Bu podcast bölümünde sosyal kıyaslama teorisi ele alınıyor. Konuşmacılar, insanın kendini başkalarıyla karşılaştırmasının doğal bir süreç olduğunu ancak özellikle sosyal medya sayesinde bu karşılaştırmanın toksik bir hal alabildiğini vurguluyor. Kıyaslamanın temelinde egonun kimliğini çevreye göre tanımlaması ve toplumdaki değerimizi başkalarının başarılarına göre belirleme ihtiyacımız yatıyor. Beynin enerji tasarrufu için kısa yollar kullandığı, bu nedenle seçici bilişsel körlük geliştirerek yalnızca eksik hissedilen alanlarda kıyaslama yaptığı belirtiliyor. Özellikle 20'li yaşlarda, kişinin kimlik arayışı ve belirsizlikleri nedeniyle kıyaslama yoğunlaşıyor. İlişkilerde güvensiz bağlanma, kıyaslamayı daha da tetikleyerek kişinin kendi potansiyelini başkasında görmesiyle haset duygusuna yol açıyor. Bu durum, neşeyi öldürüyor ve kişiyi gereksiz tüketime, borca sürüklüyor. Konuşmacılar, kıyaslamanın kaçınılmaz olduğunu ancak farkındalıkla yönetilebileceğini, özellikle sosyal medyadan uzaklaşmanın ve kendi potansiyeline odaklanmanın bu olumsuz etkileri azaltabileceğini ifade ediyor.
Keşisalleş serilmiş bir terapi yolculuğunu seni beklediği hayvel bu müyağeni sunar. Merhaba ben Zuhat. Selamun ben de olcan. Her hafta yeni bir konuya bu müyağını dediğimiz podcastimize hoş geldiniz. Buyurunuz. Selam millet. Bu hafta bir ürme başlamadan önce geldi be. Yaz geldi ya. Sabah'tan beri böyle güzel şartlar. Zene pastık falan dinliyorum arkadaşlar. Çok güzelmiş. Tam bir yazdın yazda gidiyor bu şun gibi hissediyorum. Ve bugün ki konumuz ilk konumuz sosyal kıyaslamat teorisi. İzmir konusu. İzmir'e gelenler bunu canlı canlı dinledi. Siz kayıttan. Siz kayıttan derken ya tekrar alıyoruz şu an. İler üzerinden geçiyoruz. Ama canlısı gibi de olmuyor be. Yalnız gibi olmuyor. Olmaz. O tepkiler alıyorsun falan. Güzel var. Allah canlı etkinlikler çok güzel ya. Evet mi geç? Keşke hep canlı etkinlik yapsak. Keşke öyle bir şey olsar. Canlı etkinlik yapsak onları çeksek onları yayınlasak. Evet sancağın gibi olsak böyle. Söyükük küfür etsek. Söyük. Herkese küfür etsek. Millet. Zaten farkına vardığımız üzere. Artıklar her şeyi kıyaslıyoruz. Ya bunun da o şey hep konuşumuz kısmını geçiyorum. Ufaktaktan beri. Önce sınal sonuçlara göre kıyaslandık. İşte büyüdük paramıza göre, tariq tılımıza göre, güzellimize göre. Zaten hep birilerinden daha iyisek iyi bir insan olduk, değerli olduk, başarılı olduk. Yeri geldi annemiz varığımız bile. Bizi ona göre sevdi. Terve ettiğimiz için, kuzerinden daha başarılı olduğun için. Tam bu işler, bizim bir şekilde bütün gelişimiz boyunca içimizle bir yaratır. Olmazsa olmaz bir şey bu arada. Çünkü yani iki sebebi var aslında temelde. Birincisi senin egon kim olduğunu etrafına kıyaslayarak bulabiliyor. Yani kendini tanımladığım böyle sıfatları düşün. Atıyorum ben. İşte zeki bir insanım diyorsan. Biri ona göre bir şeydir yani. Birini senden daha az zekiyolması lazım ki. Sen sıkıladak kendini bir yere koyalım. Bir de buna ek olarak aslında biraz da toplumdaki değerimiz de isteriz. Başka insanların ne kadar başarılı olduğuna ne kadar yetenekli olduğuna. Bizim onlara kıyaslandır da olduğumuza göre bulduğumuz için. Bunu yapmaması imkansız bir şey bu. Yapmadan olmaz. Önce bunu kabul eder hep başlayalım. Bu çok aslında doğal bir şey. İnsanı insan yapan bir şey. Ama bugün işte konuşacağımız konular yüzünden de çok da toksik olan eter sepende bir şey olabilir. Evet. Genelde de öyle oluyor. Evet. Çünkü bu kuchta artık. Yani hem bu kuchta bir de bir de bir de abisi de malese. Biz 30 yaşında olsak da aslında orijinalinde 20 milyar yaşlar. İnsanın biraz böyle hayattaki kim olmayı bulmaya çalıştı. İşte kaybolmuş hissetti. Ben kimim? Boyattaki amacım ne? Yerim ne? Yönüm ne? Bunlarla meşgule olduğunuz sürece kafan. İster istemez daha fazla kıyasıyorsun. E bir de sosyal medya gibi bir şey var zaten. Ona başı başına gidiyoruz bir ihtiban. Öyle olunca da yani mesela bu yaşların böyle çok önemli makdelerinden biri oluyor. Kıyaslamaya. Çünkü hani geçmişte çok kıyaslamıyorsun kendine. Çok ünlü insanlarla kıyaslamıyorsun. Arkadaşlarında kıyaslamıyorsun. Hayata kışına gidiyor belki öğrencik. Ama ne zamanki böyle yetişkin oluyorsun artık. Biri oluyoruz. Kendi böyle. Kendi mesliği olan. Kendi statüs olan biri oluyorsun. O zaman ister istemez herkese kıyaslamaya başlıyorsun. Bak şu çok güzel bir şey not aldım. Bunu kimisörde unuttuğumda. Kızkançlık veya kıyaslama kendi potansiyelini başkasında gördüğünüz zaman yaşanan şey edildi. Ama işte insan kendi potansiyelini de kendisi belirlediği için çok yanahtırcı da olabiliyor ya. Ya tutuyorum mesela yemek yapmayı seviyorsun. Ve aslında iyi bir şey olabileceğini düşünüyorsun. Ama çok da öyle bir tecrüvan yok. Sadece potansiyelini isteyeyim var içinde bir tutkulma. Hayatını yaşayan bir şef gördüğünüzle onu kıskınırsın ya. Hasekt duyarsın. Ola hayatı bu yaşıyor falan dersin. Gerçekten içindeki potansiyelini o hayatı başkası yaşadığını düşündüğünüz zaman. Kendi diba çekmeye başlıyorsun. Ve elli bir şeyin de kıymetini bilmiyorsun. O kıyaslama bütün zevki öldürüyor hayattan aldılar. Ya işte o zaten. Bizim burada çıkış şeyimiz oydu on da hemen söyleyeyim. Yani komperizin o istyif of joy. Yani kıyaslamak. Neşenin neşenin hazınızı çağr diye bir Amerikalı nünlü bir suyuzu var. Gerçekten böyle bu arada. Yani ben mesela istifayatıktan sonra geri dönüp bakınca neyi çok iyi yaptığım dediğimde şunu çok iyi yapmışım. Hiç sosyal medyaya girip hiç kendimi kıyaslamadım. Çok kendimi odaklandım. Ve gerçekten istifayatıktan sonraki o 5 senelik sürecin en iyi en verimli zaman o ilk yılda. Çünkü sosyal medyaya girmiyorsun. Kendini sürekli etrafla kıyaslamıyom. Bu arada tabii ki de yine kıyasıyorsun. Engel olamazsın ona. Sokaktaki insanla kıyaslarsın bu sefer ama. Yani onun böyle her anına nüfuz etmesinde müsaade etmiyorsun. Mesela şimdi kendime şey ediyorum. Birçok kolunda yine aynı şey diyorum da. Hani yine Bek to Bezik yani yine o iyi bildiğini yaptığın yeri de yine sosyal medyaya daha az. Yine böyle biraz daha kendini odaklandım. Başkalarına kıyaslamadı yani. Ama işte abi sosyal medya herhalde böyle başkalar 5 dakika olduysa 7-8 s soysyal medyaya dedik. Çok bu işi zorlaştıran bir şey yani hem akranlarınla zaten sürekli kıyaslamı yapıyorsun kendine. Bir de ek olarak mesela eskiden bunlarla kalacak çok güzel bir şey okumuştum. Yani sana uzak gelen figürler var yani senden çok uzak figürler. Amerika'daki mesela bir Hollywood yıldız bir aktör. Sen geçmişte bu adamla kendini kıyaslamıyordu çünkü o adamın işte hani çıktısını görüyordu sadece. O adam işte ne yapıyor filmde mi oynuyor? Oynudaki filmdeki performansı görüyordu. Şimdi mesela artık sen evde otururken o adam da kendini evinden bir selfie koyuyor. Ve sen arkapilanda o adamın yaşadığı evi görüyorsun. İşte adam belki işten gelmiş o da havuza girmiş falan. Ve kendi hayatında kıyasıyorsun isim. Bundan ben bir artı bir apartman dairesini oturuyorum burada İstanbul'u, küçük 50 metre kare. Adam koskoca bir şeyde yaşıyor. Hani onunla bile kıyaslamaya giriyorsun. O da aslında yani ne kadar sağlık siz yerlere gidebilecek bir şey. Tamam, belki bir yere kadar motiv edebilir ama böyle böyle sınırsız insana insana muhatap olunca da. Paraliz oluyorsun abi. Çok ezilmiş hissediyorsun bence o kadar kıyaslamabıyor. Kıyaslamanın beraberinde getirdi o tersizlik hissiyle beraber. Ya işte kötü kadar vermeye başlıyorsun. Satın almalar yapıyorsun. Boğca harca giriyorsun,mış gibi daha da lanıyorsun. Bunu yine izni daha aptal değil, durmayalım da. Bir tane araştırma yapmışlar abi. Çok bilmem beri. Gelseydiniz. Gelseydiniz uçağı atlayıp. Çok bilmem beri açtım ama eskiden yapılmış. Bir tane mahallede abi. Birisi süperlota gibi büyük bir ikramya kazandığı zaman bütün mahallerin borçlarını artıyormuş biliyor musun? Yani çünkü o sefer. Evet biliyor musunuz yani. Abi çünkü çok mantıkı değil mi yani? O sefer yıllardır komşun. Aynen hayat yaşıyorsun. Biliyorsun mesela. Sen daha fakir. Ve ekonobakın kendini mutlu hissediyorsun. Daha iyiye var aban var. Evim daha büyük falan diye. Onun hayatı bir anda iyileşince senate hiçbir şey değişmezse bile kompleksa girip. Paran varken değil abi. Bildiğin borçlar, morgruş gibi kredilerin artarak hayatını onun gibi onunla eşseveye getirmeye çalışıyorsun. Ve bu da çok benzemiyor mu? Daha değil mi anlattın işe? Şimdi de sosyal medyadaki akranlarımızı bilmem neyimizi görüp. Ya da daha kötü, daha ünüleri görüp. Tekrar sanki mahallemizden bir loto kazanmış gibi darvanıyoruz. İtiyacınız olmadan telefon alıyoruz. Sırsı toratacağız diye araba alıyoruz. Aklan alıyoruz da alıyorduk. O tatilere gidiyoruz, o kıyafetleri gidiyoruz. O markaya gösteriyoruz. Niye? Arkadaşını loto kazanmış gibi darvanıyorsun. O belki o da öyle darvanıyor. Böyle bir tane film vardı ya. Adaklama gelmedi de başlılığında o devit bir honymi. Kalifornikation da oynuyor. Ah reis be. O oynuyordu. Hımm. Dicansız. Ha. Aynen. Bunlar böyle bir şirkete bağlı. Bir böyle karikocağı oynuyorlar aslında karikoca bile değiller. Bunları böyle belli mahalleleri yerleştiriyorlar. Belli bir süre boyunca. Ya da anlar süre ilgili. İşte bir şeyleri influnç oluyor. İşte böyle belli marka şeyler gibi koşuyorlar falan. Ve bir süre sonra herkes böyle. Aynı markalardan da bir koşaya gidiyorlar. İşte belli bir araba oluyorlar herkesi yapıyor. Ve sonra şeyi görüyorlar. Sıptık sen dediğin gibi orda etraftaki insanlar baya borca girip böyle aileleri falan da almaya başlıyor. Zaten sonra bu kavram çok şey oldu. Böyle bir, deyim gibi bir şey oldu bu ki. Bir cansız mıydı? Kim de? Çok da gerçek bir şey bu ordansın. Sosyal medyada dönün önce bile büyük ihtimalle. Bir sosyal medyada dönünce hiç yetişkin oldum. Madınız şimdi bilmiyoruz ama. Özellikle Amerika'da çok vardır geçmişte de yani o kadar. Tüketken bir toplumda. Bir tane bir şey diyorlar işte. Dünya artık bir köy dönüştü. İyi bir şey olarak intern sayesinde. Ama mesela kötü bakımdan dünya gerçekten bir köy dönüştü. Artık yani nozencası gibi çocuğun gidiyse senir altsedir, seni tırgırlayabiliyor. O da çok oluyor işte. Müminoca demişti ya. Yani biz ortada olduğu gibi davranıp. İşte aklınızı gibi yaşayıp ama Avrupa'lı gibi hayat standar da sürmek istiyoruz. O da çok bu nesli çok mutusuyla bir şey oldu yani. Hem bizzat böyle bir şekilde gitme görme şansımız çok fazla. Yani paran olmasa bile erasımızda gidiyorsun. Aiz ekle gidiyorsun. Bir sene 6 ay yurt dışına kalıp geri dönüyorsun. Hiçbir şey yoksani. Bir iki ay interiyle öpül geliyorsun. Onun için de sosyal mededen zaten sürekli görüyorsun. Dizilerden mesajla da çok fazla gördüğün için. Oradaki hayat tarzıyla çok kıyasıyorsun mesela. Oradaki hayat seviyesi, oradaki refahla. Oradaki düzenle. Kıyaslamak da çok mutusus ediyor. Ben mesela şey yapacağım. Ben bıraktım. Oğlum neyi bıraktım. Ya öyle hayat yokmuş gibi davranıyorum artık. Ya da biraz daha böyle şey. Oraları takip etmek lazım. Ben gideş. Geri gireler. Zambia falan. Ya şey mesela çok hissediyor. Eğer öyle bir şey maruz kalmamış olsaydı. Hiç yurt dışına gitmeselmiş. Televizonda görmesedim orada kıyatı. Burada kıyat belki çok güzel gelebilirdi bana. Çünkü denizden kalkmışsın. Noreya görmüşsün. İstanbul'a gelmişsin. Daha güzel bir yükselik kalabalıkmalabalık. Okey dersin. Başka bir dünyada onun ne kadar iyi olabileceğini alternatif görünce ister istemez kıyaslamı yapıyorsun. Bu sefer hep elindekinden memnuniyiz olmaya başlıyoruz. Bir de elimizdikten kötüleşiyor sürekli. Ya gel şu kıyaslamıza mıydı? İlk kıyaslamıza olmaz. Kendini sadece üniversite de ilk geldin zamanla kıyasınca da mutlu oluyorsun. O zaman öğrenci olmanı rağmen yani. O da hayat pahalı falan. O da pis bir şey yani. Abi mesela bu kadar çok kıyaslamımızın sebebi aslında yine beğenimiz bu arada.
-Satıver. -Hepşunu söylüyorlar ya. -Yok mu o değil. -Abi Bey'in işte, bu ciddi. -Enerjinin, bu ciddi akı enerjinin yüzde hepmişti falan harcadıği için. -Hep abi konuşuyoruz ya. -Tasar fethemeye çok şey bir konu bu arada. -Gizli otuz falanmış galiba. -Aa, ben çok okudum bunu ya. -Ya işte farklı, farklı. -İzfarkı bir şey söyleyem. -Baksana neyse abi. -Hep de enerji tasarraf etmek zorunda evrimine eştiği için yoksa yürümme enerjin kalmaz. -Hep abi kısa yollar böyle şort katlar buluyor Bey'in. -Ya bu kıyaslamayı içinde en çok bunu söylüyorlar. -Kafağına bir belirsizlik var diyorsun ki. -Ben kimim? -Yakışıklı mıyım, güzel mıyım, bunu hak ediyor mıyım, bu kız bana bakar mı bakmaz mı? -Beyin anında bir kıyaslamaya yaparak bir sonuca vermeye. -O dosyayı kapatmaya çalışıyor. -Diyor ki, sen yakışıklıysin neden? -Çünkü zohatlanan daha yakışıklı. -Sen zengin de isin neden? -Çünkü zohatlanan daha zengin. -Bunu bütün bir evrende her şeyi düşünmek, eski geçmiş böyle karşı taştıkmak falan filan yerine. -Kâciye abi, hayır. -Çünkü en yakın arkadaşının senden daha zengin. -Ama işte çok da güzel. -Bu yüzden çok aldatıcı olan bir şey. -Çok güzel sağon diyecek ki yani. -Haniye ile geliyor. -Çünkü. -Takı şey ediyorlar yani. -Bu bir düşünce ve bunu inanmayın. -Yani kıyaslamanın bu kadar büyük bir felakede dönüşmesini sebebi. -Tamam ama bu. -Kafağında bir kalıya veriyorsun ve o dosyayı kapatıyorsun. -Ama bu gerçek bile değil. -Bir de şey yani yani. -Yüzesel de benim sebebi. -Yani şartları göz önünde bulundurmuyorsun. -Belki işte, xp arkadaşım var diyorsun ki, ben çok daha başarılı. -Şu an şu şirkette, çalış şu şu kadar maaşa görüyorsun. -Ama yani adam bir anda, gönlten oraya ilmedi yani. -Belki işte ailesi yıllar boyunca çok iyi kurslara gönderdi, yurtışına eğitimlere gönderdi. -Yani sana verilmeyen bir çok imkan o çocuğa sağlandı ve onun sonucunda belki eşit potansiyeldeydir. -Belki senin potansiyelini daha yüksekti. -Ama hani son çık diye bakınca, evet o orada sen buradasın gibi hissettiriyor sana. -Bi işte o da değil burada farklı şeyler dolayı. -Buna da abi işte seçici bilizsel körlük yolağınmış. -Kendini en çok eksik hissettiğin şeyin varlığını bakıyor musun? -Yani kendini çok fakirist ediyorsan, kendini direk zengine kıyasıyorsun. -Yani sadece tek bir parametü üzerinden kendini kıyasıyorsun. -Buy insanın bir şekilde, adem bahsettiğim gibi beynin şort katlarından bir tanesiymiş. -O çocuğun bütün bekrandığı okuduğu okullar ailesi bana yaptığı yatırım değil de fakirist ediyorum. -Zolat zengin, bitti. -Demek ki ben başarısız bir insanım. -Şimdi zaten en seçici bilizsel körlük buymuş. -En büyük bir şey bence o sıkıntı. -Yani o kıyaslama ne zaman böyle senin kendini çok güvensiz hissettiğim bir alana kayıyor. -Ki genelde de orada yemeştirmek. -G genelde kayıyor. -O mesele çok yıkıcı bir şey olmaya başıyor yani. -Gel de de böyle oluyor ya. -Bir konuda çok diğer tarafında geliriz biraz daha. -Öz güvensiz sen ve oradaki kıyaslamaların çok problemli oluyor. -Yani otur mesela güzellik konusunda çok öz güvensiz sen. -Birinin yanında bulunduramazsın, barındıramaz. -Güzel birinin yanında aynı ortamda bile bulmak çok zor geliysem sürekli kıyaslayacağın için. -Ben de mesela şeyi hissediyorum. -Yakın zamanda böyle bir konsere gittim. -Sedefse bir tekinin konsere. -Çok da severim böyle ama o mesela şey ya yani çok böyle tarkan değil. -Hani senin yaşında senin akrağının ve böyle senin seviyende tar bir şey yapı üretim yapıyor. -Konserin yarısında gerçi şarkılarına çok bilmediğim için hep bunu düşündüm. -Hani şeyi hissettim abi hani ben de bu levolda bir şey yapabilirdim yani. -O kıyaslamayı çok hissettim yani. -O çünkü kendi içimde xx söylüyorum yapabilecekken yapmıyor. -Çok çok olmam. -İçine ki potalan senin yaşayan birini gördün. -Evet işte yani. -Şimdi bir şeyler çalıyordun. -Bıha bir daha seref olabilirdim. -Yani müzik konusunda direkt bile bir müzik konusunda da hissettim orada. -Müzik bir çökeceklem böyle. -Bir yara rep çoğulmak istiyordu zaten. -Ben müzik. -Rep mi yapsak falan diyordum. -Bir kere dedim. -Ama tamamen şaka yani. -Hiç bir ciddi yetiyordu. -Yüzde kaçmış bu arada. -20 ile 25 ara saymış. -Ben de en son. -Üç kaynaştan baktım. -Ben de en son öyle baktım çünkü. -Bi ki bu 60 70 durmamızın sebebi. -Çünkü çok dramatik olduğu için genelde insanlığı onu söylüyor. -Yucudunuzun 100 de enerjiin 100 de 80'i beyin tüketiyor falan diye. -Olabilir. -Bence ama şeyden şeyde değişiyor bu arada. -O insanların insanı. -Tabii canım. -O gürültü. -O veriting kri bir insanla daha gamsız bir insan aynı tüketmiyor. -Evet mesela komandakilerinde iki üç kat daha azmış normal'a göre. -Oa güzel güzel. -Bizatin üstü gibi ama sürekli söylüyordum. -Demeye avrım öyle. -Şöyle birçok şeyin boşay çıktı. -Beğinin bütün bu şort tatları enerjin tamamı harcaması. -Ama yapacak bir şey için çok fazla değil. -Yok fazla yerde de 170-180 yazıyor. -Nediyorduk. -Evet mesela onu çok hissettim o konserde yani. -Mesal andan kesinlikle zevk almamın önüne geçti bu kıyas zaman. -Ama sonra da hani oradan şey diye çıktım yani. -Beni de demek ki biraz daha bu konu üzerine eğilmemin makti gelmiş. -Hani çok böyle haset dolu kendimi de bitirmedim de. -Ama çıktığında dedim ki ben gelip bir konserden bile keyif olamıyorsam artık. -Demek ki bu iş benim için de çok yara olmaya başlamış. -Demek ki benim konu zen artık ideniye düşme vaktim gelmiş. -Bide bu işin şey boyutu var abi. -İnsanların. -Zadan okey bunu günü katileşiyorlardır da. -Genel de bir ilişki içindeyken bu çok fazla artıyor. -Yani mesela türkün birini seviyorsun, birine berabersin. -Onu kaybetme korkun bir şeyleri çok tetikliyor. -Yani aslında o zaman nereden eksiksen oradan vuruluyorsun. -Güvensiz bağlanınca işte. -Güvensiz bağlanınca evet ama ben bunu yaşadım çok olmuştu. -Yakarsa dünyaya güvensiz bağlananlar yakar. -Aynen. -Bu çok fazla oluyor. -Bir şeyden dinlen, o insanın 9 bence evet demiştir. -Biri var ve onu kaybetmekten korkuyorsun. -Belki işte güvensiz bağlanmışsın. -Gidebileceğini düşünüyorsun ama. -Ati kız arkadaşın, erkek arkadaşın. -Neyse çok tetikleniyorsun sen diye yaşamışsındır. -Sen benim daha zengin olması seni mutus ediyor. -Daha yakışıklı olması, daha güzel giyinmesi de daha ünlü olması. -Neyse abi sen de iki eksiklik. -Genalde elinde kaybetcen bir şey varken çok tetikleniyorsun. -Ben mesela kendi o kadar çok kıyaslamaya yapan bir değilim ama. -İşki içindeyken birini kaybetceğimi düşünüyorsam. -O güvensiz bağlanma içine girdiksem her şeyden tetiklenebiliyorum. -Zer bir teyepi de bunu konuşuyorum. -Mesaj şu anda böyle hani pembe götü olmam. -Çok rahat çok gevşek yaşıyor olmam. -Demek değil ki içinde yatan çok kızkanç biri var, kompleksi bir var. -Kompleksiten gelen bir kızkançlı olun var. -Teyep de konuştuğumuz genelde ilişkiler bağabında şey bu oluyor çünkü ilişkim yok yıllardır. -Belki de bu yüzden yani işte. -Tabii canım belki de bu yüzden yok yani ilk adımda kaçmak istiyorsun ya da böyle kafada bir şey takıyorsun. -O gerçekmiş gibi yaşıyorsun. -Çünkü kendimi yüzleştiriyor. -Yüzleştiriyor bir de senin aynı. -Sen fri takılırken hiçbir kompleksin yok yani rahat rahat takılıyorsun. -Ama sonra ilişki içine girince o güvensizlikler tetikleniyor. -Bu arada mesela. -Eleşime sen ne kadar gerçek mi? Çok güzel bir konu. -Abi atıyorum hayatlı senin şu an mesela daha çok para kazanman gerektiğini düşünüyorsun. -İşten içe. -Ama çok da mesela ikimize senin çok aşırı paroyu oynayan tipler değiliz zaten. -Herkız anlamıştır. -Abi mesela ilişki içine bağışladın ciddiysin. -Abi artık atıyorum böyle evlilik, mevlilik, hafou ileride çocuklu düşündüğü zaman şunu farkına varıyorsun. -Abi daha mı çok paroyu oynasak ya. -Tun kenarda para gelecek bunun düğünü var, evi var, taşınması var, bu da bu sıvara bu da sıvara bu da sıvara. -Ama mesela bir süre şeyin seritetiklendi. -Surmuluk da giriyor ama için yani çünkü. -Sadece kendi sorumuluğun muarken belli bir parayla idare ediyorsun. -Para mı olmasa da çok problem değil ama bir daha büyük bir şeyin sorumluluğunu alınca. -Evet yani maleti de artıyor. -Cedrek maleti artıyor. -Abi şeyin yılısları var ya dur. -İşte sevgisi yemeği çıkıyor böyle. -Geçmiş zamanlar böyle işte ama yakın atıyorum. -80 dolar, artık tek başına böyle 4 dolar. -İyi güzel para be, beni gidiyor, lüksi para baya falan. -Doru, borde. -Ben de borde şeyi doğulmuyor. -Genelde o kendi içindeki güvensizlikleri dışarıya asıyorsun. -Yani sen atıyorum. -Karşındaki insanın seni yeteri kadar zengin olmadığı için terk edeceğini inanıyorsa ama. -Belki yanındaki insanın umrunda değil yani o sendenle akıl bir şey yani. -Çünkü sen çok değer veriyorsun kendi içindedem ekip araya. -Ya da sen bu konuyu güvensiz mesele sahne getirmiş. -Ama karistara çok başka bir şey bakıyor olabilir. -Bu paro olmasın, güzellik olsun, güzellik olmasın başka bir şey olsun. -Sen genelde karşısındaki ne projekte ediyorsun. -Ya da bazen bir şekilde sen de o güvensizlik gerçekten tetikliyen birini buluyorsun. -Mahal. -Gerçekten o aslı da. -O da oluyor bazen. -Yani o seni o konuda yargılıyor. -Exik görüyor oluyor. -Ama yine sen kendine yaptın yani. -Göz ben de anlar geldi sende gülüyorsun. -Ola güldüm. -Oluyor bazen. -Oluyor, yaşanıyor üstü. -Aynen. -Aa bunun devamında da bu kıyasının en boktan tarafına bir tanesi de kendi değerini, kendi kimliğini dışarıda arıyorsun ya. -Bu alıp sorsink diyorlar ya. -En kötü tarafı da bu diyorlar. -Aslında bütün bu işle geçen böyle bir çetinde konuştuğumuzda hani bir. -Sen miyete bakıyorum ne? -Sen miyete çetin ne? -Evvel ama, çetin ne dedik. -Açık hoşçadık ya. -Müslimansın diye. -Gerçek gibi yemek bile soşağıya gibi soğut. -Bence en köşerden bir tanesi bu yani kendi değerini alıp sorsetmek dışarıda aramıyor. -Çünkü abi şu an günümüz dünyası ve özellikle pazarlamının da böyle ciğerini söktü bir şey bu ya. -Sen en iyi sende ayırık sılayacaksın. -Eğer en iyi isi değil sen demek ki değerini sızlı oluyorsun. -Aa. -Aa şu an günümüz dünyası da işte takipçiyi, fotoğrafına kaç layık geldiği. -Bütün her şeyi rakamlar üzerinde. -Aa. -Aslında isteriz temez. -Helik bizim gibi iş yapıyorsan bu daha fazla olabiliyor. -Bizin gibi iş yapmasan da artık. -O mu atıyorum, yüz yirmi takipçisi var. -Posu saat kaçta atacağını düşünüyor mesela. -Akşam sekizde atayım, günüz insanlar bakmaz. -Yüzüm takipçin var. -Alacağını zaten yirmi like. -Ama övulu öyle görmüyor. -Atıyorum kendini belki yüzyüz takipçisi bir arkadaşını da kıyas ediyor. -Oğlum içini mesela elli like almak çok güzel bir şey. -Boku çıkıyor yani artık hani konus acı rakamlarda değil. -Böyle ondan daha iyi olmak, kıskandığından daha iyi olmak. -Kırf değil de elli beş like alıyor olmak. -Ya evet ya bu. -Pen biz bunu sattığımız için paraya dönüştürüyoruz ama. -Bize çok içine düşeğimiz bir kuyuya dönüşebiliyor. -Hep rakam rakam rakam rakam. -Kardeşim ucuzum alalım da ama alıcısı çok ulaşayım da. -Hani. -Bakit etsiyen. -Belki de yeterince etkileşim olamıyorsan daha kaliteli olmandan da öyle akıl olabilir. -Haa belki de öyle. -Hani bizim için de geçerli. -Dor, dor alınıyor. -Hani daha popüleriz işler yaparsan tabii ki daha çok ilaç alırsın. -Ya o da öyle ya da daha böyle eşipsediyse kızın iki hastan atırsan. -Ha ha.
Tabii ki çok fazla insan. Ha, yazmışım. -Yapışım. -Yapışım. Yapışım. Yorulakayık, banyo bak. Ay adamlar bokludum içindeyince, adamlar çok populariz. Keralarım var. Populurist bir iş yapıyorlar. Ama anlattiği hikayeler, çok. Populurist hikayeler. Bunu demek istedim yani. Ya biz sakızın hikayesi anlatırsan. Olayı insandan dokuz, şipseydir sakız yemiştir. Ama gidip işte atıyorum. Sen de konuştunuz gibi yada işte. Serdar Kuzlu olun, daha derine indiği konular gibi. Daha zor konular işlerse. Tabii ki doğal olarak da. -Önemde bir iki ol. -Dekal bedersin tabii ki canım yani. -Evet, bir cünle kuruyorsun. Üç dakika mesela belki. Onu dinleyip belki durdurup. -Bilincdaki kısımla zaten nüfusun yüzde seksen için. -Eleminiyo. Ben de bazen bak insanlardır derken. Serdar Kuzluğunu falan dinlerken. Çok durdurup geri alıyorum. Adamı çok sevmezsem, ellik yere bırakırım ben de. Evet. Evet millet, duyduğunuz ilginç sesini. Bizim de hem kendi özela yatımızda. Hem de kar yerimizde, kendimizi başkalarla kıyasayıp. Kendimizi mutsuz etmemizin. Yerimizde sahimamızın önüne geçen en büyük şeylerden. Bir tanesi terepiye gitmiş olmamız oldu. Ve bu oçadan bakınca da gerçekten. Bizim kendimizin yaptığımız en iyi yatırınlardan biri olduğunu söyleyemeliriz. Ve eğer siz de terepi yolculuğuna henüz deneyimlemediyseniz. Bu ilk adım atmaktan çekiniyorsanız ya da geçmişte terepi alıp. Tekrar başlamaktan korkuyorsanız. hive ve online terepi ücretisi olarak. rağattıkla deneyebilirsiniz. Bu kendiniz için faydalı olacak ilk adımı. rağattıkla atabilirsiniz. Peki hayveli bu konuda bu kadar ideal yapan özellikler neler. onları da olacaksın. Abi online terepi alanında 5 lık teyücübesi olan. hayverin kisalleştirilmiş kayıst süreci sayesinde. zaman ve enerji kaybetmeden. binden fazla uzman psikolo karasından. istiharçın uygulanın seçebiliyorsun. Güzel tarafından bir tanesi. bu psikoloklarla uyumunu görmek için. ücretsiz ön görüşmeler yani. Talışma görüşmeler yapabiliyorsun. ve içinde en çok sinirlene terepi yolculuğuna başlayabiliyorsun. Ve ya bir son olarak biliyorsun ki. terepide en önemli şeylerden bir tanesi de. devamlılığı sağlayabilmek. hayvelde terepileri online olarak yaptığınız için. sağ sola tatileye gezmeye gittiğinizde de. terepinizi ak satmadan devam etirebiliyorsunuz millet. bu da çok önemli bir avantaj. Daha fazla bilgi açıklamalarda diyoruz ve. böyleme geri dönüyoruz. Ya işte artık şey oldu ya. tüketim mazemesi oldu yani. O çok bence sağlık bir şey değil abi ya. Bir de yani kalite yok oğlumu. ya ne bilmişti? Çık tokta, Instagram'da en çok izleyen insanlara bak yani. O mesela Instagram yani hani bu sosyal medyalanı ilkki. çıktığında onun en büyük fenomeni. kim kardeşan yani? Yani ne çok iyi bir oyuncu, ne çok iyi bir sanatçı. ne büyük bir politik figür, ne bir şey. Bir işle ve olmayan ve. ünlü olmak için kendi kasedini, seks kasedini. sansasyon yaratmak için piyasaya sürmüş. Bu kadar böyle yani. ya o ilgiyi yaratmak için, o ilgi çok nereden yaratacağını çok iyi bilen. biri yani hani. Sonra işte o üngelince arkasında markalar yerli bir şeyler geldi. O yüzden yani onu de böyle bir. kapanın bir köşesini ne katmak lazım yani. Evet şu an elimizdeki tek şey sosyal medya. Ama buradaki o sıralama çok sağlıksız da bir sıralama bir yanda. Bizim işlerimiz için öyle abi. Yani ne kadar popilist olursan. ne kadar ucuzlaşırsan, ne kadar basitleşirsen. ne kadar böyle ilgi, açlığıyla sağ sola sağldırırsan. onu karşılığına aldığım bir mekanizma var. Yani hani burada şey yok yani. İşte ne kadar kaliteli iş yaptığını, ne kadar iyi bir şey ortaya koyduğunu, ne kadar faydalı oldun. Hiçbir sosyal medya meclâsının algoritma seni ona göre sıralamıyor yani ya da. senin etkileşimde ona göre yaratmıyor. O yüzden o. Ya aduz en de sosyal medya yani. Gerçekten en artık sosyalliğimiz önemli bir kısmı oradan yaşanıyor. Ama işte bu non-to'nun zazı yani. Bu da on yıl önce var. Ben biri var olan bir şey ve çok da toksik bir şey yani hani. Ne kadar toksik olduğunu unutuyoruz yani. Öyle böyle toksik ol. Lan bir şey değil mi? Evet şimdi artık. yüzlerinden para da kazanılan bir şey olduğu için. eskiden insanlar Egos'un tatmin ediyordu sadece. Ya da ne bileyim işte. Bir hayatındaki bir eksikliği bir boşluğu dolduruyordu. Oradaki ilgiyle, oradaki şöhrette. Şimdi bir de onun üzerine çok ciddi paralar kazanılan da bir şey olduğu için. düşünün yani ne kadar toksik bir şey. Şöyle bir kampaya başlatılar ya gördüm geçen paylaştım. Filis neki savaş üzerinden abi. İşte bunun destekleyen veya en azet çıkanların ünlüleri linceri olarak ya. Şöyle bir kensil programı başlatılar ki. deli gibi talep olduğuna. ve adam şunu söylüyor. Bizim lefretimizden para kazanıyorlar. Ya sen kim kardeş yanının yorumlarına girip. 2 milyon kişi küfür ettiği zaman. o kadın yetkileştin mert dünyada en öne çıkıyor. Ve farkında varın artık diyor. Yani nefretini kusmak da bu insanlara para kazandırıyor. O yüzden yeni. kansıllama yönetemi bir noklamak. Çünkü bizim sevgimizden nefretimizden bu insanlar para kazanır. popülerli kazanıyorlar. Algorithma onlara en öne çıkarıyor. Onları yapacağımız en büyük kötülük. Onlarının en büyük korkusu. tahkipçilerinin düşmesi. ve bir noklanmaları. Ve abi kim kardeşinin. işte bu kampanya başlatı. üstört günde. üst kaç milyon ya? Sallamayın da bakın. hatta paylaşalım da. inalılmaz milyon milyon takipsi düşüyor. Ve gerçekten bak bu korku gerçek bir korku. Bütün olayın takipsi sayısını ve bunun artması. ikken. filisindeki savaşa belki issa ile destek verdiğini istersen. Balaşkıda bu toplumsak konu olabilir. Ses çıkarmadığın için. seni 100 milyonlarca insan. bayağı milyonlarca insan seninle. bilokladığı zaman. o zaman götürenle tarifim. Ben bunu inanırım. -Tamam. -Bak ben bunu. çok zekiye yani. -Biraz de hiç kaldık keşetmek için bu arada. -Oğuzsun ama anasına söylediğiniz zamanında bu adam para kazanıyor. Ve onruğun da bir hatta mutlu oluyor. -Çok o sanat hesabından biri geliyor. op etkilişim oluyor. -Apta yani insanlar aptal değil bu arada. -Bunlarkes farkında olduğu için. -Aynen öyle. -Aynen öyle. -Piyar şirketleriyle çalıştığı için. insanlar bununla tetikliyzek şeyler kastır. -İyi mi diyecek şeyler söylüyor insanlar bilerek sürekli. -Zekiye algoritma bu. -Oyununa o gün. kita buna göre oynuyorsun. -Bunlar birini bir loklamak çok akılmayacağım. -Erken yaşlarda. şimdi hani biraz daha böyle üzerine konuşuyoruz abi. -Her şey şu değil her şey, parada ilerçe, şöhret değil her şey. -Takipcisi değil diyorsun ama. -Za on yaşındayken. böyle bir beynin yok yani. -O zaman gerçekten her şey. takipcisi her şey ne kadar paran oldu. -Ve otomatikman gidip o insanlardan. intkiliyors. ya o etkileniyorsun. -Onlar gibi olmaya çalışıyorsun. -Hani biz spor yapıyorsak oradaki figürleri. onların böyle hareketlerini, onların mantelitelerini takt etmeye çalıştık. -İkisi de. sanatta kişisel gelişinde işe girdiğin, sen gelişimce olduğu. yüzsan işte Steve Jobs'u falan. o kudum hatimetliğin onu takt etmeye çalıştık. -Aynısı oradaki insanlar içinde geçerli yani. -Ama işte fark etmediğin şey. o yaşlarda özellikle. -Yani onlar. çok aslında sağlıksız bir yerden. o sosyal medyayı imparatorunu kurdular yani. -İşte. buna bu arada. endrew teydleride katarım. -Dem bilzerinler de katarım. -Nesle dem bilzerin müthiş böyle. -Yani adam. ilk Instagram çıktığında. biz de böyle tam 18 yaşında Ertikler olarak. nasıl büyük bir ilahlı bizim için hani. Abi adamın hayatına bak bilmem ne diyordu. Ve. kendi ya belki yanımızdaki insanlar belki odanemişte. görüştümüz insanlar böyle kıyasladığınız için kötü geliyordu. Sonra adam çıktı yıllar sonra dedi ki. ya ben dedi çok sefil verdiğim işim yani. Yani o zaman da farkındaydım. söyleyemiyordum şimdi söylüyorum dedi. Yani adam aslında. bizim muttsuzluğumuzu ne oruna çalmış yani. Kendi içindeki eksikliği orada böyle aldığı. yadırattığı gösterişte. aldığı onu aile şey yapmak için. Ama belki bir sürün, sen dem bilzerin olmaya kalktı işte. -Yada olamadı, için muttsuz oldu. -Ama ya da. yallanlarda mutlu olamış yani. Zaten adamın sana. sunduğu yol çalışan bir yol değilmiş. -Hercem adamın enziden kendisi çalıştı. Atlı kenaraya belki. milya dolarlık oldu. Bir şekilde kendisine çalıştı o sistem. Tüm dünyada ne ezbere biliyor. Sonra çıkıp diyor zaten işte. çok kötü gün dermiş diyor. Kendin temizede çekiyor. Biz ne olacağız kardeşim? O yaşlarda Edremikle tatil yaparken. -Dem bizlerin oğlanca olacağım. -Eminizde kırmızı tubaklılıkla alırken. den bizlerime bakıp hayatımdan bu diye aladığınız zamanla. çok. -Evet. Şimdi de aynı. -Aynası Endrew Tate mesela yani. -Tabii canım. O da şu an bizden bir atak generasyonu patlatıyor. -Bundan onu patlatıyor yani. Daha büyük patlatıyor. Bir de çünkü bu adamın. dan bizlerden fikri yoktu bak. Sadece görünce vardı. Endrew Tate'in zehirli kısığı fikiride var. -Bir de o zaman fikri de yoktu zaten. -Evet. -Oradanlar fikri yoktu daha güzeldi, daha zehirliydi. -Güzel kadınlar. -Bir tek ne ve 6 ve imaç sadece. -Evet. -Ama şimdi bu adam gidip eğitim falan veriyor. -Fikirlerini satıyordu dünyaya. -Tabii canım. -Çok daha tehlikeye. -Oluk oluk zehira kutuyor bunlar ya. -Allah billahi. -Neyse abi yani sosyal medyale ilgili de. son hani. ekleyeceğim şeyde. bölümün yarısı ona gitti zaten. Yani aslında. işte dediğim gibi uzak fikileri yakınlaştırıyor. Sen normalde günlük hayatında biraz daha sağlıklık yaslamalar yaparken. yani kendini böyle kıyasladığım bir akranlar ligiyara tırken. oligi. sınırlarını genişletiyor çok sağlıksız bir şekilde. katagolitsin genişletiyor ve. herkes artık olige girebiliyor bir şekilde. Ve sen herkese kıyasayabiliyorsun kendine. Ve bir de. asını fark etmeden şunu yapıyorsun. Sen oradaki insanları alıp. hepsinin en iyi olduğu özellikle kendini kıyasıyorsun. Yani. işte. instagramındaki en yakışıklı adamla kendi dış görünüşünü kıyasıyorsunuz. En iyi fiziği olanla kendi fiziğini kıyasıyorsunuz. En zengin olanla kendi zenginleş. En başta olanla kendi başarını kıyasıyorsunuz. Mescanda böyle bir volt ranyar atıp. hani böyle dünyadaki var olan. en iyi insanları en iyi özelliklerini bir araya getiren bir volt ranyar atıp. kendiğini her alanda yeter siz hissettiğin bir. satıma sapan bir şey arattın yani. -İnanılmaz bir mutsuzlu kormulaya. -Müthiş bu arada. Ve yapıyorsun ha bunu yapıyorsun. -En yani. kimse yapmadığını hitlendiniz. Yani isteriz temez yapılıyor. -Evet. -Fark etmeden yapılıyor çünkü. -On madden onu ne yapmıyorsunuz? -Dur da beş ili yapıyorsunuz. -Dur beş ili yapıyorsunuz. -Yetiyor mu tutu zedmi. -Bilinle yapınca bir tane kadar mutsuz oluyoruzsun yani. -Benim mesela Instagram'da bir kaç tane çok. trigülüyen çocuk var. Tanrında insanlar. -Hı. -Sakin ol. -Dün şöyle olduğunu böyle bir şey. bir şeylere bakıyordum. -Böyle yaptım. Artık ben trigülü çeytrigülü ama göttiğim. şey yaptım ya karşıma çıkarmışsın. Adamın direk kikerlerini falan geçtim. İzlemeden ki çıkma kardeş benim karşıma yani. Sen beni trigülüyorsun ve. benim başına bahsettiğim gibi yani. Sen benim için de olan bir potansiyede yaşıyorsun.
-Bir şey katmıyorsun bana yani. Sadece bana böyle Edo tururken fan yaptırıyorsun. Abi görmeyeceksin. Bu konuda cahillik bilgilik. Çünkü onu yaptıklarını görmek bana bir yol açmıyor. Gündik hayatını görüyorsun ve mutlu oluyorsun. Şuna geldik. Güzel bir yere geldim. Kendini kendini al. -Dur buraya geçmiyor. -Guraya geçmiyor. Bunlarla kal. Ben mesela sessize oluyorum. Böyle Tiri Gülyen herkesi sessize aldım. O yüzden Instagram'da kimse yok şu anda. -Bomboşmişti bir isacı. -Düceler varmış olar. Yok yani. Var bazı insanlar ve sessize alıyorum yani. Sonra bu işte saykoloji "Soft Your 20's" diye böyle australyalı bir kız var. Potkaya sefan çok güzel. Onu da bölümüyle baya hazırlanmış zaten. Bu işte kıyaslamın muhabbetini konuşmuş. O da mesela şeyi dedi. Ben dedi geçmişte size sessizliğenmanızı söylemiştim ama bu dediysa çok sağlıklı gelmedi bana. Sonra da çünkü kaçınmak boğazısına bir yerde ve senin bir şekilde oradan tetiklenmemem gerekiyor. Çünkü hani oradan tetiklenmezsen başka bir yerden tetiklenceksin. Yani sonuç özmemiş oluyorsun. Böyle kısman katılmakla beraber abi şöyle de bence bir şey var. Ya o adam da aslında seni tetiklemek için paylaşıyor. Arka piranında ben şöyle bir şey olduğunu hissediyorsun yani. O adam da belki hayat iyi olsa bile şundan besleniyor. Ezikler. -Sen de niyini gördünüz mü beni? -Vayatıma. -Gerdesinler deyim ben. İşte fransa da takılıyorum burada. Sen neredesin? Yani hani adam onu bazıları onu veriyor mesela. Bazıları onu istiyorum. Bazıları sen de belki paylaşık yiğiniz için. Kendini yeterse hissettiğim bir anda. Çünkü öyle seni tetiklenin sannara bakıp sen de aynısını yapıyorsun. Sen başkalarını tetikliyorsun. Böyle dalga gibi yayılıyor. O yüzden onunla yani onunla mücadeleye gelmek çok sağlıklı gelmedi bana. İşte ben bunu sessiz almayayım. Bakayım ama tetiklenmeyim. Değil abi bir de yani öyle de bir şey. -Nada mutlat bir doğru gibi gelmedi ya. -Ya mutlat bir doğru değil. Bir de ama sürekli elinde olan bir şey yani. Hani sabaha kalktın tetiklenmedin. Akşam tetiklenmedin. Akşam böyle bir andık güçlü bir anda mutlu baktın tetiklenme mesela. -Analyım sıçtın yani yani. Engel olabilmiyorsun yani. Çok her an çünkü elişçiminde olan bir şey. -Ya bu şey de bu kıyaslamayışlı ilgili. Şunu da söyleyeyim. Güzel bir şey. İki şekilde kıyasıyor işte. Apt 40 ve dam 40 demişler. Ya kendinden daha iyiyle kıyasıyorsun. Bu zaten konuştumuz bir şey. Gerçekten iyi veya olup olmadığını bilmiyorsun. Ama diyor bunu şöyle bir güzel tarafa kontrol yapabilirsin. Sana bir hedef de koyabilir. Seni motiv edebilir. Atıyorum. Spore gitmek istemiyorsun. Herkes gibi böyle bir kontuk patatesi olmuşsun ama adamı görünce. Hadi abi. Hadi falan değil. Kalkabilirsin. İyi tarafları var tabii ki. Çok bence en derde olsa. Ya da bir şey dam var. Kendini, kendinden daha kötü bir ile kıyasıyorsun. Bu da, buna da bir başka çıkma mekanizması diyorlar. Bu da aslında doğru kullanırsan iyi. Hani hayatım bok yufan dediğinde durup atıyorum. Kendine akran bir ile kıyas diye. Hayırlı olma hayatım kötü falan değil. Yani aynı hayat yaşıyordunuz. O, an yola devam etti. Sen kendi yolunu değiştirdin mi? Kendini kastığınız or günler yaşatın. Kendini haksızlık etme. Kendini yemeni izin vermeyeceğim. Demeye de sebep olabilir. Ama diyor tabii ki de bu. Marsizime de sebep olabilir. Çünkü bir yerden sonra, hep kendini kendinden daha kütülerle kıyaslayıp. Belki kötü olmasa bile kötüymiş gibi kendini kafandı. Betimleyip en iyi benim. En iyi benim. Herkes evinden kötü diyebilir. Yani zaten bu yüzden bu kadar zor bir konu ve bu yüzden bütün pazarıma da bunu üzerine kuruluyor. Bir doğrusu yanlış yok ve hep bir denge mekanizması var. Ve çok zor bir denediği kurmak yani. Hani benzi bunu daha önce de söylemiştik büyük ihtimalle. Yani daha böyle yukarıda gördüğün insanlarla kıyaslamak hani biraz daha belki sana. Hayırlandık, yaratan bir yerden kıyaslarsa da yani o kıyaslamanın sonucunda kıskançlıkla ilgili haylandık yaşarsan. Ki bununla ilgili de böyle bir araşçlama var yani. İnsanlara diyorlar. Yani kendi alanınızda hayranlık duyduğunuz insanlarla alakalı. Yorum yapmalarını istiyorlar. Bir şey de bir grup pozitif yorumlar yapıyor. Diğer grup negatif yorumlar yapıyor. Ve o negatif. Yani yorumlar yaptırdıkları biraz kıskançla kaydırdıkları insanlar daha zverimli oluyor. Diğerlerine göre pozitif konuşanlar onlarla ilgili daha verimli oluyorlar. Çünkü daha pozitif motive oluyorsun. Ve iyi de bir şey yani. Ben mesela öyle insanlar var benim için ve onlar olmasına yaparım bilmiyorum yani. Çünkü onlar böyle gerçekten kutup yıldızı gibi hani bana böyle bazen var olduğunu bilmediğim yerlere. hedef koydurtuyorlar bana. Oha diyorum hani. Böyle bir şey varmış. Bunu ben de yapmak istiyorum diye diyor. Ama şunu kaymaması lazım. İşte onun çok doğru yapman lazım ki. Çok güzel sakin yaslamamanın lazım. Çok uç insanlarla salıkçı bir şekilde kıyaslamamanın lazım ki paraliz olma. Çünkü bu sefer o arada ki farkı görüp şunuyorsun. Abi farkı panmaz ki yani. Yani mümkün değil ben. 80 böyle bir olamam. Deme şansında var. Diğer tarafta da aynı şekilde yani. Evet bazen mesela ben şeyi fark ediyorum. Yani ben çok fazla böyle yurt dışında yapılan ve çok yüksek produksiyonun içerikleri takip ettiği için. kendi yaptığım için çok yeter siz geliyor. Ama sonra işte arkadaşlarımız etiyor bazen. Bak şöyle bir adam var şöyle bir şey var falan. -Hadiyoruz. -İyi zalan yani. Evet. -Biz kötü bir seveyi dedi. -O da lazım yani. -Onu yapman lazım. -Diğer türlü de çok. ya kendi değerini bulamıyorsun yani. -Nerde olduğunu kestiremiyorsun. -Evet. Söyceğim bir şey yoksa ben bir şey değil sonra kabatmıyorluna giriyorum. Vallahi konuşacak şey çok o uzayalım daha. Bir bölümde açıkçası. Yok bence yeter ya. Ben abi şunu çok sevdim. Bunu böyle bir yerde duymuşum. Sen duymuşsun. Hatta galiba hırk bir yerde söylüyor galiba. Gözümde çünkü onun böyle ses tonu var. Diyor ki arkadaşın acısıyla üzülmek çok kolay. -Akadaşın. -Morgrafıyım mı? -Morgrafıyım mı bununla? Tamam demek ki onun ses tonu var. -Çok ben zankarleşmiş. -Tabii. -Okey abi sen şunu söylüyor. Arkadaşın acısına üzülmek çok kolay. Peki arkadaşınının çok büyük mutluğuna. -O ne ben ben sevinebilir misin diyor. -Gerçekten bu abi. Çünkü gerçekten bütün bu böyle konuştuğunu şey yasana biraz toparlıyor. Onun mutsuzluyla, mutsuz olmak. bir ilk ikendiğini kıyasıyorsun. -Tabii yapabileceğim, başarı elde ettiğinde. onun yanında olup ona sevinebilecek misin gerçekten mesela? Bu çok büyük bir olgunluk gerektiriyor. -Ya olgunluk gerektiriyor da. -Tamri yılısı gibi çektim. -Yapıştır. -Yapıştırıyorsun. -Aha. -Olgunluk gerektiriyor ama. -Ya doğal da bir şey bir yadın yani. -Çok da kendinde paralamamak. -Yoo evet evet. -Herkes çünkü içten içedir. -Şöyle böyle belli etmese de. çünkü çok iyi bir şeymiş gibi geliyor da. ya dediğim gibi abi 20 milyar aşırıyızlar. -Belki 40-50'a, daha farklı olacak dediğim gibi. -Yani söyledi yani kendi yaşın küçültüyor mu bu arada? -Evet tamamen 30 yaşında imi. -30 yaşında. -30 yaşında. -30 dedin şimdi 20 milyar aşırı dedin. -20 milyar aşırı. -Buraya da 20 milyarın otarlıyor mu senye boraya gidiyor kafam. -Neyse abi çözüm olarak da zaman şunu söylüyorlar. -Tabii ki de kendi ortamının yükselt. -Tabii ya ki tekstahaca kendine yarışın içinde. -Bu zaten kilesik. -Bu gerçekten böyle yani tek kız karşıda yemenin yolu. -O insanla gerçek bir bağ kurmak çünkü belki o zaman -onun kötü taraflarında göreceksin. -Belki o çok güzel başarılı dediğin şeyin için -çok büyük yalnızlık mutsuzluk var. -Belki onu istemediğini fark edeceksin. -Daha duyusar bağ kuracaksın. -Bu mesela bence işleyebilecek bir tavsiye. -Yani o da yiyebiliyorsan bir artıya yarışkadı ki bir davranmak yerine. -Bak kura da o adamla yani belki ben herber yükseyeceksiniz. -Belki sana erilerecek. -Belki aslında isyanın hayatını olmadığını fark edeceksin. -Okuldan güzel fiziye sahip olmak eşittir. -İstediğim birçok şeyi yiyememek. -Sen belki bu attan böyle keyif almıyorsun. -Ya son bağ kurduğunuz zaman farkına vuruyorsun. -Güzel bir yere geldik hani son sosyal medya -bu klamasıyla kapatalım bari. -Zaten o işte bu kadar toksik olmasını sebebi daha. -Dışarıdan hep iyi şeyleri gördüğün için. -O böyle bağ kuramayacağım bir varlığa dönüşüyor. -Ama ne zaman ki böyle seni titikleyen adamla oturuyorsun. -Adan böyle Instagramda zaten paylaşamadı. -Böyle bir yerdeyil orası. -Abi işte ben şöyle bir sıkıntım var. -Şu oldu. Bu oldu. -O zaman artık sen o adamın başarılarına kurulmuyorsun. -Yani adam senin gibi bir insan oluyor ve insan gibi bağ kurmaya başlıyorsunuz yani. -Arınız böyle bir güzel serbile kabet doğuluyor. -Lanet olsun. Sosyal medya. -Okey medya. -O zaman bir bölüm sonu soru sorayım. -Beladır sorumuyordum. -Siz Keyniniz en çok hang konuda kıyasıyorsunuz? -Size en çok tırgırlayan şeyine çeviriniz de olabilir. -Sosyal medya da olabilir. -Ve bütün bu konuştuğumuz işte 30 kırk takayı da bir bütnü olarak düşünerek -Bu gerçekten doğru mu ya yani bir gerçekten o olmak istiyor musunuz? -Kıyasladığınızı şey olmak istiyor musunuz? -İki o yolun ne bedeller getirir darkına bir fikiniz var mı? -Yoksa sadece istiyor musunuz? -Sadece istiyorsun ben. -Birçok şey bence sadece istiyoruz. -Bu kadar çok şey istemem zaten. -Evet. -Ve hangisi için bedel ödemeye hazırsın? -Bence bu yeterli bir şey abi yani herkes çok güzel fizye sahip olabilir. -Herkede ciddan çok zengini dolayabilir. -Ama bu bedeli ödemeye hazır mısın atıyorum? -Her gün gece 4 sabah 4'da kalkıp binlendimle yapmayızdır mısın? -Vak bir şey var çok güzel. -Teyler Tom Nissum diye bir hatun var ya bu. -Hayatta çeyrek hayat krizili ilk şeyin var ya Netflix, stand up ona da. -Onun en son üçüncü stand upı Netflix'te var yine "Heav it all" diye. -Tamam görmedim. -O da çok güzel şeyi diyemez hele. -Ben diyor hani çok erken yaşta çok başarılı olduğum için arkadaşların böyle bir ilişkim kötü gince şey ediyorlar hani. -Zaten öyle olması lazım. -O da hiç zenmez. -Çok güzel onu izleyim bu arada. -Tam bu konuda da konuşmuş. -Okey millet. -Böyle mi beğendiseniz bu mühane podcast hesaplarımız Instagram, YouTube, Twitter, TikTok, LinkedIn'da yokuz. -Varız birçok yerde. -Liktin meminsek var mı? -Ninitli'de meminsek var şu. -Bemiz o herkese o. -Oriyiz. -Güzel şenli. -Haliyet gözler. -Geçen 60 bana. -Niye hala giden gidiyoruz diye falan. -Siz çok iletiş mahallidesiniz ya. -Okey. -Ve Allah'ın izniyine de Antalya başta olmak üzere. -Sonra İstanbul. -Sonra yazın belki birkaç yerler yerlerdi. -Başka yerlerde etkinliklerimize de daha artık yüzze. -Baa kurarak sizde uzaktan böyle bir kıyasıyacağınız. -Burada Ankara'ya görmemişsiniz. -Instagram'ız bir takip etmiyor olabilirsiniz. -Hadi dini olabilirsiniz. -Edin takip çünkü buradan duyurmayı unutuyor biliyoruz. -Çünkü böyle konularla bazı. -Ama Instagram'da pop-sız soruyu her şeyi yatıyoruz. -O yüzden Instagram'ız takip etmektirseniz de eda yarsanız, sevinirsiniz ve sevinirsiniz. -Güzel.
-Habiliniz yok yazıyorsunuz. -Ne yapabiliriz? -Bilinize takip edeceksin şimdi. -Ee de şimdi. Sevdin şey takip edeceğim. -Ok evildi. -Aftaya kadar. -Görüşme mi güzel he? -Oşacak abi.
Podcast Summary
Key Points:
- Sosyal kıyaslama teorisi, insanın kendini başkalarıyla karşılaştırarak ego ve toplumsal değer bulmasına dayanır.
- Kıyaslama doğal bir insan özelliğidir ancak sosyal medya ve erişim kolaylığıyla toksik hale gelebilir.
- Seçici bilişsel körlük, kişinin yalnızca eksik hissettiği alanlarda kıyaslama yapmasına neden olur.
- İlişkilerde güvensiz bağlanma, kıyaslamayı tetikler ve kişinin kendi potansiyelini başkasında görmesi haset duygusunu artırır.
- Kıyaslama, neşeyi öldürür ve kişiyi borca sürükleyen tüketim davranışlarına yol açabilir.
Summary:
Bu podcast bölümünde sosyal kıyaslama teorisi ele alınıyor. Konuşmacılar, insanın kendini başkalarıyla karşılaştırmasının doğal bir süreç olduğunu ancak özellikle sosyal medya sayesinde bu karşılaştırmanın toksik bir hal alabildiğini vurguluyor. Kıyaslamanın temelinde egonun kimliğini çevreye göre tanımlaması ve toplumdaki değerimizi başkalarının başarılarına göre belirleme ihtiyacımız yatıyor.
Beynin enerji tasarrufu için kısa yollar kullandığı, bu nedenle seçici bilişsel körlük geliştirerek yalnızca eksik hissedilen alanlarda kıyaslama yaptığı belirtiliyor. Özellikle 20'li yaşlarda, kişinin kimlik arayışı ve belirsizlikleri nedeniyle kıyaslama yoğunlaşıyor. İlişkilerde güvensiz bağlanma, kıyaslamayı daha da tetikleyerek kişinin kendi potansiyelini başkasında görmesiyle haset duygusuna yol açıyor.
Bu durum, neşeyi öldürüyor ve kişiyi gereksiz tüketime, borca sürüklüyor. Konuşmacılar, kıyaslamanın kaçınılmaz olduğunu ancak farkındalıkla yönetilebileceğini, özellikle sosyal medyadan uzaklaşmanın ve kendi potansiyeline odaklanmanın bu olumsuz etkileri azaltabileceğini ifade ediyor.
FAQs
Sosyal kıyaslama teorisi, insanların kendilerini başkalarıyla karşılaştırarak kim olduklarını ve değerlerini belirleme eğilimidir. Bu doğal bir süreçtir, ancak aşırıya kaçtığında toksik hale gelebilir.
Beynimiz enerji tasarrufu için kısa yollar kullanır ve belirsizlik anlarında hızlıca kıyaslama yaparak karar verir. Ayrıca sosyal medya, sürekli olarak başkalarının hayatlarını görmemize neden olarak bu eğilimi artırır.
Seçici bilişsel körlük, kişinin sadece eksik hissettiği alana odaklanarak kendini başkalarıyla karşılaştırmasıdır. Örneğin, yalnızca maddi duruma bakıp diğer faktörleri göz ardı etmek.
Kıyaslama, 'zehirin hırsızı' olarak adlandırılır çünkü anlık mutluluğu ve keyfi yok eder. Kendinizi başkalarıyla karşılaştırdığınızda, sahip olduklarınızın değerini göremez hale gelirsiniz.
Sosyal medya, eski zamanlarda sadece ünlülerin çıktılarını görürken, şimdi onların özel hayatlarına da şahit olmamıza neden olur. Bu, sürekli bir kıyaslama döngüsüne yol açar ve borçlanma gibi olumsuz davranışları tetikleyebilir.
Güvensiz bağlanma stiline sahip kişiler, ilişki içindeyken partnerlerini kaybetme korkusuyla daha fazla kıyaslama yaparlar. Bu, kişinin kendi eksikliklerini başkalarına yansıtmasına neden olabilir.
Chat with AI
Loading...
Pro features
Go deeper with this episode
Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.