#017: Hayatta Kaç Defa Böyle Bir Şeyle Karşılaşabilirim ki?
0m 0s
The transcription features a narrative from a management institute emphasizing the value of not intervening in disruptive situations to allow for natural resolutions. It explores the significance of diverse perspectives and thinking models in decision-making processes. The Long Tail concept in entrepreneurship, focusing on niche markets, and the role of human interactions in personal development are also discussed. The text highlights the benefits of learning journeys with diverse groups, such as adult education groups, and the significance of reading books for expanding one's worldview. Overall, the content emphasizes the importance of embracing unique experiences, leveraging human connections, and thinking creatively in entrepreneurial endeavors.
Transcription
2693 Words, 19537 Characters
Merhaba ben İnanç, bir yaşam felsefesi olarak girişimcilik podcastlerisine hoş geldiniz. Bugün yine girişimcilik üzerine konuşmaya düşünmeye devam edeceğiz. Bir hikaye ile başlamak istiyorum, kendi başımdan geçen bir olayla başlamak istiyorum. Bugünkü bölüme bir dönem gibi takabalı bir yönetim bilimleri enstisinde çalıştığımı daha önce söylemiştim. Türkiye Sanaysel ve Eda enstisinde yetişkin eğitim alanında orada bir takım işler yaptım. Kurumların daha iyi yönetilmesini sağlamak üzere çeşitli ihtiyaç analizleri yapılan sistemler geliştirilen eğitim ve danışmanlıklar verilen bir enstitu yaklaşık 9.000 sene çalıştığım bir enstitu. Orada başımdan geçen bir olaydan bahsedeceğim ama ile ilham veren düşünce modellerinden bir tanesiydi. Bu tarşeler sevdiğimi biliyorsunuz artık, sesgi karşı düşünceler, sesgi pompaları diye bir kavramdan bahsetmişti yakın dönemde, ozan daha devren arkadaşım. Her gün öğrene birlikte yürütdüğümüz arkadaşım. Bu tarş şeyler hoşuma gidiyor. Farklı yerlerde kullanabilecek bir takım modeller olduğu için hayat karmaşık olduğu için karar almak zor olduğundan ancak böyle modeller bir meseleyen nasıl bakacağımızı bize biraz daha rahat söylemiş oluyorlar. Yani karmaşık durumlarda bu modelleri kullanarak biraz daha iyi sonuçlar almanın mümkün olduğunu düşünüyorum. Ya da birtakım meseleleri nasıl ele alacağımız konusunda bize yardımcı olduklarını düşünüyorum. Nasıl davranabileceğimiz konusunda birtakım seçenekler oluşuyorduğunu düşünüyorum. Bu düşünce modellerinin sezi karşı düşünceler. Bir gün bir eğitim sırasında bir eğitmen isim vermeyeceğim isim kullanmayacağım. Bir eğitmen ve ben de orada sınıfta hazır bulunuyorum. İşte bir haftalık bir eğitimi birlikte veriyoruz. Birbirimizin oturumlarında da bulunuyoruz. Onun vermek doğulduğu kısımda eğitimde bir katılımcı vardı, bir anne, iki tane çocuğu vardı. Eğitice eğitimi. Yani bir eğitimi tasarlamak ve daha iyi etkilişimler korulamak üzere, formasyona eğitimi gibi düşünebilirsiniz. Eğitice eğitimi yapıyorduk. Eğitmenlerin yetiştireli bir eğitim. İki tane çocuğu var, annenin ve sınıfın içerisinde yaklaşık 25-30 tane de katılımcı var. O iki çocuk birbirini sınıf içerisinde yüksek sesli, kızıldaylı çılıkları atarak korulamaya başladım. Eğitmen arkadaşım müdahale etmedim. Yaklaşık böyle bir buçuk saat aralıklı olarak anneleri hiç müdahale etmeden bu çocuklar birbirlerine sınıfın çeşitli noktalarında koraladılar. Sahneyi bir böyle zihinizde canlandırın, birtakım yetişkinler bir şeyler öğrenmeye çalışıyorlar. Bir tane iki tane eğitman var sınıfın içerisinde, iki tane çocuk birbirlerini koruluyorlar yüksek sesler çıkararak ve hiç bir müdahale yok. Katılımcıları bir şey söylemedi, annede bir şey yapmadı ve bir şey söylemedi. Böyle bir buçuk saati geçirdik. Araya çıktık. Arada eğitmene sordum ben tabii ki merak ettim için. Neden müdahale etmediğini öğrenmenin zedelen diye birtakım noktalar oluştu onu. Yani en azından insanların öğrenmesine zarar vermemesi için bir müdahallenin gerektiğini hissettiğimi ama niye müdahale etmediğini de anlamadığını söyledim. Merak ediyordun kataten ne söyleyeceğine. O da bana şöyle söyledi, şunları söyledi, inanç dedi. Şöyle düşünün biliyor musun dedi o anda. Yani hayatta kaç defa başıma böyle bir şey gelebilir ki. Yani kalabalık bir sınıfın içerisinde annesi çocukların sınıfın içindeyken müdahale etmediği ve çocukların böyle bağırışarak dolaştı bir ortam kaç defa yaşayabilirim diye düşündüm. Ve bunun hiç müdahale etmeden yaşamanın eğlenceli olabileceğini düşündüm ve mesela böyle baktım. Dedi bana çok entersen geldi bu. Hayatta kaç defa böyle bir şey yaşayabilirdim ki düşüncesi ne duydum orada. Duyar duymaz zaten hemen beni hiç çeken türde düşünce tiplerinden bir tanesi. Yani çünkü normalde ortalama insanlar ortalama davranış bizi şunu söylüyor. Aklı selim ya da o çocukların bir şekilde öğrenmeyi zedelemez hale getiği gelmesi için bir müdahale gerektiğin bize söylüyor. Normal bir eğitmen, normal bir anne böyle yapar. Çocukların gürültü yapmamışını sağlamaya çalışırdım. Eğitmen arkadaşımın orada söylediği şey ise benden bayağı yaşça büyük dur bu arada çok şey kendisinden de çok şey öğrendim bir eğitmen arkadaşım. Söylediği şey ise sizki karşıtı duruyor ve enteresan duruyor. Bunu böyle zilmemin bir köşesine yazdım. Sonra yıllar yıllar sonra kaç sene sonrasında olduğunu bilmiyorum. Londra'da yaşamakta olan bir arkadaşım. Onun da isimini vermeli. Hiç ki sen isimini vermiyor mu? Bu arada bir tek kendi ismi veriyorum. İnanç hikayedeki kişi inanç olarak ben kendimi kendim olarak temsil ediyorum hikayede. Londra'da yaşayan bir arkadaşım bana şöyle bir öneriyle geldi dedi ki bir süredir karayipli bir arkadaşı vardı ve onunla evlenmeye karar verdiklerini söyledi. İşte İstanbul'a geleceğiz. Pittir. Bak bak bir tek bitirin isimini kullanmış olduk. Ne ismenem değil. Su ismini bilmiyoruz. Pittirin ailesi, karayip adalarında. Onun için beni ailemden pittirin yanında onun babası olarak yani temsilen, babasını temsilen isteyebilir misin? Kız istemeye gelir misin dedi. Benim buna vereceğim en hızlı ve tek cevap hayırdır. Tabii ki gelmem yani niye böyle başıma bir iş olayım ki bir kız isteme durumu ortamı içerisinde. Bir tekin böyle işte kalıpları vardır onun için bir seramanidir. Böyle bir şey yapamam diye düşünüceğim için ya da niye kendimi böyle bir meşum zor durum içerisine sokayayım ki diye düşünüceğim için hayır derdim. Bir de insan seni çok enteresan aklımda şu cümle sizinle tahmin edeceğiniz gibi çınladı. İnanç hayatta kaç defa bir karayipliğe kız isteme durumu da bulunabilirsin ki bu fırsat eline kaç defa geçer. Bakın hızlıca düşündüğünüzde baş belası gibi görünem bir durumu cümlenin gelişi itibariyle fırsat olarak bile tarif edebiliyorsunuz. Tamam dedim kabul ediyorum isteyeceğim dedim ve o noktadan itibaren benim için o deneyim enteresan ilginç sıra dışı bir aile geldim. Yani bu tarz durumlar zaten değil mi bizim hafızımızda yer eden, geleden ana haline gelen başkalarını anlatabildiğimiz şeyler. Yani hayatın sıradan mı içerisinde sürekli ortalama insanların yapmış olduğu birtakım şeylerin kimsenin ilgisini çekeceğini düşünmüyorum. Böyle enteresan şeyler daha ilginç. Gittik ve birlikte kalabalık bir ekip olarak ve ben bildiğimiz tüm kili şeyler kullanarak bir kız isteme saromenisini sembolik baba olarak yürüttüm. Kızı verdiler ve evlendiler. Şimdi de çok mutlu olarak hayatlarına devam ediyorlar. Bana çok ilginç gelmişti. Daha sonra bunu derslerim de bolç üniversitesinde öğrencilere de anlattım. Çünkü bu tarz, sezgi karşı fikirlerimi düşüncelerim, bulaşıcı olduğunu düşünüyorum yani insanlar duyuyorlar birbirlerini anlatıyorlar. Bundan ilham oluyorlar ve kendi hayatlarına geçiriyorlar. Yıllar sonra bir öğrencim rastlaştığımızda bana aynı fikri, bu fikri yani hayatta kaç defa ben böyle bir şey yaşayabilirim ki diyerek bir şeyin içerisine kendisini soktuğunu söylemişti. Bu da bana çok değerli gelmişti. Sizinle de paylaşmak istedim. Bir girişimci olarak yani bir girişime başlarken de böyle düşünabilirsiniz. Hayatta kaç defa ben şu köşe başında bir köfteci açabileceğim ki. Hayatta kaç defa beş kuruşum olmadan bir girişimin içerisine girebileceğim ki. Hayatta kaç defa istifa basıp ondan sonra ertesi gün ne yapacağımı düşünmeye başlayabileceğim ki. Hayatta kaç defa altı ay yedi ay sekiz ay işsiz kalacağım ki diye bakarsak meselelere o sıra dışı olayı yaşama biçimimiz de değişiyor. Entersen bir şekilde o mesele bakışımız değişiyor. Zaten bir konuda durgu üretmemizi sağlayan ya da durgumuzun ne olacağını sağlayan şey de biraz bu meselelere verdiğimiz anlamlar onlara atfettiğimiz senbollar. Bununla ilgili de okumayanlarınız için önerabileceğim bir kitap var. Ben deyri teriakiliği anokta Kadir Özerim bir kitabıdır. Bilişsel terapiliği ilgili bir kitaptır ama herkesin okuyabileceği bir şekilde yazılmıştır. İnsanın duygu düşünce ve davranışları arasındaki ilişkiyi anlatan teorizeyeden bir kitaptır ve çok böyle keyifli okunur. Herkese tavsiye ederim. İnsan çünkü bu üç lünün bir biriyle ilişkisini bildiği zaman duygu düşünce ve davranışlarından birinin nasıl değiştirebilirsiniz. Birinin nasıl değiştirebileceği konusunda önemli bir gelece sahip olmuş oluyor. Ve böyle bakarak bazı durumlarda düşüncenizi değiştirip duygunuzu değiştirmiş oluyorsunuz o da sizin davranışınızı değiştiriyor. Ya da bazı tür durumlarda siz davranışınızı değiştirdiğiniz için düşünceleriniz değişiyor ve oradaki duyguda değişiyor. Bir tekım kombinasyonlar var. Herkesi öneri bilir. Hatta kitaptaki örneklerden bir tanesinde de işla acıcı olsun diye anlatayım. Bir tane anne var. Eve giriyor. Eve girer girmezdi. Ortalığın dağınlık, pis böyle renkli kalemlerle duvarlara yazılmış falan olduğunu görüyor. Ve çok üzülüyor. Bu çocuklar beni hiç sevmiyorlar diye. Sonra yani duygune önce düşünceni çocuklar beni hiç sevmiyorlar. Beni hiç düşünmüyorlar. Umurlarında değilim. Sonrasında oluşan duygul üzüntü. Davranış ne olacak? Belki çocuklara şikayet edecek, kızacak, sinirlenecek. Davranış da olacak belki. Ama daha o davranışa geçmeden çocuklar içeriden annesini çok seviyoruz diye o darımıklığı bu şey yazıkları için oluşturdukları belli olan bir şekilde dışarı çıkıyorlar. Ve ona bu ilanı gösteriyorlar. Şimdi ne oldu duygul? Değişti. Yani her şey aynı olsa bile sadece bizim meseleinin ne olduğunu anladığımızdan düşüncümüz değiştiğinde, o odaya baktığımızda hissettiğimiz duyguda değişmiş oluyor. Daha sonra kitabını içerisinde bir takım otomatik düşüncelerden bahsediyor. Bir takım otomatik oluşan duygulardan bahsediyor. Ve insanın bunlar üzerinde kendisini nasıl bir iş görebileceğinden bahsediyor. Benim herkese kendisini geliştirmeye, kendisini tanımaya, kendisini yönetmeye çalışan herkese önerdim kitaplardan bir tanesidir. Yani ben hayatımda kaç defa böyle bir şey yaşayabilirim ki, diye bakıp o meseleinin sizin hayatımız içerisindeki bu enteresan tarafının altını çizebilir. Meseli farklı bakmaya çalışarak farklı bir duygulu ile girmeye çalışarak gerçekten çok enteresan deneyimler yaşamak mümkün, bunu da size önermiş olayım. Şimdi deyilmek istediğim nokta görünür hale gelmek. Bu bahsettiğim ilham verici hayatta kaç defa bu şeyi yapıyor olabilirim ki düşüncesinden sonra biraz da görünür hale gelmekten bahsetmek istiyorum. Görünür hale gelmekten kastım şu günümüzde bir çok fırsat olduğunu daha önce konuştuk. Yani artık çeşitli bari yerler yok. Belli köşeleri tutmuş. Bizim adımıza karar vecik birtakım insanların tezyanlan geçmek zorunda değiliz. İşte film çekmek istiyorsak bir diğer üretmek istiyorsak sesimizi insanlara duyurmak şarkılar söylemek istiyorsak bunları belli insanlara kendimizi ispat ederek yapmak zorunda değiliz. Kendimize doğrudan kendim kendimizi kullanarak bir kitli oluşturabiliyoruz. Yani çok kolay ve çok rahat değil bunlar tabii ama en azından mümkün. Daha önce hiç mümkün değildi. Yani parası olan birtakım yatırımcılara derdinize anlatmanız kendinizi anlatmanız gerekiyordu ve onların gustoları damak zevki kadar da yapabileceğinizi işler. Şimdi artık öyle değil elinize bir değer varsa değer üretebiliyorsanız bunu insanlara ulaştırabilirsiniz. Peki nasıl yapacaksınız görünür hale gelerek yapmanız gerekiyor. Görünür hale gelmek demek. Ne demek günümüzde interneti iyi kullanmak demek. Sosyalmediği iyi kullanmak demek. Yani sizin kendi köşenizde muhteşem bir insan olmanızın muhteşem şarkılar yazıyor olmanızın muhteşem şarkılar söylüyor olmanızın sesinizin muhteşem olmasının harika yemekler yapıyor olmanızın. Hiçbir şekilde en niyayetinde girişimcilik açısından bir önemi yok. Ancak bunları görünür hale getirdiğinizde bir şeyler yapabilir hale geliyorsunuz. Bununla ilgili olarak ziyat godinin ineri podcastinde akim modeyi bir podcast başlattı. Rasladığım bir kavram yani hit yapmaya çalışmak damı mümkün, hitten kısıt şu mesela bir kitabı vene gittiğinizde bir kitap satan yere gittiğinizde, kitap mazesına gittiğinizde en çok satanlar rafını görürsünüz. En çok satanlar rafını enteresan bir tarafı vardır, bir kere olarak oluştuktan sonra artık herkes o kitapları da almaya başladığı için kendi kendisini sabitleyen bir tarafı da vardır. Yani diğer kitapların şansı kalmamaya başlar. Bu tarz pere kendi mazalarda ellerinde daha çok neyi bulundururlar, daha çok satan kitapları bulundururlar. Peki Amazon ne yaptı? Amazon ne yapıyor? Hiçbir yerde bulunmayacak bir takım kitapları da kendi büyüyesinde bulunduruyon. Chris Anderson'ın 2004 yılında Amerika'daki bir teknoloji dergisi varter yayınlanan The Long Tale uzun kurup gibi çevirebilir ama tam karşılamaz herhalde makalesinde ortaya attığı bir kavram bu. Anderson diyor ki bu tarz pere kendi mazalar, hit olan, popüler olan çok satan şeyleri bulundururken mesela Amazon, mesela Netflix ne yaptı, sınırsız bir raf oluşturdu. Yani Amazon rafı sınırsız pere kendinin rafının ise sınırları var, değil mi belli bir fiziksel mekan içerisinde. Dolayısıyla o rafa neyin girip neyin girmeyeceğini o karar veriyor. O karar verdiği için de daha çok satanları oraya koyuyor. O daha çok satanları oraya koyduğu için de sizin gidip çok satmayan ama çok değerli bir takım şeyleri ulaşmanız artık imkansız hale geliyor. İşte mesela Netflix oluyla ve Amazon yoluyla böyle bir sınırsız raf oluşturdu. Endirsin. Sınırsız raf oluştuğu için de ne oluyor tabii ki. Daha sayıda satan 2 tane 3 tane 5 tane 10 tane satan şeyler de ucuca eklenince hit olanlar kadar miktar oluşturmuş oluyorlar. Yani Amazon'ın satışlarına bakıldığında popular olan ürünler ve hizmetler satışların hizli elisini oluştururken diğer hizli elisini yarısında da bu uzun koyruk dediğimiz kısımda kalan daha az sayıda insanın almış olduğu ürünler oluşturuyor. Yani sonuç ne siz illa hit yapmaya popular bir şey yapmaya oynamak zorunda değilsiniz daha uzun bir raf oluşturup daha az insana oluşan şeyler yapıp ama miktar olarak hitle aynı şeyi yapılabilirsiniz. Settko eden mesela kendi block yazılarını örnek olarak vermişti. Kısa kısa block yazıları yazar. 7.000'e yakın block yazısı varmış. Diyor ki podcasti şunu söylüyor. Bunlardan hiçbirim inanılmaz popüler olmadı. Millyonlarca insanın okuduğu yazılar olmadı ama hepsini topladığınızda bayağı bayağı böyle milyonları bulan insanlara ulaşmış oluyor çünkü orada böyle sınırsız ve uzun bir raf gibi benim 7.000 tane yazın hep var duruyor. Birtakım insanlar birtakım yazıları ulaşıyorlar ve bu da bana bir şekilde bir değer olarak dönüyor. Hatta podcasti bir soruyu gönderiyorlar, soru soruyorlar diyorlar ki ne yapmamız gerekir. Yani biz long tail'da mı kalalım o da diyor ki hayır bunu söylemeye çalışmıyorum. Yani uzun kuyrukta olan açısından uzun kuyrukta olmak çok da iyi olmayabilir. Yani şöyle düşünün, Apple Marketplace ve Pazar yerinde satılan bir sürü yazılım var. Bunların yarısını satışların çok meşhur ürünler oluşturuyor. Diğer yarısında 1 tane 2 tane 10 tane 20 tane satın ürünler oluşturuyor. Apple için toplantığında o uzun kuyrukta bulunan üreticilerin toplamı bir ticari değer oluşturuyor. Ama kendisi 1 tane satan 5 tane satan kişi için çok önemli bir değer değil. Yani o tür bir durumda o uzun kuyruğunu içerisindeki derden bir soğumaya çalışmıyorsunuz. Ama kendiniz bir değer öğrettiğinizde bu uzun kuyruk kavramını kullanarak mümkün olduğunca asayda da insanada ulaştığı çok yaptığınız bir şeyi yapıp görünür hale gelip iyice görünür hale gelip kendinize bir uzun kuyrukrafı oluşturabilirsiniz. Yani bu lok yazılar yazarsınız, videolar çekersiniz, Twitter'da tweetlar atarsınız, bir takım içti küçük yazılar yazarsınız, paylaşırsınız, Instagram'da bir takım şeyler paylaşırsınız. Bunlar ucu ceklendiğinde sizin kendi uzun kuyruğunuz oluyor. Yani hiçbir şey milyonlarca insanı ulaşmıyor belki ama topladığınızda hep orada bulunduğu için bir takım insanlar, birtakım aramaları sırasında size ulaşıp ürettiğiniz değere de ulaşabilir hale gelebiliyor. Bu noktada söylemek istediğim son bir şey kaldı bu bölümle ilgili, kaldıra çıkonusundan daha önce bahsetmiştim, insan en önemli kaldıraç. Kaldıraç nedir? Bizim uculadığımız kuvvetten daha büyük bir sonuç elde etmemizi sağlayan bir düzenektir. İnsan eylemlerimizin en önemli kaldıraçlarından bir tanesi. Peki nasıl bu kaldıracı kullanacağız? İnsan tanıyarak çok basit bir cevabı var ama o cevabı bu. İnsan tanımak içinde günümüzde kullanılabilecek bence en doğru yöntemlerden bir tanesi öğrenme yolculuğuna birileriyle birlikte çıkmak. Öğrenme yolculuğuna birileri birlikte çıktığımızda, özellikle yetişkin öğrenme dünyasında kosmopolit bir insan grubuyla bir yere gelebiliyorsunuz. Yani sizin kendi çevrenizde bulunmayan birtakım insanlarla bir yere gelebiliyorsunuz. Yetişkin eğitiminin en güzel taraflarından bir tanesi de bu zaten, aralarda, tenefislerde ayakistli çay içerken sohbet ederken bir insanlar 15-20 dakika içerisinde yaptınız bir sohbet sizin hayatınızın ondan sonraki kısmını tamamen değiştirebilir. Bambaşken insanlarla yan yana geleceğiniz için bu öğrenme grublarında birtakım işte kurslarda derslerde bambaşken insanlarla bir yere geleceğiniz için davunca hiç düşünmediğiniz şekilde düşünen birilerine rahatsızlayabilirsiniz. Daha önce hiç aklımıza gelmeyen birtakım işleri yapan birilerini görebilirsiniz. Bu çok önemli bir şey. İnsanın kendi çevresinden ve kendi düşüyüce cemberinden kurtulmasını sağlayan onu genişleten zenginleştiren bir faaliyet. Bunu tabi kitaplar yoluyla da yapabiliyoruz, kitaplar en pratik yolu. Daha önce hiç tanımadığımız aynı coğrafya da bulunmadığımız hatta belki aynı zaman diliminde bulunmadığımız bir insanla itsel bir dialog yaşamamızı sağlıyor bir kitap. Yani kitap okuyan insan da kendi dünyasını zenginleştiriyor. Kitap okuyan insan da daha önce olmadığı biri haline gelebiliyor. Sadece kitap okuyarak bile başka bir haline gelmek mümkün. Bu nedenle mümkün? Çünkü kitaplar birtakım düşüncelerin duyguların dünya görüşlerinin kaydedilmiş halleri bu kayıtları ulaşmış oluyorsunuz çok değerli bir şekilde. İşte bu öğrenme grupları bir yandan başka bir işleri de var tabi ki öğrenmeye devam etmemiz gerekiyor. Bu öğrenme gruplarına girerek öğrenmeye devam etmiş. Oluyoruz bir yandan. Ama bence bir başka en az o kadar önemli diğeri de daha önce hiç düşünmediğimiz şeyleri düşünmemizi sağlayabilir. Daha önce hiç almadığımız ilanları başkalarından almamızı sağlayabilir. Yep yeni insanlarla tanışabiliriz. Yep yeni sinerjiler ortaya çıkabilir. Bunu da önemli olduğunu düşünüyorum. Girişimcilik yolculuğuna da zaten tek başına değil de en az iki kişi ya da bir ekiple çıkılması önerilen noktalardan birisi de benim de önerdim şeylerden bir tanesidir. Çünkü nasıl bir insan grubuyla nasıl bir ekiple yola çıkmak gerektiği konusunu üzerine de düşünmek lazım. Onun üzerine de daha sonra düşünürüz konuşursun. Evet bu bölümde görünür hale gelmekten bahsettik. Hayatta kaç defa böyle bir şey yaşayabilirim ki. Hayatta kaç defa başıma böyle bir şey gelebilir ki diyerek mecbur kaldığımız bazı durumları kendimize daha çekilebilir. Hale getirebileceğimizden bahsettik bir sevgi karşı düşünce olarak öğrenme gruplarından bahsettik. Yetişkin eğitiminin kitabın öneminden bahsettik. Benim için keyifli bir podcast bölümü oldu. Sizin içinde umarım öyle olmuştur. İnan çayar noktakom adresinden, işte benim sosyal medya hesaplarıma ya da bu block yazılarımı oluşabilirsiniz. Podcast ekmesinden bölümdeki hitaplarla kişilerle ilgili linklere verilere bilgilere ulaşmanızı sağlamaya çalışıyorum. Bir de tabi bana e-posta gönderebilirsiniz. İnanç et fikriyesi at noktakom adresine ya da innan çayar noktakomundaki e-iletişim formunu doldurarak bana ulaşmanız mümkün gönderilen her e-postaya cevap vermeye çalışıyorum. Görüşmek üzere.
Podcast Summary
Key Points:
Anecdote from a management institute about not intervening in disruptive behavior.
Importance of thinking outside the box and embracing diverse perspectives.
Discussion on the Long Tail concept in entrepreneurship and leveraging human interactions for personal growth.
Summary:
The transcription features a narrative from a management institute emphasizing the value of not intervening in disruptive situations to allow for natural resolutions. It explores the significance of diverse perspectives and thinking models in decision-making processes. The Long Tail concept in entrepreneurship, focusing on niche markets, and the role of human interactions in personal development are also discussed.
The text highlights the benefits of learning journeys with diverse groups, such as adult education groups, and the significance of reading books for expanding one's worldview. Overall, the content emphasizes the importance of embracing unique experiences, leveraging human connections, and thinking creatively in entrepreneurial endeavors.
Chat with AI
Loading...
Pro features
Go deeper with this episode
Unlock creator-grade tools that turn any transcript into show notes and subtitle files.