Go back

'Her şeyden önce bildiriler vardı'

25m 54s

'Her şeyden önce bildiriler vardı'

Program, "Feminist İmge: Feminist'in Tarihine Görseller Eşliğinde Bakmak" başlığıyla, feminist hareketin tarihsel gelişimini görsel imgeler üzerinden analiz etmeyi amaçlamaktadır. Sunucular Didem Dayı ve Ayşe Durakbaşa, her bölümde feminist mücadelenin farklı dönemlerine odaklanarak, semboller, afişler ve karikatürler gibi görsel materyalleri tartışacak; bu içerikleri Instagram ve Twitter hesaplarından paylaşarak dinleyicilerle etkileşim kuracaktır. İlk bölümde, 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başında yayımlanan üç önemli bildiri ele alınmıştır: Olympe de Gouges’un Fransız Devrimi’ne tepki olarak yazdığı Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirgesi, Judith Sargent Murray’in cinsiyet eşitliği üzerine makalesi ve Mary Wollstonecraft’ın Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi adlı eseri. Bu metinler, aydınlanmacı feminizmin temelini oluşturarak kadınların eğitim, akıl ve eşit yurttaşlık haklarını savunmuş; ancak dönemin erkek egemen siyaseti tarafından sert şekilde eleştirilmiştir. Program, bu mücadelenin görsel izini sürerek, feminist hareketin uzun ve hararetli geçmişini günümüze taşımayı ve dinleyicilere tarihsel bir perspektif sunmayı hedeflemektedir.

Transcription

2346 Words, 17054 Characters

Turkish
[MÜZİK ÇALIYOR] Feminist imge. [MÜZİK ÇALIYOR] Feminist'in tarihine görsenler eşliğinde bakmam. [MÜZİK ÇALIYOR] Hazırlayan mesunanlar, giydem dayı ve Ayşe Durakbaşa. [MÜZİK ÇALIYOR] Merhaba. Feminist imge. Feminist'in tarihine görsenler eşliğinde bakmak başlıklı. Açık radyonun yeni döneminde yayınlanacak. Yeni programımıza hoş geldiniz. Ben de idamdayı bu programı Hocam Ayşe Durakbaşa'ya beraber sunmaya çalışacağım. Ben yapılar. Evet, bu bizim için de yeni bir deneyim olacak. İk defa, idamle ortak bir radio programı sunuyor olacağız. Bizim için bir öğrenmesi sürece aynı zamanda. Program hakkında konuşmaya başlamadan önce ben Hocam Ayşe Durakbaşa'ya sorseleyen bir son. Bu tip şeyler atıyorum ve söyleyeceğim. Biliyordum, 1961 isken dönüm doğumlu ve iki çocuk sahibi. Ayşe Durakbaşa, sosyal yıcalandığı, sans derecesini ve yüksek sans derecesini boz içiyonu var. Sitesinde aldık tan sonra, doktor eğitimi için İngiltere'den s-8 formasyon aldı. Ve 1992 yılında doktorasını bitirdi. Doktoratesi Türkiye'de, Türkçe'de halde edip Türk moda neşmesi ve feyminizin başladı. İletişim tarafından yayınlandı. 2006'da, 2016'da, emekli olana kadar çeşitli üniversite, en sonunda Marmaru Üniversitesinde, bölüm başkanı ve sosyal işi bölümünde, Hocu olarak çalıştı. Hocam, barışak edemi senelerinin çoğu gibi bir arada, bilim sanat eğitim, araştırma ve dayanışma derneği toplum salciyesi yetmek adına araştırmaları derneği, üniversite, sosyal işi derneği ve kadı köy andoludu severler. Mezonları derneği üyesi tekrar merhaba hocam. Umarım keyifli bir yolculuk olacak. Ben de seni tanıtlayayım değil mi? Evet, didem dayı evli iki çocuk annesi, biz bunu konuştuk değil demle. Yani akademisi, yani olmak ve kadın olmak ve çocuk sahibi olmak zorlu uğraşlar bunlar. Ve bizim feyminiz kimliğimizde de etkili oldu mutlaka diye düşünüyoruz. Mimar Sinan Üniversitesi'nden bir sanz derecesi var. Grafik alanında, grafik tasarım alanında, Marmara Üniversitesi'nden yüksek lisan derecesi ve sanatta yeterlik derecesi var. Diydem de barışakademisi yeni, buğumsız araştırmacı ve şu anda kendi tasarım ofisini yönetiyor. Aramızda toplumsal cinsiyet araştırmaları derneği ve bir arada derneği üyesi. Evet, ilk programa ait olan bu kısa girişi geçtikten sonra program hakkında biraz konuşmak, programın içeriği hakkında ve çarçeve hakkında biraz konuşmak gerekiyor sen de. Aslında tamamen kişisel meraktan başlayan, bir şeyin peşine düşmek ve ilgili bir macera olan bir görüntünün peşine düşmek de başlayan. Ve tabii ki kendi feyminiz kimliğimizde de birleşen bir macerayı beraber sürdürmeye çalışacağız bu programda. Topum sancını sayet eşitliğim müjadesini başından bu yana üretilen bazılarını çok gördüğümüz ama anlamını bilmediğimiz neden öyle yapıltıklarını kavrayamadığımız bazılarını size çok iyi bildiğimiz görselleri konuşacağız bu programda. Seybi de hocam Aşağı Duraq Başada bizi tarihsel olarak radyo tutmaya çalışacak. Sizin de bildiğiniz gibi tarihsiteki tüm protestolar, toplumsal ve sosyal hareketler görünürünün olmak için bir tekim, simegeve semboller kullanıyor. Bir yandan öfişlerden, kıyafetlerden, maaşlardan, bayraklardan, bütün bu dünyanın görse de öylerinden bahsederken, simegeve sembolleri anlamaya çalışırken, diğer taraftan da taisa bir çizgi için de hareketin uğradığı duraklara bakmaya çalışacağız beraber. Program tabii ki görsel üzerine olan bir program olduğu için daha önce da çıkradığı daha defalarca örneğini gördüğümüz gibi başka araçları kullanarak, bısıkıntımızı çözmeye çalışacağız. Feminist Alttre imge Instagram ve yine Feminist Alttre imge Twitter hesabından programda konuştuğumuz konuşacağımız görselleri programın hemen öncesinde veya esnasında paylaşmaya çalışacağız. Umudumuz bizim bilmediğimiz gözden kaçırdığımız diğer görselleri de sizin eklemeniz ve bu macaranın peşinde beraber koşturmamız. Hocam isterseniz siz yöntemle ilgili bizim? Evet, şimdi şöyle bir yöntem belirledik. Öncelikle iki temel kaynak düşündük, başburu kaynağımız. George D.B'nin ve Michel Perotton birlikte editörlüğünü üstlendi. Beş ciddi kadınların tarihi iki tabı var biliyorsunuz dur iş bankası yayınlarından çıktı. Bu kitabı yani tarihsel bir izleyemiz olduğu için bir başburu kaynağlara kullanmak istiyoruz. Aslında her zaman doğrusu al bir kronolojik bir akış içinde olmayacağız ama gene de bu bize bir yol gösterici kaynak kitap. 2. kitaptı gene benim derslerde çok kullandığım Cözef'in donavanın iletişmi yayınlarından çıkan Feminist teori kitapı. Bu kitap da farklı Feminiz'imler hakkında bize çok güzel kitap çok güzel kaynak oluşturuyor. Böylece bunların yanı sıra esas olarak D'demen yaptığı araştırmaya dayalı olarak kadınlar üzerine Feminist teraket üzerine erkekler tarafından yapılan imgeler, kadınlar tarafından oluşturulan imgeler, simgeler, simboller. Bu akış içerisinde yer alacak. Bu tür görsel kaynaklara ilişkin de belki daha sonra bir kaynakça verebiliriz diye düşünüyorum belki bu konuda lider katkı da yapmak ister. Şu anda görsellerin çok farklı kaynaklardan peşine düşüyoruz ama tabii ki bunu derleyen elimizde bazı kitaplar var. Feminist teraketin bütün görsel mücadele tarihini, mücadele tarihinin görsellerini bir araya getiren kitaplar var. Artık hocam Twitter da Instagram da paylaşırız. Şimdi aslında ilk bölümümüzde biz ilk bahsedicemiz şeylerden. Herkesin bir de gibi Feminist'im aslında dalgalar halinde tanımlanıyor ve aslında birçok kitapta Feminist'imin birinci dalgası 1800'ların sonunda 1900'ların başındaki oy hakkı talebine dayandırılıyor ve fakat biz biliyoruz ki 1780'lerde de aslında öncüleri var. Kadınların oy hakkı hareketinin eşitlik arzularının ve bunu su yüzüne çıkan görüntülerinin öncülerini bulmak mümkün. O yüzden birinci bölümümüzün başlığı bizim önce bildiriler vardı her şeyden önce bildiriler vardı diye burada önemli gördüğümüz iki üç tane bildiriden bahsedicez hocamla beraber. Hocam siz başlayayım. Evet burada tabii Fransız devrimi çok önemli Feminist hareket ve bir sürü başka düşünce hareketi ve sosyal hareket için biliyorsunuz. Bir başlangıç oluşturuyor Fransız devrimi ve onun getirdiği fikirler ve toplumsal hareketler. Fakat Feminist tarif çalışmaları bize gösterdeki aslında Fransız devrimi hani hep Burcuva devrim olarak görülür ya siyasi tarih anlatısında Burcuva devrim olarak tanımlanır. Aynı zamanda bir erkek devrimi yani Fransız devrimi sırasında yayınlanan insan hakları bildirgesi zaten Fransız cadaki adıyla loom hem insan demek hem erkek demek biliyorsunuz bazı batı dillerinde bu tür bir araya gelme söz konusu. Herkekle insan aynı özneyi ifade ediliyor ve erkek aslında insanlık adına genelleştirenmiş öz ne oluyor. Kadın dışarıda bırakılıyor. Nitekim bu Fransız devrimi sırasında ki insan hakları bildirgesi de kadınları kapsamıyor. Yani ne deniyor işte ins bütün insanlar eşittir özgür dür kardeştir deniyor ama aslında daha sonra Feminist teorisi yerlerin ve tarihçilerin öne sürdüğü gibi. Bu bir erkek kardeşlik paktı aslında ve bunu biz nereden anlıyoruz. Kadınlar aslında Fransız değil. birbirimine destek veren kadınlar, çoğu zaman çok şeytanlaştırılarak siyasi sahne de var oluyor. Bir örnek vereceğiz burada. Olumda, olumduk güzün, giyotin ne gönderilmesi ve bu, bunun nedeni de aslında olumduk güzün, son derece meydan okuyucu bir tarzının olması ve şeyde kanusal alan da konuşmaktan, işte şeyler, bültenler yayınlamaktan, pamfletler yani yayınlamaktan kaçılmaması. Bir aynı zamanda bir oyun yazarı olumdukuş ve kadın hakları, yani insan hakları bildirgesine bir bakıma, bunlar yalnızca erkek haklarına aslında savunuyor diye, vurgulayarak kadın hakları bildirgesine yayınlaması 1791 yılında ve o dönemin devrimci erkek liderleriyle ters düşmesi, onlara eleştirdi için, hararetle eleştirdi için, özellikle Robespieri çok eleştiriyor ve en sonunda da ne yazık ki, idam cezasına çarptırılıyor. Güzün bir değişi var, diyor ki, idam sehbasına çıkabilen çıkan kadın, aynı zamanda söz söylemek için kürsüye de çıkabilmelidir. Bu bütün bu siyaset tarihinde aslında hep hatırladığımız bir söz olmuştur, yani kadınlar biliyorsunuz hala birçok ülkede siyaset alanında yeter derecede temsil edilmiyorlar. Onun için bu aslında feminist şiyer olmuş, feministler için bunu belirteyim. Evet, belki bu diğer şeyte sen anlatırsın, diğidem, diğer bildirgeyi ne dersin? Tamam hocam, aslında olimite güzün, kadının ve kadın yurttaşın haklar bildirgesi olarak çevirdiğimiz bildirinin de öncesinde olduğu söylenen bir bildiri daha var. Bu olimite güzün bildirgesi yedi yürür, 1790 amel olarak geçiyor kaynaklarda. Masajüvses Amerika'da Cudut Sargent Muray'ın cinsiyetler arasındaki eşitlik üzerine diye yaklaşık bir sen öncesinde yazdığı bir metin var. Bu metin Boston Masajüvses'te Masajüses magazin isimli aslında biraz yarı bir popular kültür dergisinde bizim bugünden baktığımız zaman ayındanıyor. Bu görselleri yani insan hakları bildirgesini ilk halinin görselini, hem masajüvses magazinin söz konusu olan sayısına sosyal medyası ablarımızla paylaşacağız. Oralardan görmeniz mümkün. Ciz yine aynı teamülü'le yani cinsler arasındaki eşitliğin sadece erkekler arasında bir sözleşmeden sadece mümkün olamayacağını cinsiyetler arasında bir eşitlikten artık bahsetmenin ezzam ve kaçanılmaz olduğunun altını çiziyor. Muray'de çok yakın bir tarihte Amerika'da. Bugün bahsedeceğimiz üçüncü bildiri de yine Mary Boston Kraft'ın Hacam Vindication of the Right So Form'un. Mary Boston Kraft tabii bu bir kitap oldu da sonra yani bir aslında oldukça kapsamda bir argumentasyon var orada bir tartışma var kitabında. Şey kadın haklarının doğrulanması diye sanıyorum. Türkçeye çeviriyoruz. Vindication of the Right So Form'un. Mary Boston Kraft bu kitabında aslında Fransız Devrimine karşı İngiltere'de bazı eleştiriler de var. Ve Mary Boston Kraft Londra'da bir daha çok radical liberal entelektüellerin olduğu bir kurubun içinde. Burada mesela William Godwin gibi daha sonra evlenince yazarda, orada filozof ve yazar, füzeli denilen ressağımda orada. Daha çok erkeklerden oluşan bir entelektüeller topluluğun içinde ve muhafazak yer kanattan gelen o İngiliz aristokrasisini kollayan yaklaşımlar Fransız Devrimine karşı bu tür yaklaşımlara karşı bu grupı entelektüeller Fransız Devriminden tabii çok etkileniyor ve Fransız Devriminin getirdiği özgürlükleri savunuyor. Şimdi yine bu özgürlükleri kadınlar için savunmak çok temel bir şey. Aslında bu aydınlanmacı feminist'im, donavanın kitabının izlerseniz orada göreceksiniz aydınlanmacı feminist ve sonrasında liberal feminist'imin temel tezzi olmuş oluyor. Yani Fransız Devrimi tabii onun öncesinde Amerikan Devrimi de çok önemli. Onu demin burgulamayı unuttuk ama belki daha sonraki programlarda ona ayrı bir burgu da yapacağız. Yani kölelik karşıtı tartışmalar o dönemdeki tartışmalar, siyasi tartışmalarda çok önemli oluyor. Feminist düşüncenin ve feminist hareketin gelişmesinde. Çünkü kadınlar evlilik içinde bir köle konumunda olduklarını düşünüyorlar. Nitekim o dönemin yasaları hakikaten kadınları evlilik birliği oluştuktan sonra erkeğin efendim oldu ve tamamıyla kim vesayeti altında olan bir tür hizmetce köle konumuna düşürüyor. Yani kadının bir hukuki kimliği kalmıyor. Hatta buna İngilizce ve Fransızca İngilizce de kavrat denebilir herhalde Fransızca esas o kavram geçmiş kuvertür. Yani kadının hukuki kişiliği evlilik içinde yok sayılıyor. Öyle bir kişiliği yok kadın evlendiği zaman. Şunu da gene burada yani daha sonra tekrar vurgularız mutlaka bütün oihara hareketli boyunca bu nedenle boşanmış kadınlar daha ön plan da oluyor. Çünkü onlar daha özgür durumdalar ya da hiç evlenmemiş kadınlardan şekilde. Ve boşanmış kadının mesela öncelikle mülkiye takkı konuşuluyor. Mülkiye takkıyla oih hakkı arasında da böyle bir bağlantı var. Bunları ama daha ayrıntılı konuşuruz sonraki programlarda. Şimdi çok temel argumentasyonun hakkında bilgi vereyim. Bu kitapta 1792 yılında yayınlanıyor. Meribo Stonecraft'ın bu kitabı. Ve bugün artık nasıl Simon Debo var ın ikinci cins önemli bir klasik. Firminiz klasik metindir. Aynı şekilde öyle bir metin olarak nitelandırıyoruz biz. Bu metni. Burada eğitim çok önemli. Zaten kendisi de bir eğitimce Meribo Stonecraft'ın bir dönem mürebiyelik yapıyor bir dönem bir okul kuruyor ve kız çocuklarını özellikle eğitmeye çalışıyor. Şunu savunuyor. Diyor ki bizim cinsel ahlak anlayışımız erkekleri ve kadınları kız çocuklarını farklı yetiştirmeye yönelik. Kız çocukları yalnızca erkeklerin erkekleri cezbetmek üzerine bir cazibe etimse hali bir erkeklerin sevgin esnesi olmak üzere yetiştiriliyor. Bu insan haklarına aykıradır. Yani insan işte bütün o dönemdeki fikirler insan özgür doğar ve özgür olarak kendini yetiştirmem, kendini geliştirme hakkına sahip olmadır. Böyle bir fikir var aslında. Bu diyor neden kadınlar için geçerli olmuyor ve neden bir tür cinsiyetçi bir yaklaşım söz konusu oluyor. Ahlak anlayışında da böyle bir anlayış hükm ediyor. Cinsiyet siz bir insan ahlakı söz konusu olmadır. Çok temel argümanlarından bir tanesi bu ve Russo ile mesela çok çatışıyor. Russo diyor emir terbiyeye dahir bir kitabı var Russo'nun ve çok etkili olmuş o dönemde diyor ki Russo diyor emir olan erkek karakter için bir sofitanın ama bu sofi diyor hiç diyor emir gibi şey acı bir insan değil, araştıran bir insan değil, tamamıyla emirle göre eğitimi düşünülen, öyle yetiştirilmesi gereken bir varlık olarak tanımlanıyor. Bu olarak buna karşı çıkıyor bütün kitabı boyunca ve bu tür bir insan ahlaka anlayışıyla da eşit yurttaşların iyi bir evlilik oluşturabileceğini de aslında. Yani böyle bir düşüncesi de var, nasıl? Kadınla erkeğin eşit olabileceği bir evlilik olabilir. Ve de bir düşüncesi var, onu açıklıyor ve tartışıyor kitabında. Evet, aslında bugün bildirilerden bahsederken tabi bu üç metin, yani bu üç temel metin, birer sene arayda çıkmış olan metin ve fakat herhalde önümüzdeki programda da veya bir sonraki programda da 1848 tarihli bir metin daha var elimizde, çok önemli bir metin. Do you dolar bildirdiniz değil mi? Evet, de bir şeyimiz daha var elimizde bildirir. Hazır bildirilerden konuşurken hocam, onu da ufak tan, şey yaparsak en sonunda var. Bu 100 kadın, 100 erkek tarafından imzalanmış, Senecafoz New York'da. Tabi bir şey, adı da il geçti, duygular bildir, yesiden mese. Aslında o dönem de yine aydınlanma feminist mi, diyen eterendirdim ya. Doğal haklılar doktirini deniyor. İnsanlar kadın olsun, erkek olsun aslında doğal olarak özgür dür, biraz önce de vurgulamaya çalıştım gibi ve doğal haklılara sahiptir. Kuramı burada etkili bir kuram. Aynı zamanda tabi aydınlanmaya, nın etkisinde aydınlanma, filozoflarını etkisinde düşünüyorsak, yani rational varlıklar olması da önemli. Bütün kadınlar aslında feministler kadınlar da rational varlıklar, erkek yalnızca erkekler değil, kadınlar da aklılır varlıklar, aklılarını kullanabilir, bilen varlıklar diye vurguluyorlar. Yani bütün duygun aslında özleşleştirilen kadınların da bir aklı var, bunu vurguluyorlar. Bu aslında Amerika'nın, balamsızlık bildirgesini kadınlar için yazmış oluyorlar. Yani oradaki bütün hedefleri aynı zamanda kadınlar içinde geçerli olduğunu vurguluyorlar. Ve yani şöyle diyebiliriz, bunu da bu talep dolayısıyla çok 5-ruğu bir talep olarak görülmesi gerekir. Amerika'nın yani bir yeni oluşan, bir ulusun ulusa bildirgesinde de özgürlük bildirgesinde de bu haklılar aslında açıklanmış durumda, dile getirin durumda diyorlar. Evet, tabii biz bu Metinleri böyle arkaya dizdiğimiz zaman, yani hepsi sonuçta aklı ve mantığa davet eden, sonunda recerasyonel, Metinler ve fakat çok hızlı bir şekilde bir karşı oluşumda aslında, 1920'lere kadar neredeyse, örgütleniyor karşılığında, yani işte kadınlar kendi haklıları için bir şey yaparken, bir kısm insanlar da, bunun karşısında örgütlenip işte, işte karikatürler, kart postalar, yazılarla, antipropaganda yani o yaha karakitinin karşısındaki bir antipropaganda, aslında 18'lerin başından itibaren örgütlüyorlar. Dolayısıyla evet biz buradan aslında kadınların 1. dalga da ve 1. dalga öncesindeki, sıfırıncı dalga diyebilir miyim sıcım oraya, yani orası da bir dalga. Döneminde paylaştığı, bunun için ürettikleri, görüntüler'i paylaşacağız ama bir yandan da karşı da neler yapılmış, ona da bakacağız. Bu hafta ki konumuz dahilinde paylaşacağımız şeyler. Mesela bu Senaka Fals, tek bir antipropaganda karikatürde var bunlarlarasında, Meriul Stone, Kraft'ın bir yağlı boya tablosu da var, bunlarlarlarasında. Derdi aslında, yani bu programın derde aslında şöyle, yani 1700'lerin sonunda 1800'lerin başında, 1900'lerin başında çok artık ayukla çıkmış. Bu hareketin görüntüsünü bugüne çağırmak aslında elimizde olan şey. Yani bu mücadeleinin büyüklüğünü, uzunluğunu ve de hararetine bugüne taşımak, bugün belki elimizde ne olduğu gibi, ilgile, elimizde olanın ne kadar kıymetli olduğu ile ilgili, bize yeni bir bakış sunabilir aslında, en büyük derdimiz bu. Umarım yani bu programda evet bildirler, metinler, kitaplar size şu anda çok kuf böyle, görsel laurva, detiniyor gibi gözüküyoruz ama önümüzdeki programları beklemenizi öneririm, diyorum herhalde zamanımızı dağılırdık. Haftaya görüşmek üzere, çok teşekkürler. Teşekkürler görüşmek üzere.

Podcast Summary

Key Points:

  1. Program, feminist hareketin tarihsel görsellerini incelemeyi amaçlamaktadır.
  2. Sunucular Didem Dayı ve Ayşe Durakbaşa, programı birlikte yürütecek ve görsel materyalleri sosyal medya hesaplarından paylaşacaktır.
  3. İlk bölümde, Fransız Devrimi sonrası yayımlanan üç temel feminist bildiri ele alınmıştır: Olympe de Gouges’un Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirgesi (1791), Judith Sargent Murray’in cinsiyet eşitliği yazısı (1790) ve Mary Wollstonecraft’ın Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi (1792).
  4. Bildiriler, aydınlanma felsefesi ve doğal haklar doktrinine dayanarak kadınların eğitim, akıl ve eşit yurttaşlık taleplerini vurgulamaktadır.
  5. Program, feminist mücadelenin görsel tarihini günümüze taşımayı ve karşı propagandayı da incelemeyi hedefler.

Summary:

Program, "Feminist İmge: Feminist'in Tarihine Görseller Eşliğinde Bakmak" başlığıyla, feminist hareketin tarihsel gelişimini görsel imgeler üzerinden analiz etmeyi amaçlamaktadır. Sunucular Didem Dayı ve Ayşe Durakbaşa, her bölümde feminist mücadelenin farklı dönemlerine odaklanarak, semboller, afişler ve karikatürler gibi görsel materyalleri tartışacak; bu içerikleri Instagram ve Twitter hesaplarından paylaşarak dinleyicilerle etkileşim kuracaktır. İlk bölümde, 18.

yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başında yayımlanan üç önemli bildiri ele alınmıştır: Olympe de Gouges’un Fransız Devrimi’ne tepki olarak yazdığı Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirgesi, Judith Sargent Murray’in cinsiyet eşitliği üzerine makalesi ve Mary Wollstonecraft’ın Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi adlı eseri. Bu metinler, aydınlanmacı feminizmin temelini oluşturarak kadınların eğitim, akıl ve eşit yurttaşlık haklarını savunmuş; ancak dönemin erkek egemen siyaseti tarafından sert şekilde eleştirilmiştir.

Program, bu mücadelenin görsel izini sürerek, feminist hareketin uzun ve hararetli geçmişini günümüze taşımayı ve dinleyicilere tarihsel bir perspektif sunmayı hedeflemektedir.

FAQs

Program, feminist hareketin tarihsel görsellerini, sembollerini ve imgelerini inceleyerek, bu görsellerin anlamlarını ve hareketin uğradığı durakları keşfetmeyi amaçlar.

İki temel kaynak kullanılıyor: George D.B. ve Michel Perrot'un editörlüğündeki 'Kadınların Tarihi' ve Cözef'in donavanın 'Feminist Teori' kitabı.

Fransız Devrimi, feminist hareket için bir başlangıç olsa da, insan hakları bildirgesi kadınları kapsamadı ve bu durum, kadın hakları için ayrı bildirgelerin yayınlanmasına yol açtı.

Olimite Güzün, 1791'de 'Kadın ve Kadın Yurttaşın Haklar Bildirgesi'ni yayınlayan bir oyun yazarıdır. Devrimci erkek liderleri eleştirdiği için idam edilmiştir ve feminist sembol haline gelmiştir.

Kitap, kız çocuklarının yalnızca erkekleri cezbetmek için yetiştirilmesinin insan haklarına aykırı olduğunu savunur ve eşit yurttaşların iyi bir evlilik oluşturabileceğini tartışır.

Bu bildirge, Amerika'nın Bağımsızlık Bildirgesi'ni kadınlar için yeniden yazarak doğal hakların kadınlar için de geçerli olduğunu vurgulamış ve 100 kadın ile 100 erkek tarafından imzalanmıştır.

Chat with AI

Loading...

Pro features

Go deeper with this episode

Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.