Go back

1 - Geç mi Kaldık, Yoksa Yeni mi Başlıyoruz?

14m 13s

1 - Geç mi Kaldık, Yoksa Yeni mi Başlıyoruz?

Esra Önelle, yüzmeye yeni başlayanların endişelerini ele alıyor. İlk olarak, doğru antrenör seçiminin (Antrenörlük Belgeli) ve düzenli çalışmanın kritik olduğunu vurguluyor. Çocuklarla çalışırken psikolojik yaklaşımın, baskı yapmamanın ve her çocuğun öğrenme hızına saygı göstermenin önemini anlatıyor. Yüzme branşının ekonomik olarak külfetli, fiziksel olarak zor ve diğer sporlara kıyasla daha az ulaşılabilir olduğundan bahsediyor. Yetişkinler, özellikle beyaz yakalılar arasında, yüzmenin bir stres atma ve kişisel gelişim aracı olarak popülerleştiğini gözlemliyor. Konuşma, her yaşta spora başlanabileceği, vazgeçilmemesi gerektiği ve yüzmenin ötesinde genel bir yaşam tavsiyesi olarak "asla pes etmeme" mesajıyla son buluyor.

Transcription

1907 Words, 12706 Characters

Turkish
Selamlar Kaç Peysten ilk deneme çekiminden merhabalar. Hocaların hocası büyük isim Esra Önelle, Sevgili Ortağımla beraberiz. Esra Selam. Selamlar merhaba. Esra bugün neden bahsedelim? Bugünlerde kafanı en çok kurcalıyan konu ne? Yüzmeye başlayan ve son adam başlayan porcular endişe ediyorlar. Yarışlara girebilir miyim, giremez miyim? Başarabilir miyim, başaramaz miyim? Bunu rakında konuşmak isterim. Harika girebilir mi? Dün küçücük. E mek verecek. E meksiz olmuyor bu işler. Elk önce başlamaları gerekiyor. Öğrenmeyi doğru adresi de öğrenmeleri gerekiyor. Şey gibi araba kullanmayı öğrenmemek gibi. Yani bir müddet sonra kilometre geçtikçe kendini geliştirebiliyor insan. Ama tabii insan da da değişiyor. Peki yeni başlamalarının ilk dikkat etmesi gereken şeyler neler? Elk önce istiyor olması lazım. Haa. Haa çok. Aynen. Onun dışında doğru hoca seçim ve gerçekten bir çok önemli. Yani ben Antörlük Berges'i kendi birçisi söyleyeyim mi? Haa. -Ama daha büyük berge olması. -Ama çok küçük mesajlar. -Reklam. -Reklam. -Hayır. Antörlük Berges olması gerekiyor. İletişini kuvvetli bir hoca olması gerekiyor. Mesela çok derslik tariletmemesi gerekiyor. Çünkü haftada iki ya da üç randımanı devam etmesi gerekiyor. Yapıyorsun sonuç hafta falan. Peki etkisi olmuyor. Peki kötü hoca evrnek varsa. -Kötü hoca. -Hüzmeyi. -Ee ay yok. -Hocanız kollukla giriyorsa. -Yemiyorlar ki. -Öyle hastalığınızı. -Gerçek yapıyor. -Ben. Mesela karşılaştık. Tabii ki kötülemek istemiyor ama Antörlük Berges olmayan ehlyesiz araba kullanmayı benzer. Yani Antörlük Bergesi olmayanlarla çalışmak bence negatif. Yani kendiriz hatta anlarlar insanlar bir müddet sonu ilerleyip ilerleyemediklerini. Eee müddet oluşabilirler yani. Peki Antörlük Bergesi bu kadar geçerli mi şöyle? Yani onun için nitelikler ne? Antörlük Bergesi. -Söyle. -Bedine yetimi bölümlerinden meyzun olduğunda. Antörlük bölümünde üçüncü kademe zaten meyzun oluyorsun ve üç yıl içinde. Bu işte dört yıl içinde. Bunun psikolojisi, fizyolojisi, tekniğini öğretiyorlar. Ama bunun dışında atıyorum. Sen matematikçisin, kinyacısın başka bir yerden meyzunsun. Ama yine Türkiye'izme federasyonun açtı. Kurslar var. Gönce onları bir galiba açı ki o atım gibi bir yerde sınava girip, o sınavları kazanıyorsun. Ondan sonra da federasyonla açtı. Bir kursa katılıyorsun. Kalebe, kisir, tüs, kurba halama serbest yüzür. Tekniklerine bakıyorlar. Bu birinci kademe. -Siz sen. -Fağrafı. Yani böyle gidiyor ama yıllarını alıyor. Şöyle önemli. Sadece hani teknik önemli değil ya psikolojik olarak yaklaşmak da çok önemli. Öğrencelere çocuklara. -Tobü canım yani. -Hale çocuklara. Çocuklardan ne zorluk var? Çocuğun kendisi zaten zor da. -Giş zor değil. -Anne de annede. -Ebe, evet. -Ee, ne arıyor? -Bak çok geçer. -İnstagram paylaşımydı. Genelde psikolojlarla akılan çok bilgi İstagram paylaşımlarını anlalıyoruz ya. Orada çok güzel bir cümle görmüştüm. Çocuk psikoloğu şey yazmıştı. Ben çocuklarla genelde oyun oynar ve lilerini tedavi eder gönderirim. -Kesin. -Muazzam bir ifade. Sence nasıl çocuk? -Yani biz ama doktor gibi olduk. Gelen çocuğun aile yapısını hemen anlayabiliyor. Çocuk baskı içinde mi kendimi istiyor. Evde kimsizlığı geçi anlayabiliyoruz. Çocuklar genelde sorumsuz oluyorlar. Zaten onlarla yakınlık kurduğunuzu da her şeyi yapmaya çalışıyorlar. Bir sonraki derse gelmek istediklerinden de anlıyorsun. Çocukları biraz özgür bırakmalı baskı yapılmamalı. Yani bu hani 8 derste hemen öğrenilebilen bir şey değil. Yüzme çocuktan, çocuğa değişiyor. Bu aynı şekilde bence bu spatini, piano her şey için geçer. Yani çocuklar genelde annesinin babasının zamanında yapamadığı şeyleri yaptırmaya çalışıyorlar. Ama o başka bir bir ay aslında. Çocukları valla, parlanta gibi birileri yapıyorlar. -Her perişan çocuk görüyor musun mesela? -Baba, bahsak etmese, böyle gitmiş, öylen çıkmış, pianoya çıkmış. Oradan sana getiriyorlar. Çocuk, sudan çıkıyor, kurumadan başka bir kurusak ötürüyorlar. -İnan onur bazen hani kendimde para kazanacağım diyorlar. Hocam cumartesi de gelsin, pazarda gelsin. Ben için çok postu bir şey yani. -Harkıza etme. -Taksimetre yazar ya. -Taksimetre. -Yani ben kaçtılar, vikna ediyorum. Çocuğun sabah çimleseye gidiyor. Ölden sonra pianoya gidiyor. -Hafdada 4 gün, 7 yaş için yüzme çok fazla diyor, hayır hıç olmuş. Yani resmen. -Çocuk kenarda sigara içiyor. -Yaa çok benmiş. -Evet, ama sizi çok sevdiyor. Çocuk bunu bak, evet beni seviyor ama yani ne yapsın. Yani onu ayırtadığı lüceşını bazen gerçekten. Hani ailelere ben söylüyorum, yapmayın, etmeyin. -Yoksa ben kazanacağım. Benim için hava hoş ama çok yükleme de iyi değil. -Hepsi ne yapamayacak, birini seçecek içilerinde. Yani Türkiye'de de esporcu olmak biliyoruz. Çok kıymetliydi ama bu son zamanlarda yine de birazcık ilerledik. Hem yüzme olsun hem voleibo diyor, bir araçlarda. -Bu popüler işler de biraz etkiliyor değil mi? Mesela bu son zamanlarda herkes voleibo'la götürüyor. Flier'in sultanlarından da. -Evet. -Volebola gitmeyen kız çocuğu çok seyrek gördüm. -Evet. -Yüzme de de böyle bir sensasyonel olay oldu mu? -Yani olmadı, yüzme biraz zahmetli onur. Yahu, mayogiyeceksin, götüreceksin, getireceksin. -Ezsenden evooley bularsa daha çok ulaşılabilir. Bizi orna sıl atıyorum. -Topunu alır, de doyunu. -Evet. -Yada da işte ne bileyim, tan dağında voleibo olsanı orada. Her yerde bir voleibo olsanı, volebole okulum bile olabilir. Yüzme mu zaten çok az. -Hı. -Yani. -O yüzden yüzme biraz daha zor bir branş. -Ulaşılabilir bir branş değil. Bir de ileride profesyonel olursa. Günde çift antraman yapmak zorlayı, sabah beşle getirecek biri. Yedi de sekizde dönücek. Akşam bir daha beşle getirecek. Yüzme çok unan kör ve zor bir branş. Arada karaları saymıyorum bile. Bayramıyor, kafaftasın yok. Yani volebole daha ulaşılabilir. -Bah, yijenik. -Volebo olma. -Yijenik de. -Yan, bana rızanlıkla. -Hadi yiyecek. -Hadi yiyecek. -Yi, yedin. -Beyiz değil mi? -Kemiz siz net böyle. -Bir de şöyle bir durum var. Belki şey de olabilir. Biz ben görüyorsun, iriğim. Belki ince olsun. Kızlar ince uzun da bende kızım olsa. Bende böyle yollar. -Ince uzunluk yüzmeylerle. -Aa, hayır. Aslında şey. -Kalın. -O muzağıma var. -O muzağıma var. -İnce kalda gelişiyor ama. -Tekete ki de beni çok rahat dövücek bir esrarın herde birlikteymiş. -Buyur. -Ee şey. -Ai ki de o da. -Barışcıl bir insanları zeki bizde. -Ee, şöyle bir durum var. -Aslında uzun boylar, basket bolci bolci bolci olmuyorlar. -Ee, uzun boylu ve insanları basket bolla, bolci bolla yönlendiriyorlar. -Aa, tamam. -Yüzücüler de aynı şekilde. -Ee, keşke uzun boyluğu salar, kol boyları yüzücümme de çok önemli. -Ama bizim Türk standart yapı kısa kadınlar da da. -Ama onlarda da getenekler çıkıyor. -Ee, ama onuz geliştiriyor yüzmedi. -Ama boy dediğin şey, genetik bir şey çok az fark ettiriyor. -Anne, aslında Türkiye'de şöyle bir seçim olması lazım. -Atıyorum, mamaktaki okulada git. -Ama. -Atıyorum. -Beytebedeki okulada git. -Değil ve tokularına, köy okularına git. -Kol boylarını, ölç. -Annesinin babasının boyu ne kadar. -Bunları öğren bunları seç. -Hı. -Ama, bunu tek bir senin eğitimine, yemeğine, servisinde. -Bunu yüzücü yap, pasket boğulur. -Bişte biz o zaman şah tuturuz yani. -Op yı canım ya. -Ama çıkım, çok masraf. -Sen çocuğu seçtin. -Bu çocuk et, proteyin. -İşte günde çift antreme araba getir. -Benzin anne, baba, devlet böyle çok güzel. -Zahidece bir inşlerle alelerin getirdiği çocuklar bizde başarılı oluyor. -O yüzden hani tek tük çıkıyor. -Susur. -Tamam. -Son zamanlarda daha iyi. -Ama ekonomik boyutu çok yüksek. -Yani bir yüzücü mayasının fiyatını sana söylesem inanamazsın. -Yani yarış karbomayalarına. -İlla olmazsa oradan mı değil. -Ama bu sektoral bir şey. -Herkesi çocuk görüyor birbirinden. -Götürdüğün getirdiğin, benzini, zamanı, beslenmesi. -Aslın yüzüme pahalı şimdi düşününce. -Doğurmesin ekmek. -Bu da. -Ekmeyimizin peşindeyiz. -Ekmeyiz. -Ekmeyiz. -Peki bir şey söyleyeceğim esra önemli. -Yani şunu söyle. -Öğrencilerinde mesela seni çok etkileyen bir dağrınış ya da bir anı var mı? -Yani. -Bir öğrenciler bir şey yapmıştır. -Gelçi bu arada öğrencilerinde hepsi ayrı bu azamlar yani çoğunu da tanıyorum. -Yani o kadar çok gibi. -Yani şey derler ki ve bekle öğretmen ki o kadar çok öğrenciler. -Eşke uzun süre milli yüzücülerle çalışalım. -Oyun patazat merkezinde onlarla ilgili bir süre. Sonra bir girişimcilik yaparak, istemi ve istep hayederek frekansı kurduğumuzda. -Şimdi bir de maslı ve triatlet şey var. -Yani hepsini ayrı hanım var. -Şimdi ki zamanda hiç yüz emiyan bir triatlet öğrenci mi vardı? -Çok iyi koşuyor. -Çok iyi bisikrete biniyor. -Yüzüme de lanet yani sonunda çok zor öğrenilen bir şey. -Kaslar batıyor nefes alamıyor. -Kafası dışarıda yürüyordu. -Hep de ayrıme yapmak istiyordu. -Ayrımeyi açtığını birşey bilgiye açtık. -Triatlon daha çok triatletler yapıyor bu sporu. -Ayrımeyi yüzüme ile başlıyor. -Bisikletle devam ediyor ve koşul bitirler. -Aklıselim bir insanı yapıyıcı abi. -Bir bir daha tamamdır. -Ama şu anda çok rebaşta ve insanları çok duyuyor. -Çok duyuyor. - Ama insanlar pandeminden sonra sıkıldı ve böyle şeyler yapmak istiyor. - Ama yüzmeyle başlayamazsan bisikletle, - başlayıp ne demiyorsun? - O çok üzülüyordu. - Onu böyle, ama bayağı bir buçuk iki yıl falan devam ettik. - Ya çünkü öyle hemen olan bir şeydi. - O da yani yılmadı, geldim. - Parasını zamanda ver. - Ol, aydatörde. - Aydatörde, aydatörde. - Aydat zaman. - Ya benim her zaman çalıştığım insanlar herhalde çekim yazası. Çok düzgün insanlar. Bir de param evzul değil yani o can hıraçla çalışıyorsun. Girida ayrılmıyor, beni yüzlü, ona çok etiklerdi. - O zamanlar da, evet. - Şimdi ve güzel de yüzmeye başladı. - Buradan isim vermiyoruz ama o kişiyi de tebrik etsinlerse bravo ya. - Evet, o benim çok hoşuma gitmişti. Genelde hani antronörler ya da insanlar böyle iyi yüzenlerle övünüyor. - Benim şey huyum var. Böyle kötü yüzene, yüzemiğin düzeltip böyle bir şey. - Sıfırı bir açık aradı mı? - Beşi ona zaten çıkarıyor işte, yüzü yüz ona, yüz yirmiye çıkarıyor ama. Sıfırı bir açık aradı kalmıyor. - Ben seviyorum zaten biraz anacığımda. - Anacığımda. - Anacığımda da biraz acı da konuştum. - Ha tohumu ekleyeceğim, tohum böyle fasile gibi açacak. Yani şey seviyorum. - Moral vermeye çok seviyorum. Zaten yarısı, moralle yürüyor. İçim bizim yaşlarımızdaki insanlar ilk açık su yarışına girecekler. Onu girecekler. - Endişe duyuyorlar. - İşte ben yarısı yaparsın, edersin, şöyle sin, böylesin, o edil. Yarısı zaten motivasyonla, yürü ve gerçekten yapıp çıkıyor. Çıktın da da yaptım diyor. Sonra bir bakıyorum bütün yarışlara girmeye başlıyor. O ilk yarış çok kıymetli oluyor. Ufak tefek olanlar da ufak tefek değil. Yani ben biraz yirin biliyorsun. Yarışı bir trenleri kocamı diyor kızları. - O kocayı çıkmak için zaten çocuk parçalığı için birincilik gülçüsünden daha amak buluyor. - Evet, böyle zevkli, yani beyazekrilerle çok çalışıyorum. Bunu daha önce sana da anlatmıştım. Meseç çocukluğunda spor yapmamış. Ama artık mühendir sonmuşlar, uçak mühendir sonmuşlar. Artık bir ara iş içerisindeler. Çok beyazeklıyla çalışıyorum. Yani isim ben, ben de sakınca yoksa. - Yok, yani başlı yatlı onlar çalışıyorum. - Saj streyatlı onlar çalışıyorum. Gerçekten sanan bir şey de diğer kişilerle çalışıyorum. Bunlar çok meraklı. - Çok gün ayrıman yaşlı açıkçılara giriyorlar. - Rah onları. - Çok iyi geç eşlerinde getirdiler. Artık eşleri de geçiyor. - Evet. - Kadınlar da ayrıman var mı? - Ayrıman. - Maalesef, ayrıman var mı? - Evet, ya bu biraz. - Çok şey. - Bunu zaten protest edip girmeyen sporcularımız da var. Niye ayrıman? - Nasılsın, girecek, çok iyi başarılı olacak. - Ayrın, hart gibi işi. - Oysun ben de var hep böyle ben. - Ben de miydim? - Dünya böyle. - Evet, "Man times". - Öyle yapacak gücü. - Şöyle de bir durum var. - Ya beyaz yakalarım buna çok düşkün olduğunu anlatmaya çalışıyordum. - Müşteri, ay müşteriden biz ona. - Dalış anlarımın çoğul. - Değişti yani hep beyaz yakalıları döndü. - Yani zaten böyle de normal işlerde çalışsan işte doktor. - Ama şu anda tamamen beyaz yakalılarla çalışıyorum. - Mükemmel, beyaz yakalılarla alakalı seninle apayri bir bölüm yapmak istiyorum. - Aa. - Beraberce beyaz yakalıların bu anlamara işlerinde, yüzmenin rolü. - Ve aslında nereye gitmek istedikleri. Peki şimdi, bu ilk bölümü müzünüz kapanışında. - Bir tane önlerin ya da bir tane tavsiye en olsa bu podcasti dinleyenlere ne derdin? - Ne derdim? - Yani asla vazgeçmederdim her yaşta her şeyi yapabilirsin. Sadece yüzme değil her şeyi yapabiliriz. - Bununla alakalı onlarca bilgi, onlarca konuyu konuşacağız. - Esra önerle birlikte ben de bir tavsiye bir öneri vereyim. - Çok önemli bir tavsiye gerçekten hayatınızı değiştirecek bir öneri. - Diğer bölümleri de dinleyin. - Görüşmek üzere. - Hoşça kalın.

Podcast Summary

Key Points:

  1. Yüzmeye yeni başlayanlar için doğru antrenör seçimi ve düzenli çalışmanın önemi vurgulanıyor.
  2. Çocuklara yüzme öğretirken psikolojik yaklaşım, baskıdan kaçınma ve bireysel farklılıklara saygı gösterilmesi gerektiği belirtiliyor.
  3. Yüzmenin ekonomik zorlukları, ulaşılabilirliğinin düşük olması ve profesyonel düzeydeki yoğun antrenman temposu ele alınıyor.
  4. Yetişkinlerde, özellikle beyaz yakalılarda, yüzmenin bir yaşam tarzı ve motivasyon kaynağı olarak benimsendiği gözlemleniyor.
  5. Her yaşta spora başlanabileceği, asla vazgeçilmemesi gerektiği ve kişisel gelişim için önemli bir tavsiye olarak sunuluyor.

Summary:

Esra Önelle, yüzmeye yeni başlayanların endişelerini ele alıyor. İlk olarak, doğru antrenör seçiminin (Antrenörlük Belgeli) ve düzenli çalışmanın kritik olduğunu vurguluyor. Çocuklarla çalışırken psikolojik yaklaşımın, baskı yapmamanın ve her çocuğun öğrenme hızına saygı göstermenin önemini anlatıyor.

Yüzme branşının ekonomik olarak külfetli, fiziksel olarak zor ve diğer sporlara kıyasla daha az ulaşılabilir olduğundan bahsediyor. Yetişkinler, özellikle beyaz yakalılar arasında, yüzmenin bir stres atma ve kişisel gelişim aracı olarak popülerleştiğini gözlemliyor. Konuşma, her yaşta spora başlanabileceği, vazgeçilmemesi gerektiği ve yüzmenin ötesinde genel bir yaşam tavsiyesi olarak "asla pes etmeme" mesajıyla son buluyor.

FAQs

Evet, yarışlara girebilirsiniz ve başarabilirsiniz. Öncelikle başlamanız ve doğru eğitimi almanız önemlidir, zamanla deneyim kazandıkça gelişirsiniz.

İstekli olmak ve doğru antrenör seçmek çok önemlidir. Antrenörün iletişimi kuvvetli olmalı ve düzenli çalışma programı sunmalıdır.

Antrenörlük belgesi, psikoloji, fizyoloji ve teknik eğitim aldığını gösterir. Federasyonun açtığı kurslarla kademeli olarak alınır ve yıllar süren bir süreçtir.

Çocuklara baskı yapılmamalı, özgür bırakılmalıdır. Her çocuğun öğrenme hızı farklıdır ve aileler çocukları fazla yüklememelidir.

Yüzme, ulaşılabilir tesislerin az olması, profesyonel olunca çift antrenman gerektirmesi ve ekipman maliyetleri nedeniyle daha zor ve pahalıdır.

Uzun boy ve kol uzunluğu avantaj sağlar, ancak genetik faktörler sınırlı etkilidir. Doğru seçim ve eğitimle her yapıda başarılı olunabilir.

Chat with AI

Loading...

Pro features

Go deeper with this episode

Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.