Go back

5 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 14531 sayılı Kurul Kararı

0m 0s

5 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 14531 sayılı Kurul Kararı

Yeni EPKD düzenlemesi, lisansız elektrik üretim sektöründe adeta bir deprem etkisi yaratmıştır. Kararın en önemli maddelerinden biri, 10 yılını dolduran tesislerin otomatik mahsuplaşma sisteminden çıkarılmasıdır. Bu tesisler artık enerjilerini serbest piyasada değerlendirmek zorunda kalacak, bu da pasif gelir döneminin sona erdiği anlamına gelmektedir. Sistemde kalan tesisler için ise VKN eşleşmesi zorunlu hale getirilmiş, tüm tesislerin aynı vergi kimlik numarasına sahip olması ve kapalı bir grup olarak deklare edilmesi şart koşulmuştur. Ayrıca OSB dışındaki tesislerin tamamı aynı tedarikçiye bağlanmak zorundadır. En tartışmalı düzenleme ise 5.1-ç kapsamındaki tesisler için getirilen "tek yönlü valf" sistemidir. Bu sistemde, ç tesisinin fazla üretimi h tesisine aktarılamamakta ve doğrudan bedelsiz olarak şebekeye verilmektedir. Mahsuplaşma artık saatlik bazda yapılmakta, bu da yatırımcıların üretim profillerini tüketim desenlerine göre hassas şekilde ayarlamasını zorunlu kılmaktadır. Dağıtım şirketlerine yüklenen anlık veri okuma ve PYS'ye yükleme zorunluluğu ise büyük bir altyapı sorununu beraberinde getirmiştir. Regülatörün amacı, sistemdeki arbitraj fırsatlarını ortadan kaldırarak üretimi gerçek öz tüketime odaklamak ve şebeke dengesini korumaktır. Bu yeni düzenleme, yatırımcıların artık pasif bir gelir modeli yerine aktif bir ticaret ve risk yönetimi stratejisi benimsemelerini gerektirmektedir.

Transcription

3214 Words, 22422 Characters

Turkish
Konuşmacı 1 Merhaba, yepyeni bir derinlemesine analizde daha seninle birlikteyiz. Ben sonucun masanın bu tarafında da her zamanki gibi enerji piyasası uzmanımız var. Hoş geldin. Konuşmacı 2 Hoş bulduk merhaba açıkçası. Bugün konuşacağımız konu piyasada ciddi anlamda deprem etkisi yaratan bir düzenleme. Konuşmacı 1 Kesinlikle öyle ya, sen de dinlerken bir düşünsene fabrikanın çatısına falan milyonlarca lira harcamışsın. Devasa bir güneş enerjisi tesisi kurmuşsun. Konuşmacı 2 Fizibiliteler yapılmış bankalarla görüşülmüş. Dediler çekilmiş tabii. Konuşmacı 1 Aynen krediler gırtlağa kadar sonra bir sabah uyanıyorsun ve sistemdeki yeni bir kural yüzünden ürettiğin o megavatlanca fazla enerjinin şebekeye tamamen bedelsiz aklını öğreniyorsun yani sıfır liraya. Konuşmacı 2 Ve işin kötüsü, hani bunu durdurmanın anlık bir yalı da yok izlemek zorundasın. Konuşmacı 1 Sadece izliyorsun? Evet. Işte 5 Mayıs 2026 tarihli resmi gazetede yayımlanan bu yeni epdk kurul kararı. Tam olarak bu senaryoyu yarattı. Bazı yatırımcılar için resmen bir kabusa, bazıları içinse çok stratejik bir satranç maçına dönüştü. Olay. Konuşmacı 2 Kesinlikle o metne dışarıdan şöyle bir baktığında, hani sıradan basit bir mevzuat güncellemesi gibi durabilir? Ama işin aslı öyle değil. Konuşmacı 1 Mi 16 sayfalık böyle ağır hukuki terimlerle algoritmik formüllerle dolu bir Metin sonuçta. Konuşmacı 2 Yani aslında enerji sektöründeki lisansız yatırımların o kepeks ve opecs dengelerini yatırımın geri dönüş sürelerini tamamen baştan yazan bir regülasyon. Bu lisansız elektrik üretim tesisleri ve ilişkili olduğu tüketim tesislerinin mahsuplaşma işlemlerine ilişkin usul ve esaslar diye geçiyor. Konuşmacı 1 Bugün işte bu belgeyi masaya yatırıyoruz. Amacımız bu karmaşık dili senin için hani herkesin anlayabileceği bir formata çevirmek. Konuşmacı 2 Çünkü piyasanın çok uzun zamandır aradığı iki temel fay hattı var bu belgede. Konuşmacı 1 Neydi onlar hemen özetleyelim. Konuşmacı 2 Birincisi yekten kapsamında 10 yıllık süresini dolduran o emektar tesislerin lüm yani lisansız üretim modülü sisteminin dışına itilmesi, ikincisi de şu meşhur 5.1 c ç ve hentleri altındaki yatırımların. Bu yeni mahsuplaşma labirentinde nasıl hayatta kalacağı? Konuşmacı 1 O zaman bu yeni finansal mimariyi konuşmadan önce istersen şu enkaz altında kalanlardan başlayalım, yani masadan ilk kalkanlardan. Konuşmacı 2 Tabi büyük resmi görmek için kimlerin kapsam dışı kaldığını bilmek şart. Konuşmacı 1 Kararın ikinci maddesinin ikinci fıkrası çok keskin bir sınır çiziyor. Burada diyor ki 10 yıllık destekleme süresini tamamlayan üretim tesisleri bu usul ve esasların kapsamı dışındadır. Konuşmacı 2 Evet tek bir cümle ama etkisi devasa. Konuşmacı 1 Yani YK dem çatısı altında. Yılını dolduran lisansı santraller için o alıştığımız otomatik mahsuplaşma konforu tamamen bitti mi demek bu? Konuşmacı 2 Bitti açıkçası beklenen bir sondu bu. Yani 10 yılını dolduran bu tesisler artık epiaşın yürüteceği o lüm sisteminde yaramayacaklar. Konuşmacı 1 Peki neden yani regülatörün buradaki mantığı ne sence? Konuşmacı 2 Mantık aslında çok net kurun diyor ki sana 10 yıl boyunca alım garantisi verdim veya yüksek avantajlı bir mahsuplaşma imkanı sundum. Sen bu sürede tesisini amorti ettin, kredilerini falan kapattın. Konuşmacı 1 Yani paranı kazandın diyor. Konuşmacı 2 Aynen öyle artık şebekenin sırtındaki o garantili yük olmaktan çıkmalısın. Konuşmacı 1 Diyor ya bu durumu ben hep şuna benzetiyorum hani. Üniversitede 10 yıl boyunca böyle tam burslu okuduktan sonra mezun olduğun gün okulun yemekhanesine giriş kartının İptal edilmesine benziyor biraz. Konuşmacı 2 Harika bir analoji kesinlikle öyle. Konuşmacı 1 Yani kampüsten tamamen kovulmuyorsun? Elinde diploman var tesisin hâlâ üretim yapıyor ama içerideki o ucuz standart korunaklı sisteme artık giremiyorsun. Konuşmacı 2 Giremiyorsun, evet kendi yemeğini artık dışarıda o serbest piyasanın vahşi koşullarında bulmak zorundasın. Konuşmacı 1 Peki o serbest piyasa koşulları dedikleri şey hani lulümün sunduğu o otomatik saatlik netleştirme falan ona hiç benzemiyor herhâlde dimi. Konuşmacı 2 Hiç benzemiyor hem de bu tesisler artık enerjilerini doğrudan piyasada değerlendirmek zorundalar. Yani gidip kurumsal pp'ler şu ikili anlaşmalar var ya onlardan yapacaklar veya gün öncesi piyasasında işlem yapacaklar. Konuşmacı 1 Bu da lisansız bir yatırımcının bir anda ne bileyim enerji ticaret şirketleri gibi bir risk yönetimi masası kurmasını gerektiriyor. Konuşmacı 2 Kesinlikle ya kendin bir ekip kuracaksın ya da bu hizmeti dışarıdan satın alacaksın. Kısacası o pasif gelir dönemi kapandı. Aktif ticaret dönemi başladı artık onlar için. Konuşmacı 1 Vay be peki pasif gelir dönemi kapanırken içerde kalanların durumu nasıl? Yani lüm sisteminde hayatına devam edenlerin işi kolaylaşmış mı bari? Konuşmacı 2 Keşke kolaylaşmış diyebilsem ama hayır kararın beşinci maddesine baktığımızda işlerin bayağı bir sıkılaştığını görüyoruz. Konuşmacı 1 Evet, ben de okurken o maddeye takıldım. Bütün bu mahsuplaşma mekanizmasının tek bir değişmez kurala bağlandığını görüyorum. Vkana eşleşmesi. Konuşmacı 2 Aynen vergi kimlik numarası zorunluluğu bu sistemin yeni temeli yani. Konuşmacı 1 Üretim ve tüketim tesisleri mutlaka aynı vergi kimlik numarasına sahip olmak zorunda öyle mi? Konuşmacı 2 Sadece oda değil EK bir formuyla kapalı bir grup olarak deklare edilmek zorundalar şebeke işletmecisine. Konuşmacı 1 Peki bu durum özellikle şirket birleşmeleri veya ne bileyim satın almalarında şu emeği süreçlerinde devasa bir operasyonel risk yaratmaz mı? Yani birleşme anında vkn değişirse bu lüm statüsü ne olacak? Konuşmacı 2 Ya çok kritik bir yere parmak bastın. Şu an piyasada avukatların en çok tartıştığı hukuki açmazlardan biri bu zaten. Konuşmacı 1 Öyle mi? Ne diyor peki mevzuat bu konuda. Konuşmacı 2 Kararın beşinci maddesi birinci fıkrasına göre vkn değiştiği an, bunu anında bildirmek zorundasın. Yani öyle bekleyeyim falan yok. Bildirdiğin an grubun yapısı yeniden değerlendiriliyor. Konuşmacı 1 Yani ben işte ilk şirketini satın aldım. Güneş santralleri de bana geçti. Aynı mahsuplaşma modelinden devam ederim diyemiyor muyuz? Konuşmacı 2 Maalesef diyemiyorsun? Şebeke işletmecisi o güncelwnleri pys yani piyasa yönetim sistemi üzerinden anlık doğrulamak zorunda. En ufak bir gecikme. O tesisin lümden tamamen düşmesine sebep olabilir. Konuşmacı 1 Inanılmaz bir bürokrasi yükü. Hadi diyelim b kn işini bir şekilde çözdük. Avukatlar halletti. O kapalı devreyi kurduk. Beni asıl şaşırtan o beşinci maddenin beşinci fıkrasındaki çok katı bir tedarikçi kısıtlaması var. Konuşmacı 2 Tedarikçi seçme hakkı kısıtlaması evet. Konuşmacı 1 Ya benim bir üretim tesisim var diyelim. Birden fazla tüketim tesisimle eşleştirdim bunu ve ben OSB yani Organize Sanayi Bölgesi dışında kalıyorum. Gruptaki bütün tesislerin elektriği tek bir tedarikçiden alması zorunlu kılınmış. Konuşmacı 2 Aynen öyle. Bütün tesisler aynı tedarikçiye bağlanmak zorunda. Konuşmacı 1 Yani neden şirketleri tek bir tedarikçiye mahkum ediyorlar ki? Bu serbest piyasanın hani o rekabet ruhuna aykırı değil mi? Istediğimden alırım elektriği. Konuşmacı 2 Yatırımcı gözüyle bakarsan haklısın, kesinlikle esnekliğe vurulmuş bir darbe gibi duruyor ama olaya 1'de şebeke ve muhasebe gözüyle bakmak lazım. Konuşmacı 1 Nasıl yani? Konuşmacı 2 Şöyle düşün senin a fabrikan x tedarikçisinden enerji alıyor. B fabrikanda y tedarikçisinden alıyor diyelim ve bu iki fabrika ortak tek bir güneş santralinden mahsuplaşmaya çalışıyor. Konuşmacı 1 E ne var bunda. Konuşmacı 2 E ortaya çıkacak o dengesizlik maliyetlerini kim üstlenecek? Saatlik bazda düşün bir fabrikanın üretim fazlası diğer fabrikanın eksi ile kapatılırken, x ve y tedarikçilerinin portföyündeki o saatlik sapmalar nasıl hesaplanacak? Konuşmacı 1 Doğru dengesizlik havuzunda tam bir kaos çıkardı herhalde. Konuşmacı 2 Kesinlikle kaos çıkardı. Kurum da haklı olarak diyor ki sen bir lun grubuysan ben senin netleşmiş verini arka planda tek bir. Üzerinden okumak isterim. Konuşmacı 1 Yani operasyonel kolaylık istiyorlar. Konuşmacı 2 Aynen bütün dengesinizlik bütün o faturalandırma ve mahsuplaşma operasyonu bölgedeki tek bir sorunlu görevli tedarik şirketi üzerinden yürümeli diyorlar. Arka plandaki o devasa veri karmaşasını engellemek için mecburi bir karar bu aslında. Konuşmacı 1 O veri karmaşasını engellediler belki ama iş şu meşhur 5.1 nokta ç ve 5.1 nokta has maddelerine gelince. Yatırımcının kafasındaki o karmaşayı resmen zirveye taşıdılar. Konuşmacı 2 Ah evet o maddeler sektörün şu an en çok başın ağrıtan kısımlar zaten bu. Konuşmacı 1 Derinlemesine analizin en kritik yeri burası senin içinde öyle değil mi? Regülasyonun altıncı ve dokuzuncu maddeleri. Bu ç 5.1 ç ve yatırımları için inanılmaz spesifik adeta böyle cezalandırıcı bir mimari kurmuş. Konuşmacı 2 Kesinlikle çok katı kurallar getirdiler oraya. Konuşmacı 1 Mesela ç kapsamındaki bir tesis sadece kendi tüketimiyle ya da işte h kapsamındaki tesislerle gruplandırılabiliyor. Dışarıdan başka hiçbir bağımsız tüketim tesisi bu gruba giremiyor. Konuşmacı 2 Doğru tamamen izole bir grup yaratıyorlar ama iş dokuzuncu madde dördüncü fıkraya geldiğinde işin rengi tamamen değişiyor. Eğer o saatlik dilimde ç tesisinde bir üretim fazlası oluşursa, bu enerji yekleme bedelsiz olarak gidiyor. Konuşmacı 1 Evet, bedelsiz üretim miktarı olarak kaydediliyor. Doğrudan yani benim aklım bunu gerçekten almıyor. Neden bir yatırımcı kendi ürettiği paneline para verdiği mülkiyeti tamamen kendisine ait olan bir enerjiyi sisteme bedelsiz vermek zorunda kalsın? Bu düpe düş kamulaştırma değil mi? Neden böyle bir riske girip de milyonlarca dolar yatırım yapsınlar ki? Konuşmacı 2 Kamulaştırma, hani hukuki olarak çok ağır bir kelime ama yatırımcı perspektifinden baktığında neden böyle hissedildiğini çok iyi anlıyorum. Fakat regülatörün bu kuralı koyarken neyle mücadele ettiğini görmek zorundayız. Konuşmacı 1 Neyle mücadele ediyorlar ki arka planda ne oldu geçmişte? Konuşmacı 2 Şöyle anlatayım, geçmişte şirketler kağıt üzerinde küçücük bir tüketim tesisi gösterdiler. Mesela tarlanın ortasında sadece ufak bir tarımsal sulama pompası var. Gittiler bu pompanın üzerine 5 nokta birinci bendi üzerinden devasa arazilere megavatlarca güneş santrali kurdular. Konuşmacı 1 Hadi canım, sırf o pompa için mi? Konuşmacı 2 Tabii ki amaç o pompanın ihtiyacını karşılamak değildi. Amaç o devasa kapasiteyi kurup artan enerjiyi yüksek fiyattan şebekeye satmaktı ya da grup içindeki başka büyük fabrikaların tüketimiyle suni bir şekilde eşleştirmekte. Kapasite tahsis mekanizması bir nevi hacklendi yani. Konuşmacı 1 Yani sistemdeki o arbitraj fırsatını sonuna kadar kullandılar diyorsun. Regülatör de bunu fark edip masaya yumruğunu vurdu. Oyun bitti dedi. Konuşmacı 2 Aynen öyle oldu. KBD nin kuruluş felsefesi kendi tüketimini karşılama mantığıdır. Zaten epdk şimdi diyor ki, eğer sen gerçekten kendi ihtiyacın için bir yatırım yaptıysan mühendislik hesabını da ona göre düzgün yaparsın. Konuşmacı 1 Yani tüketimin bir megabatsa gidip 10 megavatlık san. Kuramazsın. Konuşmacı 2 Kuramazsın kurarsan da diyor. O aradaki 9 megavatlık manipülasyon payını ben bedelsiz olarak sisteme çekerim. Hibe edersin bu sistemi o ticari rant alanından çıkarıp gerçekten öz tüketime odaklanan bir yapıya dönüştürmek için konulmuş çok çok sert bir bariyer. Konuşmacı 1 Anladım ama bu bariyerin mekaniği kendi içinde bayağı asimetrik çalışıyor. Şunu bir netleştirelim. H tesisinin üretimi çnin tüketimine kaydırılabiliyor değil mi? Mahsuplaşabiliyorlar. Konuşmacı 2 Evet, orada bir sorun yok, h destek oluyor. Konuşmacı 1 Ama şeynin kendi fazla üretimi hye geri dönemiyor ya bu durumu ben biraz şeye benzetiyorum. Tek yönlü valf hani şu checkwefler vardır ya tesisatta. Konuşmacı 2 Akışkan sadece bir yöne gider. Evet. Konuşmacı 1 Aynen akışkan bir yöne gidiyor. Basınç tersine döndüğünde ovalf anında kapanıyor ve o enerji doğrudan şebekeye dökülüyor. Konuşmacı 2 Ya tek yönlüwalf mükemmel bir analoji oldu. Gerçekten sistem aynen öyle çalışıyor. Ha tesisi destekleyici bir unsur, bir kardeş gibi çye enerji pompalayabiliyor ama çeki üretim fazlası ya benim fazlam var. Gruptaki kardeşime yani hâya yardım edeyim diyemiyor. Owif orada şap diye kapanıyor ve fazla enerji doğrudan yektemin havuzuna bedelsiz düşüyor. Konuşmacı 1 Bak buna somut bir senaryo çizelim istersen, hani senin de zihninde tam otursun bu olay diyelim ki benim OSB içinde harıl harıl çalışan bir tekstil. Rakam var 5.1 kapsamında. Konuşmacı 2 Tamam, güzel bir örnek. Konuşmacı 1 Ve gittim farklı bir şehirde ne bileyim karaman'dı falan 5.1 ha kapsamında bir gez kurdum. Günlerden salı saat öğleden sonra iki fabrika tam kapasite çalışıyor. Ç tesisinin çatısındaki üretim yetmiyor. Makinalarıma ne oluyor? Konuşmacı 2 Ha tesisinden o karaman'dan gelen üretim devreye giriyor. Senin faturanı düşürüyor, her şey harika tıkır tıkır işliyor. Konuşmacı 1 Süper peki şimdi pazar gününe gidelim. Yine saat öğleden sonra iki fabrika kapalı paydos edilmiş makineler çalışmıyor ama karamanda da fabrikada da güneş tepede opet derisisi maksimum üretim yapıyor çatıda. Konuşmacı 2 Evet, üretim zirvede ama çeken yok. Konuşmacı 1 O pazar günü saat iki ile üç arasında üretilen her bir kilovat saat enerji benim hiçbir fabrikam tarafından çekilemediği için anında bedelsiz üretim miktarı hanesine mi yazılıyor? 0 TL mı yani? Konuşmacı 2 Eksiksiz anlattın nokta atışı pazar günü saat iki'de o güneşten aldığın verim şirketin bilançosunda tam bir sıfır etkisine sahip. Konuşmacı 1 Inanılmaz. Konuşmacı 2 Hatta sıfır etkisi de deme o panellerin amortismanını, bakımını, işletme maliyetini düşünürsen bildiğin negatif bir etki yaratıyor, zarar ediyorsun o saatte. Konuşmacı 1 Ve bu da demek oluyor ki şirketlerin o eskiden gelen inverter ve panel kapasitelerine gereksiz yere büyük seçelim. Nasılsa sat? Alışkanlıkları artık finansal bir intihar. Konuşmacı 2 Kesinlikle bir intihar kapeks planlaması, o sermaye harcaması kısmı artık tamamen değişti. Eskiden yatırımcı yağ arazi büyük ne kadar sığarsa o kadar panel koyalım. Nasılsa bir şekilde mahsuplaşırız. Şebekeye basarız diyordu. Konuşmacı 1 Şimdi ne oldu? Konuşmacı 2 Bugünse lüm o saatlik algoritmasına girdiğin an fazladan koyduğun her panelin yatırım maliyeti doğrudan bedelsiz. Enerji olarak şebekeye akıp gidiyor. Çöpe atıyorsun parayı. Konuşmacı 1 Hazır şu saatlik algoritma ve formüller falan demişken, bu işin sadece bedelsiz kısmını değil, o paraya dönüşen bedelli kısmını da konuşalım biraz. Çünkü regülasyonun 11. Maddesinde öyle formüller var ki. Konuşmacı 2 Evet o meşhur 11 madde. Konuşmacı 1 Ya bakınca insanın gözü korkuyor. Gerçekten TTTMFF lt falan sistem bu saatlik eşleşmeyi nasıl yapıyor da bunu faturalandırıyor? Günün sonunda o formüllerin arka planında aslında ne çalışıyor? Konuşmacı 2 Aslında o 11 madde işin muhasebe kalbi diyebiliriz. Sistem artık o ayı kompli toplayıp sonunda çıkaralım dediğin eski döneme tamamen sildi. Konuşmacı 1 Aylık mahsuplaşma bitti yani. Konuşmacı 2 Bitti. Yerine inanılmaz hassas bir saatlik terazi getirdi. Oradaki formüldeki TT bir saat içindeki toplam tüketim miktarını simgelerken, lt senin o saatteki lisansız üretimini gösteriyor. Işin bütün sırrı şu, sistem her saat başı durup o pv s'deki sanal sayaçlar üzerinden bu iki veriyi birbiriyle çarpıştırıyor. Konuşmacı 1 Nasıl yani? Diyelim ki bulut geldi güneşin önüne geçti. O 15 dakikalık üretim düşüşü bile o saatin dilimi içinde hesaplanıyor. Konuşmacı 2 Mu kesinlikle hesaplanıyor. Her şey saatlik dilimde. Eğer o spesifik saatte senin teten yani tüketimin lt'den üretiminden büyükse. Konuşmacı 1 Yani üretimim yetmemiş, şebekeden elektrik çekmişim. Konuşmacı 2 Aynen o aradaki farkı TM olarak şebekeden çekiyorsun doğal olarak ve bunun bedelini fifli yani ait olduğun abone grubunun fatura fiyatı üzerinden paşa paşa ödüyorsun. Konuşmacı 1 Peki ya tam tersi olursa üretimin fazlaysa o saatte? Konuşmacı 2 Ancak o saat diliminde lt t t'den büyükse yani üretim fazla varsa işte o zaman bu fazlalık lüm havuzuna aktarılıyor. Tabii eğer yönetmelikteki bedelli kurallarına o limitlere uyuyorsa sana ödeme yapılıyor. Konuşmacı 1 Ödemeyi kim yapıyor, hangi fiyattan yapıyor? Konuşmacı 2 Ödemeler de üretim tesisinin bulunduğu bölgedeki en Yüksek Kurulu güce sahip görevli tedarik şirketinin tarifesi üzerinden yapılıyor. Kuruşu kuruşuna hesaplanıyor. Konuşmacı 1 Yalnız sen bunları anlatırken, ben sadece bu formülü düşününce bile aklıma devasa bir it bir altyapı sorunu geliyor açıkçası. Konuşmacı 2 Gelmez mi? Sektörün en büyük kanayan yarası o zaten şu an. Konuşmacı 1 Ya Türkiye çapında 10 binlerce fabrikadan 100 binlerce sanal sayaçtan bahsediyoruz. Burada kararın 10 ve 13 maddelerine bakıyorum. Şebeke işletmecilerine yani şu bildiğimiz elektrik dağıtım şirketlerine bu verileri anlık okuma ve piyasa yönetim sistemine PYS ye yükleme zorunluluğu getirmişler. Konuşmacı 2 Evet, bütün veri yükü onların omuzlarında. Konuşmacı 1 Ya bir elektrik dağıtım şirketinin bu kadar devasa bir saatlik eşleşme verisini sıfır hatayla yönetebilecek. 1'ı t altyapısı gerçekten var mı şu an? Konuşmacı 2 Çok yerinde ve sert bir eleştiri bu ve sahadaki en büyük problemlerden biri de bu. Zaten şebeke işletmecileri geleneksel olarak. Hani kabloyu çeken trafoyu tamir eden arıza'ya giden şirketlerdi çoğunlukla. Konuşmacı 1 Donanım odaklı şirketlerdi yani. Konuşmacı 2 Aynen öyle, şimdi ise regülasyon onlara diyor ki anlık ve KN doğrulaması yapacaksın. Lüm grup numaralarını eşleştireceksin saatlik o tt ve lt verilerini py s ye sıfır hatayla yükleyeceksin. Yani resmen devasa big date büyük veri şirketlerine dönüşmek zorundalar. Konuşmacı 1 Ya bir veri senkronizasyon hatası olsa ne olacak? Konuşmacı 2 En ufak bir hatada yatırımcının ürettiği o enerji sisteme düşmeyebilir veya yanlışlıkla haksız yere bedelsiz sayılabilir. Karar bu veri yükümlülüğünü tamamen dağıtım şirketlerinin ve epiaşın üzerine yıkıyor. Konuşmacı 1 O zaman korkunç bir noktaya geliyoruz. Bir yatırımcı hani mühendislik hesabını mükemmel yapsa panellerini milimetrik ayarlasın diyelim. Sahadaki o dağıtım şirketinin ufacık bir okuma hatası veya pys sistemindeki anlık bir. Gecikme yüzünden 10 binlerce dolarlık enerjisini bir saat içinde. Konuşmacı 2 Kaybedebilir regülasyona göre tabi ki itiraz ve hata düzeltme mekanizmaları var. Haklarını arayabiliyorsun. Konuşmacı 1 Ama kim uğraşacak o bürokrasiyle? Konuşmacı 2 Işte sorun orada süreç yatırımcı için aylar süren çok yıpratıcı bir bürokratik takibe dönüşüyor. Artık o eskilerin kur paneli unut ay sonu faturaya bak dönemi tamamen bitti. Konuşmacı 1 Yerine ne geldi? Konuşmacı 2 Kur ve her saat ekranı izle veriyi doğrula itiraz et dönemi başladı. Konuşmacı 1 Açıkçası biz seninle bu 16 sayfalık kararı böyle didik didik ettikçe bugünün dünyasında lisansız elektrik üretmenin ne kadar boyut değiştirdiğini çok net görüyorum. Konuşmacı 2 Başka bir lige geçtik artık. Konuşmacı 1 Ya o romantik vizyon vardı ya hani tarlaya 35 panel kurayım. Şöyle güneşi yüzümü döneyim, temiz enerjiyle paramı kazanayım. O dönem kesinlikle kapanmış. Konuşmacı 2 Maalesef o nasal bitti. Konuşmacı 1 Bekhane zorunlulukları var. Tedarikçi kısıtlamaları var. Şu tek yönlü valf gibi çalışan acımasız 5.1 iş ile haş maddeleri var. Hele o saatlik formüllerin matematiği. Eğer bu algoritmik ticareti şirketinizin o üretim profiline saatlik tüketimine uyduramazsanız, harcadığınız milyonlarca liralık paneller sadece şebekeye bedava elektrik basan devasa hayır kurumlarına dönüşüyor. Konuşmacı 2 Çok doğru bir özet oldu YKD m'nin o 10 yıllık korunaklı şemsiyesi altından yaka paça çıkarılan o eski tesisleri saymıyorum bile. Bak onların işi daha da zor serbest piyasada. Konuşmacı 1 Peki bütün bu parçaları birleştirdiğimizde? Sence regülatörün yani epdk'nın piyasaya ve makro ekonomiye vermek istediği asıl mesaj ne burada? Konuşmacı 2 Aslında mesaj çok net okumasını bilene sistemin dengesini bozma üretimini gerçekten kendi tüketimine göre şekillendir. O arbitraj fırsatlarını kovalayıp şebekenin kısıtlı kapasitesinin meşgul etme ve eğer büyümek istiyorsan artık serbest piyasa olgunluğuna erişip kendi risklerini kendin yönet. Diyor. Konuşmacı 1 Hıhı peki? Tüm bu anlattıklarımızı masaya koyduktan sonra sana çok kritik bir şey sormak istiyorum. Konuşmacı 2 Dinliyorum. Konuşmacı 1 Bu kısıtlamaların bu katı kuralların özellikle de enerjinin o pazar günleri falan bedelsiz olarak şebekeye akması riskinin piyasayı yepyeni ve belki de regülatörün bile tam öngöremediği bir teknolojiye zorladığını düşünmüyor musun? Konuşmacı 2 Hangi teknolojiden bahsediyorsun tam olarak? Konuşmacı 1 Batarya ve enerji depolama sistemleri. Ya düşünsene 5.1 nokta a kapsamındasın diyelim. Günlerden pazar, fabrikan, kapalı ve panellerin o an güneşin altında maksimum üretim yapıyor. Konuşmacı 2 Evet, o acı senaryo. Konuşmacı 1 O enerjinin sıfır liraya bedelsiz olarak yek demin havuzuna akıp gitmesini öylece izlemek yerine. Fabrikanın bahçesine kurduğun devasa lityum, bataryalara şarj etsen o enerjiyi ve pazartesi sabahı mesai başlayıp makinalar devreye girdiğinde o formüldeki TT yani toplam tüketim hanenden o depoladığın enerjiyi düşsen sence bu regülasyon şirketleri daha fazla güneş paneli almaktan ziyade. Ellerindeki enerjiyi saatlik bazda hapsetmek için depolama yatırımına mecbur bırakmıyor mu? Yani bez batury enerji story sistems yatırımlarına. Konuşmacı 2 Ya, bu sadece bir vizyon değil. Bence şu an lüm mekanizmasının yatırımcıyı ittiği yegane rasyonel çıkış yolu bu. O bedelsiz verme riskini o finansal intiharı ortadan kaldırmanın tek matematiği var. Enerjiyi zaman kaydırarak yani time shift'in yaparak doğru saatte tüketmek. Konuşmacı 1 Hani diyorum ki acaba regülatör bizi bilerek mi bu yola bu depolama teknolojisine itiyor arka planda. Konuşmacı 2 Yani satır aralarını okursan adamlar resmen elektriği sadece üretmek yetmez, onu doğru saatte hapsetmeyi ve yönetmeyi öğrenmelisin diyorlar aslında. Batarya bu işin kilit noktası olacak. Konuşmacı 1 Belki de bizim okumamız gereken o gizli mesaj budur. Yeni enerji oyununda masadaki altın madeni artık sadece elektrik üretmek değil, üretilen o elektriği formüllerin acımasızlığından kurtarıp doğru saatte hapsedebilmektir. Konuşmacı 2 Kesinlikle katılıyorum. Konuşmacı 1 Bunu bir düşün. Yeni oyunun kuralları sadece panellerle değil artık dev bataryalarla yazılıyor. Bu haftalık bizden bu kadar bir sonraki derinlemesine analizde farklı bir konunun şifrelerini çözmek üzere. Düşmek dileğiyle şimdilik hoşça kal.

Podcast Summary

Key Points:

  1. 5 Mayıs 2026 tarihli EPDK kararı, lisansız elektrik üretim tesislerinin mahsuplaşma sistemini köklü şekilde değiştirmiştir.
  2. 10 yılını dolduran tesisler artık otomatik mahsuplaşma sisteminden çıkarılarak serbest piyasada aktif ticaret yapmak zorundadır.
  3. Tüm üretim ve tüketim tesisleri aynı vergi kimlik numarasına sahip olmalı ve kapalı bir grup olarak deklare edilmelidir.
  4. OSB dışındaki tüm tesisler aynı tedarikçiye bağlanmak zorundadır.
  5. 5.1-ç kapsamındaki tesislerin fazla üretimi, bedelsiz olarak şebekeye aktarılmaktadır (tek yönlü valf sistemi).
  6. Mahsuplaşma artık saatlik bazda yapılmakta ve aylık sistem tamamen kaldırılmıştır.
  7. Dağıtım şirketlerine anlık veri okuma ve PYS'ye yükleme zorunluluğu getirilmiş, bu da büyük bir altyapı sorunu yaratmıştır.

Summary:

Yeni EPKD düzenlemesi, lisansız elektrik üretim sektöründe adeta bir deprem etkisi yaratmıştır. Kararın en önemli maddelerinden biri, 10 yılını dolduran tesislerin otomatik mahsuplaşma sisteminden çıkarılmasıdır. Bu tesisler artık enerjilerini serbest piyasada değerlendirmek zorunda kalacak, bu da pasif gelir döneminin sona erdiği anlamına gelmektedir.

Sistemde kalan tesisler için ise VKN eşleşmesi zorunlu hale getirilmiş, tüm tesislerin aynı vergi kimlik numarasına sahip olması ve kapalı bir grup olarak deklare edilmesi şart koşulmuştur. Ayrıca OSB dışındaki tesislerin tamamı aynı tedarikçiye bağlanmak zorundadır. 1-ç kapsamındaki tesisler için getirilen "tek yönlü valf" sistemidir.

Bu sistemde, ç tesisinin fazla üretimi h tesisine aktarılamamakta ve doğrudan bedelsiz olarak şebekeye verilmektedir. Mahsuplaşma artık saatlik bazda yapılmakta, bu da yatırımcıların üretim profillerini tüketim desenlerine göre hassas şekilde ayarlamasını zorunlu kılmaktadır. Dağıtım şirketlerine yüklenen anlık veri okuma ve PYS'ye yükleme zorunluluğu ise büyük bir altyapı sorununu beraberinde getirmiştir.

Regülatörün amacı, sistemdeki arbitraj fırsatlarını ortadan kaldırarak üretimi gerçek öz tüketime odaklamak ve şebeke dengesini korumaktır. Bu yeni düzenleme, yatırımcıların artık pasif bir gelir modeli yerine aktif bir ticaret ve risk yönetimi stratejisi benimsemelerini gerektirmektedir.

FAQs

Bu tesisler artık LÜM sistemi dışında kalıyor. Enerjilerini serbest piyasada, gün öncesi piyasasında işlem yaparak veya ikili anlaşmalarla değerlendirmek zorundalar. Bu, pasif gelir döneminin sonu ve aktif ticaret döneminin başlangıcıdır.

Üretim ve tüketim tesisleri aynı Vergi Kimlik Numarasına (VKN) sahip olmak ve bir EK formuyla kapalı bir grup olarak deklare edilmek zorundadır. VKN değişikliği (örneğin şirket birleşmesi) anında bildirilmezse, tesis LÜM sisteminden düşebilir.

OSB dışındaki, birden fazla tüketim tesisiyle eşleşen üretim tesisleri için, gruptaki tüm tesislerin elektriği tek bir tedarikçiden almak zorundadır. Bu, dengesizlik maliyetlerini ve veri karmaşasını önlemek için getirilmiş bir kuraldır.

5.1/ç kapsamındaki tesisler sadece kendi tüketimiyle veya 5.1/h kapsamındaki tesislerle gruplandırılabilir. Bağımsız tüketim tesisleriyle eşleşemezler.

5.1/ç tesisinin saatlik üretim fazlası, 5.1/h tesisine kaydırılamaz ve doğrudan sisteme bedelsiz olarak verilir. Yani enerji akışı sadece h'den ç'ye doğrudur, tersi mümkün değildir.

TT (toplam tüketim) ve LT (lisansız üretim) saatlik bazda eşleştirilir. Üretim tüketimi aşarsa fazlalık, bölgedeki en yüksek kurulu güce sahip görevli tedarik şirketinin tarifesi üzerinden ödenir. Aksi halde şebekeden çekilen enerji abone grubu fiyatından faturalandırılır.

Chat with AI

Loading...

Pro features

Go deeper with this episode

Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.