Go back

Girizgâh

27m 11s

Girizgâh

Bu program, salgın günlerinde Türkiye'nin gündemini ele alan yeni bir radyo yayınının ilk bölümüdür. Sunucular, programın neden başlatıldığını açıklarken, salgın konusunun gündemi yoğun şekilde meşgul ettiğini ve birçok konuğun biriktiğini belirtiyor. İlerleyen bölümlerde sağlık çalışanları, psikiyatri derneği projeleri, tarihsel salgın mücadeleleri, ekonomik etkiler ve karantina günlerinde anayasal haklar gibi konulara yer verileceği ifade ediliyor. Sunucular, Türkiye'de salgınla ilgili şeffaflık eksikliğine dikkat çekiyor ve bilimsel bilgiye güvenin önemini vurguluyor. Ayrıca, "bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olma" sözü üzerinden öğrenme kültürüne dair eleştirel bir tartışma yürütülüyor: Bu sözün mecazi anlamının öğrenmeyi yücelttiği, ancak gerçek anlamda alındığında sorunlu olduğu belirtiliyor. Program, dinleyicilerden destek isteyerek ve radyonun hakikat peşinde koşma misyonunu hatırlatarak sona eriyor.

Transcription

2632 Words, 17897 Characters

Turkish
[. müzik çalıyor. ] Bak Ayname. [. müzik çalıyor. ] Sağladın günlerinde memleket malzarıları. [. müzik çalıyor. ] Hazırlayan ve sunanlar güven güzel dere ve Ömer Madra. [. müzik çalıyor. ] Merhabalar. Merhaba. Günaydın. Günaydın. Yeni programımız hakkında birazcık konuşalım şimdi. Evet. Corona Vaka'yı namesi ya da Vaka'yı namet alt başlığımızda salgın günlerinde memleket malzarıları. İlk programı yapıyoruz. Bu programda işsizlisine yaparak konuk olmadan bizzara konuşalım diye düşündük. Bundan sonraki bütün programlarda bir konuk olacak çok büyük ihtimalle. Niye böyle yeni bir programı karar verdik? Ben biraz bunu isterseniz anlatayım. İkinci bir açık bilinç programı değil. Açık bilinç iki falan gibi bir program benim aklımda yok. Salgın konusu hal ile gündemi meşgul ediyor ve sırada son derece yüksek sayıda hem konuk birikmiş vaziyette üstelik. Salgın hal ile Türkiye'nin gündemi içinde çok önemli bir hale geldi. Alp bir iki açık bilinç de genellikle yalnızca Türkiye'yi kapsamayan daha genell bir şekilde konuları el almaya çalışıyordu. Yani açık bilince sığmaz oldu. Halbuki konuğun emli ve genellikle sesleri duyulmayan ama duyulmasında fayda olan da pek çok kişi olduğunu düşünüyorum. Bu salgın üzerine yazan çizen konuşanlara gariysinde dolayısıyla böyle bir salgın gündemi programı yapmaya karar verdik. Benim ümmüydim onu da söyleyeyim. İlk programda söyleyecek bir şey değil belki ama bu programın bir yayın döneminden ibaret olması çünkü salgın gündemin işte bu yayın dönemi bittiği zaman da iflamış olacak yani. Böyle olursa bu programında varlışsa bir zaten ortadan. O talak yokmuş olacak evet. Bu programla birlikte şimdi haftada üçe çıkmış oldu benim radio sesimin duyulması. Hem herkes bıkacak uzunca düşünüyorum ama radioculuk insanı böyle içine çeken bir şey. Diğenmezse yani başka işleyim güçleyim da var yapmak istediği bilen de varysıyla uzak durmak çabasını da hakkında tutuyorum diğenden. Şimdi bu programda mesela nelerden bah dedicez önümüzdeki haftalarda ben hemen ilk haftada ilk programda salgın çalışanlarının sesleri biraz duysun istiyorum çünkü. Hem fedakya çalışıyorlar. Hem bence bu özüleyli çalışmaları sayesinde Türkiye'nin kahinesi belki olabileceğinden çok daha iyi durumda gücüküyor. Fakat eminim pek çok zorluklar altında çalışıyorlar. Belki anlatmak istedikleri bir şeyler var sesleri duyulması mümkün olacak ise bu şekilde düşündük. Sağlık çalışanları ardından da Türkiye psikiyatli dergine yaptığı projeler var. Sağlık çalışanlar. Yani bu zor şartlayda sürekli hastalık riskine mağarız kalan insanların ruh sağlığının korunması açısından bir tekın projeler yapıyor Türkiye psikiyatli dergine. O konuyu da gündeme getireceğiz. Fakat bu diziye aynı programda ya onu izleyen ayrı bir programda. Fakat bunların yanısına yani bizim ülkemizin topraklarında tarih boyunca salgınla mücadeleler nasıl olmuş? Bu ilginç bir konu ya da salgına bağlı ekonomik gidişat konusunda ne söylenebilir? Bunların hepsi Türkiye gündemini meşgul eden önemli konular karantina günlerinde anayasal haklarımız ne? Bu konudurken hepsi hakkında yazan son derece hakkı başında benim beğendiğim insanlar var. Bu kişileride konuk olarak programda çıkartmaya çalışacağız. Evet Amerika Birleşikler etlerinde filan tabi bazı açılardan çok bahim ne şeyler oluyor yani neredeyse bir grubun özellikle bazı kesimlerin siyahlar başta olmak üzere ve yoksullar. Neredeyse feda edildiği ekonominin açılmasının ana gündem maddesi olduğu görülüyor. Böyle bir büyük bir belirsizlik ve morasizlik de hüküm süren pek çok ülke var Türkiye'de de nispeten iyi bir durum olup olmadığı tartışmaları da yapılıyor sürekli olarak. Onun için de özellikle bu şeyin en önsafında olan işte salık çalışanlarının filan bulunması tabii çok önemli onların sözlerine kulak vermek onlar tabica ise cephenin en önünde bulunanlar savaşa benzetmek istemiyorum ama bunu. Evet ve yani nasıl bir zor bir ilgini aslında tam hayal edemiyoruz bu yüzden de biraz duymaktadığı fayda oluyor diye düşünüyorum ki gerçekten taktik edebilelim yaptıklarını. Amerika konusunda çok haklısınız Amerika bu salgın da mücadele konusunda sayıdan çok fena çuvalıdı sınıfta kaldı. Balık baştan kokaç falan deniyor işte böyle en başta hiç böyle durumlarda olmaması gereken belki en son olmasını isteyeceğiniz türde bir insan başkan olarak yeralde için bunun yaratı kaos sahiden inanılmaz bir çaresizlikisi yaratıyor Amerika'daki insanlarda pek çok yerinde. Yani hasta olsun size kabul edecek hastane var mı o hastanede dağımı betere olacaksınız, ne olacaksınız ama bir çiç bir büyük parça bile güveniyor ve şu anda Amerika'da bu salgın eskiyle yaşıyor olmak herkesin çok enişeve iyice bir şey gerçekten. Türkiye'de durum nedir? Bunu bu konuda bir şey demektan ben açık bir ilişteşinde yakaladık pek çok program yaptık. Coronavirus salgını üstüne özellikle kaçındım çünkü aslında yeterince bilgiye sahip olup olmadığımızı bilmiyorum ve genellikle bu gibi konular da ki doğru değerlendirmeler işte belli bir estüre geçtikten sonra ve bütün bu bilgiler işiyle geldikten sonra ortaya çıkıyor yani belki altta sonra bir sene sonra filan neyse hemen bugünden bakıp işte çok iyi çok başarışlar yapıyoruz ve da çok kötü işler yapıyoruz, çok enağa durumdayız. Demek pek haklı gözükmüyor bana yani memnun olmak için de bir tekm sebepler var bundan nereden daha da teyli bir şekilde konuşuyoruz. Fakat şeffaflıkla ilgili sorunlar olduğu da açık yani her gün bilgilen değiliyoruz fakat demogafik bilgiden bir coğrafi bilgiye kadar pek çok konu aslında bize verilmiyor, sunulmuyor oysa bunun sunulduğu pek çok başka ülke var. Ancak bundan hepsi göz önünde alındığı zaman kaynımızdeki not ne ye kayayabileceğiz gibi gözüküyor ben bu da şimdi bir de bir şey ekleyim bu kaynımızdeki not derken salgınla mücadele konusu çok hassas bir konu benim de karşıma çıktı, şuradan gördüm açık bilinci programının duyularını ben bir trute hesabı var oradan yerleştiriyorum. Onun dışında o hesapta başka bir aktivite olmuyor yani herhangi bir polemiye filan da yemek istemediğimden kimseyle doğrudan bir yüzleşmedi de hiçbir zaman bu da bir tek işte haklı pazar etesi günü. Söyleyiyor. Yine giden. Jeyik programı. ne olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Önceki hafta hatırlayacaksınız. Finlandan diye adam ve Almanya'dan iki konuğumuz olmuştu. Orada da durum nasıl diye bakmıştık. Ben de duyurdu. İşte bu iki başarı örneke olan Finlandan diye ve Almanya'dan bizim Türkiye olarak öğrenebilecek bir şeyimiz var mı diye başlığı koydum. Şimdi bu bile bir süre insanı kızdırmış. Yani oranacak çok şeyimiz var ya da daha neler yineler yapmak durumundayız. Çok uginakmak imamı. Sen dememiştim. Örenebilecek bir şeyimiz var mı? Son derece, ökür al bir soruydu. İşte böyle gelen çeşitli, zarafetli yorumlar arasında yürü git ne oranacakmışız. Onlar bizden oransın. Falan tarizi aslında dil bilgisiyede bu ifadenin zarafetine uygun bir şekilde bozuk olan ve şimdi burada söylemek istemeyeceğim. Bir tekin baharatı da sözcüklerinde içinde sertmişti. Finlandan yorumlar gördüm. Bu hem bu salgın konusunda böyle bir hassasiyet olduğunu bana gösteriyor. Yani işte biz herkesten iyiyiz dokunmayın, eleştirmeyin. Biraz Türk'ün Türk'ün propaganda sından özellikle hoşlanan bir kesin var belli ki. Fakat bir de buradan başka bir konu yattayım. Bu öğrenme konusu ile ilgili aslında genel olarak belki kültürümüzde yer etmiş. İlginç bir nokta olabileceğini düşünmeye başladım. Diyisinden bir şey öğrenmek sanki böyle küçük senmek falan gibi ya da diğer insanın üstünlüğünü kabul edip bir şekilde boyun eğmekmiş falan gibi düşünülüyor. Böyle melecabaydı aslında sizin de fikriğinizi sormak isteyim. Çünkü bir yandan böyle biz onlardan ne öğreneceğiz, onlar bizden öğrensin. Yani böyle öğreniyor konumda olmak, öğrenci konumunda olmak aşağıya iyice bir şey gibi sanki. Hatta yıacaksınız. Türkiye futbolunun pek alacak günlüğü olduğunu söyleyemeyeceğim. İsimleyin de bir tanesi bir sefer böyle kızmış bir baştan sonra. Ben ders almam ve yıkayım falan demişti. Yani ders almak böyle aşağlanmak anlamına geliyor birisinden bir şey öğreniyorsunuz. Ne? Bir nesebet falan. Şimdi bunu ben doğrusunu isterseniz yani burada konuyu biraz da attık ama çok da merak ettim bir ruh hali. Yani ben ders almam çünkü artık öğrenci ekip bir şey mi yok, hiçbir şey öğrenmeye ihtiyacım yok. Şişten fazla ders veririm gibi düşünüyor olmak herhalde müthiş bir rahatlık duygu su getirse gerektir. İnsan artık öğrenci ekip biriniz kalmadı yani. Şimdi size bunu ben hiçbir zaman ayatta ulaşabileceğimi sanmıyorum ama hani simülasyon olarak şöyle bir dakika kadar nasıl oluyormuş böyle bir insan olmak diye. Bunu tecrübetmek mümkün olsaydı doğrusu isterdim. Evet yani öğrenmek ki taynetci önemli bir şey çünkü bu şöyle de bağlanıyor. Bağlığına bilir hakikati beşinde koşabilmek için yani bilim bütün bu yıllar içinde gerek iklim konusunda gerekse bazı başka önemli konullarda. Yani bilimin izinden gitmediğiniz zaman yani onu takip etmediğiniz zaman bilimsel bilgilerle rahatlıkla ulaşamadığınız zaman. Ya tamamen rededip tamamen her şeyi kendinizin bildiği varsayım. İl hareket etmeniz gerekecek. Bu sizin de söylediğiniz geçgi bir rahatlık sağlayabilir tabii ama aldatıcı olur. Yani o zaman zaten şefaflık peşinde koşmanın filanında bir alemi yok çünkü zaten bilim ve kulak asmıyorsanız bilim insanlarının bu konuda araştırmaların var güçleriyle bu konuda yayı yapan çevrelerin filan bilimsel bilgilerini önem vermiyorsanız o zaman zaten size verilen bilgi sats olarak benim siyoi itselleştiriyorsunuz demektir. Bu da bize yallaman yaptığımız işin yani radio da özellikle de bu şimdi destek ihtiyacını da duyurduğumuz sık sık duyurduğumuz günlerde de hakikati peşinde olan bir radio'nun nevlemi olacağını gibi bir soru neada var oluşsal bir soru ya da geri döndürebilir yani insan. Evet doğru çok haklısınız sahiden var oluşsal bir soru var burada ve açıkka da her zaman daha önce dediğim gibi bir az klopedi gibi ben görüyorum yani her an her şeyini 24 saat boyunca dinleymiyorum haline bir az klopediği de genellikle birinci sayfasından sonra da fasına kadar okumuyoruz ama ne gerekece bir yerinde buluyoruz yani işte aklınız müzikleri ile mi ilgileniyoruz tamam ya da İstanbul'un mimari tarihi mi ilgimiz çekiyor onunla ilgili bir program da var ve her programın pek çok öğretici yeni var en değerli tarafı da bu bence açıkladın. Öğrenme konusunda böyle bu kadar hassas ve defensif olmaktan nasıl kurtulunabilir bunu da doğrusu pek bilmiyorum fakat öğrenme konusuna böyle negatif bir şekilde bakmak ve bilgiyle ilişkimizi de böyle sorunlu bir şekilde ortaya koymak bence mesela bu komplo teorilerine inanmadaki eğilimimizin yüksek olduğunu falan da gösteriyor. Alanda gösteriyor olabilir. Bu konuda bir program yapmak istiyorum açık bilişte bir dinleyicimizde yazmış böyle bir program yapmanızı iyi olarak falan diye. Bu konuyu sahte haber paradigmasına da bağlamak istiyorum çünkü komplo teorilerine inanma eğilimi işte böyle en olmadıklı haberlerin virali bir şekilde yayılması nıda kolaylaştırıyor. Nasıl da bu böyle daha geniş bir yani bir seri içinde ile alınması gereken bir mesele fakat şimdi bunu bir de şunla karşılaştığı alın bir kontrast olması bağlundan bir yandan bilgiyle böyle bir negatif bir ilişkimiz var. Yani bir şey var ve tek yandan yine bu topraklardan çıkmış ve kutsal ve kişiye atredilen bir söz müsebe bana bir herif örgetenin kırkil köleysi olur mu? Bir hadis lütfen şimdi bu söz hep tek oğlumlu bir şekilde kullanılık yani herkes işte bakın öğrenmek ne kadar önemli falan. Hz Ali'ye hep atrediler ek söylemek ben öyle duymuştum. Tabi kokuldan bir fakat o konuda bir tartışma olduğunu görüyorum. Merak ettim biraz baktım yani aslında kimin söylemiş olduğu ya da herhangi bir kişinin gerçekten söylemiş olup olmadı. Yoksa yalnızca Hz Ali'e mi atfedilmiş bir söz. Bu konu anladığım kadarıyla o alanda kilitaret öyle tartışmalı bir konu. Herhalde fakat bu bana bir herif örgetenin kırkil köleysi olur mu? Sözünü evet yani mecazi olarak düşünürsek öğrenmenin önemini burgulu öfilen o açıdan bence de çok olum mu? Bir söz ama mecazi olarak değil de littareli olarak anlayacak olursanız aslında çok garipkik değiş olduğunu herhalde hemen fark edeceksiniz. Yani insanın bilmediği bir harf olabilir. Kırk yıl kölelik yapmak çok ağır değil. Kaza radyesi gelip size iki tane yeni harfi öylesi yandınız yani 80 sene bütün ömrünüze buna vermek zorundasınız. Zaten kölelik kuru mu iyi bir kuru mu değil filan yani bunu da böylece onaylamış mı oluyoruz? Köyle olmayı taevite de rerek kırk yıl. Ya da şöyle bana gözüküyor yani bunu diyen bir insan gerçekten bunu kastı diyorsa gerçekten bir harf şörek tane kırk yıl köle olacağım diyorsa ya ben her şeyi öğrendim yani artık öylenecek tek bir harf bile kalmadı diye düşünüyor olabilir. O kadar kendine güveniyor ki böyle bir pahideden işte ben derse alman veririm gibi ama öyle olmadığına imi yani hazretlerle böyle bir şey demiş olamaz dediyse bu sözü dediyse bile bunu kastetmiş olamaz. Şunu da kastetmiş olamaz yani ben o kadar öğrenme özür diliyim ki bir harf bile bana kimse öğretemiyor dolayısıyla bir varsın. bir örgeten kırk yokuyla söyleyeceğim ama yani ya bir halk bile öğrenemeyeceğinizi ya da bütün halkleri zaten öğrenmiş olduğunuzda ve başka hiçbir yeni halk öğrencek bir yeni halk olmadığını düşünüyor olmanız lazım ki böyle bir söz söylüyorsunuz. Yani olumlu bir şey söylemeye çalışırken de öğrenme konusunda aslında böyle kendimizi sorunlu bir yerde buluyoruz. Bilgiyle hal birki daha açık ve daha böyle dramatik olmayan ama içinde heves barındıran bir ilişkimiz olabilir olabilirsiniz. Onu da artık. Evet yani biz de aslında manifesto'da bundan tam 25 yıl önce az yıran 1995'te açık adiyonun kuruluş manifestosunu da diyemileceğim. Bu da benzer bir şeyde söylemişti ki bir size hiç bir şey öğretmeyeceğimize inanabilirsiniz gibilerden bile. O olsa geçici meraksızlık sendromuna, bazı öneriler de bulunucağıst şeklinde bir ifade de bulunmuştuk. Bu da öğrenmeni sonu olmadığı anlamına gelen bir söz düzelten. Evet fakat şu konuda yanılmış olduğunuzu sömektirmundayım. Bana pek çok şey örgetti açık geldiği yıllar içinde bu adı Sıvana'da müteşek kirim doğrusu. Peki programı bitirmeden aslında destek haftasında olduğumuzu yeniden hatırlatmakta fayda var. Değil mi Ömer Bey? Evet. Eraslan şu anda burada yok bu anonsa katkıda bulunmak için ama biz yine hatırlatalım. Evet yani bu gerçekten de çok zorlu günlerden geçerken açık radiyonun esas itibariyle onlar siz yapamayacağı tek şey dinleyicisi olmadan bir toplulu kadiyosu bir hiç zaten öyle bir şey olamaz. Üstelikte bunca yıldır 16 yıl boyunca da giderek güçlenen ve o işe olan bir coşkusu da artan neş bir şenlik radio şenliğine dönmüş tatlı bir bir çeşit model bile oluşturduğu biraz iddialı bir laf olacak ama söyle ne bilirdi. Bu sefer bu korona covid-19 şatlarında bunu gerçekleştiremedik. Herkes evlerine kapalı olarak yani bir kov center bir arama merkezi orada çalışan telefonlara bakacak genç arkadaşlarımız olur da her teferinde. Onları da tehlikeye atmanın ve kimseye tehlikeye atmanın şey olmadığı için hızlı bir örgütlenmeye gittik ve herkese evden bu sayısız programın yürü tülmesini bir yandan sürdürken bir yandan da düşük profillerde olsa dinleyicilerden desteklerini esirge memeleri hatta bu dönemde daha da önemli olduğunu evlerimizden işte eraslanda çeşitli bulunduğu yerlerden programlara gidip katılıp söyleyerek bunu gerçekleştiriyordu oldukça da büyük bir ilgi yakınlık gördüğümüz olan stümektuplarında geldiğinden anlaşılıyordu. O yüzden yani bizim de onlardan çok öğrenecek şeyimiz olduğu da aşikardin neyici medesteşilerimizden yani gayet buralık bir dönemde çok mutlu edici gelişmelerde olduğunu söyleyebiliriz. Evet ve herhangi iyi tainata ulaşım olan bir yücü hazdan açıklardıyor komperi adresini gidince hemen orada bir destek butonu var buna tıklamak ve destekte bulunmak mümkün yarım saatlik bir program için 150 lira bir saatlik bir program için 250 lira ve katları şeklinde gidiyor yani şenlikli cümüşlü bir şekilde destek istiyemezsektir bir şekilde destek ihtiyacı radyonun sürüyor ve bu programı dinleyen herkeslendi şimdi burada gıcayetmiş olalım lütfen geciktirmeden hemen şu anda bu destekte bulunun böylece teklifte çalışıyor. Evet ben de öyle açık radyon nokta kom nokta teyre üzerinden bir düğmeye basarak bunun sağlayabiliyorsunuz ben de söyleyeyim yani seçilen programye inlandığı zamanda destekçinladığı programın başında ve sonunda da anlıyoruz teşe külle tabii. Ya bütün şey böyle bir kaç bin dinleyicimiz var her yıl tekrarlanan bu maddikat kıydı ve tabi ki fikriği duyrsa al hatta katılımı ileda radyonun kalıcı bir meclara olması ve hakikatleri mümkün olduğu oranda kovalayıp nakredebilmesi imkanı da salıyoruz 'den de hemen destek bir siyacbit olduğun bir kez daha söyleyerek bitirebiliriz istersiniz programı da. Evet korona vakayın âmesi salgın günlerinde memleket manzaraya verir programının ilkinin sonuna geldik gelecek hafta da niti bari konuklarımızda birlikte her cumasa bu her karşınızda olacak efendim. Çok teşekkürler hoşça kalın. Hoşça kalın. [Kalkan kapanma sesi] Bakayin âmesi. [Kalkan kapanma sesi] Salgın günlerinde memleket manzaraları. [Kalkan kapanma sesi] Hazırlayan ve sunanlar güven güzel dere ve Ömer Madra. [Müzik] Desteyi için açık radyodini içinse en hazine dara teşekkür ederiz. açıklopedi dinlediğimiz zaman kendim gibi olan insanlarla bir bağlantı kurulmuş gibi hissediyorum. Yani bir tür an sıklopedi gibi aslında açıkladiyor ve bir buluşman noktası gibi diyenden bir an sıklopediği de belki başından sonuna okumasızsınız bir radyoyda 24 saat boyunca dinlemenin imkanı yok ama içinden seçip işte bilgimizin yoğunlaştığı konular da botaniyle ilgileneyorsak botani konusunda, akdeniz müzikle ilgiliyorsak, akdeniz müzikle konusunda bir program bulmak mümkün ve bu programlarda hep güzel şeyler öyelik başkalarıyla bunu paylaşmak isteyen insanlarla karşılaşmış oluyoruz. Radyo böyle bir bağlantın noktası

Podcast Summary

Key Points:

  1. Yeni program "Corona Vakayinamesi / Salgın Günlerinde Memleket Manzaraları" başlığıyla başlatılıyor.
  2. Programın amacı, salgın sürecinde sesi duyulmayan kesimlere (sağlık çalışanları, psikiyatri derneği projeleri vb.) odaklanmak.
  3. Türkiye'de salgınla mücadelede şeffaflık sorunları olduğu, demografik ve coğrafi bilgilerin yeterince paylaşılmadığı vurgulanıyor.
  4. Öğrenme kültürüne dair eleştirel bir bakış
  5. Komplo teorilerine inanma eğilimi ve yanlış bilginin yayılmasıyla bağlantılı olarak bilimsel bilgiye güvenin önemi vurgulanıyor.
  6. Açık Radyo'nun destek haftasında olduğu hatırlatılıyor; dinleyicilerden maddi destek isteniyor.

Summary:

Bu program, salgın günlerinde Türkiye'nin gündemini ele alan yeni bir radyo yayınının ilk bölümüdür. Sunucular, programın neden başlatıldığını açıklarken, salgın konusunun gündemi yoğun şekilde meşgul ettiğini ve birçok konuğun biriktiğini belirtiyor. İlerleyen bölümlerde sağlık çalışanları, psikiyatri derneği projeleri, tarihsel salgın mücadeleleri, ekonomik etkiler ve karantina günlerinde anayasal haklar gibi konulara yer verileceği ifade ediliyor.

Sunucular, Türkiye'de salgınla ilgili şeffaflık eksikliğine dikkat çekiyor ve bilimsel bilgiye güvenin önemini vurguluyor. Ayrıca, "bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olma" sözü üzerinden öğrenme kültürüne dair eleştirel bir tartışma yürütülüyor: Bu sözün mecazi anlamının öğrenmeyi yücelttiği, ancak gerçek anlamda alındığında sorunlu olduğu belirtiliyor. Program, dinleyicilerden destek isteyerek ve radyonun hakikat peşinde koşma misyonunu hatırlatarak sona eriyor.

FAQs

Programın adı 'Corona Vaka'yı Namesi ya da Vaka'yı Namet: Salgın Günlerinde Memleket Manzaraları'. Salgınla mücadele, sağlık çalışanlarının durumu, ekonomik etkiler, karantina günlerinde anayasal haklar gibi konular işlenecek.

Salgın konusu gündemi yoğun şekilde meşgul ettiği ve açık bilinç programına sığmadığı için bu ayrı program yapıldı. Amaç, salgına dair sesi duyulmayan kişilere yer vermek.

İlk programda konuk olmadan bizzat sunucular konuştu. Sonraki programlarda sağlık çalışanları, psikiyatri derneği temsilcileri ve salgınla ilgili uzmanlar konuk edilecek.

Evet, demografik ve coğrafi bilgiler gibi veriler yeterince paylaşılmıyor. Bu durum, diğer ülkelerle kıyaslandığında şeffaflık açısından eksiklik olduğunu gösteriyor.

Öğrenmenin bir zayıflık gibi algılanması, bilgiyle sorunlu bir ilişkiye işaret ediyor. Bu durum, komplo teorilerine inanma eğilimini de artırıyor. Program, öğrenme hevesini teşvik etmeyi amaçlıyor.

Dinleyiciler, açık radyo nokta com nokta tr adresindeki destek butonuna tıklayarak programa katkıda bulunabiliyor. Yarım saatlik program için 150 TL, bir saatlik için 250 TL ve katları şeklinde bağış yapılabiliyor.

Chat with AI

Loading...

Pro features

Go deeper with this episode

Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.