Go back

kendimi geliştirmeye mecburum I konuk: nova norda

55m 31s

kendimi geliştirmeye mecburum I konuk: nova norda

Podcastin bu bölümünde Ezgi Emel ve konuğu Nova Norda, kişisel gelişim endüstrisinin artıları ve eksileri üzerine derin bir sohbet gerçekleştiriyor. Nova, kişisel gelişime mecbur olmadığımızı ancak bunun hayatında önemli bir yer tuttuğunu belirtiyor. Özellikle internet ortamında keskin ve uç fikirlerin daha fazla öne çıktığını, ılımlı ve orta yolcu seslerin ise kaybolduğunu ifade ediyor. Kadınların internette daha fazla nefret ve yapıcı olma baskısı hissettiğini, bu durumun sivrilmeyi zorlaştırdığını anlatıyor. Nova, kendini kamerada izlemenin kişisel farkındalık sağladığını ancak aynı zamanda anılardan kopmaya neden olabileceğini söylüyor. Kişisel gelişim endüstrisinin toplumsal sorunları bireyselleştirdiği eleştirisine katılmakla birlikte, bu endüstrinin kendisine şarkı yazma ve cesaret bulma konusunda ilham verdiğini vurguluyor. Sohbet, yeni bir program olan "Ablalar"ın tanıtımıyla sona eriyor.

Transcription

7277 Words, 47331 Characters

Turkish
[MÜZİK ÇALIYOR] Merhabalar, herkese Mecbur Müm'ün yeni bölümüne hoş geldiniz. Ben Ezgi Emel, ben Nova Norda. O bölümde. [GÜZİK ÇALIYOR] Güzel anladın. -Hoş bulduk. -Mizi sen de çalışma olayım. -Ey be, başkâr, arkadaşlar. Saniyesinde kulağına almış, ez var lemiş sildiğinde tutmuş hemen aktarını. -Bir yıllar çıkmıyor. -Ezdicim. Sağ olasın. Bugün çok azal bir konuğum var. Nova Norda geldi. Kendi sey ile bizim tanışıklığımız çok eskiye dayanıyor. Ben de bir gün bir mesaj aldım. Çoktu mutlu oldum işte. Sani içeriklerini çok seviyorum. Kötü Emel'leri de Mecbur Müm'ünde diye. Ve bir bölümümdeki bazı argümanlarıma takılmış. -Bana, sarasınladı bakın. Bana söylüyorsunuz. Koyatlı görüşler yer açmıyor diye buyurun. -Hadri Bey'in ha. -Kesinlikle farklı görüşler yer açtı. İçin özellikle Kötü Emel'leri aşırı daçı da çok seviyorum. Azal Kötü Emel'leri almasın. Çok iyi bence. Mecbur Müm'de aynı şekilde bence. Karşit görüşlere alamakçı da için bence özellikle de günümüz dünyasını çok ihtiyacı olan bir podcasti. O yüzden çok mutluyorum. -Çok teşekkürler. -Bir de. -Bana geldiğince. -Ezgi bana dedi ki ne konuşsak mı? Sen bir şeyler konuşmak istiyorsun. Ben dedi ki hayır benim takıldığım bir konu. -Bana da yaratılarda konuşalım dedim. -Evet. Aynen. Sen de bu öneriyi yaptığa çok da iyi oldu. Burada en çok dinlenen bölümde kendim geliştirmeye mecburumuyum. İki yıl sonra görüşürüz. Çünkü Brown akıllı Ay Piyalle. İki yıl tüy yok, tüy alma yok. Brown akıllı Ay Piyalle ev konforunda uzun süre pürüzsüzlük sınıyo. Kullanım sırasında anlık geri bildirimlerle kişisel güzellik azistanı gibi yönlendirme yapıyor. Farklı hücut bölgeleri için doğru başlık kullanamını desteklerken akıllı takvi miyle günlük rutinlerinize uyumsalıyor. Siz de hemen deneyin. Vay yeni teknoloji. Bu dizinin betimlemesi Gökül tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır. Şimdi bu raportaja biraz çalışayım sana sorular hazırlayayım diye eski raportajlarını dinledim hepsini nerede ısı? Aaaa, baba, bunu neyi adamımla? Bir de da biraz nefisik vardır! Bir de bir şeyler havası anladık. Ve çok bilgedi lafları diyorsun değil mi çünkü? Bayağı bilgis. Ve böyle şey, ailelerde havada kayboluyor mu? Şeye,cağınları özdürtunun raportajına çok bilgede konuşuyorlar konuşuyorsun. Olu ve geçiştiriyor,ha, aynen aynen, ben de öyle düşünüyorum bana. Ama çünkü canerde biraz mal aldı. Aynen abi,kıl oldu mu? Ben böyle oa hani çok büyük ve koş lafları diyor bu kız, çok derin şeyler söylüyor falan diyorum böyle. Hatun özetidir bu arada. Aklı oldum yani bu. Şöyle tatlı tatlı söylüyor musun diye mi şey oluyorlar? Birincisi ben çok, çok oğlumluluğu bir yerden bakıyorum genellikle. Her şeyi. Canerde tam ders en olumsuz yerden yani. Cezah sisteme olmasa dünya, İranç bir yer olur işte. Cezah sisteme olmadan kimse kuralları oluymaz. Bence tam ders de mümkün bir şey var. Evet, öyleydı var falan hani. Ama öyle inanmış onun programını yapalım ben de. Kendimde laflarım. Ama yine lafları söyledin yani. Ama söyledi de şey yapmadın. Ezdirme diye. Güzel raportajda. İşte teşekkür ederim. Şeyleri, ben şarkı sözlerime de olabildince sahipştirmeye çalışıyorum ama işte yok girl power yok bilmem. Yok işte gençler şey yapıyor. Benim bilgeliğim tatlışlıımın arasında. Evet, kayboluyor. Bence de o tatlışlık. Hani biraz da bilge bir şey söylerken dağlı, dağlı ve büyük büyük söyleme problemi, sorumatı var ya. Ama köşeli ola geçen. Tatlı tutbutu bir kız ve bir şeyler söylüyor. Kendinize tatlı tatlı işte. Positif mi? Vibes on yu modunda gibi algılanıyor. Ama ben çok hoşuma gitti yani konuşmaların, argümanları çok güzel. Sadece orada değil. Şey, bizim astrolok değilim ve de gelmiş. Ne oldu da dinledim. Evet. Ondan sonra şeyi neydi? Ekşi sözdük teki videonu izledim. Özlem gürsese çıkmıştık. Çıktım. Bu arada. Ya raka bir şey. Evet evet. Şöyle ama o saydı var ya. Özlem gürsese. Tamam evet. Gülfümet kadın. Severim ben öyle kadınları. Ağrak adın aynen. O raportajında çok güzeldi. Hepin tavsiye ederim yani. Çok bilgece konuşuyorsun. Ben senin tanımdığım için belki o kadar şaşırmadım ama müziş yanlar da böyle biraz entelektim. Her ünlü kalmıyor diyeceğim. Şu alar bir taş attıca o açıdan şaşırabilirsiniz yani. Ben senin tanımdığım için çok da şaşırmadım ama biraz da şaşıradım. Bilge bir bir ayıştın. Ya çok teşekkür ederim. Ben ermiş olarak. Evet. Evet. Şaka yapıyorum kesinlikle. Ama hani hakikaten böyle yazdım şarkılarım. Anlamları. Dololsunca da güzelce süzleyim yani. Yani ciddi de bir sorum bulup bence. İnsanları mantra gibi tekrar tekrar böyle söylediğin bir şey yani. O yüzden böyle yapayım yani. Böyle kendi böyle meşhurlaştırıyorum da. Yani hoşuma gidiyor gerçekten. O altmetin o. Süzüpte öyle dökmek şarkı. Hoşuma gidiyor. Sen bir de yani genel ovru oluyor. Ratacı bir insansın. Yani o ilistirasyon yapıyorsun işte. Müzisyensiz hatun söylemek gerekiyor. Üniversite'de. Üniversite'de yapardı. Evet evet. Evet evet. Evet evet. Evet evet. Sorumluluk vs. yaratıcılık ikilleme olduğu ya bazen. -Ya eğer internet'a yapmıyorsaydım bu işi, çok daha keyfle yapardım yani bu tabaran. İnternet beni de çok ürkütüyor. Niye? Özellikle şu dönem çok keskin bir yer. Yani çok keskin olmazsan daha yumuşak ve daha orta yolcu bir yerde olursam. Orta şeker, daha böyle midi okur fikirlerini böyle çok civilmiyorsa. Tam olarak ait olduğum bir yer bulamıyorsun bence, çabuk. Sadece en uçularım en civillerin yer alabiliyor. -Doğru. Polarize oluyor. -Evet. İnsanlar. -Dadırsa onun alkışlandığı gibi. Yer bulamıyor gibi değil de. -Evet. -Evet. Etkileşirimi daha çok bilmem. Evet, evet. Kesinlikle. Provakit falan bak. Ama sen ne kadar güzel ki çok güzel bir alan da yapıyorsun bunu ve kariteli kudurtuyorsun. Tanır benim gibi. Ben vardı kudurlan. Anamisyonum değil ama. yan etki olarak kudurtuca olabiliyor. Şey çok bir tane şey gördüm abi. Tv't gördüm. İşte bir tıpçı. Dada tıpçı değil de tıp öğrencisi şey yazmış işte. Psikâtî sâciye yaptım. İşte yok, iç hastalıklar sâciye yaptım. Zars sâciye yaptım. Sıstası yaptım. Ve bir kadın olarak şunu gözlemledim. Birye biç or geten otoymum dizi isteye. -Kösteğe. -Biraz belki sende ben senin raportajlarında biraz on da hissettim. Ben de kendim bir resolarak hissediyorum. Sürıklerini. ve bir şeyleri yapıcı olma falan falan. O böyle kendinden de götürdüğünü hissediyor. -Yomuzsun bilmiyor. -Ya güçlü kadın sendurumu diyorum ben. -Öyle atlantır. -Yani işte ben yapayım. Ben üstleneyim. Onu sorumluğumda ben üstleyim. Buradan güzel geçmem gireceğim. Tatlı tatlı. -Ya iyi araya. -Yomuzla yıkıyor. Bir rehin üzerinde de onu yıkıyor. -Alarıyla. -Ama kadınlara da daha çok yıkıyor. Kadınlar böyle biraz da böyle o baskı da var ya işte. -Kanım hanımın cikoluyum işte yıkıcı olmayayım yapıcı olayım. Ve biraz korkuda var yani. Kadınlar çok daha uzak internet ortamında. Çok daha fazla nefret objisi olabiliyorlar kolaylıkla. Görünür olmaya başladıkça. O yüzden de öyle bir çekince de oluyor. İçsel bir çek, içsel bir yapıcı olma. O anaçlık çekincisi de belki de oluyor. O zaman da oksumoroğun gibi bir şey oluyor. Bu sefer de yeterince sivrilmediğini diye. Bide bileyim ben. Yani kaplayacağın kadar yer kaplamıyorsun falan. Benim bence kaderim bu yani hani. Bence harika görüşlerim var ama bunları yani gerçekten dile getirmek düşünmüyordum. Bu podcastda kadar bak yılların çok merak ediyorum. -Şeylerini sizler ektan hargıvanları sizler ektan geldim. -Tamam. -Ona gireceğim. -Sadece son bir sorum var. Bir de bu raportajlarda şey de diğini farak ettim. İşte ben biraz da böyle mese açılmak ister misin gibi bir soru soruyor. Özlem görse. Ve o da yal. Ben kitlemden çok memnunum, kendime benzeyen düşüncelere sahip insanlarla, "Yumum hatta bu kadar karşılık bulmasına bile şaşırdım." falan diyorsun. Yine siz nokulda mesela Melike Şahin belki örneği var ama çok mes bir yerde falan. Daha mese hitap etmek hala istemiyor musun? Bu fikrin bu bakıyım mı? Kararsızım çünkü öyle olsa da onun deza vampajları bir şekilde uğraşırsın yönetirsin onlarla. Ama bir yandan da bence drive meselesi. Melike şansı, Melike zaten yapmayı çok sevdiğim, "Hapun tuvi, Türkiye'nin de bayılacağı türde bir müzik." Ben şimdi batın bizi Türkiye'ye pazarlıyorum ya. Türkçe sözlerle. Yani hatta Türkiye'nin de bayılmadığı topiklerle falan daha böyle kisal gelişmişim, efendim var. Motivas, yoğun da veriyorsun yani. Yani inspiring bir şey bir müzik var aslında. Bence de ben kendi açık dinliyorum yani. -Gada getir her gibi. -Evet ama bir cümle niye yaptım ki yani yok. -Tabii ki. -Ben de çok kendi sorularıma bakıyorum. -İyi duralım. -Çok iyi ya. -Ben bir de ben yani şey de olurum böyle. -Süçleteji de geliştiriyorum bakar çünkü kendine dışarıdan bakmanın getirip şöyle söyleyeyim. Kendine böyle bir şey olmasa aina ya da bir kamera ya da bir şey olmasa bir yansıma görebileceğim. Herhangi bir yüze olsa kendini görmüyorsun yani. Ama kameradan kendini dışarıdan izleyebiliyorsun ya. -Evet. -Ya çok böyle no brainer bir şey salladım ama hani genelde çok bir yüleyi garip bir şekilde çok bir yüleyici yani. -Normalde dışarıdan kendini görme lüksün oluyor yani. -Aynen. -Hayağı piyoşuyorsun. -Aynen. -Şu anda böyle geri bakıp ulan ne kırınçmışım ya da ne kadar iyi bir şey söylemişim falan gibi. -Aynen. -Bir de hele hele yani böyle kendini ya da insana olmak falan. Onlar üzerinde kafayı uğrayırsa. -Aa, kamatar yani. -Kesinlikle ama işte o. Şeyin bir de o kılıcım bir de diğer yüz yadamadolunun diğer yüzü de şey var yani. O imacında kölesi olabiliyorsun. -Evet. -Bir şey de zorna. -Hani. -Kötülüyorum. Gerçeğin o kamera'daki yansıma oluyor falan. -Aynen. -O da. -Sıstıntı bir yere gidebilir. -Hatta. Bir keresine bana şey almıştı. İlk buna böyle uyandığım anda böyle okulda ilk kez konser açıkmıştım. İşte bizim koruyla birlikte bir tane soğlam vardı. -Nil de 2010'u öyle bir şey yani. Dolayısıyla bir videon çekiliyorsa haftalar sonra videosanumlaşıyor ki hani izleyesin falan. -Tabii. -Hatırlar korusunun başkanıydın değil mi? -O zaman daha koristtim sadece. -Evet. İlk senin. Ben o iki senem. 2 hafta falan ben şey hatırlıyorum o videoyu işte. Ben sahnenin üzerindeyim insanlar var. O daha karanlık bir yer. Sahneneyi görüyorum. İşte ekip arkadaşlarım görüyorum falan. Ne zamanki video geldi. Ben o videoyu izledim. 10 kere falan izledim. Artık o anaya gidenmiyorum mesela. Yani o anaya düşündüm de o dışarıda. -Neyi görüyorum. -Evet. -Deneyimin kendini. -Acaip yani. -O da. -Desoğuş. -Desoğuş'u. -Desoğuş'u bir şey yani. -Desoğuş'u yiye olduyorsun kendi anılarından. -Aynen. Ve kamera gözlü kendi gözlü onlara gibi bir şey oluyor. -İki çöp konserdi. -Evet. -Bana da oluyor yani hani videolarım şu tekrar tekrar izlamam gerekiyor falan birçok şey de. -Kendinanda sıkılıyorum. -Mesala şey fark etmişti. Mesela bir fotoğrafını düşünüyor da işte ne bileyim. Bir fotoğrafını düşünüyorum. Kameraya baktın. Ağını hatırlamazsın. -Evet. -Ana o ağını düşündüğünüz zaman evet gibi gibi. -Evet. İlginç bir. -Ne yoktu? -Bu testliklerim de böyle. -Ezgi. -Çok zaten ister mi? -Evet. -Kırınca olmakla ilgili halan şeylerin çok hoştu. -Evet. -Kırınca işte. Ya. Özgürmen için ne tavsiye edersiniz gibi bir şey soruyorlarsanız. sen de krimci olun falan gibi bir şey soruyorsun mesela. -Hoşma gitti. -Evet. -Ufak tefek şeyler ama Allah'ın ne güzel falan. -Telimler he bu. -Hastas. -Birus. -Hastas, birus. -Malesef. -Hemen etkileniyorum. -Hadi ya. -O yüzden de işte şey. Yani azıcık bile böyle birazcık. original fikrim bu benim aslında falan desem. Hemen böyle bir grup insan böyle Allah Allah. diye böyle onu sağlıyorum. Geliyormuş gibi istakapılıyorum. Ne oluyor? Bir kişi. Bir tane yorum yazıyor falan ama bana göre o böyle. katağızca bir yaşamıyor falan. Mesela artık bu sosyal medyağı kimlikle girmem. betimden sonra rahatlayabilirsin. -Ya yada bir daha yada mı gelecek? -Davaş. -Dava. -Dava. -Yani bu birimiz. -Kövbeyiniz. -O hakaret davalarım. -Aa millet bir de hakaret davası açmayacak şekilde. -Konuşmayı öğrenmiş. -Evet. -Bana mesela kokuşmuş fahişe falan yani. -Yada soru sorarsam da yani işte. neyse şimdi ağzın bozmayın. -Bir memle, bir memle, bir memle. -Müslikans. -Yemin, bir memle misin? -Ne yani? -Başarfınız öyle bak. -Soru sordun diyor. -Ya yaa. -Hocak mısın? -Hı, anladın. -Soru sordun falan. -Öğreşelir varmış yani. -Bu ipolları var. -Evet evet, onları ve millet öğrenmiş yani. Hani hangisi Borderline hakaret olan şeyleri yazıyorlar. Böyle bir rahatsız oluyoruz ama dava da açamıyorsun falan öyle. -Tapsız halkımız. -Tapsız bir dünya. -Lulu polu buluş. -İçin yaşarız. -Kanka seni biraz böyle küfür. ben seni bir eğitimi alıyorum. -Kudur, tuturduk. -Ben kaman ödü küfür etmiyorum. -Yok, ben şürekliyorum. -Aka, okey tamam. -Kavar ödü küfür etmiyorum. -Mıh, süper iyi o zaman. -Ee? -Ne diyorsun yani? -Karkam şimdi. -Başlıyorum. -Sen baka. -Ağrgı anlarında kesmiyorum. -Gitmeyin. -Başlıyorum. Şimdi. Öncelikle nereden başlasam? Şimdi o bölümden mi başlasam? O bölümdeki argümanlarımız, uvul zamandır da bölümde dinlemedin bu arada. Kesin gelmeden denir. -Ben sana anlatırım şimdi. -Ya bizim biraz genel bir şey. Bu kurumsal cihayla bir rahatsızlığımız var yani. -Yana. -Şöyle yaşarla beraber hani. Sürekli baki hissel gelişim, pompalanması biraz böyle. Ama kimseye de gelişmiyor ya. -Ben çok geliştim. -Anlat. Ne düşünüyorsun? -Ya şimdi şöyle aslında bu bölümün ismi biraz klikbe et oldu. Yani hissel gelişme mecburum yanlış anlaşılacak. Çünkü yani tabii ki mecbur değiliz yani. Bık bazen de kişisel gelişmeliyizdir da yani. Yani zaten mecburum bu yumudaki bütün komu vardı öyle yani. Tabii ki hiçbirine mecbur değilsin. Bunu bir inkli seçiyor olman gerekiyor yani. Yer yer. Senin hayatında bu kişisel gelişim. Neden bu konuyu konuşmak istedin? Ya bilmem bence ben bunun için yaşıyorum falan. Hani böyle beni hayatta tutan temel motivasyon insanlık deneyimi olabilirince anlamlandırmak falan. Gül bir şey bence. O yüzden kurcalama seviyorum kendim. Tabii ki aşırıya karşıtım oluyor ama olumsuz tarafları batmıyor. Fakat zaten benim burada eleştirmek istediğim şey. Şey değil yani. Hissel gelişim endüstrisi ve bu işte münazarı gibi faydalı mudur, zararlı mudur. gibi bir yerden tabii ki purlif faydalı değil. Purlif zararlı da değil yani. Arada bir yerde işte. Ama benim burada aslında beni rahatsız eden. Çünkü gerçekten çok rülgü olan bir şey. Dokunluğu için yok. Diğer konularlarla bir şey selimek istemedim. Tamam. Kisage' için burada derken seni kafanda daha böyle karakter limizi daha iyi bir insan olarak yapmak diyorsa beceriler edinmek mi nasıl bir şey var kafası. Hızlatan bence verdin makallelerde. Önek verdin makallelerde. Onu güzel ayırmadıkları için. Zaten bir orada da oraya da noklarım vardı. Benim burada aslında en çok kıcık olduğum şey. Böyle fikirlerim bu kadar böyle polarizde ve öyledir ve değildir. Kötüdür, iyidir, dirdir, böyle bitmesi yani bütüncim benim. Dünya üzerindeki. Bu nakistel yaşım kitaplarına daire ediyorum. Antikistel gelişim argümanlarında daire diyorum. Nasıl bu kadar iddial olabiliyorsunuz? Yani zaten eleştirilen şey butur böyle fikirlerim bu kadar totaliter bir şekilde bir şey olması. Bence birazcık problem orada gibi. Evet evet. Biz daha pasmadan bakıyorsan da ben o konuda şeyim. Ben her zaman şu an bu argüman var ama belki bir yıl sonra farklı düşüncez ya da belki. Yani bunu niye kendi düşüncelerim bize bir asist olarak kullanalım. Yani kesinlikle. Hatikatlar bulmak çok zor hayatta yani. Var mı o bile soru işe abi. Soru iş artık esinlikle. Şimdi kisal gelişim. Kül türüyle alakalı bir endüstrisil alakalı, genel olarak şöyle bir eleştir var. Toplumsal problemleri bir e indirgeyerek insanların işte toplumsal siyasi problemlerle. Haşır neşir olmasının önüne geçiyor her şey. İşte benden ne sorum var. Ben ve mayağım. Ben şöyleyim, ben böyleyim gibi şeylersebe bir yet veriyor ya. Yani veriyor diye de böyle olu iddia ediliyor ya. Ben de diyorum ki biz dahi anlamındaki deyiydi asık kullansak yani. Yani buna da sebep veriyor. Bu da kötü taraflarından bir tanesi ama iyi de bir sürü tarafı var. Yani ya da işte o verdiğim makarlardaki örneklerde işte mesela şey vardı. Hatırlayacağım. İşte hitler belki içinden geleni yaptığı için böyle şeylersebe falan diyor. Kendini gerçekleştirdik. Yani bu kendini gerçekleştirdik. -O benim var da lafım. -Makarlardaki. -O ne farkındayım. Ama yani birkaç tane böyle bunu kötüye kullanabilecek insan var diye kendini ömrü boyunca gözlerde etmiş insana ya. Sussun mu? Kisal gelişim endüstürür. Sussunsada daha iyi bir dünya olur mu? Ben cikatiyan olmaz yaptım. Birki kötü bir sürü tarafı var. Ama en power eden de çok büyük bir kısmı var ya. Ne mesela ya ben mesela kisal yesim endüstürüsü olmasa ben şu an ne bir tane şarkı yazmıştım. Ne müzisyen olmuştım. Ne bir sürü insana belki kendilerini alakalı bir şeyler düşünüp bazı konular belki akisyona geçirmek ya da belki kendin daha özgürce yaşamak konusunda. Cesaretlendirmiştim yani. Yemin ediyorum tamamıyla kisal yesim endüstürüsünü borçlu olduğum falan düşürüm. Bir şey bir kitap mı okuduğun bir şey mi? Bir şey mi? Bir şey mi? Fikşimden çok nam Fikşim'i okuyorum. Ben de öyle. Haa. -Neden fikriye mi okumuyor öyle? -Ne diyor? Ben fikriye mi yokum? Kimsenin hayal gücüne yer yok benim beynimde. İşte mesela. Şimdi bunlar böyle devir devir yaşamıyor. Şimdi ki size gelişim. Endüstri'isi adını koyunca bu aniden kapitalisi İranç bir şey dönüşüyor. Endüstri adını koydum zaten. Ama yani bunu ne bileyim işte felsefet adama, antik günande adama, -gerişinlikle. -Tarıklı. Ne bileyim İslam'da var. İslam felsefesi ne kadar güzel hatta. Böyle bu diziyim. Hani böyle zil yaar tanemaya bunlar. Ama mesela bugün çıkıyor olsa. Yani bu da çıkıp da şu an desek ki benim felsefem bu durya da. Böyle bir şey yayılmaya başlıyor. Ben bak garanti ederim sana linçlenirdi bu da. Hani şey diye hani. Bunu da da mı susacaksın? Bunu da da mı pasifizim? Bunu da da susuyor. Sanışta kensip hani bence yaşar da öyle bir şey. Olabilir ama şöyle bir şahit düşüyor. Şöyle bir şey olurdu bence hani. Bu da çıkıp hani ben bunları söylüyorum. Fikirlerim de bu desey belki linslenmezdi ama işte gelin. Tibet'de bir kamp yapıyorum. Kesin. Hani biletler on bin dolar falan yani. -Bence. -Bence. -Bence kapsılmıyorum sana. Bence illa bunun böyle pahalı bilmemde olmasına gerek yok yani. Bir konu sessiz kalmayı seçmesi yetebilirdi. Ve sonra biz otur bunu konuşuyor olurduk. Yani bunda sessiz kalınmamalıydı. Bu da her konu da hak verirdim. Bu konu hariç. Bu konu susulacak konu dedi falan. Ya bu mutlaka olurdu yani. Kesin bir yerden zaten. -Paldik sigür sana bilini çilemmeye. -Evet. Zaten menta olarak hazır olup padlık figür olmayan. -Ben hatam aldım. -Sen bu kalbini çilemmeye. -Evet. -Evet. -Belki daha hani yani çağırmayayım ama belki günümünle bu neşep. -Oh be falan diyebilir yani. -Hasretliği çilemmedim ben. -İç. -Tamam. -Tamam. -Biz bir linciyi gider. Bak bu şey gibi oluyor. Kizine kişiler gelişmeyi şey vardır. -Çok yurttu çeke. -Kagıntı bir heveli tarafı da şey var. İşte katastrofizing. Olursa çok kötü olacak diye olmadıkça daha da. -Evet. -Bence. -Ben çekembende. -Evet. -Yani çekembende. -Expozir terapiyeli hani. -Expoz olup onu yer şeyim. -Evet. -Bak, onu sarvay vettiğini görmen lazım. -Çok korkutun. -Çok korkutun. -Çok korkutun. -Çok korkutun. -Yas yapmayın. -Yas yapmayın. -Açılık. -Kayadır. Büzeyi bırakırım. Vallahi büzeyi bırakırım. -Yas yap. -Belonmadan belki de. -Çok acılır. -Çok acılırmış. İyi gelecek sen olsun. Şimdi ufak mı erave verecekmişiz? Ee, sonra da kaldığımız yerden devam edecekmişiz. Ablalar geldi. Ablalar. Açmazlarımızı açmaya, çıkmazlarınızı çıkartmaya geldik. Abla bana tavsiye ver. Abla, kuaför sonu açıyorum. Isim bul. Yeter daha. İşte aradığınız tat geldi. Ablalar geldi. Sizi duyuyoruz, size hep duyuyorduk. Ama artık cevap vermeye karar verdik. Çünkü artık daha tecrübiliyiz. Artık tababla yaşındayız. Belki de teyze. Yeni şovumuz yılmaz sistir. Sile, ablalar artık tovbide. Atlınızdaki soruları cevaplamaya geldiler. Tovbiz sosyal medyası haplarına veya ablalar et. Tovbimeydian okdukumu sorularınızı yazabilir. Ve cevapları tovbip evden izleyebilir. Diğer platformlardan dinleyebilirsiniz. -Geliyor, ablalar. Bu sesle ara veriyoruz. Güne bu seslerle başlıyoruz. Iyina da Longosfer'de doğal ile içiçe yürüüş türleri, safari etkinlikleri, ateş başında müzik keyfi, özgün gastronomide neyimine, şimdi sıcak avuz, hamam ve saluna eşlik ediyor. Sen de Longosfer'le doğanın keyfini çıkar. Hodon koduyla yüz doğan indirimden yararlanmak için Longosfer noktakamız ziyaret et. -Bence burada bir daha iki bin yıl önce bir de olan aslında bir tartışma. Bu, sofislerle filozoflarında tartışmasın. Filozoflar böyle sohbet ediyorlar. Fırıyağı çarçı, parası demiyorlar. Falan filan bulunçın. Sofislerde ders veriyorlar. Hitaabet, bilmem ne ya. O manitize edince bir şey. İnsanlarda bir sektörü dönüşünce bir antipatik gelmesi aslında. Efki bir tartışma. Fertifede bile. Ve sofislerim mesela argümanlaraki sofislerinde değerler argümanları var. Bu arada hani Fertifede halinde kaybolmuş gitmiş. Ama sohbetesi konuşuyoruz biz. Ve çünkü o hakikaten kalben bunu. Hani bir çıkar olmadan mevfatsizce yapıyordu. Falan gibi bir çok en şunt bir anlılatsız var. Bence insanları biraz o da şey geliyor. -Yani ilk sanki alıyor muydu? İnsanlarla alıyordu. İşte bağış topluyor muydu? Mutal alan topluyordu. Yani şu an bu distraaypler. Baaş topluyor. Sokakata. Görmüyor musun? Galata da. -Ama hani öyle yani bir yandan da aynı. Baaş da topluyor işte. Kiliseler bağış topluyor. Aynısı bütün dinler içinde geçer. -Evet. -Bu bağış olunca ve tutarız spesfik olmayınca mı? -Evet. -Ya da herhangi bir non-profit bir organiza işini düşün. Hani gönlünden ne koparsa değil. Bir reklam filmi çekip buna işte. O zaman bunu erdemli yapar şey neredey ama spesfi ücreti olduğu zaman mı? -Evet. -Ora sıbımlar. -Ben bu arka kısımıyor. Çünkü ben de yani hani bilgim satarak para kazanan bir insanım yani hani. -Yani bütün yaptığım her şey öyle. Hani bu benim samimi ettimden bence götürmüyor. Ama bir noktada hani şu samimiyeksiz ya şunu yapsam samimiyeksiz gelir işte. Kisay gelişim. Sektoruna, saydırım, saydırım. Sonra işte bilmem nerden reklam oluyor. Ya orada insanlar beni haklı olarak lincada bilirler yani. Ben onu okeyim ama bilginin manitize edilmesi ya da bir bilgiliğin satılması. Biz de taşmayayım yani. Bizim de bunları üretmek için böyle olacak bir ev ve faturalarımızda. -Ben sadece bence hep evle yıbar. -Evler arsalar. -Buk yavvetler nasıl da alırlar oluyor? -Sani de diyorsun. -Avardık yavvet sponsora aldı. -Arıyorum. -İyi ki bu konuyu açtınız. -Güzel. -Şimdi yavvetlerim bitti. -Dolayısıyla. -Bence bunlar fazla fazla geldi. Tamam mı? -Böyle ben Nova Norda olarak tanım. -Benim karrieriminde böyle çiçeklenişir. -Kisay geçmen düztirisinin böyle güzel bir şahlandığı bir dönemden geldi. -Böyle benim nasıl işte diyoruz yani. -Melikenin işte sandığı, Türkiye'nin zaten çok sevdiği tarzda olduğu için onunla zevkil böyle olduğu için çok güzel bir ekli bir yaşandığı. -Bence benimki de birazcık öyleydi. -Fakat sonra dünyada işte. -Dünya daha sağ, daha totaliter, daha algoritmalarını daha çok tartışmaları daha çok ön planı çıkarmaya başladı, daha çok işte klikbeklere artmaya başladı. -Ve hiç bence tesadüf olmayan bir şekilde daha rap müziğin ve daha düşmancıl içerikli soğuzları mesaiyle arttı falan bir dönemden geçmeye başlayınca ben bir baktım. -Artık benim kisay gelişim. -Şimdi hayatı sevme bir namlesi falan hani demode olmaya başlıyor yani. -Hani bir ara böyle bir şey istetmiştim özellikle pandemi sonunda. -Eyvah hani ben sanki altından hala çekilmiş gibi istetmiş çünkü ben bir trend diye düşünmüyordum yani bunları. -Den geldi. -Evet. -Ve sonrasında ya bu sefer hani hani bir saniye, dünya böyle bir trend dedi galiba. -Bundan sonrasılmaz bir trend geliyor diye böyle son iki senelerde keyifli keyifli gözlemlemeye başladık. -Şu anda ki mesela işte tamamdır clean girl tamamdır binmenle falan da aynı şeyden geliyor ha ki sall gelişim ha öz bakım hani. -Yani şu anda da mesela ki sall bakım ürünleri inanılmaz bir peak yapıyor. -İşte herkes binmen kaç aşamalı cilt falan yapıyor. -Şu anda onu peak yaşanıyor ama mesigirl geldi. -İşte Charlie X X geldi ben. -Ya işte bu müzik de çok paralel gidiyor bence bunlar çünkü. -Dualyipız cigarette can fotoğraflarını paylaşmaya başladı çünkü hani istaza paylaşmaz diye. -Evet. -Onur nerede çok düşünürmüş geliyor. -Ketilikle. -O yüzden de böyle bir alcıktan mesiyiz yani o kadar da şeydi gibi bir şey mutlaka belirtmek gerekiyor gibi geliyor. -Bu mesillikle ki sall gelişim endustrisi kapitalizmın oyunlardır toplumsal problemleri bir re, yıkar, argumentu bana acayip korela geliyor işte. -Mesala şöyle bir yerden de tam ters bir yerden da bir şey söylemek gerekirse. -Şöyle düşünürüm. -Mesala ben buna katılıyorum. -Bir miktar doğru zaten evet bazı toplumsal problemleri başını kaldırıp da herini kendini uğraşmaktan zaten göremediğim bir şeysebe poluyor tabii ki. -Ama aynı zamanda her şeyde aynı şekilde toplumsal olmadığı için her problemi, her bir resalt problemi de toplumum halletmememiz gerek ki her şeyde o ortası var ya işte. -Ama çok on da bir yerlerden oluşuyoruz on usta. -Ama ama sall şöyle bir örnek verebilirim mesela benim yeni mesela izlemekten ve böyle şey yapmaktan çok büyük bir gildi plejer duydum. -Tarzda içerikler o yüzden birilerin lincirlendiğini gördüğümüz ama genelde böyle lincirlenen kişinin yanında olasın geliyor ya. -Abu kusup bir şey sall. -Tövbe, ne pobeği biri lincirleniyorsa ya da atıyorum burju basın sen. -Fang gibi bir şeylerden ama sağ orada kız karşılığında en teylektualize edilmesi diyorlar. -Bu sefer de insanları böyle bir tane kız hiç de bilmem dediğin leşe dedilerini. -Gece çorba içti, gece çok başarılı, ne pobeği, evim akla adına bilmiyorum. -Hayırlar müzik müziysen değil. -Neyse ismi. -Neyse anıttım. -Universitede meyazunu şu anda yalnızca ama çok iyi bir üniversitede çok zengin bir ailenin şeyi çok iyi üniversitede derece el birinci ile falan meyazunu oluyor. -Çap falan yapayım bir şeyler. -Bayağı ışırlarca da süper bir şekilde meyazunu oluyor. -Yanlış bilmiyorsa zaten burçlulu bir de üstüne. -Sonra Türkiye'ye gelip böyle saat 3'de dörtlerim gece çorba içerken çok özledim şimdi gece 3'de dörtlerini çorba içmek ah falan diye bir tane stora atması üzerine. -İnsanlar böyle bu saatlerde işte çorba içe biliyorlarsa sebebi işte buradaki zor çalışma koşullarıdır. -Mesela sen ayrıcalıklı konumunda gelip bunu güzelliyorsun. gibi bir şekilde çok en terasağım bildiğinçilermiştim mesela hani hangimiz bu kadar erdemli ve tutarlı yaşıyoruz her günümüzü çok merak ediyorum. Özellikle hani bu argümenle linkilerin insanların da bu kadar gündeli kayatlaşıyor. Mikroskop ile baksak acaba neler bulurduk yani. Tatar sız olan çok çok merak ediyorum. Dolayısıyla bir resen olan problemlerin örneğin kızı kançlık gibi. Bilmem başka bir anası bir duyguysa işte kendi durumundan utanmak olabilir. Kendini bilmiyorum artık. Kisalar bir problemin haset diyelim. Bir problemin da bu sefer topluma mahalledirmesi de bir o kadar böyle zehirli ve bir halada geliyor. Evet. İşte artık şey gibi bir diskural ya suda belki kısmı dediği gibi artık kimse orijinal bir fikri yok. Herkes birbirinin fikruna alıp kendi içerisinde paylaşıp benim fikrim bu falan diye paylaşıyor yani. Onun gibi fikirler de bir trend gibi üzerimize giydiğimiz ve hani işte bu benim fikrim benim tarzım. İşte ben kendim böyle bir şey düşünüyorum bilmiyorum arkadaşlar siz ne düşünüyorsunuz diye insanın kendi orijinal fikirlerini dile getirmedi ya da belki de düşünmedikleri bile. Sadece önlerine sunulan fikirlerle kendi görüşlerinin nerede duracağına ya da kendi kişisel tarzıların nasıl olması gerektiğini karar verdikleri bir hal gibi geliyor. Aynı senin propaganda bölümünde de bahsettiğim gibi abinin adını unuttum propaganda kitabını yazan. İşte o abinin dediği gibi nasıl o zamanında her şeyi markalar aynı zamanda bazı değerleri de sahip eğer beledir. Ha, evde böyle bir şey. Aynen. Aynı şekilde biz de birerler olarak hani sadece saçın başın giydiğin şey değil ama aynı zamanda hani ben ölçüyor olarak da hangi erdemlerin ben arkasındayım gibi. Bunu da böyle ortada böyle trend olan ne varsa onu giyiyormuşuz gibi geliyor. Ben şimdi kisal geçim endüstrüsü, kapıda izmi oyunları falan filan mahbete tam olarak bir trend ve her şeyde olduğu gibi bu da son derece ekstrem bir görüşten kisal geçim endüstrüsü komple korkunç bir şey değil. Kisal geçim endüstrüsü komple melek değil ikisinin arasında yer yarfayda olan yer yarfayda olan her şeyi toplum sağa görmenin de yeterince zararı ve yararı da oldu gibi. Yani söylediklerinden şey kalan yansımalar bana şey gibi geldi. Biraz bu verç yıl signaling olayı da var ya hani. Aynı işte çorbacı da işte duyar kasma kandırıyordu. Orada o şey bir araç olarak kullanıp o kızıma çorba içini araç olarak kullanıp bazen kendi ne ne kadar erdemli olduğunu sinyalıyorsun. Bazen de gerçekten kendi hasetin ya da kıskançlığını enterlektuelize ederek böyle bir egosabıma mekanizmasıdır bu arada yani hani kabul edemiyorsun çünkü. O kızı kıskandığım bir şeyler olduğunu onun işte senin başarmak istediğin belki bir şeyleri başardığını vesaire ve onu öyle bir enterlektuel ya da bir erdem kılıfına sokarak. Şey servis ediyorsun gibi bir şey oluyor. Evet ve bence eleştirdiği şeyin de aynı zamanda dönüşmüş oluyor işte yani ki sence geçim endüstriği zaten bu dirileri döllerinden dolayı çok iri de oluyor insanlar. O yüzden bu karakıl ediyor yani insanlara. Aynı sebepten zaten sen de geri dönüp de buna bu da bunun oyunlarıdır dediğiniz zamanda gene aynı derecede civri sadece bir öbür uçtaki bir şey üretmiş oluyorsun. Yani o yüzden şey demek çalışıyorum yani. Medio kır olmak, orta şekerli olmak işte ne sadece nasıl olacağız orta yolculuk yolcuyuz diyebilmek falan yani şu an götsiz terbi halde yani. Eğer bunu vokul bir şekilde dile getireceksen ya biraz öyle düşünüyorum biraz da böyle düşünüyorum. İkisi de doğru ikisi de yanlış demek şu anda internet kültüründe olan bir şey değil. Evet ama maal kuliyet şey oldu yani resmode. Demode oldu gibi bir şey yani. Ben hatta Cenalfa'dan çok umutluyum bu yüzden çünkü bence internet biraz böyle ergenlik çağını yaşıyor diye düşünüyorum yani. Böyle biz ilk çıkanlar hani her şeyi böyle en mükemmel göstermeye çalışan işte ilk nesil falan gibi. Sonra Cenz'i geldiği gibi hayır işte çok daha şeyiz biz işte Mesefa'nın bir şeyler falan gibi geliyor. Ve gene böyle çok karşı ve çok yüksek ve gene keskin bir dille. Cenalfa'nın çok daha buna indifirin duyarsız böyle yaklaşacağını umud etmek istiyor yani. Bence o internet sarkıcında şöyle bir şey olan bizim generasyona tamamen şey odaklıydı işte. Daha maal bir şekilde göstermek. Şuraya gittim burayı gittim. Facebook'a albüm koyma. Cenz'i de ben biraz daha şey görüyordum. Bence oğlunlu bir şey yani dertleri üzerinden. Çünkü ona hiç yer yoktu o zaman. İşte iş yerimde şöyle ya da o can bana şöyle şey yaptı falan filan ve yaşadıkları madüriyetler üzerinden organize olmalı. Birazcık şey de tehlikeli bir yerde gidiyor bu arada hani gruplukteni koldu. Senin gibi bir yandan senin gibi düşünen insanları görmek ve bulmak. -Evet, yalnız olmadığını hissedmek falan. -Yazı alıyor. Bir yandan da çok amplifi oluyor ve hiç dışarıdan gelen farklı fikirler açık olmayı kendi doğrularının fanatıyı oluyorsun. -Aynen. O yüzden o da yine bir madalyon durum var. -Yazı atı ya hep benim zaten savunmaya çalıştım şey bu arkadaşlar. Yani hepsi bir o kadar doğru ve bir o kadar yanlış. Aynen da birden fazla doğru olabilir. Aynen da birden fazla yanlış olabilir. Nasıl ki biz %100'i ya da %100 kötü insanlar olmadığımız gibi. -Aynen da var olabiliyor böyle bir güzellik var. Tek bir doğru ya da tek bir yanlış varmış gibi. -Daramamıza gerek yok. -Yani. -Yin yank. Bu kız tağıcı dur be. Hiç böyle şey. -Barın nasıl bir. -Kisar gelişim dediğinde. -Seni etkilen kisar gelişim nasıl bir şey var yani. -Ali bir aklına örnek geliyor mı? -Şu ki da bu okuduğum bir şey. -Sana tavsiye çektim ona. -Haset ve rekabet, Leyla'na var. -Bir tane bahs. -Dinledim raportajını da. -Aa, çok iyi. -Bayıldırsın bence. -Apa, benimle ben yaşadım orada. Dinlerken seni hatırladım attı. Ben bu, 10 yıl önce falan inanılmaz. Nikarey Bıram gilden nefret ediyorum. Tamam. -Ama çok atüvleri var mı? -Fertih alanıza. -Sans, sen de alaka bir anıma anlatacağım böyle. -Evet. -Ben bu her yerde bunu söyleme ihtiyacı hissediyorum falan. -Ve sen bir gün bir psikola karşıma konuşuyordun. -Yani. -Yine Nikarey Bıram bir çarksın çalışalım. -Neyse bu bir şey kılı oldum falan. -Ee. -Ama gelse heyeiterim yani. Heyeiterim. -Kıza şey de de işte psikola karşıma. -Kör nefede diyorsan altını bir şey vardır. -Ya kıskanıyorsun ya da bir şey. -Kofayı yiyeceğim, şu anda. -Ben seninle anlatacağım. -Hikâyene biliyor musun? -Evet. -Sen bir tanıştı, sonra attın. -O zaman ünlü değilsin. -Haa. -Nikarey Bıram. -Hayır dedin ki. -Böyle çok rahatsız olduğun bir böyle ünlü şarkıcı bir şey. -Kıksın neyi. -Bıramı. -Hayır sen sordun bize. -Haa. -Böyle pollar yapardı. -İstersen atarsız. -Yoraya işte atar. -İşiyor musunuz? -Balam böyle. -Hala yamanlar. -Kolup bir an der mi? -Evet. -Aynen böyle hani şey yani Instagram'ı çok kaliteli kullanıyordu. -Sağ olun. -Aşkım kaliteli pollar falan. -Teşekkürler. -Neyse bir tane şeyde oydu hani. -Quest'cim baksı koydum. -Oriyor şey yazdı. -İşte hani çok böyle gıcık oldunuz. -Bim ben ne falan filan bir ünlü var mı falan diye. -Ben de rıfı ismini vermek istemiyorum. -Bakalım böyle. -Neyse bir an da. -Ne? -Neyse bir an da. -Neyse bir an da. -Neyse bir an da. -Kalınındır mı? -Kalınındır mı? -Kalınındır mı? -Kalınındır mı? -Kalınındır mı? Ben de bir kişisel geçme endusturusunu hiç sevmediğim bir yönlü söyleyeyim mesela. Özellikle psikoloji ile de bir şekilde psikoloji okur yazarlığı falan da artık çama sola. Artık mesela işte narcissist, toksik terapiz bir iş. Evet, yani böyle hakaretlerimiz değişti. Ve teşçiz koyuyoruz hakaret ederken. Bence bu çok korkuca. Birine hıyardediysen kimse salatalık aldın, düşünmüyorlar. -Aynen. -Yada böyle çok daha bela altı bir şey söyleyen, ne de illa onu yaptığını düşünmüyor oyesan sonuçta. Ama bu tariz böyle o Lingon'un gündelik hayatımıza girmesi. Bence yani harbiden böyle bir eva falan bir yerde çatırdı yani. -Hakaretler medikaliz oldu ve böyle otorla kazanıyorlar. -Aynen öyle. -Aynen öyle. -Sinilla söylediğim bir şey değil de seni analiz etti ve dusun falan gibi. -Kesinlikle. -Oturut da. -Evet. -Bayağı hep insanın kendini dışıda kilerini söylüyor. -Kesinlikle çok daha uğrayamıyorum. -Terapi evin. -Terapi evin. -Bir tane meşurti bit var. -The worst person you know. -Just learned therapy words, de evi. -Hahaha. -Tanıldığınız, bir çeşit de işte. Tanıldığınız en berbat insan terapik gicargununu öğrenmişti. Yani bir anda o böyle bir silah gibi. -Kesinlikle. -Sansi öylesin, s sensin, s sensinde borderline kişilik bozukluğu var falan. -Evet. -Yani sen kimsin ki ayrıcı bir de en genel olarak zaten ben şeylere da dayaknozları da çok inanmıyorum. -Bir de orada bir ayrıcı can senden mutlama lan. -Orada biraz da uç bir nokta dayım ben. -Ve şey de bu iktidar kurma aracı olarak da bu lingo'dan hoşlanmıyorum. -Bir de şey diskurunu da oluşturuyor abi bu terapi. -Sans ben ya da neyse kim terapiye gidiyorsa, -san madursun ve kalan çevrendeki herkes suçlu. -Hı hı. -Ya sen çevrenin madursun ve böstürekli bütün problem için bu işlemleri toplumsau görmek de bence aynı şey. -Evet. -Bize bu yapılıyor. -Yapı hep mi edil genizde kardeşim yani. -Biraz da sen kıskandın işte ya. -Allah Allah. -Biraz bir resler, biraz da toplumsal ne için ortada buluşamıyorum ya. -Söyle neyse işte, şey söyleyeyim. -Ee işte dedikodusun yapıyormuş gibi oldum şimdi bu makale yazalım. -Yap ya ne olacak. -Yap, salat sana şey yazmış ya. -İşte diyor ki işte böyle böyle, -power of habit bilmemle falan filan gibi kitaplar. -İşte böyle çok kontentatif işte satimize bakıyoruz, -bim ben ne yapıyorsun falan filan diyeyim. -Sor kendi önerilerini söylüyor ya. -Ya ben bu önerileride kişi sar gelişim ki taplarında okuyorum. -Ebine derim, ver diyor neler yazdım. -Koçunu kov. -Bak şimdi. -Koçunu kov bari çok sever ve çok tehlikeli bir cümle bence yani. -Koçunu kovdu için başına gelen şeyleri yani işte göbeğine bakma bu kadar gibi bir şey vardı mesela. -Göbeğine bu kadar bakma. -Bel una katılıyor. -Bence de öyle zaten kişisel gelişim ki tapların bazılarında bunu öneriyor ki yani. -Ya da atıyorum kendine daha össchef katliye aklaşmak, -daha kendi dünyandan dışarı çıkıp dışarıdaki güzellikleri fark etmek, -daha rahat akışı ona geçmek. -Bununla alakalı çok güzel motif e edecek kitaplar var yani. -Bütün kişisel gelişim endüstresi kafayı kendini bozduk, -mancelalara çıkma kendini yapıp en deneyimler sun da diyorlar. -Mesal diyor ki, şey diyor bunu da hangi dallama aydı bak söyleyeyim. -Brikman. -Brikman. -Hıh. -Evet anladım. -Ha diyor ki. -Senin nefreti bak. -Haa çok kıvaldı onlara ya. -Şey. -Dün ya için anlamlı bir şey yap hani onun yerinde, -dün ya için anlamlı bir şey yap. -Ben de diyor mi ki? -Bak dahi anlamındaki değil mi? -Dün ya için de bir şey yap ya. -Kendin için dayan. -Bunlar müçüle eksikleti değilsin. -Bir günle dışlamıyor. -Neden anlamamak zorunda yani. -Bence ya sen şimdi daha ideel bir nokta, -sen de başarılı ve hayatına bunu başarılı ile entegre edebilmiş bir insansın ama. -Şimdi bu ki, say geçim kitaplarına okuyan insanların bir çoğu. -Biniydin buraya. -Hani bu hani nedir onlu da muhakemeyi yapamıyor yani. -Hani o kitap oluyor anladın mı? -Evet. -İçine şu ekli kendisine böyle hiper, fokuslanan ve dışarıya dönemeyen insanlar oluyor. -Bazı insanlar bence bunu duymaya ihtiyacı var ve bu böyle en bir best salır işte yok dokuz adımda zart tutup yani hani. -En böyle puvalan al şeylerde hep öyle daha nasıl okuyor diyor. -İşte mesela bence gerçek bir genelleme bu. -Geçenler de lettem tiri yokudum. -Bir tane abla var ya her yerde lettem, lettem, lettem diye bağırıyor ve böyle hani şey gibi. -Otun bir sandan nefret mediyor ve sana iran şeyler mi söyledi? Lettem. -İşte biri bilmem, lettem falan da böyle bir çikolat. -Tik top böyle lettem, lettem diye patlıyor yani. -Hani yani bunu sadece ben çok sulay bu ya. -Ok. -Mesela. -O desek herhalde okuyorydı mı? -Kardeşim şimdi alıp dolu farsa, vellerini bir şey alıp böyle basitleştirip satınca ben de bir fıf kersel bir önce olarak gücük oluyorum yani. -Ben sonra dayanamayıp o lettem tiri aldığım. -Abi ki top bir güzel çık. -Ya şöyle başlıyoruz zaten. -Binince ise kisal gelişim endüstrisi eleştirilerden öğrenmiş. -Kendini geliştirmiş. -Güzel helal. -Kisal gelişim yapış. -Kesinlikle öyle çünkü yer yer şeyde yapıyor yani hani bunu da bir söz bir zahmet yani. -Bak şu şu konuları da dikkat edin. -Burada her şeyde tabii ki geçerli değil. -Ama böyle böyle böyle olan konu vardı. -Geçerli diri ve hani lettem diye da bırakmayın yani herkese onu sağladın. -Bunu sağladın falan değil. -Sonra let yourself, işte ne bileyim gücendiğini söylemeye let yourself. -Ya da işte hatağını kabul etmeye let yourself. -Diren mi? O duyu kadar da direnmek gibi böyle bir de let yourself tarafı var. -Ve her ne? -Bu nedir bu? -Bana geri. -Ben sana aygılarla. -Ben bana bunu asıl kita bunu getirdim. -Allah'ım ya en iyi bu. -Tabii yardımıştım. -Şöyle bir şey yapayım. -Kunu ben sana asıl şeyini getireceğim. -Zor duşu her şeylerin çevirisiyle. -Tamam olur. -Neyse ve kitap da çok sezgisal yazılmış falan şey oluyorsun. -Lan güzel geçmenin distürüsüne bak nerelere gel. -Helal olsun falan. -Ya o yüzden de böyle mesela bu bahsettin genelleme bence o kadar geçerli bir biraz şans vermek yerken Mel Robbins burada yazarı. -Seversin sen de geldiysin. -Ben Mel Robbins katını yapayım. -Ben bu arada şeyi sevdim mesela. -Ben zar bir kafada bir tane güzel gelişim o kitabı okuyup sevmiştim. -The subtle art of not giving ya fak. -O da da Mark Mense. -Mark Mense'in şeyin ne kadar yutuk kanalı güzel. -Evet. -O tam benlik bir şey gibi. -Aynen. -İşte kudursanlar mı oldu var? -Mesaj Mark Mense'in de altı dolu şeyler tavse ediyor. -O yüzden çok beğeniyorum mesela Mark Mense'in. -Bana herhangi. -Gimli yani otur yani ordayı. -Ya şimdi neyse. -Kisaj gelişiminde şu konuda hakkını vermek lazım. -Çok damısa ben huve ediyorum. -Manih onu daha sindirilir bir şekilde. -Daha günümüzü o yerli olarak. -Bakınlar ya da kadınlar anlatıyorlar. -Ve alanda alsın, faydalanan da faydalanasın. -Ne güzel hani böyle fikirler, felsefi oluyor. -Bazı psikolojik işte dayanan olan fikirlerde. -Biraz daha geniş gitmelilerdi şey yapıyor. -Evet böyle bir kısmın var. -Ama yani ben hala var. -Evet ben bu karısı da etmedim. -Yanlış klikbe et oldu, yanlış şeye tıkladınız. -Bence hepsinin bir dengesi kesinlikle var yani. -Demiş ki roman oku. -Ya roman da oku ya. -Roman da oku ya. -Bu kadar şey olmamalı yani. -Böyle bir şey antitezini üretirken antitez işte yani. -Tamam. -Tamam hayır katılmıyorum ve tam tersidir falan. -Bence hiçbirimizin burası olmasını gerek yok diye düşünüyorum. -Bence bu biraz şeye de sebep oluyor. -Ozakta benim bu internette gördüm ve beni rahatsız eden şeyde biraz o hani. -Enterlik, tüaylı, aydım olarak kendini tanımayan bir kesimin bağınağızlık etmesi. -Bu bana biraz öyle bir konu gibi geliyor yani. -Çünkü aynı derecede ayrıştırıcı. -Aynı derecede zor balayıcı. -Hani ekisal gelişmenin üstüse işte sürekli mutlu olmutlu olmutlu olmutlu. -Niye mutlu değilsin? -Sen de bir sorum var gibi mesela toksik bir şeyle yaklaşıyorsa eğer. -Ben mesela hala bile ki bu kalkisal gelişimse evli mi vocal bir şekilde söylemem her zaman. -Yanımda ki sevgilişim ki tabi bu var ki sevgilişim ki tabi var. -Sokak duyuyorsa biraz utanıyorum yani. -Ezabı şöyle gibi geliyor anladın. -Yani öyle bir şey mink de var yani. -O da bir o kadar. -Banaşya geliyor ve de bunu böyle gene hani bu konular üzerine düşürmüş ve toplum sal konular üzerine kafayaran. -Evet Erdemli, Trunak içinde insanların dönüp de böyle şeyler söylmesin. -Bana yani tencere dibin karasiyon ki bende kara gibi geliyor açıkçası. -Yani bir şeyden söyle. -Bana biraz şeyden farksız geliyor ya ortada buluşmakla. -Ben savunmaya çalıştım şey o ya her şeyin faydalı olduğu bir ya da küçük küçük noktaları var yani. -Yillah bir fikirip biri dirdir diye anlatıyor diye olduğu gibi almak ya da olduğu gibi karşı çıkmak zorunda değiliz ki yani hani. -Biraz daha yumuşak olabilir çünkü herkesin nihayetine istediği şey hep beraber huzurlu bir şekilde koy egzistlemek yani. -Ama başkalarını sürekli düzeltmeye çalışarak nasıl koy egzistleyeceğiz ben anlamadım ben. -Onun böyle net bir doğrusu olmadığı da belli yani bu tarçeler çok sucektir. -Evet. -Aya şu konuda sana ama katılmayacağım yani şimdi bunu da yapalım diyorsun da. -Şimdi insanların sınırlı bir zamanı ve enerjisi var ve bir şey dedik mi olduğunuzu ama mesela birçok insanla şey diyor. -Abi işte ben ne bileyim işte yeni yıl rezoluşunları yaptım ve bunu yapacağım ve kendimi geliştireceğim. -Ama bence şunlara çekmek de güzel yani dışarı döndü. -O içinde bunun topluluğa bir fayda çok özür dükkü yap. -Evet. -Kendini dediklemenin bir sonun yok ve özellikle belli böyle üst ortasını ve daha da üst üstsünün insanlar benim çevremde. -Lar ve onlar da böyle hani çok başka dertleri olmadığı için sürekli kendilerine saran bir kişiye de var yani. -Rekli de var. -Ben birazcık onları da aslında adres etmek istedim. -Onlarda dışarı çık. -Şöyle çık. -A sürekli her gün bir tarafiz targın bir şey yani dedikledik. -Akadan öyle bir tarafını. -Kendin yok yani o kadar mı? -Yani olumsuz tarafları olduğu bariz zaten. -Kendini. -Burada bu kadar ciddi almayı al. -Evet, abiciğim. -Bu ne? -Ben ne gidiyorum şu anda? -O neyse. -Yani kardeşim. -Bayağı tutkunuyum ya bu iş. -Filmin sanımla iş. -İşteş. -İşteş. -İşteş. -İki tabi yazmam yok. -Ha, şuna geleceğim. -Burada ne kadar güzel olur. -Ben burda genç kızlar için özgüven rehberi yazmayı düşünüyorum. -Bayağı öpülen olur. -Çok iyi bence. Şuna birazcık vereceğim. Eğer ben mesela bu bahsettiğim şeyler bir makalarda yazıyor olsaydım. -Ben de önerirdim bu makalanın sonunda diye. -Biraz topik tınlayacağının farkındayım ama artık bilsem de kapatayım. -Bence insanlara daha çok eğcın siverilmesinin, daha çok sorumluluk almanın. -Kendin filtrenden geçirmenin öneminin falan. -Bittik daha vurgulanması lazım yani. -Şeye gibi oluyor çünkü hani işte ne bileyim dizi de bilmem ne gördü diye öyle olacak çocuk. -Şeyinden biraz farklı. -Aynen. -Evet. -Böyle de de için böyle oluyor. -Öyle olduğu için hatta. -Tabii ki bunlar daha konulaksın. -Yama birazcık da böyle acaba yani çünkü kişiler geçim ki tabla önünde bu gelişimi görüyorum ben yani. -Artık öyle yazmaya başlıyor. -Kendin filtrenden geçir yani hani diye. -Birazcık daha o sorumluluk alma kendi iradeni kullanmak bir kafanda tartma bana uyuyor mu? -Uyumuyor mu? -Birazcık da demlendirmeyi biraz daha fazla promot edebilir miyiz acaba? -Kendin. -Bakar. -Yani herkesinlikle edebiliriz. Bu arada yani bir çok konuda olduğu gibi yani bu podcast'da diyalı. Yenem bütün içeriklerim de benim. -Yani bu "One Size Fit Soul" herkese uyamıyor. -Evet. -Şey o ya. Bazı işte hiç lafı dinlenmemiş, sözü dinlenmemiş, hiç hayatında karar verememiş. -İşte atıyorum. -Nevşehir'de bir el hanımı. -Bunu duymayıp ihtiyacı var bence. -Özürürlüğünüz için. -Böyle çok insan var. -Yani böyle çok insan var. -Böyle yani bir çok insan hani hayatlarında hiç kendlerine bir dönüp bakma lüfse olmuş. -Yani, yistendiklerine düşünmeyli kiseri olmanmış. -Bence bunu sosyakanlık bir tarifi yok onu söyleyeyim yani. -Evet. -Yani hayatımın. -Yani hayatımın. -Yani hayatımın. -Yani hayatımın. -Hadi bakmamış ve sadece nasıl bir harika bir hayat. -Harika görünen bir hayat sürmesi gerektiği üzerine düşünmüş. -O da olabilir. -O aileye yetiştirmek zorunda olduğunu düşündüğün için de anlısı geçer. -Evet. -O da olabilir. -Ben de aynı da sosyakanlık tarafı da var. -Para ile beraber biraz daha eğitimsin maalesef, hani biraz daha karar alma şeyinle yalnız. -Evet. -Başırsız olma lüksün falan filan oluyor. -Para'ın olduğu zaman en azından. -Ya da denemelik sünde olabiliyor. -O yüzden bence senin dediğini duymaya ihtiyac olan çok fazla insan var ve bunu da duysunlar ve umarım duyarlar. -Ben çok güzel bir mesaj verdim çünkü. -Ama hani bir de kendini çok dedikleyen ve işte her gün. -Dedik de verelim ya. -Bu gün çok kaç saat uyudum. -Evet. -Katişe yaptım falan. -Ağlık angsetesine benziyor. -Sağlına dikkat eden bir grup insanında bazılarında sağlık angsetesi vardır ya olabilir ya. -Ona benziyor. -Sağlık angsetesi olan insanlar bütün sağlık sektörünün oraya yorulmasına benziyor. -Evet. -Sağlatan verdim körnereye. -Evet. -Bazılarında onu duymaya ihtiyacı var ya bu kadar kendini dediklemeye büyümmeye ihtiyacı var. -Evet. -Biraz da romanoku gerçekten yani. -İki, hani bugün geldin ve şey yaptın. -Biraz da maliyonu diğer tarafı mı işe yaptın? -Çok güzel bir arada. -Oa, o. -Gerçekten çok sağlık, katkılığı için. -Aynen. -Bana da böyle yeni düşünme alanları açtın ve penceri açtığınızı hinnimde çok da güzel oldu. -Çok katkı verdiğini düşünüyorum böyle güzel oldu. -Selamın ya. -Aşkın okoldu. -Ezgemeyi her şeyini tüketiniz. -Ezgemeyi her şeyini. -Aynı şekilde napan oradanında öyle görüyorum. -Evet, şarkı öndüğümden daha şey bulmuşsun. -Ya bu kız, bu kız. -Aa, âlim değilse de ağrıfdır be. -Şarkı, gerçekten çok katlı mı var Allah'a? -Şaka çok da beğenmek istiyorum. -İlk geldi. -Çok teşekkür ederim. -Ben mecbur mıyım o dinerizliği çok teşekkürler. -Bir sonraki bölümünde görüşmek üzere kendinize iyi bakın.

Podcast Summary

Key Points:

  1. Ezgi Emel ve Nova Norda, "Mecbur Müm" podcastinde kişisel gelişim endüstrisini ve toplumsal baskıları tartışıyor.
  2. Nova Norda, kişisel gelişimin hem faydalı hem de zararlı yönleri olduğunu, ancak kendisinin bu alana çok şey borçlu olduğunu belirtiyor.
  3. Konuşmada, internet çağında keskin ve polarize fikirlerin daha çok ilgi gördüğü, ılımlı seslerin yer bulmakta zorlandığı vurgulanıyor.
  4. Kadınların, özellikle internette daha fazla nefret ve baskıya maruz kaldığı, bu nedenle yapıcı olma çabası içinde oldukları ancak bunun bazen sivrilmeyi engellediği ifade ediliyor.
  5. Nova Norda, kendini kamerada izlemenin, dışarıdan bir gözle kendini görmenin hem öğretici hem de rahatsız edici olabileceğini anlatıyor.
  6. Kişisel gelişim endüstrisinin, toplumsal sorunları bireyselleştirerek insanları politik meselelerden uzaklaştırdığı eleştirisi yapılıyor, ancak bu endüstrinin cesaretlendirici yönü de takdir ediliyor.
  7. Sohbet, yeni bir şov olan "Ablalar"ın tanıtımıyla son buluyor.

Summary:

Podcastin bu bölümünde Ezgi Emel ve konuğu Nova Norda, kişisel gelişim endüstrisinin artıları ve eksileri üzerine derin bir sohbet gerçekleştiriyor. Nova, kişisel gelişime mecbur olmadığımızı ancak bunun hayatında önemli bir yer tuttuğunu belirtiyor. Özellikle internet ortamında keskin ve uç fikirlerin daha fazla öne çıktığını, ılımlı ve orta yolcu seslerin ise kaybolduğunu ifade ediyor.

Kadınların internette daha fazla nefret ve yapıcı olma baskısı hissettiğini, bu durumun sivrilmeyi zorlaştırdığını anlatıyor. Nova, kendini kamerada izlemenin kişisel farkındalık sağladığını ancak aynı zamanda anılardan kopmaya neden olabileceğini söylüyor. Kişisel gelişim endüstrisinin toplumsal sorunları bireyselleştirdiği eleştirisine katılmakla birlikte, bu endüstrinin kendisine şarkı yazma ve cesaret bulma konusunda ilham verdiğini vurguluyor.

Sohbet, yeni bir program olan "Ablalar"ın tanıtımıyla sona eriyor.

FAQs

Kişisel gelişim endüstrisinin hem faydalı hem de zararlı yönleri var. Toplumsal sorunları bireyselleştirip insanları politik meselelerden uzaklaştırabilir, ancak aynı zamanda insanlara ilham verip özgürleşmelerine yardımcı olabilir.

Kadınlar internet ortamında daha fazla nefret objesi olabiliyor ve görünür oldukça daha çok saldırıya uğruyorlar. Bu yüzden içsel bir çekinceyle daha yapıcı ve anaç olma eğilimi gösteriyorlar.

Kameradan kendini izlemek, dışarıdan bir gözle kendini görme fırsatı sunuyor. Bu hem eğlenceli hem de rahatsız edici olabilir; bazen kendi anılarından kopup o anı dışarıdan izlemek garip bir his yaratıyor.

İnsanlık deneyimini anlamlandırmaya çalışıyorum ve kendimi sürekli kurcalıyorum. Kişisel gelişim benim için temel bir motivasyon kaynağı, ancak aşırıya kaçmamaya özen gösteriyorum.

Günümüz dünyasında karşıt görüşlere açık olmak çok önemli. Polarize olmuş bir ortamda farklı fikirlere yer açmak, daha sağlıklı bir tartışma kültürü oluşturuyor.

Kendini gerçekleştirme bazen kötüye kullanılabiliyor, ancak bu yüzden herkesin susması gerekmez. Önemli olan, bu kavramı bireysel özgürleşme için kullanırken toplumsal sorumlulukları da unutmamak.

Chat with AI

Loading...

Pro features

Go deeper with this episode

Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.