Go back

Kahve Falı Nasıl Bakılır? | Oytun Erbaş | TEDxCamlikBlv

29m 1s

Kahve Falı Nasıl Bakılır? | Oytun Erbaş | TEDxCamlikBlv

Transkript, deneylerle ilgili deneyimlerin paylaşıldığı ve yaşlı bir teyzenin deneyimlerinin değerine vurgu yapan bir konuşmayı içeriyor. Ayrıca, kişilerin genetik yapılarının fiziksel özellikleri üzerindeki etkisi üzerinde durulmuş. Metinde, genetik özelliklerin bir kişinin uzun boylu olma eğiliminden, saç dökülmesine kadar çeşitli fiziksel özelliklerle ilişkilendirildiği anlatılmış. Deneyimlerin, genetik yapıların ve fiziksel özelliklerin insan hayatındaki önemi vurgulanmış. Ayrıca, kişilerin davranışları ve fiziksel özellikleri arasındaki ilişkiye dikkat çekilmiş.

Transcription

3553 Words, 23109 Characters

Benim iş itibariyle yıllardan böyle deneylerle uğraştım. Düz deneyleri hücuda yapıyoruz. Ya da deney hayvanlar üzerinde yapıyoruz. Mekaneyi şu. Önce hastaya diyorsun ya da hastı olmuş alıyorsun. Kim yasalı veriyorsun? Bakıyorsun. Düzeliyorum, düzenmiye mi diye? Çoğuzman düzenmiye. Deniyorsun bunu, defa deniyorsun, bir daha yapıyorsun, bir daha yapıyorsun. Bir daha yapıyorsun. Şimdi ben köyü gittim. Tabii dediler ki bu oytu ne iş yapıyor? Teyze dedi dikane sen ne iş yapıyorsun? Yavrum dedi. Bizi morlar şöyle derler. Hani burada bir teyze otuz ve de arkadaşlar denezledi. Ne deyip bakıyor bu? Ulan derdi. Teyze de bana dedik ki sen ne işlen gidi uğraşıyorsun? Yudum teyzeydim ben işte ilaç şey yapıyorum. Anlattım, anlattım, anlattım, anlattım. Orada çok yaşlı bir teyze dedi ki. Anlaşıldı tek ki bir şeyler değil mi dedi? Bunun yaptığıları dedi. Karışık Karışık şeyler bunlar dedi. Anman dedi. Faydalı oldu, belli dedi bak şimdi. Bu kadın hiç okulu gitmemiş. Tamam mı? Hiç okumu yazması yok. Ama bir fayda olduğunu, pragmatik olduğunu görebiliyor işin içinde. Gerçekteni, insan yaşlandığı zaman bir bilgelik geliyor. Hiç bir al bilgelik şu. Hiç okula gitmesen de şunu diyorsun. Yavrum, teyze de bu çocuk nasıl? Anlattım bakayım diyor. Bu bir şey olmamış yavrum diyor. Şimdi çok ilginç. Öbür çocuk anlatıyor. Bu diyor bir balte hesap olabilmiş diyor. Ne mutlu yavrum diyor. Şimdi bu kadın teknoloji okumada, bilgisayar, okumada, tıp okumada, arka da bilmiyor. Ama bir nesi var? Bir deneyimi var. Bir yaşanmışlığı var. Onun için bu benim için çok önemli. Şimdi ben dedim ki bu fal nasıl bakılır? Benim için önemli fal bakmak. Şimdi yıl iki bin üçlerdeydi. Benim ne bet tutuyordum o zamanlar. Özumu asistandım ben. Bir kız çocuğu geldi hastanede. Yirmi bir yaşlarında bir sağlık persineyle. Oytun dedi. Bana fal bakar mısın dedi? Bakarım dedim. Şimdi bakacağız. Yani bakacağız. Yani bir şeye biliyoruz. Ya dedi. Benim dedi yalnız bir sorunum var dedi. Benim dedi. Saat tarafı marıyor. Kız yirmi yaşında. Bir de dedi. Ben oturur kalkarken içimde bir şey sallanıyormuş girdi dedi. Taka da sanki içinde bir top varmış. Sallanıyor. Ben de kahvefağına baktım dedim ki senin saadidim yumurtalarında teratom var dedim. Teratom yağlı bütün var. Çünkü sallanan bir şey yağlı olması lazım. Karın içinde büyük bütün var olması lazım. Sonra ultra sunu üstünde koyduğumda sağ tarafında teratom vardı. Teratom çok tipik bütün ördür. Yirmi yaş zaten bir kızın o verindeki itliğe varsa teratom durur. Abi bu dedi ki sen dedik. Nasıl biliyorsun bunu kahveten? Bu herkese gitmiş anlatmış bunu. Oytun demiş. Falda görüyor bunu. Şimdi falı yakalayan getiriyor bana. Oytun diyor. Bak. Yok kardeşim diyorum böyle. Ya lütfen diyor. Bak aramızda kalsın. Bakıyormuşum bunu. Hatta bir gün hiç unutmıyorum. Bir tane diğenimde şey getirmişler. Yokum almışlar bana. Hocam o da şey hocam dedi. Lokumu al. Harbi ben lokumlan bakıyım. Hani dükkanasak tanesi beş yüzden binden gidecek odurundayız. Hala da öyle benim. Şimdi bir kere insan anne kanını da fetusken bizim üç tane et parçasından gelişiyoruz biz. Dışınız bir et. İçiniz bir et. Bir de hamburgerin eti bir et. Bu nasıl bir şey bu? İçiniz iki et organlar. Bu. Şurası. Iça bakan yer. Organ ne? Miğide, barzak, akçı yer değil mi? Dışınızdaki et ne olabilir? Derin, dişlerin, görünen yerden, gözlerin gulağın beyni. Oradaki et de bildiğin et. Kas, kemik, hıkırdak. Herkesin genetik yapısında bir et parçası daha üstün. Bakın böyle. Eğer dış et parçanız iyiyse genetik olarak uzun boylu, dişleri iyi ve dar şeyli oluyorsun. Gözlü. Bu insanlar uzun boylu, dar, gözlü ve zayıf insanlar bunlar panik atağı yatkın, kaygılı, kaypleri yüz atan elleri terliyentipler. Ben bunu bir kere gördüğüm zaman hemen şunu devirdim kahve falında. Çok kaygılar yaşıyorsun. Hocam nereden bildin? Kalbin senin yüz atıyor. Hocam 95'i daha şahı düşmez nereden bildin? Ve panik atanlar farkında mısın? Hocam mükemmersin. Ikinci parça en domorfik dediğimiz iç organları iyi insanlar, iç et parçası iyi, iç et parçası ne? Miidesi, belli zaten. Bar sahi. Bunların bir özelliği var. Buna yemekten hoşlanır insanlar. Kısa boylu tıkmaz. Mesela ben ona yakınım. Ben gençken ek domorffittim. Yani uzun ince kalbiç o katan kaygılı bitirdim. Büyüdükçe babamın genetlik yapısı ekspresi oldu. O kısa boylu, gavak, göbekli bir adam ona benzemeye başlıyorsun. Çünkü genetlik böyle bir şey. Ben ne yapsam da değişmez. Benim göbek çıkmaya başlayacak. Aman nasıl insanlar bunlar? Çok yiyen göbekli, ama mutlu, neşeli et trava güldüren tipler. Onun için kısa boylu işi işmanla kötülük gelmez. Bu insanlar komik. Şimdi bu öyle bir insan gördü. Ve diyorum ki çok arkadaşım var. Evet hocam. diyorum ki çok seviliyorsun arkadaşların arasında. Evet hocam. Herkes seninle arkadaş olmam ki sıraya giriyor. Aynı öyle bıktım arkadaştan diyorlar. Hatta diyorlar. Beni evlere şeye çağırıyorlar. Gel de bir güldür. Biz hani hakikaten onun için her zaman bir kısa boylu işi işman arkadaşınız olsun. Depresyonu girince onu çağırırsınız. O size güldürür. Bir de insanın duyguları bulaşıcıdır. Kötüm serbi insanın yanında siz de obol duyguları bulaşıyoruz. Beş dakika oturuyor. Kötü olduk. Sen de kötü olacak. O seni güldürüyor. İşte şu diyor bu diyor. Sen de çıkarken haa diye. Bak duyguları nasıl bulaşıyor. Ben şimdi size ben burada coşkulu bir şey atıyorum. O duyguları size geçiyor. Onun için biz hastane de depresyonla manik çok mutluğu yer, yan yana yatırız. Depresyon. Mutluluğu geçer. Mutluluğu depresyonu doylarlar tam ortada ayarını bulur. Aynen öyle zaten. Bir de son insanımız var. O da şu eti yollan zaten hani etine çekmiş. Kası çok iyi, kemiği çok iyi, kıkır daha çok iyi. Bunlar orta boylu insanlardır. Kası kıkır daha kemiği, iyidir. Koşucu kaslı insanlar bunlar. Bunlar daha orta kararlar verirler. Mesela dersin ki işlerimiz battı. Tekrar kuruz abi. Bir mantık tutur bunlar. Şimdi bakın ilk taraf işler battı. Aman Allah'ım panik ataktan ölen. İkinci adam işler battı umurunda değil. Batsın bu dünya. Üçüncü adam da işler battı tekrar kurarız. Bu adamlar mantıklı cevapları verirler. Bu adamlar karar vermedi. Mantıklı davranırlar. Onun için bunlarla ilişkilerde ben şunu diyorum mesela. Ben falda ne görüyorum biliyor musun? Sen herkesin çok saygı duyduğu dinlediği profesyonel yöneticisin hocam nereden bildiğin diyor. Aynen böyle öyleyim. Şimdi falabaktığımız zaman falabakmiyorum. Önce yüzüne bakıyorum tabii. Şimdi burası bu pelattır bu. Bunun diğer adı halk arasında saç kranderler. Ben bunu görünce şunu diyorum. Son bir kaç ay içinde çok üzülmüşsün. Sen kimi kaybettin. Belki de işte kaydı olabilir tabii. Yandandan dolanıyorum. Hocam dönereden bildiğin ya. Ben diyor Geçen Ayy işimi kaybettim ya da işte neyse çok üzülmüş. Çünkü immu sistem sapıtır. Saçların da pelat oluşur. Bunun sebebi burada. Buraya iltap oluştuğu için kıllarını döküyor bu senin. Buraya sadım sak falan sürersin. Karabiber. Oraya irli te edersin. Bir daha çıkar o. Şimdi geçenlerde bir adamın pelat çıkmış saç kıran. Hocam ben bunu ne sürüyeyim dedi. Oğlum benim karabiberle şey al. Sarımsa sür dedim. Çıkar yüzde kırk elde edin. Çıkması ilaç vereceğim dedim. Çıkmış. Ne mutlu. Arkadaşı varmış bir tane. Tam esaçlar dökülük. Demiş oytun demiş bana. Karabiber ile sarımsa sürgüsün. Ağa vadan bir geldi bütün sarımsak buraya karabiber kıpkırmızı kafa yanmış tabii yani. Hocam dedi. Bene günler çıkmadı. Yavrum betim. Ondan sen aynı mısın yavrum betim? Senin saç dökülmem dedim. Erkek tipi saç dökülmez. Senin dedim ondan çıkmaz ki hocam biz ne bilelim dediler. Hani çıktı çıktı. Ya böyle değil mi? Olmaz tabii. Her hastalığı ilacı farklı. Tabii yüzü baktığım zaman diğer dikkat ettim. Yoksa da kaşlara dikkat ediyorum. Burada şunu söylüyorum. Eğer kaşların yan taraflar dökülük hissediyorum ki son aylarda bir kabızlık sizde var. Bir kilo almalar. Bir kendini hissetmeme bir uykular var size diyorum. Uyku'dan kalkığama kalkıyorsun ama diyorum. Hep bir uykulu. Hep bir uykulu. Hep uyusam Allah'ım. Fediyorum. Hep depresyondusun var hala. Hocam nereden bildin diyor? Ben kabızım diyor ya. Çünkü kaşlara dökül yanlara döküklü olan insanlarda tirah etmez çalışmıyordur. Boruhi Patüre'yı deniyor. Kadınlarda haşımatoyu gösterir. Bir gözüne bakıyor mu insanların? Bakın. Normalde aşağı baktığınız zaman üst göz kapağı onu takip eder. Bakın. Bak, burada takip etmiyor. Görünüz mü? Sanki göz kapağı yapışmış gibi. Onun için üst göz kapağı aşağı doğru baktığınızda gözü takip etmiyorsa ben diyorum ki. Faldı. Çok sinirlilikler var. Herkese kavga ediyorsun. Farkında hocam aynen öyle diyor ya. Ben diyor akıza kavga ediyorum. Peki diyorum başka uykusuzluk var. Saç dökülmeler var. Bu da hiper turiyede bulkusuz. Yani turiyet bizi çok çalışıyor demek. Çok sinirli demek. Bir de bir de paramla itip psikozlarda. Yani kuşkucu tipler var ya. Onlar da üst göz kapağı takip etmez. Bunların ailesi de böyle oluyor. Oradan biliyorum. Hatta diyor. Sen anneni de böyle diyorum. Hocam nereden bildiğin diyor? Bizim bütün aile kuşkucu diyor böyle. Şimdi demek ki oradan da bunu yakalayıyorum. Bunun adı litlak deniyor buna. Bu ne diyorum? Bu gebeliklekesi. Gebeliklekesi diyorum ki. 2-3 çocuğunu var diyorum. Çünkü her gebelikten bir ton koyulaşırı. İyince Arab gibiyse 3-3-3 sallıyorum. Hafirse bir 3-3 sallıyorum. Aynen böyle. Diyorum ki 2-3 olmuş. Arada da mekaç tane düşükler hocam. Nereden bildin? Böyleklere nereden bildin? Devam ediyor. Bu gebeliklekesidır buna malezma deniyor yüzde. Bu da çocuklarda olursa diyorum ki senin bir oğlan var şu düşükler diyorum. Bu diyorum pek kıpırdak. Bu diyorum bu golunu kırmış bacane kırmış. Okulda öğretmen çok şikayetçi. Hocam annen öyle diyor. Nereden bildin? Çünkü çocuğun yüzünde pigmentasyon leke varsa bunun barsanda en az 5-6 yıla ve kurt var demektir. Kurt çocuğu kıpırdak yapar. Çünkü kurt içeride oynadıkça barsan içine dürter. Dürtüğü gibi de çocuğun vücudunu iltap oluşur. Iltap da beyni sapattırır. Onun için yaramaz çocukların yüzde otuzunda kurt vardır barsanda ve yüzünü yansura çocuğun yüzü alacaladır. Burası normal renkli. Burası'nın orbaşkanı renkli böyle bir alacalı yüz görünüyor buna. Parazeter yüz görünümü diyoruz. Oradan biliyorum çocuğum barsanda kurt var mı? Oradan tahminim. Bu çok çok yaramaz diyorum. Çocuğun kilpiklere bakıyorum. Yantarafta hanımlarına bakıyorum. Herketlerim tabii ki. Bir çocuğun kilpikleri çok uzunsa çocukken çok ateşleyen pek sön geçirmiş demektir. Diyor mu ki senin çocuk hep ateşleyen ateşley. Hocam nereden bildin diyor ya? Çünkü uzun kilpikler bu çocuk siz hırtbırdı. Farancut oluyor demek. Ateşlendiğiniz anda saçlar da uzun çıkar. Kilpikler da uzun çıkar. Oradan biliyorum. Tabii bir de bu var. Yüzünde bir kırmızılık var bunun. Bu kırmızılık şunu bana söylüyor. Bu seborreklenme tit. Diyor musun? O zamanlarda saçlar da bir dökülme. Açılma, kepeklenme. Başın kepeklen çok derdi. Seborreklenme. Çok yaygın bir şey. Kepeklenmeyle. Çünkü bunun hattanın kırmızı olması bana hemen bunu hatırlatı. Seborrek lenme tit. Kepeklenme ve saç dökülmesini. Bir insan konuşurken yüzü kızarıyorsa o insan, o insan ahlaklı insandır. Ahlaklı insanlar konuşurken sinir sistemleri o kadar aktive olur ki yanlış bir şey söyleyeceğim diye. Damarlarında genişleme olduğunu. Onun için bir kadın konuşurken erkek boynu ve yüzü kızarıyorsa o yalan söylemez. O güvenilir insandır. Yüzü kızar insanlara güvenirim. Kızar mı yani? Hatun bunun hiç yüzü kızarmıyor diye bir atla sözü var zaten. Açılma çok konuşurken mesela insan kaşımmaya başlayısı şu olarak fan kırmızı sen o insanlardan ahlaklı olduğunu görebilirsin. Bir de boğazını altına bakıyorum. Kitabı okumuş mu diye. Eğer bu karşısında da platizma, platizmadaki çizgiler eni neyse çok önüne bakmış demek. Çok okumuş bu diyorum ki. Çok okummuş, emek sahvedirmiş diyorum. Nereden bildin hocam diyor? Çok okumuşsun sen diyorum, ablacım diyorum. İşte nereden bildin? Gelirim saçlara. Erkeklere, bakarken saçlara bakıyorum. Körfez deniyor bunları. Bizim saçlar buradan dökülür. Yanlardan. Sonra orada takım, kabak olursun. Bu test test onu gösteriyor. Eğer otuz beş yaşında hepsi dökülmüşse test ton çok yüksek demek. Sakallar felaket, elmacık kemikleri büyük o bir test test tonu karakteri. Düyorum ki. Abi diyorum bir sinirlikler var. Birkaç kişiye dövüşmüşünüz diyorum. Ocağı aynen öyle diyor. Hatta geçenlere kırmızılıkta diyorum. Başın sıkıntıya girmiş. Ocağı aynen öyle diyor ya. Bir de düm en sahibi var mı var diyor. Ocağı mı da dövme kalkmış onu diyorum. Aynen hocam. Dövdüm ben onu diyor. Adama test ton yüksek. Benden apıyorum. Elini öpüp kaçıyorum. Kavi ikram edilirken herkesin dördüncü parmağına bakıyorum. Dördüncü parmak neresi yani şu. Yüzük parma. Yüzük parmaa ne kadar uzunsa. Kimle karşılaştıramıyorsa ikinci parmakla. Iki ve dördü karşılaştırıyorum. Yüzük uzunsa onun test test tonu yüksek demek anne kanında. O insanlar daha sinirli daha erkek özellikleri yüksek. Daha yarışmacı oluyorlar. Ama bir sıkıntı var. Prostat kanser riski de yüksek diyorum ki sinirlikler güzel de Prostat kanserde fazla. Peki ikinci parmak ne ifade ediyor? Ikinci parmak. Dördüncü parmaktan büyükse iki o da östrojenle büyümüşündlemek anne kanında o da temiz tertipli bir kadın figürü. Bir anne temiz tertipli ama depresona yatkın. Diyor mu ki? Çok depresyon olsun diye ablacığım diyorum. Hocam niyleş kullanıyorsun? Ikinci parmaktan. Ikinci parmaklar uzunsa iyi anne olursun. Ves veseli takıntılı bizim çocuk ne olacak? Ikinci parmak meme kanser riski de artmıştır. Eğer mememde kitle var dersi ha. Meme kansı olabilirsin diyorum. Onun için benim için dördücü parmaklar ve ikinci parmaklar çok önemli el sıkarken dikkat ediyorum. Bir de el sıkarken nabızına bakıyorum. Nabza bakarken kalbı hızlımatıyor yavaşlatıyor biliyorum. Yavaş atıyorsa sakin adam sakat biraz. Çünkü gerçekten de kalbi çok yavaşlatan insanlarda bazen psikopati olabiliyor. Çok sakin adam. Adama diyorsun ki abi şirket yanında adam kalbi yine kırk. Abi eviniz yanında kırk bir olabilir abi. Şimdi ben yavaş atanından korkarım. Hızlı atanından korkma bir şey olmaz. Hızlı atan kaygıladır. Ona ona korkak korkan anası alamaz. Ama yavaş atanlar güzel bir şey kamsız olmak bizim pedren hep elli beş atar. Kamsız bir herif. Hızlı babam adaki baba işte paraları kaybettik. Babam zaten kullanmıyorduk yavrum diye. Anan saklıyordu diye. Böyle bir şey var. Yani babam hiçbir şey bir bir şey yapmaz yani o zaman. Babam adaki suları kesildi. Ne yapacağı bir den dolduruz. Hoşuna bile gider. Evden kaçıyorum diye. Şimdi öyle bir adam her çok da yavaşlatmasını istiyorum. Bir de kalbi şöyle atıyorsa çok sakat. Bakın tek tek tek çok iyi. Ama şöyle atıyorsa tek tek tek tek tek tek tek ritim nasıl bozuk. Yalmakın böyle. Tek tek tek tek tek tek tek tek tek. İşte bu ne biliyor musunuz bu? Kert de atyalfi bilasyon var demek buradan embole atar bu. Diyordum ki daha önce istiyorum. Gözlüğünüz karardı. Sağ tarafa nasıl tutmamazlık olduğumu diyorum. Nereden bildiğin diyor ya? Aferesi var çünkü. Aferi ben nabızdan yakalarım. Bir çocuğun borunu bakıyorum. Borunu acaba çizik var mı diye? Bu allergi selam mıdır? Ben de var. Böyle yafaya yapaborunu aklı için burada çizgi oluşur. Bu allergi selamı ve allergi çizgizidir. Diyordum ki çocuk böyleyse anası da babası da böyle. Sizin diyorum hep aile de borun akmaları, saman nezeleri. Bahar çok zor geçiyorum ama efendim diyorum. Hocam diyor hakikaten ben baharda diyor. Astımdan duramıyorum diyor. Bu da yine çünkü neyi gösteriyor? Biz allergi gösteriyor. Yine göz atlarda böyle mor olur. Göz atları mor sen. Yessin üzültü vardır. Ya allersi vardır. Hatta birbiri ortak kardeş hastalatlardır. Bir de bütün insanların yüzüne bakarken gözünün içine bakıyorum. Şunu görüyorsunuz şu halkayı. Bakın şurada bir kolestor bir ikim var. Bu artık yavaş yavaş. Ertes. Çok büyük bir yaşlanmayı baresi. Bundan da arkus seniz. Bu insana yaşlandığını gösterir. Bir de yüzü kırış kırışı. Bu nasıl solareye yıcink deniyor. Güneş yaşlanması, güneş yaşlandırır. Bu da diyorum ki çok çalışalım mış. Çok yıpranmamış eskiden diyorum güneşin altında aynen yavrum ölü diyor. Onun için yüz kırışıklığı çok güneşe maharus kalmayı gösterir. Şu halkada çok yıpranmamışla gösterir. Bu kolay zaten bu kolestor bir ikimi çok yağlı yenmiş diyor mezgiden diyorum. Bir yıllar hocam çok zenginlik. Evet. Bir de sanmı gülüyorum ona bakıyorum. Eğer bu çok basit bir test. Eğer gözler gülüyorsa gerçek gülüyor. Gözler gülmüyorsa yalancı bu. Sınm bende bu çok önemli. He de güler ki ha ha. Ve gözler falan kapanıyor. Gözler o gerçek gülüştür. Bir de yalancı gülüş öyle oluyor. Ha ha ha. Gerçek gülüş öyle. Ha ha ha ha. Lütfen yok. Onun için hani böyle olur mu be sen? Espiri yaptığınızı gözler kapanıp ritmik olmayan gülüş varsa gerçek gülüş. Gözler kapanmıyorsa ve ha ha ha diyeyse o yalancerif o müdür espiri yapıyor müdür yalnızı gülüyor demek. Şimdi telkin çok önemli. Bakın. Şimdi ben diyorum gibi adama. Çok hasta. Amca diyorum. Bu ilacı hiç pek bir şeyin kalmasak. Ne zaman arkadaşlar için diyor? Ölünce kadar işte. Adam diyor ki. Ölünce kadar. Size kısa mı yakın mı? Yakın. Ölünceye kadar diyorum ki yaşadıkça hiç. Yaşadıkça Ölünceye kadar. Bu laflar. Ölünceye kadar. Ölümü pek söylemek lazım. Daha çok ne söylemek lazım? Amca bunu hep iç. Ne zamana kadar? Yüz yaşına daş diyorum. Adam diyor ki böyle ölmeceğim lan diyor. Ölünceye kadar değil mi? Ölünce gibi diyor. Bu hani bu diyor. Öyleceğiz bu. Bu gideceğiz biz. Ne zaman arkadaşlar istiyorum? Yüzü kadar istiyorum. Oğlum bir ben yüz yaşam bir amca diyorum. Yaşicin tabi diyorum. Abi o adam onu içiyor. Ve iyi o ilaç ona yarıyor. Bakın çok önemli. Şimdi mesela eve gidiyorsun. İşler kötü. Al an diyor ki. Ya takma kafana geçer. Bir de bir başka iş kurarsın diyor. Abi yüzde elli acın gidiyor ya. Çünkü sizin ayarınıza ateş ya da yine batması beyin de ağrı yapıyor ya. Bir insanı kaybetmek de ağrı. İşini kaybetmek de ağrı. O zaman ağrı beyin de kaç tane bir tane. O zaman fiziksel ağrı ile yine batması ile. Psikolojenik ağrı aynı şey. Ha ayan ağrımış. Kolum kırmışın ağrımış. Ha birisi size küfür etmiş. Küze küçük görmüş. Aynı beyindeki ağrı mekanizması. O zaman ben ağrı nasıl keseceğim? Çok basit. Terlikkinle. O'cuk kahve falı fakarken telkin ediyorum. Hep iyi olacak gününde. O zaten telkinle ağrıları geçiyor zaten. Siz de öyle komşuya gidiyorsun. Diyosun. O olan şunu yapamadı. Bey bunu yapamadı. Ben böyle oldum. Hadi ya ki başver göz. Terlikkin verici insanlar hep yalnız doğrusun. Terlikkin çok önemli. Bakın. Boş kapsülün ağrıyı kesme ihtimal icidatmış. Yut. Düşün bir saat sonra geçiyor. Çok önemli ilaç içerken plese be olması. Bakın. Bir ilaç çok kocaman ise amcaya diyorum ki amca diyorum ilaç çok kocaman yırtamayacaksın. Galacak diyorum. Neden diyor kuvvetlen amca diyorum. Hakkata oğlum ne kuvvetli oluyor. Galdı diyor. Suyla zor yuttum diyor. Böyle olacak ilaç. Bir de küçük ilaçlar var merjemek gibi. Oğlum bu pek küçük diyor. Amcaya diyorum. Atom gibi diyorum o. O diyorum ufak ama şimşetler çaktırır diyorum. Ama yom küçük ama etkile amca diyorum. Amca yemin ederim. İlaç küçük diye ezane gidiyor. Güçünün anvamı diyelim. Beni büyük plan gidiyor. Beni küçük lan gibi. Güçük anvaya bir bir bir görme gidiyor. Bakın ne kadar değerli. Geçenlerde bir programda dediler ki hocam dört tane insan var beş tane. Ağrıyı kesme istendi benden. Ağrıyı nasıl kestem. Bir de enerjici gelmiş oraya. Büyü enerji o da enerjiyle kesiyor. Sen kaç dakika da kestiyon be de bende de yirmi beş otuz dedi bana. Ben dedim on saniye. Adam zaten böyle bir şaşırdım. Bizim benim denekler nerede çağırdım. Atet Türkiye'san nelen ağrıyor de. Buradan buraya kadar. Mesela güydün müseş şurada teyze merhaba. Ağrıyan yerin var mı yok diyen sıfırcı da sıfır. Herkesin böyle düşünür böyle. Şu ayağımın arkasında incecik bir sizi vardır. Incecik ama. Şimdi biz ağrıyan bir illetiz. O ağrı Türkiye'de dizi gelir dizden. Buradan dolanır. Oradan baştan çıkar. Öyle bir garip bir ağrı şekli. Tüm mesela öyle ağrılara bizde. Mesela hocam dişimden çıkıyor. Burnuma gözüme. Yarım saat öyle garip. Şimdi teyzeler geldi. Ben hemen orada bir karışım hazırladım. Karar ve ber, tuz, şeker, limontuz bir karıştırdım. Hiçbir şey benzemiyor. Bir tatlım, içilecek gibi şey değil. Şimdi nasıl etkiler oldu zaman inandığıca çok önemli. Inandırdım mı ağrıya kesersin? Iştingizm dedim. Iştik dedi. Ama dedim hemen götüm. Tazeyle gitmesin. Herkes hütü. Söyledim. Bu ilerç dedim ağrıyan yeri bilir. Ama dedim bazen yanma oluyor. Bazen batma oluyo dedim. Senin dedim. Nasıl? Oğlum benim batıyor. Senin batıyor. Senin benim yanına yödülü. Senin. Ha bir şey de oluyo dedim. Soğum olanlar doluyuyo dedim. Ömüşüne sordu. Ben de soğum oluyo dedi. Burası buz gibi oluyor. Üşü dedi. Ha. Tamam beden. Doğru yolda gidiyoruz dedim. Üşüye çünkü. Ondan sonra bunlar iştiler, üşüyenler batanlar. Farkında mısınız dedim? Ağrlarınız kesildedim. Teyzelik evet dedi ya. Ben yürüyebiliyorum dedi bir tanesi. Teyze yürüyor. Onlar yürüyor. Tamam bedemi ya. Ben bundan telefonu yaparım dedim. Telefon bağlayı dedim. Birisi bağlandı. Ben dedi. Disk vatılım var. Ağrlardan duramıyorum. İki konu bana dedi. Biliyomusun. Biliyom dedi. Başfıra zaman dedim. Hem numaranı biliyom dedim. Kapı numaranı biliyom. Ha dedim. Doğru. Telefon numanı biliyomusun. Biliyorum dedi. Sonra kamdan topladık. İkile çarpladım. Çarptı. Doğru mu çarpıyor? Sormayan bile. Çarptırdım. Böyle dördüm. Söyledim. Saçların şu an tanalım dedim. Yok dedi. Bir tara bakayım dedim. Taradı. Şu an da belin arz geçti. Farkında mı dedim. Katın dedi. Geçti diye. Ben yavrum beda. Ameliyat olacaktım. Kötürümdüm ben. Bu dedi bir muvucu abi kanal kitlendi. Herkes kanal arıyor. Ben açıklama yaptım. Bakın bu dedim telkinde. Bu dedim. Ben oraya şeker koydum. Her şeye açıklamı tuz koydum. Bu dedim sensin beyininizdeki ağrı kesici maddeleri arttırıyor. En dorfine. Moral motivasyon verdim dedim. Onla kesildi. Tez la nedir biliyor musun bana? Tamam da yavrum dediler. Biz seni gelin değiştik dediler. Elindin keramet. Yavrum dedi. Abi ne desek olmuyor. Şimdi televizyona çekime gidiyorum. Bana geliyor adam. Oğlum diyor karışım neydi? Tez ediyor. Şekerli düzlüs o diyorum. Oranın ne diyor? Ne etçi aynı? Ne olur olabiliyor? Yani hep kerametle. Üşey halim. Şimdi bakın. Mucize diye bir şey yok. Mucize bilmek. Bakın. Bana soruyorlar. Çocuğum pianist olmak istiyor ne yapsın? Piyano çasın. Hocam çocuğum koşucuğu olmak istiyor. Kursun. Çocuğum kuafir olmak istiyor. Saç gelsin. Ya cevabı içinde gezdi. Hocam çocuğum matematikçi olmak istiyor. Matematik ve orasını çapsın. Böyle sün. Milletle bekliyor biliyor musun? Benden mecik bekliyor. Yani ne o? Bir mucize. Şu an diyeceğim. Hocam benim çocuğum iyili pianist olmak istiyor. Ne apsın? Yumurta, çarpın. Karabber boyun içine limontuzu başlanan sürsün. Kulağını soksun. Bunu bekliyor ben de. Böyle bir şey yok. Öpşey yok. Şimdi şimdi sergini dinleyenler. Bu mucize yoktur. Mucize çalışmaktır. Mucize çok terdökmek. Çok göz yaşadır. Ben çok çalıştım. Çok ağladığım ben ders çalışırken oturumaktan. Basur oldum. Yani onun için hâlâ çatılan şeyini çekiyorum ben. Onun için başarı bir ağıradır. Nerede bir ağıradır biliyor musun? Siz biliyorsunuz. Saygılar, sevgili.

Podcast Summary

Key Points:

  1. Deneylerin genellikle hücrelerde veya deney hayvanlarında yapıldığı ifade edilmiş.
  2. Yaşlı bir teyzenin deneyimlerinin önemli olduğu vurgulanmış.
  3. Kişilerin fiziksel özelliklerinin genetik yapılarıyla ilişkilendirildiği belirtilmiş.

Summary:

Transkript, deneylerle ilgili deneyimlerin paylaşıldığı ve yaşlı bir teyzenin deneyimlerinin değerine vurgu yapan bir konuşmayı içeriyor. Ayrıca, kişilerin genetik yapılarının fiziksel özellikleri üzerindeki etkisi üzerinde durulmuş. Metinde, genetik özelliklerin bir kişinin uzun boylu olma eğiliminden, saç dökülmesine kadar çeşitli fiziksel özelliklerle ilişkilendirildiği anlatılmış.

Deneyimlerin, genetik yapıların ve fiziksel özelliklerin insan hayatındaki önemi vurgulanmış. Ayrıca, kişilerin davranışları ve fiziksel özellikleri arasındaki ilişkiye dikkat çekilmiş.

FAQs

Deneyler, bilimsel bilgi ve anlayışı artırmak, yeni keşifler yapmak ve teorileri doğrulamak için yapılır.

Yaşlı insanlar genellikle deneyimlerinden edindikleri bilgelikle gençlere rehberlik edebilir ve hayata dair önemli perspektifler sunabilirler.

Gözler gülümserken kapanıyorsa, bu genellikle gerçek bir gülümseme anlamına gelir. Gözlerin kapanmaması ve yapay bir gülümseme ise yalancılığı işaret edebilir.

Telkin, insanları psikolojik olarak rahatlatarak ağrıları hafifletebilir ve olumlu düşünceleri destekleyebilir.

Gerçek bir gülümseme genellikle gözlerin de katıldığı bir gülümsemeyle kendini belli eder. Yalancı gülümsemelerde gözler genellikle kapanmaz.

Ağrı kesici ilaçlar, uygun şekilde yutulmalıdır. Büyük ilaçlar yutulmada zorluk yaşanabilirken küçük ilaçlar daha kolay alınabilir.

Chat with AI

Loading...

Pro features

Go deeper with this episode

Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.