Go back

Artık Erkek Dünyası Değil

49m 43s

Artık Erkek Dünyası Değil

Bu transkript, insanın karmaşık doğasını ve toplumsal cinsiyet rollerinin tarihsel süreçteki değişmezliğini ele alarak başlamaktadır. Konuşmacı, kadın ve erkek arasındaki ayrımın biyolojik ve kültürel kökenlerine değinirken, günümüz dünyasının hâlâ erkek merkezli olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle emniyet kemeri testlerinde sadece erkek manken kullanılması gibi somut örneklerle, kadınların sistematik olarak dışlandığı gösterilmiştir. Finans sektöründe kadın istihdamının yüksek olmasına rağmen, üst yönetimde kadın oranının artırılması için sistematik çabalar gerektiği ifade edilmiştir. Konuşmacı, toplumsal cinsiyet eşitliği için kotalar, esnek çalışma ve bilinçlendirme eğitimleri gibi araçların önemine değinmiştir. Ayrıca, kadınların iş hayatında karşılaştığı “cam tavan” ve önyargılar, anne olma gibi durumlarla daha da belirginleşmektedir. Sonuç olarak, kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğin aşılması için kurumsal düzeyde fırsat eşitliği sağlanması, bilinçlendirme çalışmaları ve esnek çalışma modellerinin yaygınlaştırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Transcription

6076 Words, 42884 Characters

Turkish
[MÜZİK ÇALIYOR] İnsan anlamak, tarif etmek, yorumlamak güç. Bazen psikolojisi de şekiliriyor, bazen biolojisiyle. Kimi zaman genetik özellikleri, kimi zamanası, kültürler kodlarıyla. En ortak özelliklerimizden biri de temberliği programlı zihnimiz. Mümkün olan en kısa zamanda, mümkün olan en az enerjiyle, mümkün olan en büyük fayda yolaşmaya çalışıyoruz. Bu yüzden aynatılarla uğraşmaktansa genelmeler peşinde koşuyoruz. Hayali kavramlar, sınıflar, gruplar yaratıp, mümkün olan her şeyi onlardan birine sığdırmak istiyoruz. Bin bir çişidine, bin bir örnek vermek mümkünse de, bu bölümün gerekçesini oluşturması adına en genel, en evrensel ve en kadim olanından alın. Kadınlar ve erkekler elbette. Doğay uyumsuz yaratılmış, tek canlı türü olarak insan 800 kuşak boyunca mara kovuklarında ve kutlular da yaşamışım. Kendinden çok daha güçlü canlılarla bezeriz, orlu çevre koşulları sebebiyle, hemen her şeyi bedensel üstünlüklerim ve el becerilerinin belirlediği uzun bir süreçten geçmişim. Neredeyse 200 yıldır gerçek anlamı zinsel kabiliyetlerimiz, insanı erdemlerimiz ve sosyal becerilerimiz tanımlıyor. Fakat ne ilginçtir ki, kadın ve erkek krişelerimiz, toplundaki yerimiz ve rol da alımlarımız, bu değişimden neredeyse hiç etkilenmeden kireş tutmayı başardım. Sana'yı toplumundan başlayan eşittikçi topluma dayalı ve üretken niye katkısıyla karşılık olan değerler sesi? Hemen ardından bir işim ve yapay zekâh çağına sıçramış olsa da bu dünya hâl akuralları, standartları, değer yargıları ve kültür alkodlarıyla tam bir erkek dünyası. Suit bir kavram olmasın diye meşhur bir örneği verenerek ne demek istediğimi pek iştirmeye çalışayım. Araştırımızın en standart birleşenlerinden emniyet kemerinin geliştirilme çalışmalarında hep ortalama erkek bedenip ozalımmış. Çarpma testlerinde de benzer şekildi de sadece erkek mankenler kullanılmış. Dolayısıyla tüm iyileştirilmeler erkek odaklı gerçekleşmiş. Ve bu yüzden, işte sırf bu yüzden trafik kazalarında kadınların yaralanma ve ölme oranı onlarca yıl boyu erkekleri kıyasla yüzde on yedi ve daha fazla olmuş. Bunun hem yanlış hem de toplumun en iyi ihtimalle yarısını dışlayan bir yaklaşım olduğu ancak 2000'li yıllardanlaşılmış. İnanabiliyor musunuz buna? 2000'li yıllar. İşte böyle iril o farklı binlerce örnek ve gerekçeden ötürü dünya erkekler günü diye bir şey yok. Bakarsınız ilerde durum değişir, bilmiyorum. Ama o zaman adek içinde bulunduğumuz haftanın hepimize verdiği yetki ve sormulukla kadınlar çerçevesine bakmak istedim. Ad-Dinaşan Yaşam Rehbberinin 99. bölümünde kadın ve erkek ayrımının en soluklaştığı beyaz yakad dünyasından kadınların en görünür ve hakim olduğu finans sektöründen konum, ebru, taşı, feruz boyu mevcut durumu, güncel çalışmaları ve geleceğin fırsatlarını ele alacağız. Ebru Hanım hoş geldiniz. Çok teşekkür ederim. Çok sağ olun. Ve her zaman olduğu gibi Ebru Hanım'a geçmeden uzun uzun sohbet edeceğiz bu konuları ama her zaman ki şu sözcümüzü bir aktaralım. Neyden söz edeceğiz? Ne derden bahsedeceğiz? Ne kast edeceğiz? Daha doğrusu bir başka açısıyla toplumsal belleyimizde, hafızımızda onlar nasıl yer etmiş? Sözüklüğleri nasıl geçmiş ona bakalım. Sadece iki kavramı okacağım, laf fazla uzatmamak için kadın ve cinseyet. Hangisinden başladın? Cinseyet tam başlamı. Cinseyet tahmin edeceğiniz gibi. Arapçam cinse kökünden geliyor. Tür demek işte. Soy demek tahmin edeceğiniz üzere. Ama sözcük tanımınla şöyle tanımlanmış, açıklamış. Biraya, biraya, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkek de dişiyi ayrı da ettiren yaratılış özelliği. Böyle sene basit ham haliyle böyle. Kadın tabirine gelirse kadın özür çe. Aslında hatundan türemiş. Yani hatun, katun o kadın nasıl dönüp şu onu. Hani barın sizi seyuvuvu cümlenleri sözcüklerin dönüşümü çok enteresan. Bazen hayal etmek zor oluyor. Bir başka köküde yani anlamı da hakanın. Yani hanım da oradan geliyor. Hanım, han, hakan, vesaire, serdar, lider. Onun eşi ya da kızı anlamında. Kraliç anlamında yani bir başkatanımı yine kadın bu demek kraliç edemi. Tüktü kurumu sözcüğü ise daha alt kavramları belirginleştiriyor. Şöyle diyor. Erişkin dişi insan hatun, hatun kişi, bayan, karı, niysa ve zen. Bunların hepsi dinimize yansın alır. İlginç tabi tanımlarında daha da belirginleşiyor. Diyor ki bu cinsten olup evlenmiş veya bir erkek de beraber olmuş kimse avrat demekmiş. Avratlı biliyorsunuz o eski Türkçe'den gelenmiş. Anılık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan kişi demekmiş, aydıvandı kadın. Birazdan bunun kökenine geleceğim. Ve dördüncü ve son anlamında ise ev işlerinde çalışan bayan. Düşünebiliyor musunuz? Tüktü kurumu sözcüğünde böyle. Şimdi size kütüphanemden bu konuda çok başvurdum. Çok kıymet verdim. İki kitabı paylaşacağım. Bölüm notlarına da ekliyorum. Teemin etmeniz. Birinin kolay birinin o kadar değil. İki melek özlem sezerin, korku taptan çıkan ve 2010 yılında Halk Bin'i ödülü alan benim de dördüncü basısının da tanıştım. Masallar ve toplumsal cinciye tatlı kitabı. Çok güzel bir kitap. Ve başlı aşağı yukarı her şeyi anlatıyor ama. Tümredicinin üzere masallardaki kadın ve erkek rollerini işliyor. Niye pahamuk prenses? Niye prens? Niye öper öpmez iyilişiyor? Pahamuk prensesin başına neler geliyor? Hansel ve Greter'le ne oluyor? Hansel'e ne oluyor? Greter'le ne oluyor? Neden hep üveyi anne var? Niye hiç üveyi babay yok? gibi. Çok ilginç. Şimdiye kadar belki hiç dikkatinizi çekmeyen. Ama bir fark ettiğinizde hani bu matriksin sonunda kodların anlamı ihtiva etmesi gibi. Ah gerçekten diyeceğiniz bir kitap. İkinci size bir akademisyen kıymetli Firdes Helvacı'a olunun ki, kendisem sosyalıca hem de kadın araştırmaları alanındaki akademik farlyetleriyle kularınızda yer etmiş olabilir. Firdes Helvacı'a olununun kaynak yayınlarından ders kitaplarında cinciye çirik adlı esasında üniversite tezzi. 1998-1995 yıllar arasında Türkiye'de milliyetin bakanların ders kitaplarında kızlarım ve olanların, kadınlarım ve erkeklerini nasıl değiştiğini gösteriyor? Bir üniversite akademik çalışma, dolaşılığından internetten kesinlerine ve sanıyorum tamamına dolaşmanız mümkün. Firdes Hanım'ın bu gençik fotoğrafı yada sizi tanıştırmış anay. Baskısı yok, nadir kitapta baktım yayın hazırlanırken yedi buçukleri bile buldum. Muhteşem. Yani şöyle söyleyeyim, benim çok başvurdum bir kitapta. İçinde böyle hani Cumhuriyet'in erken dönemlerinden kesitler var. Çok güzel taramaları değil ama çok ibretlik. Yani şöyle söyleyeyim, 1998'lerde erken Cumhuriyet'te işte dizleri üstünde kalkmayı çalışan bir ülkenin medeniyete, beşeriyete bakan yüzünde kız ve erkek, kadın ve erkek, karı ve koca, evin içerisinde, hayatın içerisinde, eşit rollere sahip, hayatın içerisinde, çocuğu yetiştirirken eşit sorumluluk ve rollerde ve doksanlara giden yolla. Adım adım, ufak ufak, ısıl ısıl. Bir bakıyorsunuz ki, kadın anne olmuş, evinde oturmuş, fasulye ayıklıyor, erkek hayatını derdine düşmüş. Dünyayı kurtarıyor ve sonra işte bugünlere kadar geliyoruz. Yani bir çok ayrıntıdan beslenen çok büyük bir meseleye bakacağız sonunlarınız büyük kolay gelsin şimdi. Lan ama, öncelikle bir sizti anayarak başlayalım ben ümvanınızdan, kurumunuzdan bahsetmedim, eminim belirli'ci de olacaktır. Bizi bir öncelikle kendinizi tanıdınız. Tabii ki, öncelikle çok teşekkürler. Bu kadar, anlamlı bir konuda, sizin kadar derim bir donanıma ve bilgiye sahip ki, girişecek ki, anlaktıklarınız bile bence bu konun etrafında çok çarpıcı ifadeler ve veriler ve öneriler vardı. Ben de kitaplarını not ediyorum. Çok çok kıymeti, teşekkür ediyorum. Ben Ebris Aşçı Firuz Bay, granted baby'a, yetenek ve kültürden sonra mı genelmedir yardımcısıyım. Aynı zamanda, gru şirketlerinde belli sorumluklarım var. Biraz sonra bahsedeceğiz. Öğraf öğretmenek ademisi bakmandığı yönetim kurulu başkanıyım. Ne güzel. Evet, bu konuda mutlaka sormak istiyorum. Yanılmadım değil mi? Finas, kadınların kendilerini çok mu? Bu arada bildiği sektörlerden biri, garanti bebeği, bir. -Daha. -İşte zaten ineradenin nedir orada? Doğru. Yani biz de şu an toplam çalışanlarımızın yaklaşık yüze 54'i, kadın çalışanlar. -İlten doğru ya. -Evet. -Finans sektör o anlamda kadın istihdamının. -Ne? -Birli bazı sektörlere göre daha yüksek oldu bir sektör. Ama bunun haber haber, toplamın içindeki paye kadar. parklı verilere de bakmakta fayda var bu noktada. Yani yönetimdeki kadın oran anedir. Yönet serroğları üst yönetime çıktığımızda kadın oran anedir. Ki garanti bebeği ya da orada da gerçekten sistematik bir şekilde takip ettiğimiz bir durum olduğu için. oralar da hani gönü rahatlayı ile deyeneceğim. Şu an bizim üst yönetimizin %44'i kadın. Yine yönetici kadrolarında %40'ın üzerinde bir kadın oranımız var. Dolayısıyla toplam kadar. Çünkü sonuçta dünyanın fısına baktığınızda kadın verke geçitsa bir yerle geliyor. -Tak kendine fısına baktığınızda da öyle. -Hatak kadın bir parça daha yukarıda şu an. Dolayısıyla havuz aslında eşit. O havuzdan bizim ne kadar hem toplumsal kalkılma, hem ekonomi, hem de farklı vecilerden faydalanmak adına. ne kadar faydalanadığımız bizim başarımız diye bakıyorum. Ben de öyle bakıyorum, kurumunda öyle bakıyor. Bu işin biraz bir yana diğer yanında havuzun bir kısmı daha derin bir kısmı daha sıvı, bir kısmına daha fazla yematılıyor. Bir kısmı biraz daha böyle mücadele içeşsin. -Pardosa işte fırsat eşitliği geliyor. -Yok, evet, evet. -Belki bu aynen tıları gireceğiz ama son dönemde tabii böyle sıkça daha da sıkça kulağıma çalınır. Oldu bu kültür ve yetenek, insan ve kültür. Şimdi bu işler ben çocukken annemin babamın iş yerinden hatırlıyorum. Personel idareesi, personal yönetimi. Hatta sizin derneğinizde peryendiği ve personal yönetimi derneği o zamanlardan kalma. Böyle sürekli isim değiştiren bir başlık bu. Programızın formatından da anlılacağınız üzere ipuçlarına almışsızdır. Ben sözcüklere çok önem veriyorum. Çok tanımlayıcı, torsum gibi büyük gibi programlayıcı olduğunu düşünüyorum. Ne demek ki istiyor bu kültür ve yetenek, insan kaynaklarından nerede ayrılıyor? Şöyle insan kaynaklarını yolculuğu sizin de söylediğiniz gibi personalden, işte personal müdürlüğünden bu güle, ben başka noktalara geldi. Kurumların içindeki temsil ettiği fonksiyonu ağırlığı ve önemi de aslında çok değişti. Neden? İnsanın iş gücün denote, bir değer bir yetenek olduğu ile ilgili artık hepimiz hem fikiriz Kurum Salayatta. Bunun üzerine stratejik bir partner olarak artık insan kaynaklarını konulandırıyor. Bugün değişen dünyanın içinden aslında biz yeteneklerle teknolojiyle ama hepsinin ötesinde değişen ve ihtiyaç duyulan kültürü inşa ederek bir kurumu başarıyı götürebiliyoruz. O yüzden hem içeriye hem de bir anlamda buna yansiyan şekilde, ismide insan kaynaklarını bu anlamda daha çok yetenek ve kültürlü anılmaya başladı. Garanti bebeği veya da bizim yetenek dememizin ama özel bir nedeni var o da şu. Her bir çalışan bizim için yetenek, her bir çalışanımızın da bizim için taşıdı bir potansiyel var. Bizim kurum olarak ortaya çıkarmamız gereken şey, o potansiyeliyen yüksek performansa taşıyacak kurum kültürünü eşlik edebilmek. Dolayısıyla burada da insan kaynaklar aslında çok kritik bir oyle sahip. O kurum kültürünün doğru amacla, doğru ihtiyaçlarla ve iyi sonuçlara evleyecek şekilde inşa edilmesi. Bu tabii sadece insan kaynaklarını değil aynı zamanda bütün yönetiminin çalışanlarla birlikte de sahiplenmesi gereken bir olgu. Yetenek ve potansiyel diye baktığımızda hani konuza biraz bağlayacak olursam kadın erkek diye o eksen de baktığımızda. Şimdi bunların kapsayıcı bir kültürün içinde olmasa aslında o farkı kurumlarda performans olarak beraberinde getiriyor. Ve her ne kadar yetenek potansiyel dediğimiz kavramlar oluşturulabilirse de kültür. Size söylediniz, çok önemli bir tarihi miras. Kurumdan kurumada değişiyor. Evrensel bir kültür de yok değil mi? Evet, evet. Yani bir ikiyle hani toplum onun ülkenin getirdiği bir olgu var. Ama bugün kadın erkek meselezsiz sadece bizim toplumumuzun konuştuğu bir konu. Tabii ki. Bu global bir konu ve globolarakta. Veç ve İstisnalısına da rahatsızladım yani. Her ülkede çeşitli farklı olanlarda var olan bir şey yani bu çözde binmiş üstesinden gelinebilmiş, atlatılabilirmiş bir sorun değil herhangi bir yerde. Değil bir yolculuk olarak bakıyorum ben hani keşke daha hızladımlarla ilerleyebilsek. Çünkü sorun ortada çözümde çok net hani cevaplarında da biliyoruz. Biraz yavaş yol alıyoruz. Bu dünyada da böyle, Türkiye'de de böyle kurumlar içinde ama kurumun bu konuyu sahiplenmesi oranın da. Konudaki hız değişebiliyor. Yani benim size biraz evvel söylediğim rakamlar rasyolar. Tesadüfyi şeyler değil. Bunun için her şeyden önce sistematik süreçler gerekiyor ve sürdürlebilirlik gerekiyor bu konuda da. Yani ısrarla ve tutku ile bu konunun sahibi olup savunucu soğulup bütün süreçlerde buna göre tasarladığınızda ve gerçekten takip ettiğinizde şeffaflığınızı sağladığınızda. Alt yapılarda bunun üzerinden kurduğunuzda bu bir sonuç. Benim size söylediğim rakamlar. Bir sonuç ve bir günlük sonuçlar değil. Yıllarca inşa ediyormuş bir kültürü nasında çıktılar. Ama o kültürü korumakta her dönemin, her yönetimin yine sormulu. Tövbe. Bizim de sanırım hani garanti bebeği adı başarılı olarak yaptığımız şey bu. Çünkü biz gerçekten bu konuyu veriyle ele alıyoruz. Biz bu konuyu kotalarla ele alıyoruz. Çok tartışılır örneğin. Kadın erkek konuşur. Ben o ölüpererek soracağım konu var. Evet. Çok iyi bir soru. Çok iyi bir soru. Çok iyi bir tartışma konusu. Evet yönetimde kadın oranı da örneğin farklı ülkelerde bu kotayla yönetilen bir konu. Kotakimiz zaman böyle zorlayıcı gibi bir şey olsa da eşit durumda bir taraftan yana ağırlığı desteklemek aslında pozitif e giren bir şey. Ve sistematik bir değişikliğe desedek olabiliyor. Ama bunu tabii eşit ve dairetli yapmak gerekiyor. Çünkü kadınlar da şunu istemiyor. Sadece kadınım diye ne bir kota var diye ben bu görevesi içindim etiketini asla almak istemiyor kadınlar. İşte bazen öyle olabiliyor. Belki bahsettiğiniz demikiyetine kabuzundaki yetersizliklerden. Ama hani o da kadına has olmadığı için değil. Kadına o imkan sunulmamış olduğu için. Ya şöyle söyleyeyim. İkiz çocuklarım var. Kızı ve erkek. Dolayısıyla aynı alında doğan ve büyümekte olan. Şimdi bu yıl 18 yaşına girecekler. İki varlığı mümkün olduğunca gözlemlemeye çalıştım. İki bambaşka tür, iki bambaşka varlık. Yani insan çatısı altında topluyoruz ama bambaşka var. Ve bambaşka yetenekleri var. Ve sahiden o yeteneklerin kesişimi gerçekten bizim insan derken hayalimizde canlanan şey oluyor. Yani erisiyle doğrusuyle gücüyle, güçsüzyle, önceliyle sonruluyle. Yani böyle bir üstünlük yarışı değil. Bu bir tamamlanma durma. Ama siz dinlerken şey merak ettim. Hani bu meşhur hikaye ediyoruz. Bunun hafızası denen bir şey var. Yedi sekiz saniye olduğu söylüğünü. Yani dünyanın en berbat kokan ortamına girdiğinizde sekiz saniye sonra, yedi sekiz saniye sonra beyin artık onu size uyarı sinyel olarak vermiyor. Diyor ki, tam fabrika eğerü bu. Buna göre alışalım. Sıda dışı bir şey olursa. Ben sana yine haber vereceğim. Ama bir iki kötü kokan bir yerdeyiz. Sana da nasıl bir şey olduğunu gösterdim. Artık meşgul etme beni diyor. Çünkü beyin çok sattı bir şey. Sanırımızın aksını. Meşgul edilmek istemiyorum. Kurum vardı da böyle. Yani şimdi mesela ben bir erkek olarak sahiden ne kadar empati yapmaya çalışsam çalışayım. Bu kadın dünyasına ait sıkıntılır zorlukları tamamlayabildiğim duygu sınıvı taşıyamıyorum. Anlatır mısınız bana? Nedir bu görünmez? Cams tavanlar, sınırlar. Yani şöyle her şeyden önce başarık kavramını konuşalım istersen. Sende sana karrier ve iş dünyasına bağlayacak olursak kadın erkek konusunu bugün ki sohbetimizin içinde başarı şöyle tanımlanıyor. Genellikle tanımlanıyor. O da biz o tanımı da değiştirmek için. Hedefler tutacak. Ama uzun saatler çalışılacak. Sürrekli erişilebilir olacak. Başka hiçbir şeye konsantrasyon dağı olmayacak. Bu acı bir köpeş oldu. Dolayısıyla böyle baktığınızda kadın zaten toplumun doğuna getirdiği sorum uzuklarla beraber. Bu anlamda kısıtlanıyor. Erişilebilirlik diyoruz. Kadının akşam evde. Kimiz zaman ailesiyle, kimiz zaman çocuğuyla, kimiz zaman büyüklüğlerin bakımı için konuyu sadece eve veynlikle de sınırlamayalım. Ve ya işte bir kızın bir yorulum var dediğiniz. İlerde bir şey ihtiyaç olduğunda ailevi açıdan genel olarak önce kız çocuğu devreye girer. Yani doğal akışı bu. Bu iyi ya da kötü anlamda söylemiyorum ama toplumun getirdiği ama çok kültürer mirasın getirdiği şeylerle beraber. Kadın zaten daha kısahtlı bir zamanda daha çok çıktığı üretmesi gereken beklenti oluyor. Kadından dolayısıyla birincisi burada doğru zaten kadın her durumda. Erkeğe göre daha az tercih edilen durumuna düşebiliyor. Kurumlarda. Bir ikincisi kar yerin kesintisiz olması konusu. Kadın hayatının bir evresinde anne olmak gibi güzel bir şey tatmak istediğinde bir dönem işe ara vermek durumda kalıyor. Bu ara vermekte onun kar yerini kesin tiye uğratıyor. - Bu abla istemese bile bazen ondan bir yükümliliğe dönüşüyor. - Evet. Yani dolayısıyla şey kavramı vardır belki ona da diyemek lazım. Yani bir erkek baba olduğunda ödüldüğündürlüyor. Baba oldu. Olgunlaştı da fazla sorumluk sahibi. Bir anlamda işteki satüsü güveni bile farklılaşırken. Kadın isterseniz. Anne olduğunda artık daha fazla sorumluğu var. Daha fazla evde vakit geçirmesi gerekiyor. Erişilebilir, liık istlanacak. Belki sayı hâte engeller durumları olacak. Bununla ilgili rollere adayı olamayacak gibi. Halbuki ona sorarsanız belki olabilir. Belli ön yargılar ve kısıtlamalarla o iş dünyasında artık var olmaya başlıyor. Bir taraftan baba. -Bilgisi atıldığını rüyordum. Bazı rollerde biliyor musunuz? -Hadi size uzunum. -Hadi size uzunum. -Hı. -Yani böyle bir şey söyleyeyim. -Yani o marım söylentedir. Hiç tabii şey diyeyim. -Şöyle bir şey senin geçen rardı. Bir sanatçı arkadaşım ve temsizcisiyle sohbet ediyordum. Çııp şimdi işim var bir de çok binindik bir koleksiyonlar gelmiş. Şehit etmiş. Hamile kalmayı düşünmüyorsun değil mi? Ona göre alacağım demiş. Tablosunu. Yani hamile kalacak. Anne olmayı düşünüyorsan almayayım. Çünkü kıymeti düşecek. Çünkü anne olduğu zaman orayıstanın üretim kapasitesi düşecek. Bu da bir ön yerde işte. Bence sanatın temedi varsayımlar üzerine kurulu da. Yani bir koleksiyonlerin sanatta bütün bakışıçısı ve bunun bu kadar ticarileşmesini falan geçtim. Hani vaktiyle Türkiye'de sinem asalunu sahipleri. Özellikle ana dolu da yeşil çamındaki yapımcılara sipariş verilmiş işte. Cüneyt Arkının'ta "Türken Şoraylı bir film çekin." O burada çok gidiyordu. Müslümle bilmem. İşte "Didber aile film çekin." gibi attım. Şimdi biraz onun gibi yani. Kadın hiçbir erkek ressamı böyle bir şey söyleyemez. Yani işte kendine içkiye kumara vermeyeceksin değil mi? Raydan çıkmayacaksın. Hiçbir erkeğe söylemeyecek bir tanem. Yani gibi tavyt alımadan doğrudan bir iş gibi. Şimdi bunlar zaten önüne geçmeye çalıştığımız şeyler bunlar. Kurum sal yapılarda ve hani Karaneti Bebebe'ye yazmende konuşacak olursam buralar zaten aşıldığı ve artık gerçekten fırsat eşitliği konusunda süreçteki her bir noktada iletişiminden tutun. İşte bu gibi soruların sorulumasına kadar mülakatlarımıza kadar daha ötüse aslında çalışanın iş ortamında her türlü ne diyelim. Kap sıyıcı fırsatlarla buluşacağı bir ortam yaratmaya çalışıyoruz. Yani bir eğer bizim bir çalışanımız anne olacaksa ona ebebeğin deneyimi konusunda önden desteklemeye çalışıyoruz. Dönüşürsün sırasında onu on borledecek şekilde programları devreye alıyoruz. Daha esnek çalışma ortamları yaratıyoruz. Onların aslında hem evdeki hem içteki sorumluklarını beraber ve iyi olma halini de içinde tutarak götürebilecekleri programları devreye almaya çalışıyoruz. Ama hepsini de önüne miyiz? Bilinçlendirme. Sizin de başta söylediğiniz konum. Toplumu bu konuda bilişlendirmek çok önemli. Özellikle kurum içinde fırsat eşitliği konusunda yaptığımız bilgilendirmeler eğitimlerle sadece kadın değil bizim erkekleri de bu dünyanın içine çekip hem ne yaşadığımızı hem de birlikte ne kadar daha iyi bir takım olacağımızın ne kadar iyi performe edeceğimiz konusunda baba ve annenin de eşit sorumluklarla aslında bir ebebeğin olma yolculuğunu olduğu konusunda farkındalık oluşturmaya gayret ediyoruz. Bence en kıymetliyse bu çünkü bu kurumda verdiğimiz şeyler eve de yansıyor. Tabii. Oradan doğru topluma bir yansımızın. Yalıya tam ters edeyim ki ne kadar düşününce geç bir çaba bu karı yer dünyasına adım attıktan sonra ehliyleştirilmeye şekillendirilmeye çalışmak çok zor olmalı pek çok şey kemikliymiştir diye bakıldığında. Pandemi döneminde araştırmaları hatırlıyorum. Depresyon oranlarında artış olmuştu çok anlaşılır sebeplerle fakat büyük çoğunlu kadındı çünkü kadın hem çalışması gerekiyor hem çocuğa bakması gerekiyor hem evin etrafını top araması gerekiyor. Yani böyle hem hem hem hem hem o günlerde şeyi düşünmüştüm annem çalışan bir kadındı be. Hani o 70-80'li yılların yokluğunda hatta daha öncesinde işte hani alt bezinin bir de endüstri yer olarak üretinmediği elde ikanlı günlerde o kadın çalıştı bize yemek yaptı giydirdi, kuş attı, derdimizde ilgilendi. Nasıl oldu? Hangi arada hangi zamanla yaptı? Nasıl bir enerji be? Yani hayat da olabı kadın. Hala öyle. Tabii yaşının getirdi imkanlarla. Böyle diğince bazen şey gibi oluyor, meriç gibi yafdalanıyoruz ama kadının sayıdan başka bir yetkinlik seti ve direnç de bir anlamda gelişiyor. O yüzden anlamaya çalışıyorum o zaman. Pandemi o anlamda zorlayıca olsa da erkeklerin kadınların dünyası, görmesi, ev etsen ve empati biz kurumda da bu kararımızın üzerine çokça konuşuyoruz. Yani birbirimizin halinden anlamı. O anlamda pandemi, kadınların nelerle baş etmesine rağmen hala yolculuğa devam ettiğini görmeleri adına erkekleri iyi bir dönem olduğunu düşünüyorum. Ben zorlayıca olsa da. Ve bence evi vein sorumlulukları da pandemiyle birlikte ev içinde daha iyi bir şekilde paylaşılmaya başlandı işte. O noktada da. Şimdi bir toplumun getirdikleri var. Bir sistemin hani ana hatlarıyla, kamunun getirdiği şeyler var, yasağ sureşler ve sayı. Ama bir de işte bizim gibi özel kurumların yarattı. Yerakçaladığımız ve çemberi büyütmeye çalıştığımız bir olan var. Bizim etk alanımız orası aslında. Biraz evvel söylediğiniz şey çok kritik. Yani geç bir yaşta belki bu kavramları konuşmaya veya belli noktalarını tamir etmeye çalışıyoruz. O öyle baktığınızı belki öyle vadeyeyim mi ekip iyi olabilir bu noktada. Aslında eğitimin bir kısmı aile de, bir kısmı da okullarda. Biz o bilinç de önüne toplum sal yatırım da değer yarattığımızı düşündüğümüz bir alan da bu konuda öğretmenlerle iş birliği yapmak mı? Öğretmen akademisi vakfı. Tamam, kurucusu garanti bebeğe veya. Ne yapıyoruz öyle alasında farklı farklı konular da öğretmenlerin eğitimine gelişimine destek olup. Belli konular da onları geliştirip, onları yetiştiriliği çocuklara, bu kavramları, bu kültürleri, aktarma yetiş alışıyoruz. 22.1. bir eşit bir projeyi üretiyoruz. Ve burda aslında toplumdaki farklıklığı fırsat eşitliğine daha mutlu ve daha birlikte bir dünyayı hep beraber inşa edeceğimiz. Ve o toplumdaki rollerin nasıl eşit olması gerektiğiyle ilgili öğretmenlerimize doğru bir aktarımda bulunuyoruz. Bu güne kadar yaklaşık 4.000 öğretmeni ulaştık. Düşünün çarpan etkisiyle 50. üzerinde öğrenciyi ulaşmış oluyoruz aslında. Dolayısıyla aslında o yaşlarda çok kritik. Demin dediğiniz gibi, prensesler, prensler. Masallar çok önemli. Yani daha şey oradan başlıyor. Gerçekten algılar, önyargılar oradan doğru oluşmaya başlıyor. O yüzden biz okul sıralarını çok önemli. Öğretmenlerle yaptığımız bu iş birliğinden doğru toplumada bir katma değer yarattığımızı inanıyoruz. Ondan sonra kurumda yaptığımızı işte bunların devamında. On okudadan sonra süreçlerle, gerçekten bunu bir kültürün ana parçası ama iş modelimizinde ana parçası olarak görüyoruz. Ve bir yandan da eğitime verdiğimiz destek kadar kadın sadece kurum salayatla beyaz yakalığı olarak değil. Bir girişimci olarak da var olabilir. Bizim yirmi yıldır bu sene yirmi yunca yılını kutlayacağımız aslında. Kadın girişimci programımız var burada. Çok değerli bir iş ortalığımız var. Kagi der. Onlarla birlikte bir program yürüçüyoruz ve kadın girişimciler, cesaretlencirmeye çalışıyoruz. İlk yıllarda başvurursa ise yüzleri geçmiyoruz Serdar Bey. Yani bugüne geldiğimize 50.000 üzerinde başvuru. 50.000 yıllık. Toplamda 50.000'e geldik. Yani o yüzden başlayan sayı yılda iki bin lira üç bin lira geldi. Yılabiler ve ösene. Böyle baktığınızda cesaret ve iyilik de buluşacağı. O yüzden kurum sal tarafta yapılan bu çalışmaların sadece kurum içinde değil. İşte toplumu olan etkisini çok önemliyoruz. Aynı şekilde kadın girişimcilerim finansmanında da katkıda bulunuyoruz. Onların eğitimleri, gelişimleri konular da açtığımız ayrı bir form var. Buradan doğru da yarattığımız krediler ve fondlar var. Onu haftada garantiv evi veya gerçekten bu konuyu toplumsal bir mesele olarak ele alıyor. Ve hani yarattığımız etkik kadar hem içeride hem dışarda o çemberi ne kadar büyütübilersek biz o kadar mutluyuz. Bu ilk öğretim öğretmenlerine yönelik bir programlar. Evet, evet. Çok iyi. Peki hiç şahsen gözlemleme, iştirak etme fırsatınızı oldu mu? Oldu. Ne direk özlemleriniz mesela o bu gönüllü olarak eğitmenlerin katıldığı bir şey. Evet. Sizin kayıt oluyorlar. Milletin Bakanı ile de burada işbirliği yapıyoruz. Türkiye'nin her yerinde. Evet. Türkiye'nin dört bir şeyin çevirin içinde. Bazı eğitimlerimiz çevirmişi. Bazı eğitimlerimiz sınıf içi dediğimiz yürüzüze olan formatta. Bizim bunun ötesinde eğitim şenliklerimiz var. Orada eritmenlerimizi kampalıyoruz. Yani burada yapılan şey şu. Ben hani öğretmenlerimize konuştum da bu 24 kısımda da onlarla beraberdik. Öğretme yani öğrenme aslında artık ömür boyu. Yani bugün şunu konuşuyoruz değil mi? Dün öğrendiğimiz artık bugün geçerli değil. Yani o değişim hızlı geçmişe göre çok daha ritme arttı diyelim. Dolayısıyla çocukların gelişimini destekleyen kişilerinde gelişmesi bir o kadar önemli. Öğretmenler ne büyük teşekkürü bize? Bizi de düşünüp bizi de geliştirdiğiniz için teşekkür ediyoruz diyorlar. Çünkü o dünyanın içindeki zaman hani başınızı kaldırıp kendi gelişimize yatırım yapmak. Çok mümkün olamıyor işte. Bir bebeğe ve öra, o noktada devreye giriyor. İhtiyaçların tespiti ardından onlarla ilgili gerçekten çok iyi eğitmenlerle bir eğitim tasarısı. Arkasından da yaygınlaştırmam. Peki bu cinciye teşhid diye ıştizliği algıları kapsamında böyle gözlemlerimiz oluyor mu? Çünkü hani dediğiniz gibi çok önemli ve o yaşlarda eğlenilmesi belki gereken en azından kulağında yer etmesi gereken. -Yani, sizce bir tek bir ders var mı? Emin değilim. -Dediğim gibi biz bu şekilde öğretmenler aracılayla -o kapsayıcı ortamayın işe atmayı çalışıyoruz. -Evet. -yani öğretmenin kullandığı kelimeler. -Tabii. -Öğretmenin öğrencilere verdiği sonunduk. Biz kurumlar da şunu konuşuyoruz mesela. -Bir domgününle ile alalım. Bunu çokça sohbetini yaparız daha geçen gün arkadaşlarımla daha ettiler konuştuk. -Bir domgünü kutlandığında pastayı kim kesiyor? -Evet. -Biz bu işe var. -Biz bu işe var. -Biz bu işe var. -Aynen öyle ya. -Aynen. -Mesleyin cin siyeti yok. -Kesin mi siyeti yok? -Yani her meslek kadın tarafından da erkek tarafından da yapılabilir. -Belli bizim evet kas yücüyle ilgili ve sahi rehani beden ser farklılıklar olabilir. -Bunun gereksinimiyle ortaya çıkan işlerde bu ayrımlar belki olabilir. -Ama artık bir çok konu. -Technolojiyle yürüyor. -Bir çok konu artık bunlardan bamsız ilerliyordu. -Siz şunu farkında mısınız mesela? -Kadın pilota olduğunda, kadın pilini. -Anonz bir kadın pilottan geldiğinde, a pilot kadınmış. -Fıslıtlıları uçakta gezer. -Tabii. -Ne zaman ki bu fıslıtlıları olmaz. -Bence biz bu konuda o zaman olması gereken yere gelmişizir kaldı ki. -İşin finansal tarafına gelecek olursak artık birçok araştırma net bir şekilde ortaya koyuyor. -Kadın ve erkin eşit temsil edildiği kurumlarda aslında, performans da, kârlılık da, çalışan bağlılığı da, -Müthteri tarafındaki memnuniyeti. -En az yüze yirmi, yirmi beş arasında fark ediyor. -Yani mekensinin raporlarına bakın değil, o üçün raporlarına bakın. -Bunlar çok veril artık sabitlenmiş gerçekler. -Şimdi bu gerçeği göre göre, biz niye bunun karşısında hareket edelim? -Bu da böyle bir fırsat var. -Aynı soru sormak isterim. Niye peki yani bu kadar elde veri varsa, -bu bir erkek inadımı, cephe mücadeleliği mi, safları kaptırmamak mı? -Bence niyet iyi burada. -Topluğunda, kurumlarda. -Her noktada niyetiyemem, niyetin iyi olması yeterli değil. -Systematik çözümler gerekiyor Serler Bey. -Yani niyet sadece geçici bir süre bir şey var edebilir. -Ama uzun soluklu olamaz, sürdürülebilir, olamaz. -Bizim gerçekten yapısa al, sürdürürebilir. -Süreçlere ihtiyacımız var bu noktada. -Burada kurumun kültürü kadar liderlerin bu konuya yaklaşımı da çok kritik. -Yani iki kişiyen yana geldiğinde işte. -Hacı bir kurumda bir fonksiyonun meselesi olamaz. -Her liderin herkesin sorumunda. -Artı çalışanında, çalışanında bu cesarette olması kadında erkekte. -Biz bir görüşmede iki yana koyduğumuzu sizin sörülediğiniz sorular arasında sorularla gidiyorsak. -Zaten ben adayın yerinde olsa mı kurumu tercih etmemörüyim. -Bana eğer bir kurum görüşmede, kaç çocuğum var, kaç saat çalışabilirsin. -Yakında anne olmayı düşünüyor musun, sorularını soruyorsa orası benim, -potansiyelim açı açı çıkarmam için demek ki doğru yer değil. -On noktada gerçekten şunu isteriz biz aday kuruma o tepkiyi versin. -Her zaman bu mümkün olabilirsin. -Şartlar vesaire ama bizim kurumlarda bunu gerektirmeyecek ortamları yaratmamız gerekiyor. -Burada bir kötü niyet yok, ama burada varsayımlar var burada ön yargıları var. Bizim onların üstesinden gelmemiz gerekiyor ki, değil bile bu noktada çok önemli. -Tobii ki, tabii ki bir vesileyle bir grup uzman ve paydaş da bir araya gelmiştim ve bu değil meselesiyle ilgili bir şeyler konuşmuştuk. Hatta YouTube da bir yerlerde kaydı da bulunmalı hale. -Oradı şey öğrenmiştim mesela ben sakatı kababı bir şey, engelliği kibar bir şey zannederdim. -Meyarsa ikisi de apayri kavramlarmış yani engelli başka bir şey sakat başka bir şey mesela ben engelliğim bir motosiklet kazansı geçirdim ve kolum çolak kaldı şimdi ben engelliğim sakat değilim sakat başka yani. -Böyle bir kavramlar, karlar beraberinde varsayımları seviyor. -Tamam ben benim şu yaşıma kadar ki bir engelli bir ay olmama rahmet farkında olmadan yabancısı olduğum ve muhtemelen farkında olmadan bazırını belki de incit dimi össere diyeyim. -Falan bir şeyler o sekene kadar da bir yandan basit durumlar. -Bere ketti bir damara zamanı ilk kullanmak adına çok yemek istemiyorlar şu demik parantizde kapatalım çok merak ettim ve gözlemlediğim alanlardan bir kadın girişimci rik meselesi. -Birçok farklı vesilelerle benzer çabalar görünüm. -Bu çok yaratıcı bir yandan da çok böyle iradeli disiplinli böyle girişimci kadınlara denk geliyorum. Sizin gözlemlerin yüzündedir. Yani kadın girişimci diye genel bir profilden bahsetmek mümkün mü? Kadına özellikten var mı yoksa? -Kadınlar her şeyden gerçekten çok yaratıcı. -Çok yaratıcı çok tutkulu. Başarma isteği gerçekten çok yüksek. Bunlar da bazen toplumdan doğru gelen şeyler. Yani gerçekten kadınlar bir adım önde olarak anca eşit fırsatları sahip olabiliyor. Yani yan yana olduğunuzda bir erken gösterdi performanslarında daha yüksek performans göstermeniz gerekir ki siz orada seçilen olun tercih edilen olun veya bir sonraki göreve doğru adım atan olun. Dolayısıyla bu zaten kadınlara daha hızlı düşünmeyi. Zaten görevlerimizi itibar ile hani ofiste veya hani özeller yatta diyelim. Çoklu iş yapma becerisi. Bunlar aslında girişimcilerde olması gereken yetkinliklerin bir kısmı diyelim ve bunlar zaten kadınlarda doğal olarak var. O anlamda aslı kadın girişimciler gerçekten cesur cesaretle olmakla beraber ne ihtiyaçları oluyor finansman. İşte biz o noktada devreye giriyoruz. Kadın girişimci programız kı giderle yaptığımız aslında bir nevi bir teşvik. Orada da belli özür dilerimler var. Orada da belli destekler var. Ama aslında orada gerçekten topluma sen de yapabilirsin mesajını vermek. Oradan çıkan iyi örneklerle başarılı örneklerle diğer kadınları o cesarita aşılamak. Nasıl bir iş istanbul? Bu yani sizin belli kategoriyeniz kriterlerinizle var. Evet evet. Biz belli dönemlerde işte her yıl aslında kadın girişimcilerimize davette bulunuyoruz. Bir fikirle gelin veya yaptığınız bir işle birlikte bize başvurun diye. Ondan sonra güzel bir jürüsü var. Bu projeleri değerlendir. Oradan doğru da çok da güzel onları taktirettiğimiz bir gece ile birlikte bir programla birlikte de onları aslında hep beraber alkışlıyoruz. Sadece aslında kazananlar değil. Bence katılan bu gibi şeylerde. Katılan herkes sürecinde kazanmış oluyor. Çünkü o yolculuk oraya doğru bir hazırlık bile. Biz aralarda destekliyoruz hem gelişimlerini hem o programı olan katkılarıyla ilgili yapılabilecekler konusunda da onlara meyitorluklar yapıyoruz. Dolayısıyla sürecin kendisi her bir başvuran için bence çok büyük kazançlarla doğulu. Bu bir boyutu diğer tarafta dediğim gibi yine kadın girişimciler sağladığımız finansman destekleri var. Orada da yine gerçekten hem kredi anlamında hem eğitim anlamında, meyitorluk anlamında pek çok programlarla kadın girişimcilerin yanındayız. Sadece buna kalmıyoruz. Bir de aslında farklı seyitayı kalarla iş birliklerimiz var. On noktada da öne kurumsal hayatta farklı nedenlerle işe ara vermiş, karı yer mi olası almış. Tecrübeli kadın çalışanlara destek veriyoruz. Onları bugünün dünyasıyla ilgili gelişimlerine şekilde katkıda bulunup yeni bir görev ve hazır hale getirmeye çalışıyoruz. Burada yeniden bizde güzel bir çalışmamız var. Biraz daha gençlere doğru adım atıyoruz. Daha üniversite yıllarından itibaren genç kadınlarımız cesarhte bir şekilde iş yaşamına adım atsın diye bu sefer. Genç arkadaşlara bin yapra karıcılığıyla bizim deneyimli yöneticilerimiz birlikte mentorluk destek veriyoruz. Gerçekten o iş yaşamına nasıl adım atacaklar, kendilerini nasıl anlatacaklar. Bir kurumda nasıl öne çıkacaklar burada destek ihtiyaçları oluyor. Oralarda biz gerçekten hem kurum olarak hem çalışanlarımızı bir iç gönülü sistemi oluşturuyoruz. Yani her noktada gençlere, işte karı yerin belirinde, mola vermişleri veya girişimci dünyasına adım atmayı çalışanlara veya dönelim işte okul sıralarına. Hani her noktada aslında hayatın her evresinde bu bilinci fırsat eşitliğini kapsayacılığı gündeme getirebilecek, farkındalığı artıracak ve aslında nasıl bir yol haritasını gerektiği konusunda da onları eğiticek noktalar da garanti bebebeye alarak bu yolculuğun içinde olmaya çalışıyoruz. Neymiş an. Yani bir yin seti bu. Yani böyle gözündüceye. Bir anlarmaya çalıştım ne kadar kıymetli bir çaba. Üstelik aslında hani hiç mecbur olmadığını salde yürütdüğünüz bir çaba ve bence eminim birinc düzeyinde bile eminim çok anlamlı katkılar vardır. Kim bilir o girişimci dar arasında kimler vardır. Belki onlarında başka vesilerin hikayelerine dinleriz duyarız. Gerçekten etkileyici bir anlarında şeyi düşündüm. Mami'yım, kadını da bir maldur edebiyatını. -Bilmeyenin içerisine hapsetmemek lazım hani aslında bir yanıyla da bütün bu aksi şartların içerisinde var olabilmeyi başarabilmek dahi bence büyük bir başarı. -Var olmak dahi. Ebebe inler hatta bazen kadınlar da kendi çocuklarına bu rolleri öğretmiyorlar mı? Mesela ben sizin dinler kendimin düşündüm ben kızımla konuşurken ya kızım bak senin yapma barif alındırken hani şey açısından diyorum yani sen. -Koca aklı başında olgun bir insansın yani oğlum çul bakar gibi bir şey ister borçluyuz diyorsunuz yani o böyle hani konuştun bile tamamlayamadığım böyle uzaktan dehşetle izlediğim bir varlık hani. -Kızımysa gayet olgun bir insan hani. -Hal bir kaniye hastalari ki zahat. -Halin öyle karşımı alıp oturup konuşabiliyorum galiba artık da falan hani erkek yani. E fundamentalslar var ama b priest çok doğruyor, en az önce gayet genç casesi bir konuda sabunucu suyumda aynı zamanda, hem bir esel olarak hem kurumda hem seyte yakalarda zaman zaman fazla manidar olmaya başladın diye oğlum eleştirir beni ama gerçekten evde çalışan bir anne olması, bakın siz de kendi annenizi anarak ne kadar güzel ifade ettiniz. Yani oradaki o fedakerte oradaki mücadeleği görmek anneye saygıyı artıram bir şey. -Evet, ama ne zekiç ömeler yaşlara denk geliyor bu ya. Bu çok kıymetli, yine de evde anne ve babanın eşit sorumluluğu aldığını görmesi bir çocuğun. Evin her türlü işinde mutfakta, ev işlerinde vesaire ve finans alanlığında da eve annenin de babanın da katkı sağladığını görmesi bir çocuk için ileride kendi yaşayacağı, kendi secici eş içinde aslında belli ne diyelim. kavramları önden önden ona öğretmiş oluyor diye düşünüyorum ben. Şu çok kıymetli, biz şimdi evin içinde tabii çok farklı bir dünya var. İş yaşamından eve döndüğünüzde bir tarafta kurumsel bir dünyada yönesel bir oyda olabilirsiniz. Ve girdiğiniz an benzer şeyle değil ama bir anne baba olarak davrandığınızı çocuk sizi de bir rol model olarak görüyor. Ve kendini de bir erkek örneğin ileride belki o babadan aldıklarıyla kendi kimliğini oluşturuyor. Kendine diyelim eve veyin kimliğini oluşturacak. Ama bir zamizden evdeki örnek davranışların doğru eşitlikçi olması çok çok kıymetli. Aynı şekilde okulda da yani ev dedik, okulda da kurum dedik aslında bu bir ne diyelim. Hayatın istasyonları diye bakıyorum ben. Hepsi de benzerlerini görmesi ileride herhangi birinde bir yanlışlık olduğunda orada konuyu düzeltmen oklasına da getirebilir. Yani evde gördüğünün tersini kurumda görüyorsa bu kurum niye böyle yapıyor diye? Kurum için sistemleri tetikleyebilir, sorgulatabilir. Değişim böyle başlıyor zaten. Evde iletişim nismeten kolay, okulda kolay. Yani öğretmen öğrenci rollü vardı. İş hayatında nasıl oluyor mesela birisi araya girip bir ahakem gibi bir dakika böyle söylememiz lazım. Hala mı oluyor nasıl oluyor? Yani evet biraz aslında onun içten gelmesi ve sistemi kendimi tetiklemededim ya. Biz bir sürü kural yazabiliriz. Böyle demmez, buna böyle yapılmaz diye belli şeyler. Sıvata böyle bir anıcılış bir şey. Yani şöyle tabii ki dille ilgili iş adamları vardı değil mi? Şimdi kadar dikkatli bir şekilde iş insanları demeye çalışıyoruz. İş adamı derken aslında o işi yapanır kast ediyor olabiliriz. Ama o ilerke olmak zorunda değil. Kadınlar da o iş dünyasını bir parçası. Hani eşitlik divde başlar aslında buradan doğru geliyor. veya biraz daha maskülen değil dediğimiz bazen işte diyeyim daha ser. -Vardım o mordur. -Aksavar değil mi? İfadelerin olduğu yerler aslında bizim benim sevdiğimiz olmasını istediğimiz şeyler değil. Kadın ortamda olduğunda olması gereken düzayı değil etişimler olmaya başlıyor. Ama burada işte farklı bir şey gördüğünüzü. Bu burada söylememeliği diyebilmeli. Bunu diyebilmesi içinde kurumun ona o konuşma hakkını. Bunu söylediğinde eleştirirmeyeceğine cezalandırılmayacağının güvencesini vermesi gerekiyor. Zaten kapsa yacılık dediğimiz şeyde bu yani herkesin kendisi gibi olabildiği. Kendini özgürce ifade edebildiği. Ve sistemi değiştirecek şeyler konusunda da cesurca sözüne ortaya koyabildiği ortamları yaratmak. O parlayacak olursak son sözlerimizde kadınlar yine ayrımcı bir dir yapmayayım da bir tesbüt olarak. Üçünün lütfen kadınlar doğası gereği pek çok şeyi öğrenerek yaşamak durumunda kalıyor. Pek çok gizli meziyetlere dinerek hayatta kalabiliyor hem özel hayatında hem bir şey hayatında. Bu bahaneyle erkeklerine ne söylemek istersiniz? Yani biz ne yapalım? Bize düşen göreyim nedir? -Biz de oğlum. Gerçekten yanımızda oğlum. Bu konu çünkü kadın erkek meselesi değil hepimizin meselesi. Ve ben şuna gerçekten inanıyorum. Burada keşisizlik, erkeklere de extra sormutlar ve yük getiriyor. Dengeleendiğimizde şöyle düşünün. Çalışmayan bir eş evdeki ekonomik açıdan aslında erkeğe ciddi bir sormluk getiriyor. Ama erkek çalışmak zorunda, işini iyi yapmak zorunda, işsiz kaldığında büyük bir problem. Halbuki eş de çalışırsa bu zorlukları beraber paylaşabilirler. Ev işlerinde, kimi zaman çocuğu bababaktağında aynı daha farklı bir yolculukta olabilir. Ve yine farklı bir şekilde aileyi destekleyimdir. Burada gerçekten kadın ve erkeği cinziyetten bağımsız bir şekilde, iş yaşamda var olmam, performans da, potansiyar da her bir yerde eşit görmek çok kıymetli. O yüzden erkeklerinde bu bakış açısı ile hem gerektiğinde evde eş olarak. Hem gerektiğinde evde aile bakımı büyüklerin, bakımı konusunda kız kardeşe belli şeyleri devretmerek. Hem de kurumsa da yanağındaki kadın arkadaşına, meslektaşına gerçekten cinziyetten bağımsız baktığında ve ekibine doğru, bu da yöneticilere doğru bir mesaj aslında kadınların aslında iş yaşamdaki varlığının, o şirketin performansına iyiliğine doğru da katkı sağlayacağını güvenerek her şey cinziyetten bağımsız bakmaların oklusunda erkekleri böyle bir çağrıda bulunabilir. Peki ya ben de. Atılır mısınız? Katılırım ne kadarını yapıyorum, ne kadarını yapmıyorum, ne kadarını yapabilirim diye düşündüm. Bunu tabii yayını izlerken dinlerken tekrar bir düşündüğüm. Hani bu vesilelerle bir çok gündürik hayatının terahşinde gözümden kaçan ihmal ettim, unuttum dikkat etmediğim. Ne kadar çok ayrıntı olduğunu hissediyorum. Herhalde bu genel anlamıyla medeni yettiğimiz, şey biraz ayrıntılara özen, biraz diğer kamblık, ötekini düşünme, ötekinin adına hissedebilmedi. Hep dediği patigar gerçekten bu. Yani çok tuz orşeyler değil ama herhalde bu hayatın koşuşturmayacağız. Mesela hiç konuşamadık ama hepimizin malımı durur izleyen dinleyen. İş dünyasındaki kadının. Hatta ben belki de genel anlamda hayata karışan kadının. Erkekleşmek gibi bir problemi de var. Sanki kadınınından arınıp. Şöyle anlar bugün hiç girmedik doğrudan konumuz olmadığı için ama merak ettim bir mesele. Sayıdan kadın kadın kurdu mu? Kadının kadının yurdu diyoruz biz. Öyle diyoruz ama hani. Onlardan da kurtulmaya çalışıyoruz. Yoruz da bir çok kadında aksini iddi ediyor yani bir çok kadından da duymaya. Kadının çok zor bir yerlere gelebilmesinden dolayı diğer kadınları çok daha fazlara kip bellediğin gibi bir algı da var. Bunları ömrümüz el verdiğince diğer kadınlarla ilgili buluşmalarımızda umarım tekrar konuşma fırsatımız olur. Ben çok teşekkür ediyorum. -Haticekiniz için. Bir yandan bir giyerdirici oldu. Bir yandan da bu çabalarınızı ben ayrıca mutlaka internet'tas. Yansıyan tarafları ile incenemeye çalışacağım. Bir çoğundan haberim yoktu. Eminim onlar da çok güzel şeyler ve sili oluyordur. Umarım onların da güzel meyvelerini toplum olarak. alırız eminimle öğretmeninden girişimcisine kadar. Türk'ü'nün hani hem dönem, sel hem de zihinsel olarak çok ihtiyaç duyduğu kavramlar bütün bunlar. Dolayısıyla onlara da sizlere teşekkür ediyorum. Böylelikle bu Marta'nın ilk haftasını, kapsayan bu kadınlar günü ve haftası başlığında. belki de yani unuttuğumuz bazı şeyleri bu vesileyle, attan fotoğrafı satır bulduk. -Çok teşekkür ediyorum. -Biz de şükür edelim. -Aşkın vesileliğinden görüşmek üzere ve elbette tabii ki sizlere de teşekkür ediyoruz. Bizlere zaman ayırdığınız için ve bundan sonra aklınızın. biz kendimi dotatacağınız hassasiyetler ve öncelikten direkler için görüşmek üzere.

Podcast Summary

Key Points:

  1. İnsanı anlamak için genetik, biyoloji, kültür ve psikoloji gibi birçok faktörün bir arada ele alınması gerektiği vurgulanmıştır.
  2. Tarih boyunca kadın ve erkek rollerinin değişmediği, günümüz dünyasının hâlâ erkek merkezli olduğu belirtilmiştir.
  3. Emniyet kemeri testlerinde sadece erkek manken kullanılması gibi örneklerle, kadınların sistematik olarak dışlandığı gösterilmiştir.
  4. Finans sektöründe kadın istihdamının yüksek olmasına rağmen, üst yönetimde kadın oranının artırılması için sistematik çabalar gerektiği ifade edilmiştir.
  5. Toplumsal cinsiyet eşitliği için kotalar, esnek çalışma ve bilinçlendirme eğitimleri gibi araçların önemine değinilmiştir.
  6. Kadınların iş hayatında karşılaştığı “cam tavan” ve önyargılar, anne olma gibi durumlarla daha da belirginleşmektedir.

Summary:

Bu transkript, insanın karmaşık doğasını ve toplumsal cinsiyet rollerinin tarihsel süreçteki değişmezliğini ele alarak başlamaktadır. Konuşmacı, kadın ve erkek arasındaki ayrımın biyolojik ve kültürel kökenlerine değinirken, günümüz dünyasının hâlâ erkek merkezli olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle emniyet kemeri testlerinde sadece erkek manken kullanılması gibi somut örneklerle, kadınların sistematik olarak dışlandığı gösterilmiştir.

Finans sektöründe kadın istihdamının yüksek olmasına rağmen, üst yönetimde kadın oranının artırılması için sistematik çabalar gerektiği ifade edilmiştir. Konuşmacı, toplumsal cinsiyet eşitliği için kotalar, esnek çalışma ve bilinçlendirme eğitimleri gibi araçların önemine değinmiştir. Ayrıca, kadınların iş hayatında karşılaştığı “cam tavan” ve önyargılar, anne olma gibi durumlarla daha da belirginleşmektedir.

Sonuç olarak, kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğin aşılması için kurumsal düzeyde fırsat eşitliği sağlanması, bilinçlendirme çalışmaları ve esnek çalışma modellerinin yaygınlaştırılması gerektiği vurgulanmıştır.

FAQs

Emniyet kemeri geliştirme çalışmalarında ortalama erkek bedeni esas alınmış ve çarpma testlerinde sadece erkek mankenler kullanılmıştır. Bu nedenle iyileştirmeler erkek odaklı olmuş ve kadınların yaralanma/ölme oranı erkeklere kıyasla %17 daha fazla olmuştur.

Kadın sözcüğü 'hatun'dan türemiştir ve 'hakanın eşi veya kızı' anlamına gelir. Cinsiyet ise Arapça 'cins' kökünden gelir ve 'tür, soy' demektir.

Toplam çalışanların yaklaşık %54'ü kadındır. Üst yönetimde kadın oranı %44, yönetici kadrolarında ise %40'ın üzerindedir.

Chat with AI

Loading...

Pro features

Go deeper with this episode

Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.