Gizem Erdem: St. Albans’da (UK) Ebeveynlik | Expat Parenting & Cultural Integration | E010
59m 29s
Podcast konuğu Gizem, yaklaşık 20 yıllık göçmenlik deneyimini paylaşıyor. Edebiyat ve politika eğitiminin ardından dijital pazarlama alanında kariyer yapmıştır. Göç sürecinde, özellikle Brexit sonrası mesleki zorluklar yaşasa da, bu deneyimlerin kişisel gelişime katkı sağladığını vurguluyor. Ebeveynlik sürecinde aile desteğinin ve özellikle Türk annelerin oluşturduğu sosyal medya gruplarının (WhatsApp/Facebook) pratik bilgi paylaşımı ve dayanışma açısından hayati önem taşıdığını belirtiyor. Oğlunu çok dilli yetiştirirken evde Türkçe, bakıcı aracılığıyla İngilizce kullanımı ve kitap okumanın dil gelişimindeki olumlu etkisinden bahsediyor. Son olarak, İngiltere'deki eğitim sistemi ve erken yaşta kreşe başlama konusundaki kaygılarını ve kendi tecrübelerini aktarıyor.
Merhaba ağlar, global ebeveynlik pusulası podcastine hoş geldiniz. Ben Kıllik Psikolop, Çağla Tuğba, Selveroğlu. Bu programda göç eden ebeveynlerin hikayelerine, çocukların yaşadığı zorlıkları ve dünya vatandaşı yetiştirmeyi puçlarını konuşacağız. Hazırsanız, İlyham ve Ece sohbetimize başlayalım. Merhaba ağlar, global ebeveynlik pusulası podcastinin onuncu bölümüne hoş geldiniz. Bu bölümde sen aldığımıza gidiyoruz. Sen avusun nerede diyeceksiniz? Londra'ya 20 dakika, mesafede, İngiltere'de. İngiltere'den gizem bizimle birlikte. Hoş geldin gizem. Nasılsın? Hoş bulduğum Çağlığa. Çok teşekkür ederim. Sen nasılsın? Biraz heyecanlıyım. Hem sana böyle bir şeyin parçası olduğum için. Sana böyle ara ara konuşmalarımız var. Farklı konular da paylaşımlarımız var ama göçmen ebeveynlik sürecinde senin de hayatının farklı dönemlerinde bir şuraya göç olduğunu biliyorum. O yüzden bunları senden dinleme noktasında çok heyecanlıyım. Sen nasıl hissediyorsan? Ben de çok heyecanlıyım. Senin yerin gerçekten bizde çok kıymetli. Hem benim açımdan, hem oğlum açısından. O yüzden seninle böyle karşılıklı sohbet edebilmek gerçekten çok güzel. Yaşasın o zaman. Şimdi ben gizemi tanıyorum ama sevgiliğin neyenler de birazcık tanısını istiyorum. Göç sürecinden önce gizem kim değil? Neler yapıyor? Annelik rolünün dışında bir de iş rolü var. Yani sosyal hayatın içinde var olan hali var, kurumsal hayatın içinde. Onun dışında farklı, farklı kanallarda yaratıcı tarafı da var. Biliyorum bunlar da var. Biraz bize gizemden bahseder misin? Teşekkür ederim tabii. Ben yaklaşık 20. yılı doğru gelmişiz göç sürecinde. 2006 yılında franzaya taşınma sürecimle başladı, eğitim hayatımı takipen. Sonrasında da İngiltere ve önceli onları, şimdi de sentoğlunuz olarak bu süreç ilerliyor. Belki detaylarda konuşuruz, arada farklı şehirler de bu göç sürecimi dahil oldu. Ben edebiyat ve politik alanlarında eğitim gördükten sonra etkinlik alanında devam ettim iş hayatına. O arada oğlum da oduktan sonra da kendi işimi kurdum ve o dönemde de anne ve çocuk üzerine etkinlikler yaptım. Biraz alanda işikliği oldu o süreçde ama çok fazla öğrendiğim annelik sürecine dair bir oluşum oldu benim için. O yüzden o birkaç yıl oğlum da oduktan sonra benim için çok çok verimliydi. Sonrasında da kaldığım yerden karrierimi devam ettim. Global bir firma da büyük feralar, etkinlikler düz anıyoruz. Dicitalin pazarlama alanındayım. Bu şekilde özetleyecek olursa yaklaşık 10 yıldır da annelik kimliğimle hayatta devam ediyorum. Şahane şimdi ben bu kadar karma, bir süreç aydan beslenen bir yerde olduğunu bilmiyordum. Edebiyat var, politika var, organizasyon var, şimdi digital pazarlama alanlar var. Hepsi birbirini besleyen ama hepsi birbirinin ayrı duran yerler. Benden çalıştan alan hepsini bütünleyebildiğin bir alanla. Çok ayakkabı istiyorum şöyle. Aslında etkinlik alanı bir çoğunu kapsıyor çünkü farklı ülkelerde, çok farklı alanlar da farlar yaptığınız için. Bu anlamda tabii ki ülkeler arası ilişkiler hani anlamda çok önemli, o ülkenin kültürünü ne anlamak. Ama bunlar içinde sanırım beni en çok besleyen edebiyat süreci oldu. Ve pazarlama alanına geçerken de okumanın gücü sanıyorum. Bu anlamda çok destek oldu. Ama tabii ki burada hani söylemeden geçemeyeceğim, İngiltere'ye taşındığında kendi alanında devam etmeye çok çok isterdim ama çünkü özellikle Türkiye ve Fransızişkiler'in üzerine çalışıyordum. Ama mümkün olmadığı zaten Brexit süreci sonrası da tahmin edersin ki benim için mesela göç sürecimde zorlandığım dönemlerden biri oldu. İyi kaşama da ama şu anda gayet keyif aldığım bir süreç. Tabii ki zorlukları var. Özellikle yani tabii çok kendi odaklı olsun istemiyorum kulu ama daha küçük bir firmadan daha büyük bir global firma ya geçişte. Kültürel anlamda da ne kadar uzun yıllarda burada yaşasak da bir takım hani zorluklarını görüp tecrübe ediyorum açıkcası. Ben hep şey düşünüyorum gizem mi ya bu hani yaşadığımız hem çocuk için hem yetişkin için yaşadığımız zorluklar bizim duygusal kaslarımızı birazcık güçlendiriyor yani. Fiziksel kaslarımız ne kadar oraya yemek verirse çalıştıkça güçleniyor ya bizim de yaşadığımız zorluklar yeni deneyimler, yeni mücadele fırsatları farkızla alanlar bizim o kaslarımızı güçlendiriyor. Senin anladığım kadar edebiyat o kadar iyi bir zemin oluşturmuş ki o zemin üstüne ne inşa etsem bir şekilde orada ilerleyebilmiş ya politika inşa ettin. Organizasyon, digital pazarlama hepsi beraber yani çünkü zemin edebiyat ve güçlü bir yerden oradan devam edebilmişsin gibi geldi değil mi? Evet evet doğru çalın. Çok güzel özellidim. Bir de şey duydum. Sende yayından önce sevgili gizemle konuşurken kendisi böyle bir göç süreciyle ilgili bir haritalama yapmış bir kronoji oluşturmuş aslında. Belki aile'den de gelen bir göç süreçleri vardır diye düşünüyorum. Sizin kişisel çekirde kaydığınızda oğlun doğmadan önce de bir göç süreciniz var seninle itimaya atının bir göçle bağlantalı oğlan tarafı var ama aile'den böyle köklardan gelen bir göç seriveni var mı? Bu göç kronörüsünden birazcık bahseder misin bize? Evet çok elgin sor bak bunu konuşmamıştık. Dedem selanik göçmeni, dedemlerce. Annen emlerde aynı şekilde göçmen yani her iki taraftan da göçmen sürecimiz var aslında. Ben de seninle konuşmadan önce şöyle bir yaşadığım şehirleri sıralamak istediğimde aslında ilginç bir şekilde ben bu göç sürecimi çok erken yaşlarda karar verip hazırladığımı farkına varmış oldum yani çünkü ilk 2006 diye Fransa diye söyledi ama 2004'de o dil öğrenme sürecinde de Fransa'nın farklı şeylerine gitme şansım olmuştu ve ilk o anlamda kültürü tanıma dile adaptasyon bunların hepsini o iki yıl içinde aslında çünkü ilk İslam'ın versesinde bu sürece başlamıştım. Orada mesela hazırlamışım ama bundan daha da öncesine gittiğimde 97 yılında tek başıma bir New York maceram var nasıl annem bunu karar vermiş babam göndermiş inan bilmiyorum. Orada dayım karşıladı, orada yaşıyordu ama o dönemde 11 yaşındaydım ve tabii çok etkilenmiştim açıkçası ve ülkemi çok her zaman çok hala da çok çok seviyorum ama sanıyorum çocukken ya da tam o büyüme çağında çok farklı bir kültürü görüp tanımak bana ondan sonra gerçekten çok büyük bir ilham kaynağı oldu ve özellikle dil öğrenme sürecinde çok emek verdim. O dönemde ve o zamandan aslında ben alt yapıyı oluşturmuşum kafamda diye düşündüm. O yani okuduğum belki de işte okuma öğrenmemelak sürekli bir şeyleri araştırma o dönemde 2006'ya kadar olan sürecim dediğim hızlandıran zemin hazırlayan bir oluşuma oldu benim için. Sonrasında da tabii ki zorlukları oldu. Özellikle üniversite hayatı gerçekten zorlayıcıydı. Onu da İngiltere'ye masterimin ilgiline geldiğimde anladım çünkü bambaşka bir eğitim sistemi, iki ülkenin çok birbirinden farklı olduğunu gördüm. Dolayısıyla nasıl diyeyim yani geriye dönüp aklında iyi ki dediğim bir süreç ama zorluklarıyla da büyüdüğüm, konfor alanından sürekli çıkmak zorunda olduğum bir süreci geride bırakmış olduğum. Şahane dinlerken böyle bence bir çok infında ilham olacak şeyler söylediğin çünkü şu anda Türkiye'de çocuk getirirdikken yani bizim kendi çocukluğumuzda olduğu gibi çocuklar çok fazla sokağa çıkamıyorlar. Sosyal hayatın içinde fiziksel zorluklarla ya da sosyal zorluklarla çok karşılaşamıyorlar. Daha çok böyle bir fansun içinde yetişiyorlar çünkü ülkedeki güven algısının da çok değişti. Hem yetişkinlerine hem çocukların güvende istetmediği bir ortamda çocuk büyütüyor aynılar. O yüzden senin büyüdüğün on bir yaş için niye yok? Çok iddialı bir yer gerçekten bakınca. O yüzden anne babanın da emeklerine sağlık buradan selamlarımızı iletelerini tutamelen dinlerler onlar değil mi? Kesinlikle çok çok teşekkür ediyorum. Bunu da parantez açarak söylemek istiyorum herkesin tabii ki koşulları çok farklı, çok saygı diyorum ama herkesinle de yani gerçekten çok teşekkür ediyorum. Çünkü iki memur çocuğuyum hani o dönemde ki o zaman belki fark edemezsem yani babam öyle zaman annem bankıcı hani o dönem ki fedakarlıklarını düşününce gerçekten çok çok müteşekirim. Çok sevgilerimizi selamlarımızı iletelim ellerinden de öpüyorum bir yandan da. Bir tarafıyla fedakarlık ama ben oraya başka bir kelime de eklemek istiyorum, vision sahibi olmak yani o dönemden senin geleceğin için ne kadar büyük bir yuturum olacağını fark edip. Seni göndermelerin ne kadar visionler insanlar olduklarını da gösteren bir şey çünkü senin o dönem ki kıta değiştirmişsin. Bak ülke değiştirmemişsin sadece. Kıta değiştirip bir de niyork çok fazla göçmenin bir arada yaşadığı hareketli nüfusun çok fazla olduğu bir yer her dünyanın her yerinden insanın olduğu bir yer. O yüzden böyle gerçekten şey hani nehir de yaşayıp okyanus altmışlar gibi düşünemiliriz seni. Kocaman bir yer orada hayatta kalmaya çalışmak, dil öğrenmeye çalışmak, bir sürü kültüremarız kalmak falan. Bir çocuk için çok geliştirici ve çok büyütücü bir yer hani şu an oğlunun üzerinden de belki ne demek istediğimi birazcık daha iyi anlarsın diye düşünüyorum değil mi? Evet evet çok çok doğru çok doğru çalıyor. Peki şimdi bir oğlun markaç yaşında 10 yaşına girecek. 31 aralıkta bir yeni yıl bebeği. Evet. Nica seneler olsun inşallah. Çok çok teşekkürler. Evet 10-10 yaşına geliyor. Çok heyecanlı. İki basamakları geçiyor. İki basamakları geçmek onları için önemli bir yer bir de şey düşünsene. Bir sene sonra senin niyorka gittiğin yaşta olacak. Evet evet aynı dönemlere gelmişsiniz. Peki oğlun göç ettikten sonra göç ettiğin yaşadığın ülkede mi dünyaya geldi yoksa Türkiye'de mi dünyaya geldi? Burada doğdu. Şöyle hani eşimle ilgili de kısmı söyleyeyim. O da 2003 yılında göçüyor İstanbul'dan. Yüksek de sensin tamamladıktan sonra onun da 21. yılı. Bir de mutlaka bunu da belirtmek isterim. Bizim hani aile olarak en büyük desteğimiz eşimin kardeşi de oğlunun halası o da bu göç sürecinde o da eşimden bir yıl önce geliyor. Dolayısıyla on da yaklaşık 22 yılı geride bırakmış. Biz böyle bir çekirdeki aileydik. Alp olduktan sonra da inanılmaz bir emeyi var. Hani babayarısı sadece değil anne yarısı aynı zamanda. Çok kıymetli. Dolayısıyla bence bizim göç sürecimizde özellikle oğlumda olduktan sonra da hani kolay olmasının en büyük restekçisi diyebilirim. Bir de ailelerimizin tabii ki ya onun anda çok çok şanslıyız. Çok sık hatta ilk oğlum da oldumda. Altış aray hem annem geldi dönüşüm yolarak hayim vallem geldi. Dolayısıyla biz bu sürecide şanslı göç, çok şanslı göçmenlerdeniz öyle diyebilirim. O yüzden de o sürecimiz tahmin ettiğimden ya da çok daha zorlu olabilecekken bence çok şanslı bir şekilde kolay geçti. Ya aslında benim bütün konuştuğum, yandan da çalıştığım ailelerde göç sürecinde hem göç yönetirken hem de göç ettikten sonraki adaptasyon ve integrasyon sürecinde çalıştığım ailelerde. En zorlandıkları şeylerden bir tanesi sosya destek. Yani o sosyal anlamda kaynak durmak. Bu yüzden de gerçekten akrabalar ebevelilerin yanınızda olması. Yani bilinci halkının içinden destek bulabilmek çok değerli bunlarla beraber yani oğlum dünyaya geldikten sonra farklı bir kültürde global ebeveynlik yapmak bitik daha rahat olmuştur diye düşünüyorum. Ne dersin? Evet kesinlikle. Yani o destek ilk aşamada çok önemli çünkü kendi arkadaşlarınız çeviriniz sosyal bir çevir var ama anne baba kimliği olduktan sonra bence orada bir evrilme süreci var. Ve tabii ki herkesin serüveni biricik hikayesi ben bu kadar destekler almam mesela orta şiddetliğim bir doğum sonrası depresyon geçirdim. Dolayısıyla hani nasıl diyeyim bu ilk aşama ilk destek aileden çok çok önemli o anlamda eminim onları olmasaydı o süreçmem için çok daha zor olabilirdi. Ama bu zorluğu da aşmak için çok güzel işte ben sen o dönem sanıyorum tanışıyor muyduk ama maternisi orkalı kurmamaya yardımcı oldu. Benim gibi bu süreci doğum sonrası süreci zorlu geçiren kişilere destek olmak için onlarla ilgili eğitimi aldım. Emzirme eğitimi aldım doğum sonrası birçok farklı süreç beni aslında o anlamda besledi. Ve oğlumun yaş grubuyla benzer anlamda gruplar olan sosyal gruplar diyebileceğimiz anne bebek gruplarından çok rahat entegra olmamı sağladı bu süreç. Ve şu anda da hala çok severek görüştüğümüz her zaman birbirimize destek olduğumuz birbirinden kıymetle aileler oldu. Hem de her kültürden farklı alanlarda bu anlamda çok çok güzel oldum. Çok güzel geldiğindeyken yani sosyal desteğim kültürden bağımsız bir yerde olduğunu söyleyelim aslında. Doğum yapan bir anne için tabii ki kendi ebe beğenlerin yanında olması, kendi kültürüne insanların onu eşlik ediyor olması güzel. Ama onun dışında doğum yapan dünyana farklı yerlerinden de göç etmiş. Göç ebe beğen olma haliyle ilgili destek kanalları oluşturmak o materniti sorku kısımında böyle gruplar oluşturmak ve grupların parçası olmak. Aslında sen o yolda çıkınca yolda kendi kendine çözüm üretmişsin o ne kadar güzel geldi kulağıma. Peki şu anda hala böyle görüştüğün anne grupları var mı mesela İngiltere'ye göç edenler için soruyorum özellikle ya da işte de on lira sene albınıza gidenler için soruyorum. Daha önce sevgili Veda Hanım'la konuşurken o şey demişti. Londra da her şeyin bir vatsap grubu var yani. Bu sokağın vatsap grubu var, mahallenin vatsap grubu var, her yerin vatsap grubu var demişti. Herkesin birbirini desteklediği böyle Türk grupları varmış. Bir de onun dışında farklı kültürlerden göç edenlerin bulunduğu çünkü İngilterebiliyoruz. Bu anlamda çok herkesin bulunduğu ve ekspatların bulunduğu bir yer. Bu anlamda böyle vatsap grubu var mı senin bulunduğun buğa gelede. Şimdi aslında çok güzel örnekler varmış, ben o yüzden hiç tekrarlamayayım ama evet çok birbirine çok benzer, bilgi paylaşımı olan Türk annelerin grupları var. İşte Cambridge anneleri, Oxford anneleri, Santolun saniye böyle böyle gidiyor, şehir şehir kurulmuş, Londra'nın içinde de bölge bölgede işiyor. Benim tavsiye mıyız yani şöyle olabilir. İngilizlerin de kurduğu mesela örnek verim. Bizim lokal grubumuz Santolunzmams. Gün içinde aktiviteler orada paylaşılabiliyor, bilgi, alışverişi, her şeyi sorabiliyorsunuz. Sadece çocuk da değil, kendinizle ilgili de. Ve bu yardımlaşma anlamında çok keyifli gruplar ve aktivitelere de yer verildiği için, kendinizle ve çocuğunuzun zeklerini hoşlandığı şeylere göre de o aktivitelerde tanışıp kaynaşabiliyorsunuz. Şahane, özellikle yeni göçerden aileler için, mesela yani hem ebeven olma rolünden bahsediyorum, hem de yetişkin rollerinden. Ya örneğin işte, çocuğu götürecek bir etkinlik alanı bulmak, evine yakın park bulmak, bazen kovar bulmak, en yakın hastaneyi bulmak. Kendi çocuğu için çocuğu ile iyi itişim kurabilecek bir doktor bulabilmek, bazen hayvanla göç ediyorlar, iyi bir veteranler bulabilmek. Bunlar gerçekten vasat grupları ve sosyal medya plattformları çok hayat grupları için çünkü şey edebiliyorum. Facebook grupları da var. Bu göçmanın ebegili bir sürü. Senin bulunduğun bölgede de var değil mi? Kesinlikle zaten bahsettiğim gruplup mesela bu Santolunzmams dediğim, Facebook üzerinde dolayısıyla değilim. Yarın hem stooda ya da işte Londra'nın bir bölgeye taşınacak biri için. İlk bence yapabileceği kendilerine hani fayda sağlayabileceği gruplar o bölgenin ismiyle mamsada altında bir gruplup kesinlikle çıkıyordur. Yani şu anda Londra'da sanmıyorum ki bir bölge olsun ve mams gibi başlıyor altında o gruplup kurulmamış olsun. Dolayısıyla orada her türlü bilgiye ulaşılabiliyor. Ya mesela bu aslında çok büyük bir ihtiyaç. Çikendi ihtiyaç yayınla ilgili daha önce bunu deneyimle insanlardan hızlıca bilgi almak ve zaman kazanmak çok da hayat kolaylaştıran bir yerde. Şimdi farklı ailenin bulunduğu gruplardan da bahsettiğine ama senin kendi göç sürecinde yanlış bilmiyorsan farklı diller de var hayatında. Yani hem edebiyat kökenle olmaktan dolayı. İngilizce dışında senin bildiğim başka diller de var diye mi yanlış bilmiyorum. Fransızca var sanırım saniye konuştuğunuz önemi İtalyancı'da birazcık devam etmek istiyordum o kusurası ama o olumda olduktan sonra çok mümkün olmamıştı. Ama evet gündelik hayatım özellikle iş hayatında da Fransızcı'yı tamamen kullanacak şekilde bir oluşumun içindeydim. Taki bu yılın ortasına kadar. Ama inşallah tekrardan o süreç proje bazlı olduğu için geri dönmeyi düşünüyorum. Ama evet dili süreci benim hayatımda tabii çok önemli bir yer var. Dolayısıyla oğlum olduktan sonra da bu süreci yönetme aşamasında açıkçası çok faydalanma şansım oldu. Çünkü edebiyat o kurken aynı zamanda dil bilmi dersleri de oluyorduk. Özellikle iki dil gelişimi, beyin gelişimi üzerine çok merak ettiğim araştırdığım bir süreçti. O yüzden de arzu edersen o şekilde birazcık oğlumun dil öğrenmesi rucundan bahsedebilirim. Çok sevinirim yani şey gibi şu açıdan bakıyorum. Eşin 21 yıldır aslında ekspat bir yanında. Hani senin de uzun bir oyun gün var ama senin hayatında iki tane dil de var. Yani İngilizce tamam çok akitif biliyorum ama Fransızcı'yı da iş hayatında kullanıyorsun. E bir de Türkçe var. Oğlunuzu büyütürken ki o dili yönetmek evde kaç tane dil ile beraber nasıl bu konu destek aldınız mı kısmında sorayım bir yandan da evi nasıl organiz ettiniz çift il konusunda. O şöyle işimde Türk olduğu için biz evde Türkçe konuştuk. Dolayısıyla oğlumun herhangi bir anlamda kafa karışıklı olmadı. Dolayısıyla dışarıda da şöyle bir yol izlemek istedik. Tabii o dönemde destek de aldık. Hatta buradan sevgiliye bu kete de sen anlar mı gönderiyorum. Bu cırbıcır, noktakumun kurucusu kendi sayını zamanda dili alanında oktora yapmıştı. Şu iki dille şu parlamın çocuk yetiştirme anlamında. Bir yaş itibarlı ile biz o süreçte açıkçası bir bakım hani ben de şey gidebildiğimde Alp'i bırakma anlamında. Çünkü yuva biraz erken diye düşünmüştük açıkçası. İngiliz bir bakıcısı oldu. Çok çok sevgi dolu ama bir o kadar otoriter ve gerçekten o süreçte İngiliz ve Türkçe'yi biz tamamen onunla hani ayrıştırarak. Alp onunla konuşurken İngiliz ve konuşup bize dönüp tamamen Türkçe anlatabilir hale geldi. Bu süreçte tabii ki çok zorlandığımız dönemler oldu. Ve iki iki buçuk yaşarası bir kekeleme döneme oldu. O süreci yönetmek işte biraz açıkçası zorluydu, kalıcı bir şey miydi, geçecimeydi, bütün bunlar öyle bir kalp çarpınfısıyla zorlu bir süreç geçti. Fakat Alp'te yine okumanın ve kitabın etkisi burada yine tün ailenin ve hala sınanmıştı, babasının sırayla okuduğumuzu her gün kitaplar bence dil gelişimine inanılmaz bir katkısı oldu. Ve şu an Türkçesi gerçekten Türkiye'de büyüse de olsa büyüse ancak bu kadar güzel olur diye düşünüyoruz hani. Ama bunda yani bizden çok Alp'in de oğlumun da çok büyük bir şey var yani inanılmaz bir Türkiye aşı. Çok her şey ile böyle nasıl diyeyim yazarlarımız olsun kültürümüzle her geldiğinde inanılmaz böyle bir saygısı ve sevgisi var. Biraz da içten geliyor yani kesinlikle o bütün payı kendimize olamayız hani çocuğun içinde olan bir şey var. Evet. Şu an de peki dillerle arasında nasıl yani Türkçe'yi akıcı bir şekilde konuştuğunu, bir yandan da kitabı okuduğunu anlıyorum. Buradan aslında Türkçe'yi taze tutabilecek destekler de var hayatında. İngiltere de eğitime başlattı zaten, İngilizce de var. Hem biraz böyle bir eğitim sistemine de girelim istiyorum yani. İngiltere de eğitim sistemi, bölge bölge de çok değişiklik gösteriyor yani. Londra de eğitim sistemi, belki Cambridge de eğitim sistemi falan hepsinde farkılıkları olabilir bölge bölge ama senin oğlunu yetiştirirken bu en baştan başlayan bir şey bilmiyorum hani. Mesela Nürsir'i'den başlayan sistemde sen oğlunu, Nürsir'i'den başlattın mesela o sistem beni birazcık kaygılandıram bir sistemde çünkü. Çocukları çok sık bakın merenlerinde işte çok fazla temasın olmadığı, çok erken yaşta bırakılan bir süreçten bahsetti daha önce Londra'da bir uzmanla bir yiğin yaptık daha enüzye inanmadı o yiğin ama. O mesela beni çok kaygılandırmıştın. Senin oğlunun eğitim süreci nasıl başladığı şu an hani 10 yaşına girecek as kalmış. O biraz oralardan bahsedebilir misin? Tabii ki şimdi o kaygını ben çok iyi anıyorum çünkü aynı kaygıyıla zaten bende hani o kreş ve yuva sürecine olabildiğince geciktirdik. Çünkü gezdiğimizde bende hani tek tek kreşlere ve yuvalara baktığımızda o duyguyu açıkçası o kaygıyı da doğrusu yaşadım. Yaklaşık 2,2 buçuk yaşındayken okul arama sürecine hani girdik daha da sosyalleşebilmesi açısından ama o anlamda hala bahsettiğim İngilizce bakıcımız pikayla devam ediyordu süreç. Böyle 2 gün olacak şekilde düzen geliştirdik ve tamamen montasore ağırlıklı bir eğitim süreci. Hani özellikle istedim mi hani evet araştırdım da o dönemde gerçekten en azından bulunduğumuz bölgede çok iyi bir iki okuldan bir tanesiydı. Bir iki gün olmasının sebebi de hani çok hazır hissetmiyor olmasıydı yani hala okula bile bıraktığımızda ağlamaları aklımdadır yani o çığlık çığla. Dolayısıyla yüzde yüz böyle nasıl diyeyim o süreçte çok emin değildik. O dönemde de yine buradan ismini paylaşayım bir sevgilerinde göndereyim. Sinem ye oyna oyunun kurucu, sinem azan can bulan. O bize çok o anlamda destek oldu. Hatta doğum sürecinde intibari yani 2,5 yaşına gelene kadar ki o süreçte çok her zaman yanımızdaydı ve bir iki gün ne başlayıp sonrasında biraz biraz devam ettirdik. Fakat şöyle bir şey çıktı çok sonuç tamam çok bağımsız, çok öz güvenli ve gerçekten mutluydu. Ne zamanki İngiliz sistemine geçtik. İlk okulda burada anasınıla birlikte üstüne bir de 6 yıl, 7 yıl oluyor aslında ilk okulda. İlk yıl biz çok zorlandık. Çünkü her güne ve gelip diyor ki bu kadar kural neden var bu? Hep bir şekilde alıyordu. Ben de istediğim hiçbir şey yapamıyorum. Montesoy'da çok daha serveste oldukların için biz o süreçte çok zorlandık. Gerçekten sonra birinci sınıf oldu. Hiç bir heyecan yok. Her pazar bir sendromya yaşıyoruz falan. Okula gittiğinde mutlu ama kesinlikle İngiliz sistemine geçerken bir dirden formalar giyiliyor, oku forması ile gidiliyor, belli saatler, kurallar. O şekilde alışma sürecimiz zor oldu. Yani o anlamda yalan söyleyeyim. İlk okul. Sistem olarak şöyle şu an 5. sınıfta olduğu için rahatlıkla söyleyebilirim. Bu sınıfa kadar, bu yıla kadar hiç ödev yoktu. Ve biz eşimle hani tedirgin oluyorduk. Nasıl hiç ödev yok? Hiç mi yok oğlum? Ben ilk defterlerini falan bakıyoruz. Ben öğretmen çocuğuyum eşim aynı şekilde yılların böyle öğretmeni annesi hani bizde şey çünkü Türkiye'den gelmişiz. Proje yapalım o zaman falan. Çocukçuk yok diyor. Yani sunum var, sunum yapalım. Bayağı bir şimdi bu sene ilk kez o devlerimiz başladı. Ama bu süreçte şimdi görüyorum ki genel kültür anlamında ilk yıldan bu yana her gün bir kere dünyadan haberler diye bir ders var mesela. Her istediğimi de her şeyi bırakıyorlar. Açıyorlar, ekranlan şeyi seyrediyorlar. Bütün dünyada neler olduğunu, tabii belli bir söz geçten geçiyor. Ve bunu öğreniyorlar ve şu an ki genel kültür yani 10 yaşa göre kıskanıyorum çünkü ben de yoktu yani o dönemde düşünüyorum. Mesela hep ezber çocukları tesler içinde hani bir şeylere yetişmeyin. Birileriyle sürekli karşılaştırılmam. Mesela en güzel şeylerden bile hiçbir şekilde birileriyle kendilerini karşılaştırmıyorlar. Yani bunu anladım ki zaman ilerledikçi olacak. Hala olmadı yani orada okulda belki o süreç tabii ki değişecek bir anda bir ciddiyet harkim olabiliyor hani o devler falan. Ama ilk okulda düşünmeye, öğrenmeye, empati kurmaya ve duygu sal gelişime çok yönelik. Yani kadar güzel geldiğiniyince aslında sosyal duygu sal gelişime ve enterlikler zemini oturtmakla ilgili. Dünya vatandaşı yetiştirmek diye ilgili bir zemin oluşturuyorlar. Bunu yatırım yapalım bir sistemden bahsediyorsun. Şimdi İngiltere'deki eğitim sistemi daha doğrusu senin bulunduğun bölge ile ilgili eğitim sistemiyle. Türkiye'deki eğitim sistemiyle karşılaştıran birkaç tane şey söylediğini bunlardan bir tanesi ödevine olmaması. İkincisi'nin öğretmen çocuğu olup şaşırdınız. Hiç mi yok gerçekten dediğiniz nokta? Bir diğeri dünyada var olan global şeylerle ilgili, genel kültürle ilgili bilgi alabilmek. Bir diğeri ötekini parmakla işaret etti. O ne yaptı? Ben de yaptım demeyim. Sadece kendine yatırım yapıp kendinin iyi versiyonunu ilerletmek ile ilgili olan bir yerdeye duydum. Çünkü eğitim sistemiyle karşılaştırdığını hani baban da öğretmen olduğu için fark ettiğin neler var? Şimdi oğlun 5. sınıfa geldi. Hiç de fena bir deneyim değil aslında, beş yıllık ebe veynlik deneyim. Bu hani ebe veynlik bir yandan da veilyi deneyim diyeyim. Buralarda neleri fark ettim? Sınıyorum. Her şeyden önce bir şey yapmak ya da öğrenmek önce kendin için yani bir not olarak ya da o sınıvı geçmek için değil. Yani bunu şimdi çok nasıl diyeyim? İçtenlikle bir örnek paylaşayım mesela ben hiçbir zaman matematiyi ilk okulda sevmeyen bir çocuk olarak ömrümü geçirdim. Babam da fizik vermeni burada, fizik ve kim ya da hiçbir zaman sevmedi. Ve şimdi ben alpler o çok farkında değil belki ama inan matematiyi tekrardan hayatıma. Çünkü mecburum hangi alanı yaparsan yaptı mı? Hayatımızın her alanında matematik var. O kadar korkutulmuşum ki artık bilmiyorum o dönem ki belki öğretmen belki işte öğretim tarzı. Buradaki güzellik bence bir şeyleri önce kendin için yapmak. Neden, neden öğreniyorum mu? Sorgulatıyorlar. Öğrenmeden önce. Bu benim ne işime yarayacak mesela. Dolayısıyla düşünen ve sorgulayan çocukları oldukları için öğrenim süreçileri bence o anlamda daha rahat esnek hataya açık. O mükemmelliye çelikten uzak bir yaklaşım var. Onu ilk aşamada gözlenmiyorum. Onun dışında yani seviye anlamında hala bizim çok ileride olduğumuzu düşünüyorum açıkçası. Yani bugün eminim ki ben ilk okul beş sen bir çocuk Türkiye'den gelse ve oğlumla hani karşılaştırılsa o anlamda eminim bilgi birikimi olarak belki de ama teoriyi anlamında hani söylüyorum çok daha ileride olabiliriz. Ama bunu ne kadar devam ettirip hayatımıza uygulayabiliyoruz. Günlük yaşamda da kullanabiliyoruz işte orası soru işareti anlamda. Şeyde sormak istiyorum şimdi bilgi birikimi anlamında söylüyorsun ya benim için mesela İngiltere'ye geldiğim zaman da gözlenmediğim ve yayın yaptığım konuklarımdan da duyduğum. İngiliz kültürün nezaketin çok ön plan da olduğu bir kültür. Çocukları okulda bununla ilakıldığı bir eğitim veriliyor mu yani hani karşı tarafı karşı saygılı olmak enbati özdayar öz farkındalık öz şefkat özler bir el ile ilgili bazı şeyler öğretiliyordun ama İngiliz kültürünün temelinde var olan o nezaket eğitim sistemin içinde de görünüyor mu? Kesinlikle çok çok güzel bir noktaya hani var vazmış bulanır şöyle ben her bir sınıfı yani sadece oğlumun okulu için bile söyleyebilir miyim ama bu bugün bence bütün İngiltere'de geçerli. Çok fazla göç aldığı için çok uzun yıllardır her bir sınıf birleşmiş milletler gibi. Tabi hızlı sınıflardan İngiliz, Nüfus daha az diyebilirim. Dolayısıyla yıl içinde o bütün kutlamalar olsun her kültüre özel her diğine özel. Bu anlamda o hoş görüğüyle o kadar doğal bir şekilde büyüyorlar ki ve bizde yani ben hala her yeni şeyler öğrendiğimi görüyorum. İşte bu noktada mesela yeni gelecek ailelere tavsiye, okul seçimlerinde burada okul müdürü müduresinin bakış açısı. Mesela mutlaka okulların ve pistelerini girdiğinde onlarla ilgili veya açık gün dedikleri ziyaret günleri oluyor. Mutlaka gidip onların vizyonunu anlamak çünkü yönetim onların bir anlamda elinde ve ne kadar hoş görü varsa, ne kadar başka kültürlere saygı ve merak varsa o bütün okulun politikasına yansıyor. Bu anlamda çok tavsiye edebileceğim bir şey çünkü kendimde şöyle bir süreçten geçiyorum. Orta okulu için şimdiden okul gezilerine başladık mesela. Biraz da aslında dezavantizerinden bahsedeyim. Ben bu süreci çok kolay olacağını sanıyordum. Yani yaşadığınız evin hemen yanında okul işte orta okulu varsa o süreçten geçip mesafeye göre alınıyorsunuz. Ama öyle değil çünkü çok fazla göç alındı ve şimdi bu süreçte bazen kota dolduğu zaman dışarıda kalabiliyorsunuz. Dışarıda da bu sefer seçenekler var ama size ne kadar uyuyor mesela kim okul çok akademik kalabiliyor. Ve işte belki daha önceki podcastlarda kaçırdıysam bilmiyorum ama kız ve erkek okulları orta okul itibariyle tamamen tek cinsiyete iniyor mesela. Ben bunu çok şaşırmıştım ve açıkçası mutlaka karışık karma bir okulduğa olması ben anne olarak tercih ediyorum. Bu tarz mesela zorlukların olduğu şimdi şimdi görüyoruz. Seçenek anlamında, akademik okullar çok baskı yapabiliyor. Sadece kız ve erkek okulunda bir takım zorbalıklar olabiliyor. İşte bu noktada da mesela zorbalıkla ilgili her okulun bir politikası var ve bununla ilgili görüşmeye gittiklerinde ailelere tavsiyem. Çekinmeden çünkü şu an bu süreci ben de yaşadığım için söylüyorum. Sadece ve piselerindeki bilgilerle kalmayıp gerçek örnekler sormak istiyorum. Yani tabii ki her şey anonyum kalarak da hani bir durum olduğunda okul buna nasıl bir tepki veriyor. Çünkü günün sonunda biz de göçmem bir aileyiz ve olası bir durumda nasıl bir politik ayla, nasıl bir destekle bu süreç aşılıyor. Onu bilmek istiyorum. Daha önceki kayıplarda farklı farklı bilgiler aldım. Şimdi buradan hepsini toplayan bir yerden soracağım. Anladım kadar İngiltere'de genel bir zorbalık sıfır toleranz politikası var. Ama bu bulunduğu bölgeye göre ya da o bölgenin içindeki okulları göre farklılık gösteriyor. Tam dediğin gibi karma eğitim sisteminde olanlar. Sadece kızların olduğu, erkeklerin olduğu belki dini okullar var. Mesela katolik okulları var. Bunun dışında farklı, mesela internet şansı okullar mı bilmiyorum. Bazı okullarda oluyor. Farklı göçmanların bir yanında bulunduğu okullar olabilir. Böyle farklı okullarda hepsinde zorbalıkla ilgili politikalar farklılık gösteriyor ama. Genel olarak aynı olduğunu düşünmek istiyoruz. Ama tabii ki o farklı farklılıkların yansıları olabiliyor anlamda. Peki şöyle bir şey sürmüşüm. Bir tarafıyla bu zorbalığa bağlanabilecek bir soru ama genel olarak. İngilizlerde var olan o işte. Hoş görünne zaket. Senin datan bahsettiğin merak duygusunun altını çok çizan. Düşünmelerini ve olduğu her şeyi alıp. Sorgulamadan kabul etmelerini istemeyen bir sistem. Kapsaycı bir sistem. Aynı şey, aynı kapsaycılık kültürle anlamda da var mı? Yani mesela senin oğlunu büyütürken ki bu beş yıllık eğitim süredinde. atıyorum işte Ramazan Bayramı var. Özel günler var. Bir yandan da onlar kriz mızkutluyorlar. Burada hani hem onların özel günleri. hem sınıflarındaki farklı ülkelerdeki, farklı kültürlerdeki. farklı dinlerdeki çocukların, kutlamaları. onlara ait ritüellerin olduğu şeylerle ilgili. böyle günler cızanlıyor mu çocuklar. bunları gösterebiliyorlar mı? Öğretmenler bunları alan açıyorlar mı diye sorayım. Evet kesinlikle. Özellikle bu tarz özel günlerde. hem diniyi, hem de milli bayramlarda da. o kul bu anlamda çok çok açık. Tabi bir de bulunduğunuz bölgeye göre de değişebilir ama mesela. biz o süreç de de oğlunun okula başlamasından. bugüne kadar kusura işte de. gerçekten hiçbir şekilde bir ima ya da farklı bir. zorbalık yaşamadık. Dolayısıyla bu anlamda ben çok şanslı hissediyorum ama. bir o kadar da arkapilanda da. bir takım hani nasıl diyeyim. emek var çünkü entegra olmak gerekiyor. Bir anlamda hani nasıl diyeyim. okula ilgili de o süreç de ailelerle. çünkü sürekli her gün okula bırakırken görüyorsunuz okuldan alırken. ve ya aktivitelerde on günleri. ve o hoşguru bir anlamda. ne babanın da bence o anlamda rolü çok büyük ilişkilerde. ne bileyim ben mesela. biraz da oğlumunda. ricasıyla işte. ama o kulayla birliğine girenle. işte sınıf annesi olan. niyesi bu tarz böyle bir çok keyif oluyor. sürekli işlerin içinde olmamda da. ma tabiğim için ne kadar yorucu olsa da aslında bir anlamda. entegre olmak anlamında bu. bana da çok iyi gelen bir şeyde. Hale ile bence orada biraz insan ilişkileri. sadece hani çocukların değil ailelerin de. özell günlerini kutlaması. okul haricinde de. vatsap grubu malum. tersin fın var. Ama onun dışındaki ilişkileri de. sürekli canlı tutabilmek. ve o saygıyla nasıl diyeyim. her kültürün. özell gününü kutlamak. bu biraz da aslında bence anne babalara da. biraz bu anlamda görev düşüyor. O önemli bir şey söyledin. Bence bunun altını çizmekle çok fayda var. Çocukların en tegrasyonun ve sürecine. ne kadar da aile oldu. Ve benlerin sürecine de kadar da aile olduğu ile ilgili. ve bir değişti. Biz bunları kutlamayız. bizim kültürümüzde tercih demek yerine. yani ağa onların özel bir günü varmış. o zaman bir bayramı varmış. Ben de onların kini kutluyayım demek. Ve bir yandan da. çucuğun içinde var olmaktan keyif aldığı. etkinliklerin içine eve veyn olarak dahil olmak. ya bu sadece okulağa ile ilgili ilgili olmayabilir. okulun düzellediği bir kermesi olabilir. Okulun düzellediği bir organizasyon olabilir. Çocuğunun arkadaşlarıyla. düzellenden bir doğum günü organizasyonu olabilir. Ne bileyim işte. Kristmas önce siyip alan bir yemek olabilir. İşte arife günü yemeğini. kristmas ev yemeği gibi. Hani bunun içinde dahil olmak aslında. çucuğun da o kültürün içine. arkadaşlar ilişkisinde hem anlamlandırmasına. hem de neyi nasıl olduğunu öğrenmesine çok yardımcı olan bir şey. Çünkü onlar da bilmiyorlar. Yani bir işte. İngiliz kültüründe. noal yemeğinden neler yendiği. ya da işte bir alman kültüründe. farkılık gösteriyor. İkisi de noal kutluyorlar ama. farkı şeyler yiyorlar. Yada mesela işte. orta doksu noeliyle. katörik noeliyle birbirinden farklı oldu. İkisinin de farklı zamanlarda. kutlandığı gibi gibi bir sürü. farkılık var. Bunları da öğreniyorlar ama. bunları için. Ebebe' ve Refer'ini de ihtiyacı var. Çünkü çocuklar. anlamlandıramadıkları her şeyi. hani babalarına soruyorlar. O yüzden sizin ne kadar girişime ve. değişime açık olduğunuzda çok önemli değil mi? Evet kesinlikle. Yani o yüzden hani. anamda yük. alma mı diyeyim. ya da o süreci birlikte. ne kadar uzun yıllarda yaşamış. onunsa da. her anlamda o. gerçekten biraz anne babanında. destek. vermesi gerektiğine düşündüğüm. bir nokta herkesin tabiki imkanları dahilinde. hepimizin çünkü. koşturmayacağı sızorlukları. farklı yani hani. ben sadece. kendi açımızdan. onan süreç faydalı olur. umuduyla hani paylaştım. Ama. onun dışında. belki de. zorlandığımız mesele. yine örnek olabilecek bir. reçten bahsedersem. bizde de tam tersi bir özlem. Yani nasıl diyeyim. oradaki çeşim olmasına hemen İstanbul'da. oğlumda ciddi anlamda bir. mesele ben onda şeyi hissediyorum. Hayatını mutlaka bir döneminde. belki üniversite de belki üniversite da zor bilmiyorum. na zaman ama. bir dönem yani o köklerinin olduğu yeri. dönücek mesela. çünkü çok özlüyor ve. bilmediği halde. çok bağımlı hani. sürekli mesela. görüşmek. konuşmak o. ilişkilerine. hep canlı tutmak. bu yaşıçın mesela. ciddi anlamda bir. emek. harif ediyorum. kuzanleriyle. işti ailesiyle. bir yani. cizde tam tercih bir şey durumu da var. Hem buraya entegro olma hem de. kendi doğduğumuz büyüdüğümüz topraklada. ilişkimizi. hep canlı tutabilmek. ne olduğundan mesela çok. haberler her anlamda. siyasi anlamda. ekonomi anlamda. ve. bir şeyleri değiştiririm diye. bir ara düşünüyor gelmeyi. (Gülüyor) Ya ama şey gibi. burada hani. asimli olmak. entegro olmak. kavramlar birbirinden çok farklı ya. tamda bunu ayırt edecek nokta tam söylediğin şey. bir tarafı kapatıp. orayla komple bağını kesip. köklandiğin doğduğun büyüdüğün yani. o bağlandığı komple kesip. yeni bir şey adaptı olmak değil. entegro olmak. İkisiyle de bağlantıda kalıp. öbür tarafa da adaptı olmak mümkün. Yani. entegra sonra tam da dediğin gibi böyle bir şey zaten. Evet, evet. Çok çok doğru yani. Ve ben hani. o süreci şimdi. biraz daha. onun gözünden de baktığımda. çok farklı bir şekilde öğrenerek. deneyimleyerek izliyorum. Dediğim gibi bazı şeyler. çünkü önüne kadar anne babalarakta yapmak istisek. hani çok da içinden gelen bir şey. ne bileyim mesela. o milli bayramlarda. hemen sununlar. hazırlar. işte. ata Türk'ten kitaplar paylaşır. kendinci. yemek. işte Türk kahvaltısı. ne olsa böyle nasıl diyeyim. o anlamda. okulda da çok. gururla Türk bayrağını taşıyor. Sorumuz onu yerine getiriyor yani. şahane bence anlantının şey. ya burada şey çok önemli bence. anahtar kelime denge. entegro olmaya çalışırken. bir tarafı çok fazla ağırlık verdiği zaman. yani terazi deki denge gibi. yani ben. kürtürümden kopmayacağım asla. burada. lonurada kalırken. bütün Türk restoranlarına gideceğim. asla İngiliz yemeklerini yemeyeceğim. bütün sadece Türk arkadaşlarımla konuşacağım. İngilizlere ait hiçbir şeyin parçası olmayacağım. ben üzümden kopmayacağım demek. entegro olmamak demek. ya bunu reddetmek ve burayı. inatlaşmak demek. hem bunu yapıyor olun. hem de o köklüle ile bağlantısını sağlıyor. ne kadar güzel. tamde söylediğim şey denge aslında. Evet. çok. engine çok güzel özetledim. (Gülüyor) Ya burada peki. şimdi. bir sürü yerden. yani özellikle Ankara Anlaşması sonrası. çok fazla Türkiye'den. engilere göç oldu. Yani çok fazla derken. en son baktım da. lonuradaki Türk ne husubi. bütçük milyondu. Geçenlerde. amanya gittim. berlin'e gittim. ve benim kafamda şeydir mesela. berlin'da yaşayan. çuk sayısı çok dur. falan gibi. bu baktım. 200 binmiş. berlin'e ki Türk sayısı. Böyle sayı dedim. lonur atabilir. bir buçuk milyonmuş. yani düşün. lonuradaki. nifuz gerçekten inanılmaz bir yerde. ve belki. o hesaplanan. nifuzsun bir kısmı. senin bulunduğun bölgeye de gelmiş olabilir. yani çok yakın yani. lonurada kayıttın. erde kayıtlı bilmiyorum ama. oraya gelenlerin dışında. çürk eden gidenlerin dışında. işte. ukur anadan savaş. sonrası gelenler var. farklı ülkelerden gelenler var. bir bir sürü yerden. güç edenler var. yani. İngiltere çok güç olan bir yerde. O yüzden. oğlunun farklı kültürlerde. büyümesi. sence ona nasıl bir. amantar sağda. çünkü bir de tam on yaşında. Yani böyle. yavaş yavaş önergenlik başlamış. ergenliğe doğru gidiyor. bir yandan da. kimlik inşaası başlayacak. kendi özüne ve köklene de. sahir çıkıyor ama. buraya da adaptı olmuş. ve entegro olmuş. bir çocuktan bahsediyoruz. bu çok gültürlüğün. oğluna katkıları neler olmuştur sence. Bence her şeyden önce. çalısınıyorum. hoş görün. ve empati kurabilme. yeteneyi. yani. başka kültürleri açık olmak. bu. sadece. kulturel anlamda da değil. kendiyle ilgili da. yani. bazı şeyleri. kendi çocuk onunla karşılaştırdığımda. benim anne babamla. konuşurken ki. ikina kabiliyetimde. alpın ki. karşısındaki dinleme. dinledikten sonra. her aynı fikirde değilse. onu. nasılayım. ikina etme mi diyeyim. ya da fikirde iştirme. ya da. bir fikirine gerçekten inanıyorsa. onu savunma şekli. beni çok etkileyen bir şey açıkçası. çünkü ben aynı yaşta. o süreçte değildim. onu biliyorum. o yüzden. yine kıskandığım belki de. içten içe. belki de. yani üzüldüğüm bir süreç. çünkü ben bunu sonradan. edindim. sonradan öğrenebildim. ama bence. başka kültürleri. açık olmak. ve onlarla birlikte. yaşamak. görmek. bu anlamda. aslında. tamda. konu başlayınlar senin. yemin. söyleşinin. anabarçıyla yani. gülöbal. ola bilmek. bu anlamda bence. Evet. karşındakini anlayabilmek. ve. saygı duyabilmek. çok kültürlürükte. çok daha. hızlı bir şekilde. yani yerinde olduğun zaman sanırım daha farklı ilerliyor bu süreç. Çedan bahsettiğin. aslında biraz İngiliz kültüründe var olan şeylerden. hoş görüğün. nezaket. empatiğe. kapsaycılık. karşı serifin yerine koymak. onu anlamak dinlemek. her kültüre. aslında her var oluştu arzına da. saygı duymak yani. onu var oluş. haliyle kabul edebilmek. ve dini, görüntüsü. fadan buralarla ilgili değil. bir de ben. şey çok seviyorum. senin böyle eğitim seslemin anlatırken. arada söylediğin paylaştığım bir yer vardı. herkes. yani şu anda kadarığınızın. olunun bu. beş yıllık eğitim tecrübesi içinde. ben ki. herkesin kendisinin en iyi haline. getirmeye çalışıyor olması. yani ben. ahmet'ten, Ayşe'dan, Gizem'dan daha iyi olacağım gibi değil de. ben. kendimin en iyi versiyonu ulaşmak için. ne yapabilirim. kendimin nasıl yatımı yapabilirim. gibi bir yer duyuyorum anlattığın şeylerden. doğru mu sence ne dersin? Çok çok doğru. yani şöyle dediğin gibi. bir kimlik inşaısından önce. aslında kişiliklerin üzerine çok yatırım. yapıyorlar. Dolayısıyla da karşılaştırma. kaç yerde da sanırım. dü mü söyledim? Yani. hem aileler arasında yok. hem de çocuklara arasında yok. dolayısıyla. bu anlamda. kerkesin kendi kişiliğine. kendi gelişimine. yatırım yapabiliyor olması. bence. onlar da çok küçük yaşlı antivaren geliyor. Dolayısıyla. hırsları yönetebilme. ya da işte. kendi haliyle. mutlu olabilme ve. karşılaştırma. yapmadan. çünkü hepimizin. koşulları çok farklı. hepimizin. belki de çok benzer. ama. hepimizin hikayesi. çok kıymetli. dolayısıyla. bunun erken yaşlarda öğreniyorlar. Yani bizde. bilmiyorum ben şimdi düşünüyorum. hep. a işte. komşu. ne der. ne derdim. hep. miş. ne kadar. bence bir şekilde böyle büyüdük. ve. bence onu mesela. kendi adıma. bu göç sürecimde. daha farklı bir şekilde. nasıl değil mi? Zaman aldı yani bunu. ben bunu. gizem için mi istiyorum? Yoksa. doğru olan bu. işte o noktada da hata yapmama. risk alamama. işte birçok. farklı anlamda. onunda bence götürüsü oldu. ve o süreci inşa etmekte bence. zaman aldı. sonradan. olduğunda ama çocuklar bu kültürde büyüdüğü zaman. çok daha kolay. kendileri için. inşa ettikleri kişiliklerin. ne önce yatırım yaptıkları. biz süreç. oluşturmuş oluyorlar. Yani mesela örnek vereyim. alpın. olumun sınıfında. her gün televizyonda da görebileceğimiz. bir milletvekili de var mesela. örnek. ama biz onun yani ilk belki. şey de yani tanımasak. bilmiyorduk bile. asla anlayamazsın. ya da. sınlıfta. çok farklı sosyal anlamda. alt yapısı olan aileler var. Neden? Çünkü formalar. bir. marka, yok. çocuklar arası. bir kabet olamıyor. ve. bu süreç. bir yere gidildiği zaman. hep birlikte. programlar yapılabiliyor hiç kimse. kendini. ben yok. hani. o topluma ait değilim. öyle bir. kavram yok yani. ve. beni açıkçası en çok mutlu eden şeylerden biri de bu. Çok önemli bir şey söyledi en yani. böyle. şey bizim. kötürümüzde kullanılan bir cümle var. beni çok rahatsız eder. ersteferinde. benim kim olduğumu biliyor musun diye. bütün bir cümle var yani. cümle bizimdeki. bütün bir cümle var. kötürümüzdeki gerçekten. çuktuğumumda değil kim olduğun ama. hani kim olmadığını anlıyorum. bu cümleye kurduğunda. demek istediğiminde var. Evet. burada aslında. hani mücadele edebilen. ris kalabilen. ve. sistemin getirdiği bir. anamda. güvende hisseden çocuklardan bahsediyoruz. ben burada da. hem var oluş savaşları. hem hayalleri. karriğer planlara daha rahat gerçekleştirebilecek. deni düşünüyorum. Tam buradan şuraya bağlanayım istedim. şimdi uzun madeli. oğlunun. orada eğitim alıyor olması. hani birkaç dilde öğreniyordur diye düşünüyorum. İngilizce dışında başka dilde var. cora hayatında. burada farklı kültürlerde. çocuklarla bir arada büyümek. işte dünyanın her yerinden farklı. bakış açıları ve kapsayıcılıkla. neymiyle büyümek ve eğitim almak. uzun madeli onun eğitim ve karriğer. planamasını nasıl katkı sağlayacak. bir sence. Yani size birki bunu şey tarafından da soruyorum ya. Brexit sonrasında çok farklı şeyler de değişti. ingiltede, dinlemikler de değişti ama. hani Avrupa Birliği içinde olmak. Avru Birliği içinde olmamak. Farklı ülkelerin üniversitede. ne gitmek gitmemek. burada onun bir avantajı var mı orada. okumasından akattı. Şöyle tabii. İngiliz vatandaşı olduğu için. onlamda hani bir avantaj. her şeyden önce ekonomik anlamda. bir avantajı olacak. İngiltere içinde kalırsa. yanılmıyorsam tabii o dönemde süreç nasıl. işler 8 yıl sonra için ama. aynı şekilde Avrupa'da ve Amerika'da da. bir takım hani kolaylıkları olabiliyor. vakat şöyle bir hani gerçek var. lisi özellikle. ben çok daha kolay olacağını düşünüyordum. esela karşılaştırmanımda hep. olumlu güzel şeylerden de bahsedmiş ama. o süreçte gerçekten zorlu bir. sresli bir dönem de geçiyor çocuklar açısından. çünkü bazı arkadaşlarımızın çocuklarında da. hani gözlemliyoruz. hiç bir şekilde böyle. Tamam Harika işte. bitti ve. işim de üniversiteye şunlu seçmek istiyorum. deyip. girmek o kadar kolay değil. özellikle. İngiltere de. bu. Oxbridge kavramını duymuş sundur hani ya. Oxfordleyken Bridge diye. özellikle orayı. düşünen. hedefleyen çocuklarda da. çok ciddi anlamda. bir tempo. gerekiyor yani. sınavlar da çok zorlu. haliyle. giriş sınavı. biri bir tabii ki. türkiye ile karşılaştırmıyorum ama. o süreç de aslında o kadar kolay bir süreç değil. dolayısıyla. evvet akademikanlandı başarı önemli. ama bu süreçte. çocukların bence. duygusal anlamda. hazırlığı. ve bunu. sosyal aktivitelerle ya da işte. bir instrument çalıyorsa. onunla uzun madede desteklemesi. yani bu. kendi hani. kafa sınıda atma süreci de olabilir. İlâ böyle. professional anlamda hani. mutlaka. yapmalı anlamında değil ama. ilke buna izin veriyor yani. dolaysa futbol oynuyorsa. futbolunu bırakmadan devam edebilir. tiatre ilgisi varsa. dolayısıyla her şey. tamamen. ders odaklı değil. ve sistem buna izin verdiği için de. bir şekilde o denge ama. o denge olmazsa. sosyal anlamda. vahsettiğim. aktiviteler veya fiziksel. aktiviteler. şimdi o noktada. çok. stresli bir süreç. devam edebiliyor. sonra tam cevap verdim mi diye düşünüyorum. yuk yok olsun hiç sorun değil. şimdi. Biyandan söylediklerini üzerinden. zihnindeki çağırışın üzerinden. merakta ediyormuşum. uzun süreden beri oralarda. engiliz kültürün içinde olduğunuz için de. merak ettim bir yer var. tuk alakası da bir şey. şimdi. engiliz kültürü bir yandanda. yani o. kendi kültürün içinde. bir yandanda siyasi. ve bir yandan kraliyet ailesine bağladık. ve bir atıla büyüyen bir sistem ya. tamam çok kültürlüğü. herkese nezak etti davranan kapsaycı. bili olan eğitim sistemi içinde ayrıştırmayan bir tarafta. oğlunun eğitim sistemin içinde bulunduğu. bir dönemde. belki hani. sizin için çok büyük olmayacak ama. bütün. İngiltere tarihi için çok önemli bir değişim oldu. kekrelice vefat etti ve bir kral geldi. yani. bururalarda ülkenin komple. yas tuttuğu bir süreç oldu. ve siz ordaydınız değil mi?. yani bu sürediğini. Evet. haha. bunun nasıl deneyimlediniz? Yani burada şeyi çok merak ediyorum. ya okullardan ne yaptılar. yani çocuklara bunun nasıl anlattılar. yani çünkü. global bir yas vardı yani. bütün dünyada biri yas var. bütün ülkelerin yöneticileri. ilarecileri. heptenin. yas tuttuğu cenazeye katıldığı falan bir şey var. ya bir tarih kapanıp. yeni bir tarihin başladı bir yer var. orda yaşayan çocuklar. bunu nasıl deneyimlediler?. aslında. çağla bence hani. televizyonda veya basında. belki de bizim nasıl diyeyim. dış basında değil mi yani? İngiltere ağırcında. çok daha yoğun yaşandı. yani evet BBC günlerce. açtığınızda sadece bu haberle. özellikle kralçanın ölümünü. taki ben o yas süreci. çok yoğun bir şekilde hissedildi. okulda da bu. zaten çocuklarla hani paylaşıldığı. yas süreci oldu. ve yani on dragin elinde de. bir süre sonra her şey. normale döndü yani mesela firmalara. tabii ki işte haber gidiyor. hiçbir paylaşım yapılamıyor işle ilgili. tamamen bir baş sağlı mesajı yayınlanıyor. üstüne. kralın geçişiyle birlikte. o dönem yine. bir şekilde politik olarak yönetildi. yani biz içeride o kadar yoğun yaşamadık ama. ben Türk kanalarını baktım da. haberlerde o sürecin. bizde olmayan detayların bazı. gendik ama. yani burada bazı şeyler tabii çok spekületifte. olabiliyor. O yüzden evet çok yoğun bir kültürleri var ama. faklı kültürlerle de bir arada oldukları için. asıl onların da bir entegresi recivar. Bence. bizim kadar ben onları da. ben de ülkelerinde bazen. göçmen gibi olduklarını hissediyorum. Bilmiyorum belki. çok yanlış bir tespit ama ben bu şekilde olduğunu düşünüyorum. Çünkü süreklin yeni bir kültürem arız kalıyorlar ve sürekli. bir şekilde adaptı olmaya çalışıyorlar. Biz bile kaç kişinin. kaç engelliz ailenin hayatındayız. Bizi tanımaları. bizim kültürümüze, uyum sağlamaları. hatta eşe esprisi vardır. Yani biz sizle tanışanı kadar. missafir ağırlamayı bilmiyormuşuz falan yola. (Gülüyor) Türk müsafer verdiğinden yola çıkarak. bence bizde onların hayatında çok büyük. deşimlere yola çıktık diye düşünüyorum. Ya şey geldi gözünün önüne bilmiyorum. Ne dersin ya da katılır mısın bu düşünceme? Şimdi rahmetliğin arkasından konuşmak gibi olmasın ama. hani okuduğum şeyler emiz dediğim. bargeselerler ve diziler üzerinden. şeyi söyleyebilirim. Yani böyle daha iş odaklı, yönetim odaklı. duygularla çok temans etmeyen bir kriliçe figürü var ortada. O yüzden de sanki o yasta dayanının. yası gibi değil bir yandan da. çok duygularla temans etmeden. daha profesyonel bir şekilde yönetilmiş gibi duydum söylediğini. biz bunu biz duygularla temans eden bir ülke olduğumuz ve. duramaydı çok severdi bir yerde olduğumuz için. biz bunu daha abartılı ve böyle yüksek. yüksek tempolu ve duygularla. aşırı temans ederek deneyimlemiş. ve yansıtmış olabiliriz mediada da. Senin gözden mediğin nasıl da bu noktada da? Tam olarak özetlediğin gibiydi o anlamda. Evet, yani biz bence çok daha Türk medyasında bile. çok daha farklı yaşadık ki. zaten kraliyet ailesinin bütün sürecini nasıl diyeyim. Baştan sonra okusak bir kitap olsa. bizim bakış açımızla. İngiliz bakış açısıyla karşılaştırdığımızda. çok farklılıkları ortaya çıkar diye düşünüyorum. Ve evet mutlaka duygu da vardı. Belki ben. bir İngiliz olmadığım için o duyguyu o kadar yön hissetmedim. Ama çok politik bir şekilde, çok planlı bir şekilde. ya mesela belki biliyorsunuz bir birisi de bile. bütün sunucuların. tamamen siyah takımları hazırdır, haberi sunmak için. uzun dönemden kraliçe öldüyan nasıl bir. ve aynen planlandığı gibi oldu. Ama zaten genel olarak bence çok planlı. bimillet diyebiliriz. Bu anlamda. Yani oradaki şey faktörü çok önemli. Ben şimdi ben çok uzun süreden beni çocuklarla. duygusal okur yazarlık ve duygusal farkındalık çalışır mı için? Benim gözümü birazcık daha bu batıyor. Yani o yüz ifadesinden duygu yakalayamamı. hali her şeyin planlandığı şekilde olması. asla spontanitayı izin vermemek. her şeyin kontrol altında olması. ris kalmak istememme hali. yıllar. yani kraliçe'nin. kendi cenaze töreninin hazırlandığı. organizasyonun içini önceden prova edip. ben öldüğüne nasıl olacak diye bunu konuşması. ve önceden hazırlığını yapılması bile. tamam yani o sistemi bir parçası çok anlıyorum. Yani o sistemi tamamen anlamam mümkün değil. o sistemi bir parçası olarak büyümediğim için. Ama çok önemli bir figürün vefatı. onlar için annenin vefatı aslında bakarsan. onlar için annenin ülkenin annesi öldü. Ya bu kocaman bir yaz gerektir. bunu da bu kadar profesional yürütmek. o kullarda nasıl olduğunu bu yüzden merak ettim. çok kaniş aşırmadım anlattığını. bir yandan da üzüldüm. yani bu noktada. Peki böyle yavaş yavaş sana doğru gelirken. bu lezzetli benim için çok keyifli olan sohbeti. şimdi Ebe Bey'in de özellikle son dönemde sıklıkla söylüyorlar. ben çocuğumu dünya vatandaşı olmasını istiyorum. Ben böyle global Ebe Bey'in ilk yaparken. dünya vatandaşı yetiştirmek istiyorum. gizem için dünya vatandaşı yetiştirmek ne demek. gözü çocuğunun oğlunun dünya vatandaşı olması için. ozalıkta yaptığın şeyler varma işinle beraber. Bu soru aslında gerçekten çok anlamlı bir soru. ama cevabı da sanırım biraz zor. çünkü hani kendimiz için de devam eden bir süreç olduğu için. hepimiz için dünyanın bence neresinde olursak olalım. tahmin ediyorum yani doğru bir cevap yok ama. ne yapıyoruz diye dersen kendimizle ilgili de. bir anlamda sanıyorum gelişim ziniyetine doğru. daha çok emek vererek. o sabit ziniyet dediğimiz kavramda kalmayıp. sürekli yeniliğe. rekli yeni bir kültüre açık olarak büyümek. belki bir dil öğrenmek. bir kültürü gerçekten. en çok belki de gezmek. bunu en iyi bilanlardan biri olduğunu düşünüyorum. çok keyifli her zaman. taylaşımların yazılarını da takip ediyorum burada. Ülke görmek. ve duygu demin söylediğin gibi. o empati ve duygu sürecine yönetebilmek. bence bunlar ilk temel kavramlar olduğunu düşünüyorum. sonra üstüne kendi zaten bir şekilde inşa edecek. kendi tecrübeleriyle. kendi hayal kereklikleriyle hani o anlamda. bir şekilde kendi kimliğini. da doğrusu kişiliğini oluşturacak diye düşünüyorum. Çok teşekkür ediyorum gizemcim ya. böyle tatla tatla anlattın. oğlunun böyle büyüme süredinde. dünyanın farklı bir yerinden. kendi tecrübesinin erken dönem başladığı. yani o göçmanik köklerinden gelen göçmanik. bir yandan da kendi geç göç sürecinin erkenle başladığı. bir de göçmanik tecrübesi olan bir eşinde var. e iki tane göçmanik zeminiyle gelen. Ebebeğinin çocuğu. bir yandan da Türkiye'yi aşağıya bir çocuktan bahsediyoruz. ne tatlı o büyüme sürecini anlatmam benim için. ve bence dinleyenler için ilhamı olmuştur. çok da şekrederim konuğum olduğu için. ayanla sağlık. iki geldiğinde. çok sağ olsan bu sohbet gerçekten çok çok keyifliydi. ve dediği gibi bu süreçte hani. ben daha çok kendi anneli üzerinden anlatamam. hani eşimede gerçekten buradan teşekkür ediyorum. o da dinleyecektir. kendi çok harika bir baba ve olmasaydı. zaten bu süreci bu birlikte bu kadar iyi yönetemezdik. ve sana da ayrıca çok teşekkür ediyorum. her zaman yanımızdaydın hani. çok fırsat olmadı bu konu ne gileyim ama. özeklü alerji süreçlerimizde. o psikolojik anlamda çok zorlandığımız dönemlerimiz. onunla ilgili bir şeyleri paylaşma fırsatı verdiği için. oğlunu da teşekkürlerimizi sunalım. onu da çok selamlar. onunla ilgili bir şeyleri. onunla ilgili bir şeyleri.
Podcast Summary
Key Points:
Gizem'in 2006'dan itibaren Fransa, İngiltere ve diğer ülkelerde yaşayan, edebiyat ve politika eğitimi alıp dijital pazarlama alanında kariyer yapan bir göçmen ve ebeveyn olarak deneyimleri.
Göç sürecinde aile desteğinin, sosyal ağların (WhatsApp/Facebook grupları) ve farklı kültürlerden oluşan toplulukların adaptasyondaki kritik rolü.
Çok dilli yetiştirilen oğlunun dil gelişimi süreci, yaşanan zorluklar ve kitapların bu sürece olan olumlu katkısı.
İngiltere'de ebeveynlik yaparken eğitim sistemiyle ilgili kaygılar ve çocuğun okula başlama sürecindeki deneyimler.
Summary:
Podcast konuğu Gizem, yaklaşık 20 yıllık göçmenlik deneyimini paylaşıyor. Edebiyat ve politika eğitiminin ardından dijital pazarlama alanında kariyer yapmıştır. Göç sürecinde, özellikle Brexit sonrası mesleki zorluklar yaşasa da, bu deneyimlerin kişisel gelişime katkı sağladığını vurguluyor.
Ebeveynlik sürecinde aile desteğinin ve özellikle Türk annelerin oluşturduğu sosyal medya gruplarının (WhatsApp/Facebook) pratik bilgi paylaşımı ve dayanışma açısından hayati önem taşıdığını belirtiyor. Oğlunu çok dilli yetiştirirken evde Türkçe, bakıcı aracılığıyla İngilizce kullanımı ve kitap okumanın dil gelişimindeki olumlu etkisinden bahsediyor. Son olarak, İngiltere'deki eğitim sistemi ve erken yaşta kreşe başlama konusundaki kaygılarını ve kendi tecrübelerini aktarıyor.
FAQs
Sosyal destek, göç sürecinde adaptasyonu kolaylaştırır ve yalnızlık hissini azaltır. Aile, arkadaşlar veya yerel gruplar aracılığıyla destek bulmak, özellikle ebeveynlik rolünde büyük bir rahatlama sağlar.
Her dilin belirli bağlamlarda kullanılması (örneğin evde Türkçe, bakıcıyla İngilizce) ve düzenli kitap okuma, dil gelişimini güçlendirir. Bu yaklaşım, çocukların dilleri ayrıştırmasına ve akıcılık kazanmasına yardımcı olur.
Göç sürecinde kültürel adaptasyon, dil engelleri, sosyal destek eksikliği ve mesleki zorluklar yaşanabilir. Bu zorluklar, duygusal dayanıklılığı artırsa da, destek mekanizmaları önemlidir.
Yerel WhatsApp veya Facebook grupları (örneğin 'Cambridge Anneleri'), park, doktor, okul gibi bilgilere hızlı erişim sağlar. Bu gruplar, göçmen ailelerin deneyimlerini paylaşarak hayatı kolaylaştırır.
Çocuklukta farklı kültürleri deneyimlemek, dil öğrenme motivasyonunu artırır ve küresel bir bakış açısı geliştirir. Bu deneyimler, ilerleyen yaşamda adaptasyon ve esneklik becerilerini güçlendirir.
Dil becerileri, hem iş hayatında entegrasyonu kolaylaştırır hem de çocukların dil gelişimini destekler. Birden fazla dil bilmek, kültürel bağları korurken yeni ortamlara uyumu artırır.
Chat with AI
Loading...
Pro features
Go deeper with this episode
Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.