam, leyodur Antuku'lam. -Tamil ettik o böyle. O zaman tabakası da. -Günle mi olmuyor ya? Heyefkotu şeyler aba hareket. -Hadi hakikaten tamini ol. -Evet evet. -Bir de bugün ki tartışmaların aksine. O zaman da büyük hızlı bir nüfus saçraması tartışması vardı. -Sobuz bunu açtık aslında. Yani o dönemler artık bu krizlerle değil de daha iyi şeylerle hatırlıyoruz. Ama içine yaşadığımız çağırla değil, içine yaşadığımız çağın krizlerini daha büyük algılıyoruz. Çünkü en temeldi yani hegumonya çözülmesi var yani abedenin güç kaybetmesini yeteceğiz şimdi. İçine yaşadığımız kriz ne? Abedenin gerilemesi, işte bunda beraber nüfusun yaşlanması, ekonominin çözülmesi. Her birinin bağlandığı yer bir hegumonik merkezden başka bir hegumonik merkeze. Yani batıdan doğaya doğru bir çözülüş yaşıyoruz. Bundan dolayı o krizin ağırlı daha büyük. Ben 2000'lerden böyle farklı olduğunu düşünüyorum. Yani bundan 50 yıl sonra da ben 2020'lerin iyi hatırlanacağını düşünmüyorum çünkü tam bahsettiğiniz yetme ödürü. Aynı anda birkaç çözülüş var. Bir büyük güç mücadellisi çözülüyor. Amerika güç kaybediyor. İki emek çok zıza yani yer kaybetti. Yapay zeka. Şimdi emekçilerin yerine alıyor. Robotlar emekçilerin yerine alıyor. Büyük sermeye güç kazanıyor. Yani üçüncüsü bir de çok büyük askeri çatışmalar var. Ve sayede mesela bunları birleştirdiğimiz aslında bu derece sistemi kırılmalar belki 100 yıl da bir oluyor. Yani en son belki bu 1800'lerin sonunda oldu. O da biz zaten bir dünyasına başına götürülüyor. Ondan o da insanlar uyaşadığı o ya o ne kadar dünya hızlı dönüyor. Ve ne yapsam yerinde duramıyorum.isini anlayabiliyorum. Çünkü nüfus da çok arttı bana sorarsan. Eskiden 20. yüzyılın başında 3-4 milyar insan var. Çok az okumuş olan insan var. Sen bir şey yaptığını öne çıkıyordun. Şimdi rekabet inanılmaz da arttı. Yani aslında aynı anda çok kontrol edemediğin ve üzerine güzeline gelen bir süre sebep var. Nüfus'un artması var. Zenginlerin gittiği keyifli sermaya toplaması var. Çok kızı tek önecik dönüşüm var. Çok kızı coğrafiydi dönüşüm var. Yani hepsinin üstüste koyduğunda insanlar sınıf atlamaya mecbremi sorusunu bence şundan soruyor. Ya içinde yaşadığım koşulları devam etirmek için neler yapmalıyım sorusu aslında. Hani bırak atlamayı hayatım nasıl müreferinle hâle getireceğim. Nasıl kuşuları koyacağım. Nasıl annem babam gibi yaşayacağım. Yani öyle bırak çok uğuturla lüks zengini ki içine yaşamayı. Çok güzel bir çerçeveçiz'den ve güzel bir anlatı kurdun. Ama şeyi düşünürüyor bana. Mesela geçenlerde bununla ilgili bir yerde bir makale okudum. Eya'yı bazı işler için eya'yı kullanmak, şey yapmaktan, normal insan tutmaktan daha pahalı hale gelmiş. Ve yeniden eya eğicintler yerine yeniden normal işçiye dönmüş gibi. Belki böyle bir şeyler de olacak yani. Sonuçta eya'yı da paralı bir masraflı bir hizmet yani. Havadan gelen bir şey değil yani belli bir enerji sarfiyatı var, belli bir susarfiyatı var, falan da filan. Devletler bunu şey yaparsa. Bu data centerler ve fazla vergi koyarlarsa ya da ekorucuk taheri batına, dair bazı talminatlar falan getirirse eya'yı kullanmak da pahalı olacak ve belki olan normal işçi olayım. Daha iyi olacak diyecek yani. Böyle şey olabilir miyim sence? Yani enerji meselesini çözerlerse dediğin meselesini çözülür. Yani enerji daha ucuda gelirse gerçekten işte bir eğicentik eya'yı kullanmak, bir işi kullanmaktan daha ucuz hale gelir. O yüzden devasa enerji yatırımlar yapıyorlar şu an. Yani işte nükleer, santral, hidroel ektrics, santral, gastribindere her yere, yani enerji santrali kurmaya çalışıyorlar. Bu sınıf atlamaya mecmini mi sorusunu? Ben de düşündürdüğü şeylerden biri bu şu, senin de fikirini merak ediyorum. Yaslında şimdi rekabet etmek isteyen insanlar var bir yerde. Yani onu karaktiri gereği, fayata bakış açısı gereği. Daha iyi insanlar, daha if şartlara erişsin. Daha çok çabalıyorsa, daha çok şey elde etsin. Bunu düşünüyor. Bir yandan da aslında içinde eşyodığımız toplumun eşitikçi bir yanı olması, dağenleşmeci durum artırıyor. Üzerini hepimiz krizlerle şey biliyoruz. Yani işte ölümle, işte sal, kriziye, yaşlanma, boşanma, evlilik, çocuk, çocuğunu ölmesi. Bunlar hayatın getirdiği büyük krizler. Bunlar karşısında toplumun bizi korumasıını istiyoruz. Çünkü hepimizin başına gelebilir. Bu piang o gibi. Herhangi bir gün engelle olabilirsin yani. Aynen öyle. Yakının engelle olabilir. Sen engelle olabilirsin. Toplumun yüzden birbirini tutması, birbirine sakıcı sarılması gerekiyor. Şimdi burda asa tam bu dengeyi aramamız lazım. Yani aslında sınıf atlamaya meclifli miyim sorusu? Bence şöyle çevrilmeli. Hangi toplumda yaşamak istiyoruz ve bu toplum kendi vatandaşını, siyasi aktörüne, siyasi öznesini nasıl koşullar sağlamalı? Sınıf atlamak isteyen, işte çabalamak isteyen. Ben de haykoşullarda yaşamak istiyorum. Diyen rekabetçi birine, o rekabetçiliği sağlayabilecek imkânları sunmalı. Eğitimse eğitim. İşte fırsateşitliyiyoruz ya bizimle. O fırsateşitliğini sağlamalı, o yaratıcı gücün önüne açmalı. Ama bir yandan da bir kriz ağanında veya geriden gelen birinin şartları, imkânları olmadığında onu da korumalı, ona destek çıkmalı. Yani aslında
bir yandan rekağabey çinlik, bir yandan dayanışmacılık. Bu ikisinin aynı anda sağlanabilmesi gerekiyor. Evet, çok rol, rol suçu bir yaklaşım gibi geldi bana işte şey. Cehalet perdesinlerdundan herhangi bir pozisyona atanabiliriz, engelli, doğabileriz, atanlık, doğabileriz. Ne bileyim işte bir tür hastalıkla doğabileriz ya da çevremizde bu hastalıkla saypı olan insanlar olabilir falan. Onlara bakım vermemiz gerekabilir. Ona göre toplumu o şekilde dizayn edeceğiz ki, tam bir sosyalist ya da tam eşitlik, çilik gibi değil ama en kötünün de iyi durumda oldu. Ve toplumun hani hem rekağabey teyar açtı, hem de kötü durumda olanlara bir destek sağladı. Bir, ya Amerika'nın böyle güvenlik, su babı ya da bir güvenlik, ığı olduğu çok kötü düşmediğin ve senin o şeyin işte sosyal devletin biraz daha böyle şey yaptı. Ama rekağabey çileye de yer açtı. Ama bu sanki böyle biraz politikler çimarıda sanki bu ikisi birbiriyle olamaz gibi bir anlatı da var ya sanki böyle ikili, ya post ay katmiden her yani yanlış hikilik yani ya olacak ya olacak gibi bir anlatı var hep yani bu sağ sol bilmem ne işte ya sosyal ya full rekabetçisindir ya da işte şeysindir, komünist psindir falan gibi bir yanlış hikilik var ya keşke toplumlar böyle bir dizayn edilebilsem ama yani edemiyor mu yuz abi bizim toplum, sen daha iyi biliyorsunuz, siyasetçistin, politikacısını sayılır. Yani uzaktan baktığımız zaman esif edemiyor gibi türüyoruz. Yeniden böyle diye soracak olursan. Şimdi başarmış ülkelere bakıyorum, başarmış ülkeler, iskandına ülkeleri, iskandına ülkeleri hem bahsettiğin rekağabey çiliği sağlıyor hem de inanılmaz bir koruma dayanışma alı kurmuşturumda. Ama biraz küçük ülke olmaları, homojen olmaları, yani norve çiteni marka, isveç, isveç ve son zamanlarda biraz göç aldı ama yani orada isveçler, norveçler, deneyim arkadan başka kimse yok. Toplum birbirine benziyen insanlarla bir arada olduğunda birbirine daha çok sahip çıkıyor. Birbirini tanımayan insanlarlarden oluşuna birbirine daha az yardım ediyor. Yani homojenler. Benim vergim neden elini suurielisine gidiyor mesela. Gidiyor mesela. Aynen. Ve içeride eknik karışıklık varsa yine toplumun dayanışmacı güçler kurmasına birbirine sahip çıkması çok zorlaşıyor. Şimdi. Şimdi hançinler çok yüksek ama acayip rekağabeyçi bir toplum etsin. Hem rekağabeyçi olup hem de hani bir şekilde sosyal derlet olmasa açısından. Şimdi bu arada bir anda birtakım sosyal derlet özellikleri var. Derlet okulları şunları bunları. Ama sosyal derleti çok aspararcağın bir ülke. 100'de 10-12. Yani kendi gayrı Safir Ticası aslında çok azını şeye arıyor. Sosyal derliment diyor. Türkiye'nin yüzde 18 mesela. Yani Türkiye'nin de gelisi. Şimdi çok düşük bu arada. Şu kendi düşük yani. Yani diğer OST ülkelerine. Aynen. Oşey ülkeleri ortaması %20-25. Yani çin aslında acayip rekağabeyçi bir toplum. Bence burada şunu yaşıyoruz. AST ülkeleri acayip rekağabeyçi bir şeyle geliyor. Koreye bak. Dünyada 55-64 yaş arasının en çok çalıştığı ülke Kore'dir. E Japonya zaten yıllardır. Hani çalışkanlığı ama in zamanda çok öyle sosyal derleti olmamasıyle bilinen bir ülke. Çin öyle. Viyet nam öyle. Hindistan'da acayip rekağabeyçi bir toplum var. Aslında AST ülkeleri inanılmaz bir rekağabeyçlikle geliyor. Dolayısıyla batı uzun zamandır üzerine inşa eti refağa kaybediyor. Mert almayaya gitti ve dönünce ne dedi. Daha çok çalışmalı yani. Çine gitti ve döndedik daha çok çalışmalı izledi. Yani aslında oraya kabeçliğin getirdiği de bir bahseddim ya. Koşu mandında suçluyuklu o kuşunun hızlanması o da aslında hızlandıran faktörlerden biri. Şimdi ufak bir ara verelim ardından kaldığımız yerden devam edeceğiz. Dolayfı arandan inanılmaz bir bu yo. Sağ olun lideri benimli yoğum. Evet Mert. Sağ olun yeni bilileri var artık. Türkiye'nin 4. yanında gerçekleştirilen bağımsız ölçümlere göre en geniş beş kekapsaması o da fonda. Şimdi sıcak havuz, hamam ve salına eşlik ediyor. Sen de longos verle doğanın keyfini çıkar. Podon Koduyla yüz doğan indirimden yararlanmak için longos ver noktaka mızıya retet. Şeyde yok mu ya sanki? Zaten bu bütün bu Avrupa'nın refağının üzerine inşa şeyin üzerine, sömürgecilik üzerine inşa ediyor ve artık onun da şeyleri ekmeğini yeme günleri bitti mi acaba? Evet, biraz bir şey yani bir zengin torun gibiydi ve bitti ya Avrupa. Bilmiyorum, Asli ülkeler de bana hiç bakıp da böyle heveslenemediğim bir hayat gibi gözüküyor yani. Böyle bir keşke ara bir segment olsa ve orada ne bileyim. Arı bir oluşum olsa ve böyle bir toplum yapılanması olabilirse. Kore'de millet hayatta no kadar soğumuş gire, kahvettin o kadar soğumuş ki çocuk yapmıyor yani. Tabii tabii tabii Kore mesela. Şimdi şöyle güzel analizler var onları severim ben. Kuzey Kore sosyalist bir dystopya, Güney Kore'de bin noktada kapitalist bir dystopya. Şimdi Güney Kore'ye bakınca çok başarılı şirket hikayeleri, çok başarılı insan hikayeleri, çok başarılı bir deri hikayesi görüyorsun ama ortalama bir Koreli nayahtına baktığında 1817 yaşına kadar aşırı derecede sınava çalışan çok az kişinin başarılı olduğu, çok az kişinin o büyük şirketlere girdiği geri kalanlığın ise peyçeklerler ya. Maaştan maaş yaşadığı bir hayat dolayısıyla ortalama bir Koreli nayahtına o kadar iyi bir şey der yani. Hatta şey bu parazetin yönetmenin şey söyle, şey demesi var. Ben bu parazeti çekerken hani çok Güney Kore'ye has bir şey sanıyordum. Bu durum bu eşitsizlik çok şaşırdım hani bir çok insan da karşılık bulmasa duyguysa olarak, çok insanı abisi ülkele de benzer ya da benzer bir durum yaşıyorum falan yani ben bu dramatiklik Kore'ye özgü sanıyordum diyor. Yani tabii bütün dünyada çok. O da biraz daha fazla ama. Ben burada biraz tarisel sosyal ücretörüne girmek istiyorum. Şimdi tarisel sosyal ücretörü şuna bakıyor. Büyük sosyal kırılmalar, sosyal dönüşümler hangi şartlarda nasıl ve kimler tarafından yapılıyor? Şimdi işte faşizim, kominizim hatta Fransa ve Elgin Tere'deki o liberal demokratik devrimler nasıl oldu? Biz şunu düşünüyoruz her zaman. Ya toplum sıkışır, sıkıştırılır eşitsizlik artar hop bu devrimi ulaşar. Halbuki böyle olmuyor. Yani bu koşullardan bir tanesi ve hatta bu koşullar, diğer koşullarına desteklenmiyorsa, faşizime falan götürüyor. Şimdi dünyada demin konuşurken eşitsizlik deli gibi arttı. Varlık enflasyon deli gibi, bir çoğun bir ev almak falan imkansız yani bir çalışana. Üzerine devletler gittikçe vatandaşı daha fazla bu olmaya başlıyor. Ama bu demek değil ki buradan bir işte eşitlikçi sosyaliz bir devrim olacak. Veya insanların ortama bir insanın hayata daha yerle gelecek. Gelmeye debilir. Neden? Çünkü sen deyin teknoloji karşı dedin. Teknoloji şirketleri, devletlerle birleşir. Ve devletlerle birleşine vatandaşın ümüne daha fazla çökebilirler. Veya aslında büyük sosyal kırılmalar olması için geopultik borçluklar olması lazım. Mesela sovet russiyası yani sovetler, bincansavaşıyla kuruluyor. Aslında böyle büyük çatışmalar olacak ki orada işte bir hareket gelsin, içeride yönetimi devirsin. Ve örgütlü yapılar olması lazım. Ben şu an ininerimiz sıkıntılardan bir örgüt süzlükür. Yani insanlar çok atomize, çok bir resel fedakarlık yapmaya, çok teşne değiller. Bir arada durmaya çok teşne değiller. Ve herkes kendi durumunu kendini özel sanıyor. Ben özel sınıf sağ muhafiyetini yükselmesinden memnuniyet duyuyorum. Yani insanlar aslında için neşin adıkları, beğenilerin, arzuların, çalışma koşulların, hayat koşullarını, hatta tercihilerinin, ilişkilerinin, evliliklerinin, arkadaşlık biçimlerinin. Aslında kendileri özgü olmadığını, kendileriyle benzer durumda olan sosyekonomik yapılarla oluştuğunu anlaması ben çok değerli bir şey. Değerli de. Şimdi ben dünya cecek videosu çekelim. Tam olarak bundan bahsediydim böyle. Ceceği mesela bu konuya çok takık. Hani farkında olmak ve bir tür, abi işte, şu durumdayım, bula maçtan maaşı yaşıyorum ya da işte. Karidik hayatımın askerisine ödeye yaşıyorum falan. Her şey taksitli alıyorum ve sahri ve sahri, ev alabilme, arabaloğuyum, hayalim yok. Ha herkes yaşarda böyleymiş, ezgide böyleymiş bir manı. Peki, hani bu bir yanlış bilinç dediği işte, marksana bir seler, ne durumda olduklarını. Yani gerçekten içinde bulundukları işte durumu ve vahametini ve yalnız olmadıklarını, şezyıncelerinden başka kaybaçı bir şey olmadıklarını. İsyan edecekler. Çiçek diyor ki, buradayla aslında biliyorsun, bu senin bir sinisizme itiyor. Yani sürekli sistem zaten çok kötü. İşte, zaten buradan çıkış yok. İşte yine gidiyoruz, oy veriyoruz ya da gideydi, işte ekonomiyo bir şekilde katkıda bulunuyor da. Yine kredimizi çekiyoruz, yine işimizde gidiyoruz. Ama hani siniksinik yapıyoruz, bunu ama yapıyoruz ya. Önemli olan hala bunu farkında olmamıza rağmen bu şekilde isyanetmemiz. Sınılsa aldır da böyle mesela. Sınılsa aldırın bir tür böyle basın sübaba gibi düşünebiliriz yani. O sistemin, gazını almak için, sınılsa aldır abi. İşte bir mümrem ne hani. O, internetlik şakalar bile. O işte, ne bileyim, biraz daha sarkastik esbirler ya da kendisi, nüfundan daha geçin esbirler, yalnız hissetmedi. Bir böyle, "JJ'in argümanı bu var" diye, "JJ'in argümanı aktarıyor ama bana değerli geldi. Bir basın sübaba gibi yani, o sistemin içinde aslında seni yine tutmaya yönelik bir şey yani. O sistemin içinde gibi mualiflik, seni orada yine orada tutuyor çünkü önemli olan senin bedenen, yine bunlara katkı göstermen. Yine artık, bunu karatık kalıp işine gitmen, yine gidip oy vermen. Vesayle, vesayla.
güzel bir bakışırsı ama bir itrazım var o da şu. Sanki ben tersiyon de hep ki ediyor diye düşünüyorum. Neden diye soracak olursan. Bu Fransız devrimini hazırlayan koşulları, inceleyen tarihçiler şunu fark ediyor. İnsanlar Rus Sokudu için Volta Roku'lu için Fransız devrimini yapmıyor. Mildin, pornografik işte polisi yoromanlara falan okuyorlar. Ve zamanla o kralayet çok önemli olan dini değerleri. Şakalarla, kitaplarla, öykülerle falan baya alaşa ediyorlar. İşte kitaplar, işte Fransız'ların arasında dolaşan romanlara öykülerle bakıyorsun. Kral'la dalga geçiliyor. Topums'a değerler diyenlatılan şeyler, pornografik, öykülerle falan böyle tamamen parçalanmış turza buz edilmiş. Mesela. Dolayısıyla o topums'a anlatı zamanla insanların zindini şekillendiriyor. Bence sınıf sağlık dediğin gibi şu an herhangi bir siyasi mobilizasyona yol açacak kadar kuvvetli bir şey değil. Ve demiki tariçsel sosyal litelitörü gibi o devrimin o dönüşümün olması için gerçekten dört başı mağamur bir ideoloji bu ideoloji benim siyer ve öne çıkaran birtakım siyasi elitler o siyasi elitleri destekleyen de bir kitli olması lazım. Şu an ben sadece o kitlinin bu şekilde nüvelemmeye başladığını görürmüyor. Yani o sınıf sağlığı retoriyi yeni yeni başladı. 90'lar 2000'lerde kazanan kapitalizmin girdi kriz sonucu. Şu anda çok konuşuluyor ve ilerke aşamada artık her tartışmanın mutlaka sınıfsa bir perspektif ubulacak ve belkilerde daha nitellikle mühansı tartışmaları bize götürecek diye varsa yani onu ilk koru gibi görüyorum. Ziziyim bu konu aklı olduğunu ama bu sınıfsa tartışmaların böyle o ateşin ilk koru olduğunu düşünüyorum. Yani umarım öyle olur çünkü benim yani ben mesela Alisa deyken üniversite deyken attı sınıfsağlık hiç konuşulmayanlar zaten ayıp tabu falan hani. Kimseye işte maaşı sorulmaz. İşte şey herkes kendi emeğiyle eferoyu ile öne çıkmalı mesela hani geçen hafta arada yaptığımız işte zaten babası işte bir bir elik bir bankanın siyası olan kızın şey. Böyle şey tartışlamazdı bile yani herkesin çok gözünü boyardı böyle şeyler. Ve şu an o çözünmeye başladı. Neydi sen çok sevdiğinde sen çantımın kim sömüştü? Alışılser mühendin ve berin lafı. Yani onun büyüsü bozuldu gerçekten. Anlatılırım büyüsü bozuldu ya da bir işte bir başarı hikayesini anlattığı zaman ya bırak Allah aşkına almışsın. Ana babandan işte milyon dolarlık yatırım falan diye. İnsanlar artık. Yemiyorlar bunu yani resmen. -Bee bekle kurduğum. -İçerini. -Bee be ama gerçeği orada çok muzala bir sorduğumuzda çok fazla insan bunu bir başarı olarak görmüştü. -Evet. -Ama çok kurum sağlı hayatım olan insanlar olduğu için mi bilmiyorum? -Burcu. -Şey bu arada muhabbet şu. Trenli olun kurucusu hanım. İşte bebek'teki evimi satıp 300 bin dolar sermahiyeyle kurduğum. Trenli olun falan gibi bebek'teki evimi salonunda kurduğum gibi bir demetçi vermiş. Oradan gündem oldular. Kadının başlangış noktası bizim ulaşmak istediğimiz nokta falan gibilerinden. Ve bu bir başarı mıdır yani zaten ayrıca lıklı bir yerde. Sın işte Harbur't'ı bırakmışsın falan zaten belik. Aleni parası var falan. O 300 bin doları deski atabilecek bir psikolojide ve ekonomik durumundasın. Bu bir başarı mıdır diye sorduk da birçok sercilerimizden al yüzü toksanı falan. Bu bir başarıdır dedi yani. 300 bin'e şey yapma. -Bu tartışma açman çok iyi oldu çünkü şimdi sınıf yükselmeye mecbur muymuz sorusunda. Tamam mecbur sunacağı abını verdikten sonra iyi ama nasıl sorusuna da yanıt vermek lazım ya. Şimdi ben insanların yaşadığı her krekliklerinden biri de şu. Normalde nasıl sınıf yükselirsin? Daha çok çalışırsın. İyi bir fikrim vardır. İşte çok isminin isindir. İyi bir becereye sahipsindir ve sınıf yükselirsin. Varsayım bu erken yirmilerde. Sonra şunu fark ediyorsun. Aslında iyi bir fikir en ucuz şey. Ve bence iyi bir fikirden bol çok az şey var yani çok bol yani iyi bir fikir bulmak, iyi bir eğitimi almak, iyi bir becere elde etmek. Sonra fark ediyorsun ki seni asıl sınıfsa olarak yükselten şey netfört mesela. Yani kimlerle temas ettin, kimlerle birlikte olduğun, kimlere erişebildiğin. Finasından bulmak için bile mesela iyi bir netförtü sahip olmak lazım. Hatta iyi bir sağlığa sahip olmak bile yani sınıfsa ve o sınıf yükselme önemlize heplerden biri olabilir. Yani ne kadar sağlığında yani. Ailenin sağlığı ne kadar iyi. Onlara bakmak zorundan mısın? Ve konutun var mı? Sadece konut problemini çözmek bile insanın hayatındaki problemlerinin yarısını falan çözüyor. Yani aicsonda kiralarmak zorundan mısın? Ya bir krizye düştüğünde en azından başını soka bir cim bir yerin var mı? Dolayısıyla bence asıl insanlardaki hayal kırıklıkları. Yani o sınıf sağa postrunda kalmak veya biraz ileri gitmek için onlara verilen eğitim. İşte becere veya iyi bir fikir gibi o anlatıların yeterli olmadığı onların sadece böyle kitabın ilk sayfası oldu. Devamında çoktan denişyeler olduğunu fark etmeleri. Sadece bitirikken şey demek istiyorum. Sınıf yükselmeye mecbur musun? Bu kadar hepsi onları ziyaptıktan sonra. Vallahi hani eğer indi imkanın yoksa annem baban sana iyi bir gelecek bırakmayacaksın. İyi bir servet bırakmayacaksın. Vallahi mecbur sun ve onun için sonuna kadar çabalacaksın. Yapacak bir şey yok. Gerçeği gibi geliyor yani. Öyle ama işte bunu ne yollayıpacaksın zaten. Şeye yani neredeyse artık karandık tarafa geçmeden, biraz katakulli yapmadan. Falanda en azından Türkiye'de Sınıf Atlamanda sıfırdan çok zor oldu. Yani evet mevcut eğitimin ve netör günü falan filan kullanmak. Bunu da belli bir sermayet gerektiriyor yani. Şu an hak katani işte a 100 bir de kasier olarak çalışan bir kadının ya da erkeğin. Sınıf Atlaması nasıl mümkün olabilir? Tik Tokta dondurmayacak yani hani. Ne yapabilir ki yani? Gidiyor çedecek yani mekan değiştirecek. Ve sen demin söyledin aslında. İşte gayrime şuru işler. Yani aslında bu kadar gayrime işli işlerin artmasın sebebi ne? Ya burada sana et. Bordasın alıncılılması. Aynen ve sana işte bir hayat sunuyor sana bir ihtimalle veriyor. Meksikada da, Lütfen'i merkezada da öledir ya işte çocuk yani bir köyde doğmuş. Bir ilçe de doğmuş. Böyle 50 bin kişilik, 100 bin kaşık kişilik kasabada. Yani burada işte çeşitli maddeler sat. Sana aylık 1000 dolar. 2000 dolar, 3000 dolar. Evet, çek bir şey olmayan insana bunu yaptırırsın. Evet. Hani bunu ahlarken yargılamak da daha zor olabilir yani bence. Türkiye'de uyuşturuyor suçları bütün suçların %40'ını oluşturmuş biliyor muydu? Vallahi. Çok fazla. Bayağı. Ve şey de düşünüyorum işte. Bütün bu sınıf adlamanın en azından Türkiye'de sadece belki birazcık artık o eğitimle olamaması yani hani belki zaten üst ortasını fsan eğitimini kullanarak işte ne bileyim o. Demet mutlu mu yütüren diyorlük ulan kadın gibi bir şeyler başarabiliriz ama yani ortası altı sınıf sınıf atlamak gerçekten çok daha zor. Ve bence şey Ersan daim müddiye bir karakter var. O da çok semptomatik bu açıdan ben Instagram'da takip ediyorum belki biliyorsunuzdur. Kendisi böyle Lüks, Çanta, Lüks, saat işte böyle falan satıyor ve şey koy işte. Yeni Hermes Börkin geldi ki 25 bin dolar satıyorum, sattım falan böyle beş dakika sonra satıyor falan ve böyle çok böyle neredeyse hani 25 bin dolarlık çanta satmıyor da pazarda şey satıyor havasıyla pazarda işte eşarp satıyor ya da pazarda kilo satıyor pavasıyla böyle bir öyle bir söyleme konuşma tarzı ve rahatlıkla satıyor. Ve bir tane raportajını dinliyordum böyle şey diyordu işte. Normalde bu sistem işte ama Lüks tüketin böyle çok daha ağır oldumani işte herkes çok klas konuşur işte. Belli kelimeleri söyler işte buradıyor, sallı işte bir şeyleri sinyallar. Kırsızlık sesle konuşur, bağırmaz. Kendin çok bes göstermez hani Kuayet Laksiri falan filan. Ama Türkiye'de benim yönetemim çok iyi tuttu dedi adam ve tutmasını sebebi de yani bu tarz insanların bir anda çok para kazanması ve hani telefon da Ersan Daim'undan ablacığım sana para çok yakışıyor ya sana bu hermesi vereyim bir de yanında Patek, Philip, Saray'ım falan diye konuşması ve o kadının ona hoşuna gitmesi yani işte gidip etzacı başı ile konuşsam böyle alışırış asla yapmaz çünkü orada onun yanlış şeyler sinyallıyordur ama karanlık taraftan bir şekilde gayrimeşru, paralar kazanan bir anda çok zengin olan insanlar ki Türkiye'de çoklar ve neredeyse artık insanların önündeki tek modelde bu gibi oldu. Böyle şeyler onları samimi geliyor ve diğerlerine de hani o bir anda sınıfatladığınız zaman bütün kültür akodlarında sıfırlayamadığın için Ersan Daim'dan aşağıya yapıyorsun gidip atıyorum beyim hemden aşağıya yapmaktan sen. Çok güzel noktaya parmak bastın. Nasıl sosyal acı te atmıştım. -Hadi, hele. Bu dediğim bir şey düşünürdü ben de mesela musulette böyleydi ya bir şey olarak. O etiyerken pornografik bir şey istiyor. -Evet, evet. -Soplak falan atıyor da abi. -Evet ya pornografik bir şey. Ya ben aslında paranın da o statünün de, o sınıf salında pornografik bir hale geldiğini düşünüyorum yani böyle salt gösteriş amaçlı ve o göstermediğin yetedirmiş. Almanya'daki ve Fransa'daki zenginleri düşün. Onlar aslında çok göstermez roze enginli yani orada bir sınıf birinci var. Tarih boyunca gittilerle sınanmış ve biz bunu çok göstermeyelim çok gösterirse insanlar rahatsız ederiz gitti. Yerine sosyal medyaya da falan da daha böyle bunları öne çıkarması ile işte yemeğin, kokteğin, saatin, arabanın yaşam tarzını sürekli öne çıkarıldı. Sürrekli herkesin hayır bak en zengin benim. Sen daha mı zenginsin? Ben senden daha da zenginin diye her şey mi önecek?
böyle saat bir objelesi bir dönemliği ve bunu ben. Pornografi olarak görüyorum. Evet, kesinlikle. Ve şu anda o Giyotin ve halt korkusu yerini böyle masak soruşturması korkusu aldı. Ama ben mesela dilen polatı falan takip ediyorum. Sağ ol söyleyecek, gözlerimi yapmak için. Ve bu seyforuşturma var, geçirdiği o arabalarına konudu atla polis işte porşeylerle falan filan takıldı bir ara. Bir kaç tane önce. Merak ettim mesela. Dönünce şey yapacak mı? Nasıl takılacak yani? Çünkü o çok gösterişli bir şekilde para harcayan ve bütün kontantı bu olan bir kadın. Aynen hızlı devam ettim mesela. Hiç ben tam daha böyle Andardır'ı adar takılacağını daha böyle görülmeden daha kua yitlak seri takılacağını düştünüyordu. Ama o da artık onun ekmeği suyu olmuş ya da işte kontantinin bir numaralı şey olmuş herhalde yani. Markasının bir parçası olduğu için gördüğü arttırdı herhalde bilmiyorum. Ve belki kendini doğru bir strateji yaptım. Ya biri bizi gözetliyor diye bir format vardı ya eskiden. Evet. Bu 7-4 yayınlandığı bir halinde eşiyor gibi. Yani eskiden televizyada işte bir format do sadece. Perşembe günü akşam saat 8'le on arasındaydı. Şu an Instagram'daki her influenced. Bu arada düzeltim. Onun yirmi dört saat izleyebildiğin özel bir kanalda vardı. Var beyde. Bir arada. Biz de vardı. Şimdi yani her bir influenced ara başına her an her saniye her yaptığıyla inciliyibiliyorsun mu insanlar? Bunu talep ediyor biraz. Hakkıdan Marks'ın false karşısınız meselesi tekrar yani yüzümüze çarpıyor. Evet. Burada bir tarafım yaşarcı bu keyifli ve derinlikli sohbet için çok teşekkür ederim. Çok teşekkürler. Zahatlı şeyler de sohbetimize dolaşlama olarak çıktı. Düşün dörtlü beni senden konuşmak çok sağ ol. Bini tabeli. Mecbur mıyımda. Sınaf atlamaya mecbur mıyım konusunu sevgili yaşerler. Tartıştık. Bir sonraki bölümüzde yine bir toplum sağ ol tabuyo ya da bu tabakıtı. Masaya yatıracağız. Konu önerilerinizi bana ya da yaşara iletebilirsiniz. Dikkati alıyoruz. Çok güzel önerileriniz geliyor. Çok teşekkür ederiz. Bir sonraki bölümde görüşmek dileyle. Hoşçakalın. Huda Fonda Alper'enden İnanılmaz bir bu yol. Sağ olun lideri benimli ol. Evet Murat. Sahanın yeni bilileri var artık. Türkiye'nin dört bir yanında gerçekleştilerden bağımsız ölçümlere göre en geniş beşrek hapsaması Huda Fonda.
Mevcut ekonomik koşullar, insanların sadece mevcut sınıflarını korumak için bile aşırı çaba harcamasını gerektiriyor.
2008 krizi sonrası, üniversite eğitimi ve çalışmanın artık yukarı doğru hareketlilik vaadini yerine getirmediği fark edildi.
Teknoloji şirketlerinin yükselişi ve yapay zeka, istihdamı ve gerekli becerileri belirleyerek devletlerin bile yol gösteremez hale gelmesine neden oluyor.
İdeal toplumun, rekabetçiliği teşvik eden fırsat eşitliği ile kriz anlarında dayanışma ve koruma sağlayan bir denge kurması gerektiği vurgulanıyor.
Summary:
" sorusu etrafında günümüz toplumundaki sınıfsal hareketlilik krizi derinlemesine ele alınıyor. Konuşmacılar, mevcut ekonomik sistemin insanları sürekli olarak daha fazla efor sarf etmeye zorladığını, ancak bu çabaların çoğu zaman sadece mevcut pozisyonu korumaya yettiğini belirtiyor. Özellikle 2008 ekonomik krizinden sonra, eğitim ve çalışma yoluyla sınıf atlama vaadinin geçerliliğini yitirdiği, insanların kendilerini ebeveynlerinden daha kötü koşullarda bulduğu ifade ediliyor.
Teknoloji devlerinin ve yapay zekanın yükselişiyle birlikte istihdam yapısının kökten değiştiği, devletlerin bile vatandaşlarına net bir yol haritası sunamaz hale geldiği vurgulanıyor. Bu bağlamda, bireysel rekabetçiliği teşvik eden fırsat eşitliği ile toplumsal dayanışma ve kriz anlarında koruma sağlayan bir sosyal devlet anlayışı arasında bir denge kurulması gerektiği sonucuna varılıyor. Aksi takdirde, insanların karamsarlığa kapılıp iradelerinin hiçbir şeyi değiştiremeyeceğine inanma tehlikesiyle karşı karşıya kalındığı belirtiliyor.
FAQs
Sınıf atlamak zorunlu değil, ancak mevcut koşullarda sadece yerinizi korumak bile büyük çaba gerektiriyor. Asıl soru, hangi toplumda yaşamak istediğimiz ve bu toplumun bize ne tür fırsatlar ve güvenceler sağladığı.
Ekonomik krizler, artan rekabet, yapay zeka ve otomasyon gibi faktörler sınıf atlamayı zorlaştırıyor. İnsanlar, anne babalarının refah seviyesine ulaşmak için bile daha fazla efor harcamak zorunda.
2008 krizinden sonra, üniversite okumanın ve çalışmanın eskisi gibi garanti getirmediği anlaşıldı. Zenginler ile yoksullar arasındaki uçurum büyüdü ve sınıf çelişkileri daha görünür hale geldi.
Rekabetçi bir yaklaşım benimseyip eğitim ve fırsat eşitliğinden yararlanmak önemli. Ancak aynı zamanda toplumun dayanışmacı yönü de güçlendirilmeli, kriz anlarında insanları koruyacak mekanizmalar olmalı.
Evet, aşırı karamsarlık 'hiçbir şey değişmez' anlayışına yol açabilir. Bu da insanın iradesini ve hayatını değiştirme gücünü inkar etmek anlamına gelir; dengeli bir bakış açısı daha sağlıklı.
Teknoloji şirketleri, hangi becerilerin değerli olacağına karar vererek istihdamı şekillendiriyor. Devletler bile bu konuda yol gösteremez hale geldi; bu da bireyleri belirsizlikle baş başa bırakıyor.
Chat with AI
Loading...
Pro features
Go deeper with this episode
Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.